Aerial attack on Afrin

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, English, Haberler with tags on 20/01/2018 by Karakök

The invasion attempt initiated by the Turkish state against Afrin continued. Turkish warplanes have shelled the countryside of Afrin’s Cindires district today.

Turkish troops and FSA gangs attacked the positions of YPG/YPJ and self-defense forces in several locations of Afrin and Shehba region last night. The attacks were repelled.

Unable to advance on the ground, the Turkish army has started airstrikes.

According to reports, Turkish warplanes have shelled the countryside of Afrin’s Cindires district on Saturday. No information is available yet regarding the results of the aerial bombardment.

Reklamlar

Türkischer Luftangriff auf Efrîn Türkische Kampfflieger haben den Bezirk Cindirêsê im Kanton Efrîn bombardiert.

Posted in Deutschsprachige Artikel, English, Espanol with tags on 20/01/2018 by Karakök

Die gestern gestarteten Besatzungsversuche des türkischen Staates dauern an. Erstmalig haben türkische Kampfjets einen ländlichen Bereich im Bezirk Cindirêsê im Kanton Efrîn aus der Luft bombardiert.

In der vergangenen Nacht hatten das türkische Militär und seine Söldner viele Stellungen der YPG/YPJ und der Selbstverteidigungskräfte in Efrîn und Şehba angegriffen. Diese Angriffe konnten zurückgeschlagen werden.

Da das türkische Militär und seine Söldner auf dem Landweg nicht weiterkommen, wurden jetzt Kampfflugzeuge eingesetzt. Informationen über die Ergebnisse des Luftschlags in Cindirêsê liegen noch nicht vor.

Die Bemühungen des türkischen Staates, Dörfer in Efrîn und Şehba zu besetzen, dauern an. Die Region steht weiterhin unter Artilleriebeschuss. Auch die Aufklärungsflüge in der Region gehen weiter.

Wie bekannt wurde, hat die türkische Besatzerarmee zehn Panzer und eine große Anzahl Soldaten auf dem Mercoq-Gipfel stationiert, der sich gegenüber dem Dorf Baliya im Bezirk Bilbile in Efrîn befindet. Die türkische Armee und ihre Söldner haben heute Morgen damit begonnen, Gräben auszuheben. Türkische Soldaten haben weiterhin versucht, den Berg Gir in Bilbile zu erreichen. Aufgrund der Intervention von YPG-Kämpfern mussten sich die Soldaten wieder zurückziehen.

Durch den türkischen Artilleriebeschuss wurden in der vergangenen Nacht zwei Zivilisten im Dorf Malikiye verletzt.

Angriff auf den Staudamm von Şehba

Weiterhin teilten lokale Quellen mit, dass Söldnergruppierungen des türkischen Staates von der Ortschaft Mari aus Til Rifet und den Staudamm von Şehba unter Artilleriebeschuss gesetzt haben.

 

Çeteler Kilis’ten sınırı geçti!

Posted in Haberler with tags , , , on 20/01/2018 by Karakök
Türk devletinin desteklediği çeteler, otobüslerle Suriye tarafına taşındı. Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan geçen yaklaşık 20 otobüs, Ezaz tarafına ilerledi. Çetelerin Türkiye’den sivil plaka…

Efrin’e hava saldırısı

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Direnis, Duyurular with tags on 20/01/2018 by Karakök

Türk devletinin dün başlattığı Efrin’e yönelik işgal girişimi devam ediyor. Efrin’in Cindirêsê ilçesi kırsalı Türk savaş ucaları tarafından bombalandı.

Türk ordusu ve ÖSO çeteleri, dün gece Efrin ve Şehba bölgesinin birçok noktasında YPG/YPJ ve öz savunma güçleri mevzilerine saldırdı. Ancak saldırılar püskürtüldü.

Karadan ilerleyemeyen Türk ordusu ve çeteleri, hava saldırılarına başladı.

Alınan bilgilere göre, Cindirêsê kırsalı Türk savaş uçakları tarafından bombalandı. Saldırının sonuçlarına ilişkin net bilgi edinilemedi.

 

Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Efrin’i işgal etme saldırısı için sinyal vermesi ardından bölgede başlayan hareketlilik bir haftayı geride bıraktı. Türk devleti uzun süredir Hatay, Kilis, Antep gibi kentlerde eğittiği cihatçı-selefi çeteleri de sahaya sürerken, İdlib’te El Kaideci gruplarla mevzi arkadaşlığını da sürdürdü.

Türk devleti Suriye’ye “terör ihraç etme” politikasını dün Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye geçirdiği 20 araçlık konvoyla alenileştirdi. Ezaz’a geçirilen otobüsler dolusu çete, Erdoğan’ın içeride çatırdayan “Milli Mutabakat” ittifakına harç olmak için dün gece harekete geçirildi.

Bab, Ezaz ve Mera’dan Şehba Bölgesi’ne saldırıya geçen Fırat Kalkanı grupları, Ceyş El Suwar ve Cephet El Ekrat savaşçılarının direnişiyle karşılaştı. Şehba Bölgesi’nin Hezwan ve Ziwan köylerini yapılan saldırı püskürtülürken, geride 4 ölü ve 5 yaralı bırakan Fırat Kalkanı grupları geri çekilmek zorunda kaldı.

ÇETELERE DARBE

Hezwan ve Ziwan köylerine yapılan saldırıya misilleme yapan Ceyş El Suwar ve Cephet El Ekrat savaşçıları, Türk ordusunun Mera ve Bab kentlerinde bulunan üslerini hedef aldı.

Askeri kaynakları, Bab kentinin doğusunda bulunan Tiwes köyü karakoluna yapılan eylemde 2 çetenin öldürüldüğü, 12 çetenin yaralandığı bilgisini doğrularken, Bab’ın Şexaqil köyünün kuzeydoğusunda bulunan Türk üssüne yönelik gerçekleştirilen eylemin sonuçları hakkında kesin bilgi edinemediklerini aktardı.

Ancak yerel kaynaklar çatışmaların ardından Bab’taki Türk üssünden 5 ambulansın Rai (Çobanbeyi) kentinden Kilis’e geçtiğini belirtiyor.

OBÜS VE HAVAN ATIŞLARI DEVAM EDİYOR

Sınır bölgesi üzerinde bulunan Türk karakollarından dün gün boyunca Efrin’nin Raco, Şerawa, Bilbile ve Şiye ilçesi köylerine yönelik obüs ve havan atışları devam ederken, Mare ve Ezaz kentine konuşlanan Türk ordusu ayrıca Halep’in kuzey köyleri, Herbel köyü, Um El-Hoş ve Şehba’ya bağlı Til Rifet kentlerini de top atışına tuttu.

Çatışma ve saldırı haberleriyle doğrudan bağlantılı olarak bölgede varlık gösteren güçlerin tutumuna ilişkin de Erdoğan’dan önce Efrin’e sefer düzenleyen Türk medyası tarafından ortaya bazı iddialar atılsa da söz konusu haberler hem muhatapları tarafından hem de burada konuştuğumuz üst düzey YPG’li yetkililer tarafından yalanlandı.

Anadolu Ajansı (AA)’nın “Rus askerleri Efrin’den çekildi” yönünde geçtiği haberin doğruluk derecesini sorduğumuz üst düzey bir YPG’li komutan, söz konusu iddiayı doğrulamadı.

YPG’li yetkililer, her duruma göre hazırlıklı olduklarını ve tüm saldırılara karşılık verebilecek şekilde konumlandıklarını aktardı.

. İran halkları da bugün meydanlara dökülerek kendilerine bırakılan ayaklanma hakkını kullanıyor

Posted in Haberler with tags on 01/01/2018 by Karakök

 

Toplumun açlıkla, baskı ve şiddet ile terbiye edilmesi, tek tipleştirme, tüm etnik, kültürel, sosyal ve hukuksal haklarından, yaşam hakkından mahrum bırakılması, kadınları, gençleri, farklı inanç kimliklerinin inkar edilmesi, baskılanmasının, siyasi tutsakların idam sehpasına götürülmesine tepkinin açığa çıktığı Sendika ve işçi örgütlemelerini yasaklamak, gazeteci, yazar, aydınları ya tutuklamak, ya da ülkeyi terk etmeye mecbur bırakmak, şimdiye dek topluma reva görülen tek uygulama ve yaklaşım biçimi olmuştur. Buna karşı halka bırakılan tek seçenek mücadele, baş kaldırmak, direnmek ve serhildan olmuştur. İran halkları da bugün meydanlara dökülerek kendilerine bırakılan ayaklanma hakkını kullanıyor.

Alinti: ANF

İran’da 5 günde 12 ölü, 400’ü aşkın gözaltı

Posted in Haberler with tags , , , on 01/01/2018 by Karakök

‘KADIN AKLI VE ÖNCÜLÜĞÜ İLE MÜCADELE VERİLMELİ’
İran tarihten bu yana direnişçi halk hareketlerinin, örgütlenmelerinin olduğu, dikta rejimleri karşısında mücadele geleneğinin açığa çıktığı bir coğrafyadır. Bu gün İran ve Rojhilat’ın önemli merkezlerinde yaşanan halk serhildanları bu geleneğin bir devamıdır. İlk başta ekonomik kriz karşısındaki tahammülsüzlük sonucu başlayan bu eylemler, artık taleplerin demokratik siyasetin oluşumuna dönük taleplerin öne çıkmasıyla birlikte farklı bir karakter kazanmaya doğru gidiyor. Kadınlar öncülüğünde başlayan ve devlet sisteminin haksız uygulamalarından rahatsız olan herkesin katıldığı bu eylemler halkın demokrasi mücadelesidir. KJAR olarak yaşanan bu gelişmeleri demokratik bir mücadele olarak tanımlıyor ve demokrasiden ve özgürlüklerden yana herkesin bu isyan ateşinde yer alması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

 

İran’da genel grev çağrısı
İran ve Rojhilat’ta halkın yoksulluk ve rejiminin baskıcı politikalarına karşı başlattığı eylemler 5’inci gününde devam ediyor. Ülkenin birçok kentinde eylemler dün gece de devam ederken, yarın için ülkede genel grev çağrısı yapıldı. Eylemciler sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrı ile ülkedeki kamu çalışanlarına ve işçilere greve gitme çağrısı yaptı…

 

İran ve Rojhilat’ta 5 gündür devam eden halk eylemlerinde en az 12 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Resmi rakamlar, gözaltı sayısını ise 410 olarak açıklıyor. İran ve Rojhilat’ta halkın yoksulluk ve İran rejiminin baskıcı politikalarına karşı başlattığı eylemlerde geride kalan 5 günde 12 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. İran devlet televizyonu ülke genelindeki eylemlerde 12 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Eylemlerin üçüncü gününde Loristan eyaletinin Dirûd kentinde 4 kişi yaşamını yitirmişti. Dün gece Ehwaz eyaletine bağlı ve Lorların yaşadığı Îzeh kentinde de yaşanan eylemlerde 2 kişi yaşamını yitirdi. Diğer can kayıplarının hangi kentlerde yaşandığı ise netleştirilemedi.

Eylemlerin başladığı günden beri resmi açıklamalara göre, başta Tahran, Kirmaşan ve Arak olmak üzere 410 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Ancak gözaltı sayısının daha fazla olduğu belirtiliyor.

Öte yandan ülkenin birçok kent ve kasabasından İran güçlerine ait binalar ateşe verildi. Ayrıca birçok kentte de Besiclere (rejim için çalışan paramiliter unsurlar) ait binalar yakıldı.

Alinti ; ANF

‘Anarşist yoldaş İshak Tayak’a yönelik suçlamaları reddediyoruz!’

Posted in Haberler with tags on 01/11/2017 by Karakök

Günümüzde faşizmin kendi meşruluğuna duyduğu güven, her geçen gün varlığını daha fazla hissettirmeye devam ederken artık, bunun karşısında duran tüm mücadele biçimlerini ortadan kaldırmak için ‘tek ve kesin’ çözüm kolaycılığına gitmeyi de ihmal etmiyor. Keza, kutsal mevki’nin bekası için yıldırılarak, sönümlendirilerek, sindirilmeye bırakılacak birbirinden farklı koca bir muhalefet havuzu ve o havuz içerisinde parça parça, sıranın kendilerine gelmesini bekleyen bireyler bütünü bulunmakta. Statüko’larının, nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğunu anlamak için, kendini toplumun her alanında var etmeye ne kadar yoğun çaba gösterdiklerini gözlemlemek yeterli olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde, faşizmin kolluk güçlerinin evine yaptığı baskınla gözaltına alınan bir anarşist, FETÖ adlı örgüte üye olduğu gerekçesi ile tutuklandı. Gerekçelendirilen polis fezlekesi; şahsi telefon hattından, örgütün yazışmalarında kullandığı ‘ByLock’ adlı programın indirildiği üzerine. Senaryo daha da ileriye giderek, bambaşka örgütlerden bireylerle görüşmeleri olduğunu ve 1 Mayıs 2012’de kapitalist şirketlere doğrudan eylemliliğe geçen grubun başında olduğunu hatta, Gezi Parkı eylemliliklerinde yine en önde olduğu gibi, yaratıcılıkta tavan yapan bir anlayışla, faşizm akıbeti kendinen meçhul bir biçimde bağlantılandırdığı bu fezlekeyi alıp ‘şifre çözüldü’ tarzında haber yapan diktatörlüğün kuklası haber ajansları içinse; anarşist ve anti-otoriterlerin aslında, devletin otoriter ve statüko yanlısı oluşumlara doğrudan veya dolaylı olarak destek verdiğini açıkça delillendirmeye çalıştığı görülüyor ki, bu da en başında bahsetmiş olduğmuz ‘tek ve güçlü bir yalan’ ile kendisine karşı olan tüm muhalifetin kökünü kazımaya çaba sarfetmeye devam edeceğinin bariz bir kanıtıdır.

Mahkemede verdiği savunmada açıkça; “Ben anti-otoriterim ve anarşistim, doğa, insan ve hayvan haklarını savunan bir bireyim. Hukukun askıya alındığı ve adaletin olmadığı bir düzende, herhangi bir bağlantım olmamasına rağmen, bir anarşist olarak FETÖ’den yargılanıyorum.” diyerek şuçlamaların şaşırtıcı ve gülünç olduğunu ve bir anti-otoriter olarak aynı zamanda ‘tanrı tanımaz’ olduğunu, devlet’in sınırsız imtiyazıyla bulunduğu noktaya gelmiş, din sömürüsüne dayalı bir örgüt ile uzaktan yakından bir bağı olamayacağını belirtmesine ve gözaltı sürecinde kendisinin darp edildiğini söylemesine rağmen, tutukluluk süreci devam etmekte.

Geldiğimiz noktada, statüko’nun attığı hiçbir adım, onunla mücadele eden bireyleri artık şaşırtmıyor. Faşizmin  gölgesi altında askeri ve siyasi darbe hükümetleri 21. yüzyıl kapitalizminin bekçiliğini sürdürmeye devam ederken, onunla mücadele eden bireylere parlementonun yolunu göstermek, zindanlarla-duruşma salonları arasında mekik dokumaktan öteye gitmeyen belirsiz bir geleceğe bizleri mahkum etme yolunda ilerliyor. Devlet’in karşıtlarına yaftası ise, dur duraksız ve bu savlarla yaşamı karış karış istila ediyor. Toplumsal muhalefetin hakim özneleri ise, örgütlenip sokağa çıkmak ve güvenli limanlarını terketmek için ardlarında güçlü bir sebep beklemeye koyulmuş durumdalar.

Baskı politikalarının kendilerini refaha ulaştıracağını, kontrolü elde tuttukları sürece ‘barış ortamı’nı sağlayacaklarını sananlar için söylenebilecek tek şey, derinleştirmekten öteye gidemedikleri krizler ve siyasi ömürleriyle birlikte, tarihin çöplüğünde atılmaktan öteye gidemeyecekleridir.

Yoldaşımız İshak’a yapılan komplo ve iftiralar silsilesi tüm muhalif çevrelere yapıldığı gibi anarşist hareketi bir kriminalize etme çabasıdır. FETÖ ile suç ortaklığı açık ve net ortada olan mevcut dikta rejimi günahlarını örtbas etmek için kendisi dışındaki tüm muhalefete FETÖ iddianameleriyle saldırırken anarşist hareketi de pas geçmeyeceğini tahmin ediyorduk. Bunun sonucunda şimdi devlet bizden bir arkadaşımızı rehin aldı ve biz de onu yanlız bırakmayacağımızı belirtiyoruz.

Ve herkesi, İshak’ın nezdinde çeşitli iftiralarla ve komplolarla işten atılan, açığa alınan ve tutuklanan tüm devrimcilerin ve anarşistlerin yanlız olmadıklarını hatırlatmaya ve onlarla dayanışmaya çağırıyoruz.

Anarşistler


BASINA ve KAMUOYUNA: ‘İshak Tayak; FETÖ gibi tüm faşist yapılarla mücadele eden bir anarşisttir.’

Anarşist İshak Tayak hakkında yandaş basına servis edilenler ucuz yalanlardan ibarettir!

Kendisini ‘anarşist’ ve aynı zamanda ‘ateist’ olarak tanımlayan İshak Tayak, 2 Ekim 2017 sabahında özel harekat timleri tarafından evine yapılan baskınla, 2014 yılında telefon hattından “ByLock” indirildiği ve bu sebeple “FETÖ” yapılanmasıyla bağlarının olduğu suçlamalarıyla, darp edilerek gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.

Mahkemenin bu yöndeki asılsız suçlamalarına, İshak’ın savunması; “Ben anti-otoriter, anarşist, doğa, insan ve hayvan haklarını savunan bir bireyim. Hukuğun askıyı alındığı ve adaletin raflara kaldırıldığı bu ortamda, her hangi bir bağlantım olmamasına rağmen anarşist biri olarak FETÖ davasından yargılanıyorum” şeklinde oldu ve mahkemede kendisine ‘hattınızdan bu programı indirdiniz mi’ dışnda bir soru sorulmadı. Şuan, FETÖ’den yargılananlarla aynı koğuşu paylaşmakta ve henüz bir mahkeme tarihi de verilmemektedir.

Daha önce, 1 Mayıs 2012’de yapılan eylemlerde fotoğrafı bulunduğu gerekçesiyle 3 ay tutuklu kalmış ancak, delil yetersizliğinden dava düşmüş ve kendisi bu suçlamalardan aklanmıştır. Ancak bu bile, devlet’in yandaş medyanın yayın organları tarafından, Gezi ve 1 Mayıs 2012’de en ön saflarda olduğu, PKK, DHKP-C ve FETÖ ile aynı anda bağlarının bulunduğu gibi asılsız iddialarla ‘en kripto Bylock’çu’ başlığıyla yalan haber yapılarak acımmasızca hedef gösterilmesini engelleyememiş. Aynı zamanda, anarşistlerin içine “FETÖ” örgütünün sızdığı gibi iddialarla, ileride anarşistlere ve anarşist harekete atılacak olan aciz iftiraların da önünü açmaya çalışmaktadırlar.

İshak aynı savunmada; “ByLock” kullanmadığını, yaşam tarzının ve siyasi duruşunun bu İslami yapıyla uyumlu olmadığını ve bu tarz oluşumlarla hayatının her alanında her zaman ters düştüğünü, hatta 2011 yılında, nüfus müdürlüğüne başvurarak kimliğindeki din hanesinde bulunan ‘İslam’ ibaresini kaldırttığını ayrıca, ev baskını sırasında eşine ve kendine sözlü hakaretlerde bulunulduğunu ve darp edildiği ve kaburgalarında ağrı olduğu halde doktora götürülmediğini” belirtti.

AKP’nin uzun süredir iktidarını sağlamlaştırma adına tüm muhalif özneleri aynı çatı altında göstermeye çalışarak tutuklama, alıkoyma çabalarına, yıllardır anarşist olduğunu ve hiçbir otoriter yapıyla ilişkisinin olmayacağını açıkça beyan eden bir ‘ateist’ bireyin islami eğilimleri olan bir yapıyla ilişkisinin olduğu çıkarımı yapılması gülünçtür.

Tüm kamuoyunu hayatı boyunca FETÖ gibi faşist yapılarla mücadele etmiş bir anarşist olmasına rağmen iktidarın iftira ve komplosuna maruz kalan İshak’la dayanışmaya çağırıyoruz.

http://sosyalsavas.org/2017/10/anarsist-yoldas-ishak-tayaka-yonelik-suclamalari-reddediyoruz/