Birleşik Anarşist Atak’tan Kara Temmuz Çağırısı

Posted in Haberler with tags on 08/07/2016 by Karakök

12049175_483558175137028_5451674083164036237_n

Kobanê’nin yeniden inşa çalışmalarına katılmak üzere 1 yıl önce İstanbul’dan Urfa’nın Suruç ilçesine gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve içinde anarşist yoldaşlarımızında bulunduğu, 300 yoldaşın konakladığı Amara Kültür Merkezi bahçesinde patlama meydana gelmiş ve 33 Devrimci katledilmişti, aralarından 5’i anarşist yoldaşlarımızdı.

Kobanê’ye geçecek olan yoldaşlarımızın yapacakları açıklama öncesi toplandıkları kültür merkezi bahçesinde yaşanan canlı bombanın patlaması sonucu kültür merkezinin bahçesi kan gölüne dönmüştü.

Aralarında anarşist örgüt ve inisiyatifler olarak Birleşik Anarşist Atak, Eskişehir Anarşi İnisiyatifi ve Alozi-Kaos İnisiyatifi’ninde bulunduğu patlamada Eskişehir Anarşi İnisiyatifi’nden yoldaşımız Alper Sapan ve Alozi’den yoldaşlarımız Evrim Deniz Erol ve Serhat Devrim yaşamını yitirdi. Birleşik Anarşist Atak militanlarından’da Vatan Budak ve Medali Barutçu yaşamını yitirenler arasındaydı.

Kobane’ye, iktidarın ve çetelerin günlerce süren savaş ve her türlü kirli taktik ile yok ettiği şehri yeniden yaratmaya Suruç’a gittiler.

Beş anarşistin’de en iyi bildiği, dayanışmanın en güçlü silah olduğuydu. Kanlı savaşın ortasına giden anarşistler ve sosyalistlerin farklı yaşam tahayyüllerine ve tarihe rağmen dostça ve yoldaşça birbirlerine sarılmaları,

Muktedirlerin ancak bombalarla parçalamaya çalışacağı türden bir dayanışmadır.

TC Devleti Bombalarla, yangınlarla doğayı ve insanlığı öldürüyor. Orta yol yok, Uzlaşma Yok! Kara-Kızıl bayrakları yükseltin, öfkelerinizi kuşanın. Yoldaşlarımızı hatırlatmanın, onları anmanın en iyi yolu sokaklardan, barikatlardan geçer.

Zaman uçtuğunda, nefret büyür. Eski dünyanın taşları çatladığında, onu parçalayıp küle çevirmek bizim elimizdedir.

Kara dumanı nefretle şehirlerin gökyüzüne dolduralım.

Temsil eden zalimlerin heykellerini, toplumun hapishanelerini ve zincire vuran sembolleri yakalım.

Özgürlük savaşında düşmüş yoldaşlarımızı unutmayalım.

Daha iyi bir dünya için.
Kara Temmuz için.
Anarşi için.

Birleşik Anarşist Atak

İstanbul: Onur Yürüyüşüne Saldırı, Anarşistlere Gözaltı

Posted in Direnis, Duyurular, Feminizm, Queer with tags , on 27/06/2016 by Karakök

İstanbul: Onur Yürüyüşüne Saldırı, Anarşistlere Gözaltı

İlk günden itibaren polisin ve işbirlikçisi faşist çetelerin tehditlerine rağmen süren Onur Haftası’ nın son günü gerçekleşen Onur Yürüyüşü’ne polis biber gazı ve plastik mermilerle saldırdı. Onur haftası komitesi ve eyleme katılan bir çok kişiye yapılan gözaltıların yanı sıra, anarşist ve anti-otoriterler de gözaltına alındı.
Bu, devlet şiddetine direnişle, var olmakla alakalı.  Özgürlük hayallerimizi elimizden almalarına izin vermemekle alakalı.
Hayatlarımız şiddetle baskı altında. Varoluşumuz için eyleme geçen herkesle dayanışma içerisindeyiz.
ABC İSTANBUL

Onur Haftası Komitesi’nin açıklaması şöyle:

“Dağılıyoruz, dağılıyoruz, dağılıyoruz”

Bilindiği gibi, geçen sene polisin saldırdığı LGBTİ+ Onur Yürüyüşü, 14. senesinde de İstanbul Valiliği tarafından yasaklandı. Benzer şekilde, bir hafta önce yapılan Trans Onur Yürüyüşü de açıklanan yasak üzerine polis tarafından engellendi.

Bu gelişmeler üzerine, 24. LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi olarak, 26 Haziran günü saat 17.00’da Tünel Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmak üzere İstanbul Valiliği’ne bildirimde bulunduk ancak “uygun görülmediği” yanıtını aldık. Valilik, yasak gerekçesi olarak gösterdiği tehditlere karşı bizleri korumak yerine, Anayasa’da demokratik bir hak olarak yer alan “Gösteri ve Toplantı Yürüyüşleri Kanunu”nu ihlal etmeyi tercih etti.

14. Onur Yürüyüşü’nü gerçekleştiremeyeceğimizi üzüntüyle duyuruyoruz. Ancak bizim kendimize duyduğumuz güven, ufkumuz ve hayallerimiz bir yürüyüşten, İstiklal Caddesi’nden, bu şehirden ve bu ülkeden çok daha geniştir. Varoluş mücadelemiz dünü, bugünü ve geleceği aşar çünkü biz hep buradaydık, buradayız ve burada olacağız.

Hatırlarsanız, Emniyet güçleri Trans Onur Yürüyüşü’nde basın açıklamasını okumaya ve bir arada durmaya çalışan insanlara “Lütfen dağılın ve hayatın normal akışına dönmesine izin verin,” diye seslenmişti.

Biz de bu çağrıya riayet ediyoruz: 26 Haziran Pazar günü, İstiklal Caddesi’nin her köşesine dağılıyoruz. “Hayatı ‘normal’ akışına döndürmek” için Pazar günü Beyoğlu’nun her sokağında, her caddesinde birbirimize kavuşuyoruz.

12 yıl boyunca büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz Onur Yürüyüşleri varoluşumuzu, onurlu bir yaşam sürme ısrarımızı ve her geçen yıl büyüyen mücadelemizi kutladığımız bir alandır. Sadece LGBTİ+ bireylerin değil, herkesin hayatına etki eder. Onur Yürüyüşü,insanlığa bir hayal kurdurur: Bu dünya başka türlü olsaydı, nasıl insanlar olurduk? Ne giyer, ne arzular, ne eyler, ne söylerdik? Bu kentin sokakları neye benzerdi? Aşkla örgütlenseydik, bizi birbirimizden ne koparabilirdi? Bedenimiz, emeğimiz ve geleceğimiz bizim elimizde olsaydı, nasıl olurdu? Yürüyüşümüzü gerçekleştiremesek de aklımızda bu hayallerle İstiklal’in sokaklarını doldurmaktan vazgeçmiyoruz.

Bize dayatılan hayatı reddediyoruz. Şiddeti ve baskıyı normalleştiren, bizi yok sayan bir hayat değil, kendi seçtiğimiz, onurla varolduğumuz hayatı yaşamaya devam ediyoruz ve “Hayatı ‘normal’ akışına döndürerek”:

DAĞILIYORUZ, DAĞILIYORUZ, DAĞILIYORUZ…

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komisyonu

Marcos Modernleşmeyi Seviyor – Ted Kaczynski

Posted in Haberler with tags on 24/06/2016 by Karakök

 

EZLNmarcos-277x300

 

Marcos Modernleşmeyi Seviyor – Ted Kaczynski

Green Anarchy sayı 6, sayfa 7’de görüyorum ki Jesús Sepúlveda Zapatistaların modernleşmeye direndiğini söylüyor. Eğer bu doğruysa, Subcomandante Marcos’tan kurtulsalar iyi ederler, ¡muy pronto! İyi Subcomandante modernleşmeye karşı değil. Mexico City’de Zapatistaların yürüyüşlerinde yaptığı konuşmadan birkaç alıntı:

“İlaç için yeteri kadar paramız olmadığı gibi, ücretlerimizden bir parça daha alacaklar…

“Ekonomik paketler …… daha fazla vergi, zam, ücret azaltma, işsizlik, daha az iş faydaları, eğitim için daha az bütçe, daha az ev, hizmet, yiyecek, toprak, hastane, doktor ve ilaç demekten başla bir şey değil.

“…. [E]skiden toprağımız olan yerde şimdi yeni patronlar için havaalanları yapıyoruz. Fakat asla bir uçakta seyahat edemeyeceğiz. Benzer şekilde otoyollar yapıyoruz, ve hiçbir zaman otomobilimiz olmayacak. Eğlence merkezleri inşa ediyoruz, ve hiçbir zaman giremeyeceğiz. Alışveriş merkezleri yapıyoruz, ve hiçbir zaman alışveriş yapacak paramız olmayacak. Bütün hizmetleri ile kentsel bölgeler inşa ediyoruz, ve yalnızca uzaktan bakabiliyoruz. Modern oteller dikiyoruz, ve hiçbir zaman onlarda kalamayacağız.

“Kısaca, bizi dışarıda bırakan bir dünyayı kuruyoruz.

“Evi siz yaptınız, siz elektriği, suyu, tesisatı kurdunuz. Sokağı siz döşediniz. Siz bahçeyi ektiniz. Siz eşyayı yaptınız. Siz duvarları boyadınız. Siz masaları kurdunuz. Siz yiyeceği hazırladınız.

“Ve dışarıda bırakıldınız. Çünkü bir başkası geldi ve eve yerleşti.

“Başka birinin yaşamı aydınlandı. Başka biri kendini temizliyor; arabaya sahip olan; eşyayı kullanan; emeğimizden faydalanan; karnı doyan başka biri….

“Işık, refah, gelişim, zevk, umut onların, çok az olan onlar her şeye sahip.

“Sokak ve kırsal bizim için. Onlar mahrumiyetimize ev diyorlar.

“Okuldan ayrılacaksınız ve hiç iş olmadığını göreceksiniz, ve varsa da getirisi düşük olacak. Devlet okulundan mezun olmak üçüncü sınıf bir işten fazlası değil.”

(Food & Water Journal, Yaz, 2001, sayfa 24-27’deki Subcomanda Marcos’un Mart, 2001’de Ulusal Politeknik Enstitüsü, Zacotenco, Meksika’daki konuşmasının İngilizce çevirisinden.)

Subcomandante Marcos’un varacağı nokta belli, ve bu modernliğin sonu değil. Yalnızca yoksul insanların teknojik turtadaki paylarına sahip olmalarını istiyor. Hiç kuşkusuz, yoksul insanlar turtadan pay hak ediyorlar- Eğer turtanın var olmasını kabul ediyorsanız. Fakat elektriğin, su tesisatının, modern tıbbın, okulların ve işlerin [jobs] olması gerektiğini düşünmüyorsanız, yoksul insanların bunlardan pay almasını savunmanın bir anlamı yok.

Eski, üzücü, sık tekrarlanan bir hikaye: Hakiki ve özgün kitlesel bir isyan onu manipule eden, ona ihanet eden ve onu kendi amaçları için çarpıtan sofistike solcu entelektüeller –bu durumda Subcomandante Marx, yani Marcos, ve kafadarları- tarafından ele geçiriliyor. Solcular bunu tekrar tekrar yaptılar. İnsanlar ne zaman öğrenecek? Ne zaman siz, yeşil anarşistler, öğreneceksiniz?

Ted Kaczynski

Çeviri: O.D.

Kaynak:

http://anfenglish.com/?page=3&page_size=20

Posted in Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, kurdi with tags on 22/06/2016 by Karakök

http://anfenglish.com/?page=3&page_size=20

infiAl: “Polis baskınına dair…”

Posted in Haberler with tags on 20/06/2016 by Karakök

infiAl: “Polis baskınına dair…”

Dün akşam 23:30 sularında İstanbul’da bulunan anarşist mekan infiAl’e 24. Onur Haftası etkinliklerine yönelik LGBTİ+ avına çıkan kolluk güçleri tarafından, tamamı uydurma olan bir takım ihbar senaryolarıyla ikinci kez baskın yapıldı.

Onur Haftası etkinlikleri ve TransPride kapsamında linç kampanyası yürüten, faşistleri de yanlarına alarak sokakları ve hatta mekanları abluka altına alan kolluk güçleri 20.06.2016 tarihinde infiAl’de gerçekleştirilecek olan ‘Homo/Transfobik Saldırılara Karşı Özsavunma Atölyesi’ne katılmak isteyenleri önceden gözdağı, tehdit ve sindirme amaçlı 2 akrep tipi araç ve 20’ye yakın sivil polisle gelerek, mekanda önce arama yapmak istemiş ancak, gösterilen tepkiden sonra GBT kontrolüne yönelmişlerdir.

Aylardır etrafta cirit atıp tacizde bulunan, mekanı ve çevresindekileri kriminalize etmek için fırsat kollayan, ucuz ve mesnetsiz iddiaları baskın gerekçeleri gibi gösteren, her gün trans cinayetlerine şahit olduğumuz bir coğrafyada, kendi kendini savunma hakkını potansiyel tehdit olarak gören faşist zihniyetin, bizi şaşırtmayacağı aşikar.

Ancak infiAl bizim için sadece bir ‘mekan’dır, bugün Tarlabaşı’nda yarın başka bir yerde, anarşi ve sosyal devrim mücadelesinin bütünü değil sadece bir parçasıdır. O nedenle yüzyüzelik ilişkilerinin sekteye uğradığı durumlara müdahil olmak için benzer bir çok mekanı destekliyoruz. Sadece şehrin kozmopolit merkeziyetlerinde değil, tüm yerelliliklerde anarşist ve anti-otoriterler için bu tür alanların oluşturulması gerekliliğinin önemini her zaman vurguluyoruz. İşgal, sosyal mekan yada farklı bir format hiç fark etmez, anarşist mücadeleyi yükseltmek için çaba gösteren herkesin yanındayız ve bu gibi oluşumların gerçekleştirilebilmesi için elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

Bu noktada tüm yoldaşlarımıza çağrımız; bezdirme çabaları karşısında, anarşist mücadele için önemli bir misyonu olan bu alanı savunmak adına elimizden geleni yapacağız. Etkinliklerimizi tüm enerjimizle gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Mücadeleler arasında sadece yerel değil uluslararası anlamda da bir fikir alışverişi, deneyim aktarımı ve paylaşımı çerçevesinde bir köprü rolü üstlenen bu zemini sağlamlaştırarak, dayanışmayı yükseltmekten başka çaremiz bulunmuyor. Mekanın enerjisinin koruması ve daha da yükseltmesi için sadece otoritenin saldırıları karşısında omuz vererek değil, fiziksel olarak da iletişim içinde bulunarak dayanışmanızı gösterebilir, anarşist mücadelenin genelleşmesi yolunda gerçekleştireceğiniz etkinlikler (söyleşi, atölye, sunum, konferans, dinleti, tartışma vs.) yoluyla dayanışma ve iş birliğini yükseltebiliriz.

infiAl Mekan Kolektifi

Kaynak : https://infial.noblogs.org/post/2016/06/20/anarsist-mekan-infiale-2-polis-baskini/

Bireylikler’in 69. sayısı temmuz

Posted in Haberler with tags on 13/06/2016 by Karakök

Bireylikler’in 69. sayısı temmuz ayının ilk haftası bilemediniz ikinci haftası birkaç kitapçıda!adalet intikam değildir; öcünü alacağı hiçbir şey yoktur!“Tarih daima şimdiki zamanda yazılır.”   Ricceur
“Unutulan ne ister? Ne hafıza ne farkındalık, sadece adalet. Ancak güvendiği adalet, adalet olduğu için, ona bir isim ve farkındalık vermez. Onun teskin edilemez emri, bir ceza olarak, yalnızca unutkanlara ve cellatlara uygulanır- unutulana dair tek kelime etmez (adalet intikam değildir; öcünü alacağı hiçbir şey yoktur). Hafızaya ya da dile devredilsin diye değil de, isimsiz ve hatırlanmayan olarak kalsın diye ellerine teslim edilen şeye ihanet etmeden hiçbir şey söyleyemez. O yüzden adalet Unutulan’ın geleneğidir. ”  giorgio agamben”Yeni Sinema’nın orda sesini dünyaya duyurmak için yine dünyaya doğru bağırıp duran Recep Panay aynı zamanda Arnavut mahallesinin de sesidir ama ondan çok insanın/insanlığın sesidir.” halim şanlıdağbireylikler’in bu sayısını:*insana ait geleneklerin en eskisi adalettir-giorgio agamben*lut ve kavimler göçü-onur güzeldiyar*bu bir şiir değildird-reha yünlüel*tarihin kötülüğünden bugünün kötülüğüne-ertuğrul meşe* militan bir yaranın trajik kanaması-oğuz ateşoğlu*üç yazı: geçmiş ve gelecek aynı soydandır-aklın arzusu onun şiddetidir- iki yanlı değerlendirme-halim şafak*1915 çanlar hiç susmadı- lokman kurucu*gnosis-ali ekber sayın*kültürel kuşatılma-ahmet oktay*”çirok” hevala min- övünç pehlivan*dilge karakaş*hayattan dolayı kendini öldürmenin anlamı*kavganın gülünç tarihi-mervan söylemez*acının parmakları-leyla çağlı*bereketli topraklar üzerinde “kan”- a. kara*bakan-hüseyin serin*dilek-recep özkan*söz acıda sınandı*karpuz kesme zamanı-ejder demir*üç valiz çocuk- zehra büşra cenkçi*”hayvanların hayatları”-halil turhanlı*kertenkeleyle buluşma- edip mert aslandiasporik kuartet*kiralık aşk-ferhat demir*aktım şımarık kalabalıklığına/kemirerek iliklerimde suskunluğu-mert bakıcı*nazlı karabıyıkoğlu ile görüşme*kerberos-ezgi şimşek*dip sarnıç*ölü gövdeler için ahşap ağrılar-hişar hişar uyan*köpeğimin peşinden giden, ve onu saklayanım ben- c. selenga*güneş sepeti*-sadece fotoğraf olmayan bir fotoğraf- ismail güney yılmaz*çırıl ve çıplak*emperyal-sinan onur bayram*hırsız-ulaş nikbay*çığlık-ümit şener ta*vazgeçilmiş bir şiirin balistik incelemesi- erman bazo*kasaba sözlüğü’nden: recep panay- şehrin kedi ve köpekleri-halim şanlıdağ* l bilgisi- rasim demirtaş*modern zaman sürgünü- hilmi nar*gürsel korat’ın birlikte yaşamaya çağıran “unutkan ayna”sı- musa yazıcı*ortalama-manuş-belce örü*dünyaya kafa tutan köy*masanın üstünde üç damla kan- erçağ akarca*eğlence biçimi olarak edebiyatbaşlıklı yazı, şiir ve görüşmeler oluşturdu.bireylikler’i kayseri’de tunç, izmir’de pan ve yakın, ankara’da imge, istanbul’da kadıköy, beyoğlu mephisto kitabevinde, dersim’de bizim süleyman’da bulabilirsiniz.  bulamazsanız abone olmanızı öneririz. bu bizi daha mutlu eder ve ömrümüze ömür katar. sayısı 6 tl. yıllık katkı bedeli 40 tl. posta çeki: halim şanlıdağ- 692233 banka: halim şanlıdağ,finansbank (millet caddesi/ kayseri) hesap no: 41477724 şube kodu: 00385,iban: TR53 0011 1000 0000 0041 4777 24 yazışma: p.k. 271, 38002 kayseri, bireylikler@gmail.com

Yunanistan– Anarşist yoldaş GRIGORIS TSIRONIS 3 Haziran 2016’daki Davası Hakkında Gelişmeler

Posted in Avrupa haberler, Direnis with tags on 09/06/2016 by Karakök

Yoldaşımız oy birliğiyle bütün suçlamalardan beraat etti. Bu anarşist ve anti-otoriter hareketin bu sefer duruşma salonundaki bir zaferidir. Hakimlerin bu davaya karşı tavırları ılımlı ve provokasyonsuzdu. Delil yetmezliği savcıyı yoldaşımızın bu suçlamalardan beraat etmesini teklif etmeye itti.

Bu beraat köklerini, Devletin savcılık mekanizmalarının amansız avına karşı 4 yoldaşımızı 10 senedir destekleyen yoğun bir dayanışma ağında bulur.

Bu suçlamaların çürümüş olduğu ve bu tur duruşmaların yapılmasının utanç verici olduğu ve bu nedenle beraat gerektiği söylevini savcılardan çok nadir duyarsınız. Hakkındaki ana suçlama 2006 yılında Yunanistan Banka’sındaki soyguna katılmak olsa da Grigonis, bankaların kamulaştırılmasına karşı çıkmadığını söyleyerek konumunu korudu.

En sonunda salonda olan destekçilerinin alkışlarıyla oradan ayrıldı.

Dayanışma en büyük silahımızdır!

 

Yoldaş GRIGORIS TSIRONIS’ e özgürlük!

Aranan yoldaşımız MARIOS SEISIDIS’e güç!

Teröristler ve hırsızlar devlet ve kapitalistlerdir!

http://abcistanbul.blogspot.ch/2016/06/yunanistan-anarsist-yoldas-grigoris.html

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 489 takipçiye katılın