Temmuz, 2009 için arşiv

GSoA fordert Abbruch der Réduit-Farce und plant Aktivitäten gegen Geschichtslüge

Posted in Deutschsprachige Artikel with tags , on 31/07/2009 by Karakök

von GSoA | 28.07.09.

Die GSoA ist entsetzt darüber, dass der Réduit-Mythos und die damit verbundene Geschichtslüge, die Armee hätte uns vor den Nazis gerettet, durch das öffentlich-rechtliche Fernsehen wieder belebt wird. Um an die Opfer der Schweizer Kriegsmaterialexporte sowie der Flüchtlingspolitik zu erinnern, plant die GSoA verschiedene Gegen-Aktivitäten. Weiter wird Nationalrat Josef Lang, Mitglied des GSoA-Vorstandes, auf die September-Session hin eine dringliche Interpellation zum Auftritt des Verteidigungsministers an der Grossveranstaltung zum 70. Jahrestag des Ausbruchs des Zweiten Weltkriegs wie auch zur Geschichtspolitik des Schweizer Fernsehens machen.

Bei der TV-Serie und beim Bundesrats-Auftritt geht es um einen Krieg, der mehr als 50 Millionen Menschen das Leben gekostet hat und in dessen Rahmen 6 Millionen Jüdinnen und Juden systematisch umgebracht wurden. Die Schweiz hat die Kriegsmaschinerie der Nazis mit Waffenlieferungen, Krediten, Logistikleistungen und vielem mehr unterstützt. Der Sinn des Réduits bestand wesentlich darin, eingezogene Soldaten wieder in die Produktion zu entlassen, um das umzusetzen, was Rudolf Minger im Juni 1940 in der Vollmachtenkommission des Nationalrates postuliert hatte: „Der Bedarf ist in Deutschland gegenwärtig gross für Erzeugnisse der (schweizerischen) Kriegsindustrie.“ Drei Jahre später, im Mai 1943, erhob der britische Aussenminister Anthony Eden den folgenden Vorwurf: „Jeder Franken, für den die Schweiz Kriegsmaterial nach Deutschland sendet, verlängert den Krieg.“ Ebenso dunkel wie das Export- und Kreditkapitel ist die Flüchtlingspolitik. Mit dem Judenstempel 1938 und der Schliessung der Grenzen für jüdische Flüchtlinge im Sommer 1942 haben sich die Schweiz und ihre Armee mitverantwortlich für den Tod Tausender von Menschen gemacht.

Ein Fernsehen und ein Bundesrat, die minimalen ethischen Standards genügen wollen, stellen diese menschlich viel relevanteren Geschehnisse in den Mittelpunkt und nicht den Réduit-Mythos. Die Gruppe für eine Schweiz ohne Armee, die seit ihrer Gründung die nationalistische Lebenslüge bekämpft, die Armee und nicht die wirtschaftliche Kollaboration habe die Schweiz vor den Nazis bewahrt, fordert das Schweizer Fernsehen auf, aus Respekt gegenüber den Opfern der Schweizer Kriegsmaterialexporte, Kreditvergaben und Flüchtlingspolitik ihre Réduit-Übung sofort abzubrechen. Die ideale Sendezeit soll stattdessen für Berichte über die menschlichen Schlüsselfragen, beispielsweise das Schicksal jüdischer Flüchtlinge, zur Verfügung gestellt werden. Weiter wird die GSoA zur Erinnerung an die Opfer der offiziellen Wirtschafts-, Aussen- und Asylpolitik Gegenaktivitäten entfalten. Im Nationalrat wird Josef Lang am ersten Sessionstag (7. September) eine dringliche Interpellation zum Auftritt von Bundesrat Maurer, zur TV-Serie wie auch zur Torpedierung des Bergiers-Bericht durch Bundesrat und Schweizer Fernsehen einreichen.

Quelle: www.gsoa.ch

Reklamlar

Ne Jandarma, Ne Polis Üniversiteler Bizimdir!

Posted in Direnis, Duyurular, Haberler with tags , , on 29/07/2009 by Karakök
Anonymous tarafından Çar, 07/29/2009 – 21:03 tarihinde gönderildi.

Start: 07/30/2009 – 11:30

End: 07/30/2009 – 13:11

ne jandarma ne polis universiteler bizimdir!

 

ODTÜ’de geçen son bir seneye dahi baktığımızda jandarmanın öğrencilerin güvenliğini sağlamak bir yana; öğrencilere bizzat saldıran kurum olduğu ortada. 19 Ocak’ta yemekhanede öğrencilerin fotoğraflarını çeken bir JİTEM’ci yakalandı. 18 Mart’ta ise jandarma kütüphanenin içine kadar girerek, öğrencileri copladı. Akşamında ise A-4 kapısı önünde yüzlerce öğrenciye biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı. Bunlar yetmezmiş gibi “Devrim yürüyüşüne katıldıkları”, “Devrim yazısını yeniden yazdıkları”, “jandarmayı protesto ettikleri” gerekçeleriyle, iki kere yurtlara ve evlere baskın yaparak pek çok arkadaşımızı gözaltına aldı. Gözaltına almak için gösterdikleri delillerin içinde ders kitapları dahi vardı. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın bir kısmı tutuklandı ve hala cezaevindeler!

İşte, öğrencilere saldırmaktan bir saniye dahi tereddüt etmeyen jandarma gidiyor. Yerine ise polis geliyor.

“Rejimin bekçisi polistir” diyen AKP, daha fazla bölgeyi polis alanı haline getiren düzenlemeyi yaptıktan sonra içinde ODTÜ, Beytepe ve Bilkent kampüslerinin de bulunduğu alan polise devredildi. “Beterin de beteri”, 30 Temmuz’dan itibaren “güvenliğimizi sağlama” görevini devralacak. Peki kim bu gelenler?

Fethullahçı ve faşist örgütlenmenin yoğun olduğu polislere baktığımız zaman, onların da “tescilli halk ve öğrenci düşmanları” olduklarını rahatlıkla görüyoruz. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda Özel Harekat polisinin dipçik darbelerine maruz kalan çocuk hala konuşamıyor. 1 Mayıs’ta işçilere ve emekçilere pervasızca saldıranlar da polislerden başkası değildi. Konur Sokak’ta insanların başının üstünde vızıldayan kurşunlar bu adamların silahından çıktı. Aynı olayda saldıran faşistlerin sopaları ise bizzat panzerlerden polisler tarafından dağıtıldı. Harçlara karşı Ankara, İzmir ve İstanbul’da yapılan ve öğrencilerin en demokratik haklarını kullanmaya çalıştıkları eylemlere de saldırdılar. Pek çok insanı “dur ihtarına uymadı” gerekçesiyle sokak ortasında öldürmekten kaçınmayanlar, Engin Çeber’leri de işkence de katletti.

Bilimin üretildiği üniversitemize gericiliklerini, özgürlüğün olması gereken kampüsümüze coplarını,kalkanlarını silahlarını getiren polisi okulumuzda istemiyoruz! Bizler ODTÜ Öğrencileri olarak, ne jandarmaya ne de polise okulumuzu bırakmayacağız. ODTÜ bizimdir! Bunun için 30 Temmuz Perşembe günü, 11.30’da Hazırlık E Binası önünden başlayacak yürüyüşümüze ve Rektörlük önünde gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına tüm arkadaşlarımızı bekliyoruz.

ODTÜ Öğrencileri

Maandag 27 juli:Introductie in het hedendaagse anarchisme in Azië

Posted in Deutschsprachige Artikel, English, Haberler with tags on 29/07/2009 by Karakök

juli 25, 2009, 5:56 pm
Ingedeeld onder: NIEUWS

(ingles below)

Anarchiste uit Taiwan spreekt:

Introductie in het hedendaagse anarchisme in Azië

 

Op deze avond zal een vriendin vertellen over de hedendaagse anarchistische beweging in Azië.

De avond zal ons in korte reportages van land naar land brengen, van de anarcho punks op de Filipijnen tot de park-krakers in Japan. Van massaal militant verzet tegen de Amerikaanse legerbases in Zuid-Korea in de jaren 80 naar de Beijing Anarchist Study Group in China. Andere landen als Singapore, Maleisië, Indonesië en Hong Kong zullen ook aan bod komen.

Ze zal kort de politieke en sociaal-economische situatie toelichten om de bewegingen en tendensen voor ons in een kader te plaatsen. De zeer complexe sociale en politieke structuren zijn niet te vergelijken met die van Noord-Europa. De Aziatische maatschappijen zijn een mengeling van keihard vrije markt kapitalisme en dictatuur met een dikke saus van nationalisme en conservatisme. Het anarchisme schiet er tegenwoordig wortel als onkruid, gevoed door migratie, punk, internet, en DIY publicaties. De groei van de anarchistische bewegingen kent niet alleen nieuwe inspiratiebronnen, maar is ook terug te leiden naar de anarchistische massa bewegingen aan het begin van de 20ste eeuw in Japan en China.

Anarchistische Groep Amsterdam / de Vrije Bond

davao022

(Anarchist picketline in the Philippines)

In the Anarchist Library

Anarchist from Taiwan introduces current-day anarchism in Asia

Monday 27 July  from 19:00 hrs.  Eerste Schinkelstraat 14-16   Amsterdam

This evening a comrade will tell us about current anarchist movements in Asia.  The evening will take us through the different countries by way of short reports: from the anarcho punks on the Philipines to the park squatters in Japan. From massive militant resistance against the US Army bases in South-Korea in the eighties to the Bejing Anarchist Study Group in China. Other countries like Singapore, Malaysia, Indonesia and Hong Kong will also be dealt with.

She will explain the political and socio-economical situation to us, to be able to understand the different movements and tendencies within their context. The complex social and political structures can not be compared to the ones of Northern Europe. The Asian societies are a mixture of harsh free market capitalism and dictatorship with a thick sauce of nationalism and conservatism. Anarchism is popping up like weed everywhere, fed by migraton, punk, internet and DIY publications. But it’s growth doesn’t only come from modern sources of inspiration, but can also be traced back to the anarchist mass movements of the early 20th century in Japan and China.

Anarchist Group Amsterdam / the Free Union

İlerici, devrimci kurumlardan Güler Zere için eylem çağrısı…

Posted in Direnis, Duyurular, Haberler with tags , , on 29/07/2009 by Karakök

 

guler“Kanser hastası Güler Zere’ye özgürlük, hasta tutsaklar serbest bırakılsın!”

 

(29.07.09) – Sermaye devleti, kontrgerilla elemanlarını şaibeli sağlık raporlarıyla birer ikişer salıverirken, bugün ağır sağlık sorunlarıyla boğuşan tutsakları tahliye etmeyip açıkça ölüme terkediyor. Bu yılın ilk altı ayında, altı tutsak (Mehmet Elçi, Gurbet Mete, Hasan Kert, Beşir Özer, Recep Çelik ve İsmet Ablak) cezaevlerinde yaşamını yitirdi. Güler Zere‘nin durumu ise kritik. Cezaevlerinde onlar gibi tedavisi dışarıda yapılması gereken onlarca tutsak var.

Kurumlar eyleme geçiyor…

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun ‘infazını hastanede tamamlasın’ dediği ağız kanseri Güler Zere’nin “tedavisi” Adana Balcalı Hastanesi mahkum koğuşunda sürüyor. 14 yıldır tutuklu bulunan devrimci tutsak Güler Zere ve hapishanelerde tecrit ve baskı koşullarında tutukluluk halleri devam eden hasta tutsakların serbest bırakılması talebiyle harekete geçen sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve devrimci kurumlar çeşitli eylemlerle Zere ve hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep ediyorlar.

Türkiye’nin çeşitli illerinde devletin tecrit ve baskı uygulamaları protestolara konu edilmeye devam ederken devrimci tutsak Güler Zere şahsında hasta tutsakların serbest bırakılması talebiyle İstanbul’da da eylemler gerçekleştirilecek.

28 Temmuz akşamı biraraya gelen kurum temsilcileri “Kanser hastası Güler Zere’ye özgürlük, hasta tutsaklar serbest bırakılsın!” talebiyle 31 Temmuz Cuma akşamı İstanbul’da yürüyüş gerçekleştirme kararı aldılar.

31 Temmuz 2009 Cuma akşamı saat 19.30’da Taksim tramvay durağından buluşarak Galatasaray Lisesi’ne yürüyecek olan kurumların isimleri ise şöyle:

Halk Cephesi, TAYAD, ÇHD, Halkevleri, Barış ve Demokrasi Partisi, DTP, ÖDP, BDSP, Erol Zavar’a Yaşam Hakkı Koordinasyonu, Kaldıraç, ESP, EHP, Özgürlükçü Sol Hareket, ÖMP, Amargi, TTB, Devrimci Hareket, Emekli-Sen 1-2-4 Nolu Şubeler, EMEP, SODAP, Gülensu Gülsuyu Derneği, İşçi-Köylü Gazetesi, Eğitim-Sen 3 Nolu Şube, Mücadele Birliği Platformu, EKD, Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi, Sosyalist Feminist Kolektif, Devrimci Alevi Komitesi, DHF, PEN, TKP, SDP, Sosyalist Parti, CEM TV, Demokrasi İçin Birlik Hareketi, Çağrı

Tarih: 31 Temmuz 2009 Cuma
 

Yer: Taksim Tramvay Durağı / İstanbul
 

Saat: 19.30

Kaynak: Kizil Bayrak

Türk medyasinda Kürt cocuklari

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 28/07/2009 by Karakök

https://i1.wp.com/img265.imageshack.us/img265/8805/seyfituran.jpg

Hakkâri’de Özel Harekât polisi tarafından dipçikle dövülen 14 yaşındaki Seyfi Turan, aradan 93 gün geçmesine rağmen konuşmakta zorlanıyor.
Hakkâri’de 23 Nisan’da yapılan gösteriler sırasında Özel Harekât polisi tarafından dipçikle dövülen 14 yaşındaki Seyfi Turan, olayın üzerinden üç aydan fazla bir süre geçmesine rağmen konuşmakta güçlük çekiyor.

95 şairin kendisi için şiir yazdığını gazetecilerden öğrenen Turan, “95 şair benim için şiir yazmış. Buna çok sevindim. Bunu yeni öğrendim. Olaydan sonra konuşmakta zorlanıyorum. Tedavi için onlardan yardım bekliyorum” dedi.

Kimler yazmıştı
23 Nisan’daki olaylardan sonra Abdülkadir Budak, Ahmet Günbaş, Arif Damar, Celal Çimen, Enver Ercan, Ercan Y. Yılmaz, Gülsüm Cengiz, Gültekin Emre, Haydar Ergülen, Hüseyin Peker, Kemal Varol, Küçük İskender, Mahmut Temizyürek, Metin Cengiz, Metin Kaygalak, Nesimi Aday, Neşe Yaşin, Nevzat Çelik, Onur Caymaz, Orhan Alkaya, Roni Margulies, Selim Temo, Sennur Sezer, Sina Akyol, Tarık Günersel ve Yücel Kayıran’ın da aralarında bulunduğu 95 şair 21 bölümden oluşan bir şiir yazmış, Semih Poroy da konuyla ilgili olarak çizimler yapmıştı.

Quelle: http://www.taraf.com.tr/haber/38385.htm ( Taraf Gazetesi )

Seyfi Turan 23 Nisan 2009 nasil dövülmüstü. Unutmamak icin o görüntüleri bir daha yayinliyoruz.( Efendisizler )

Hausbesetzung durch Neonazis – Schüsse fallen

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel with tags on 28/07/2009 by Karakök

 

Die Auseinandersetzung um die Zukunft des von Rechtsextremisten besetzten Landhotels Gerhus bei Faßberg eskaliert. Auf dem Grundstück ist es bereits am vergangenen Wochenende zu gewaltsamen Handlungen zwischen Neonazis und offenbar Linksautonomen gekommen. Dabei sind nach Auskunft der Celler Polizei zwei Schüsse gefallen. Unklar ist, wer diese abgefeuert hat.
nazi

 

Wie die Polizei erst gestern mitteilte, betraten am Sonntagmorgen zwischen 4.50 und 5 Uhr mehrere unbekannte Vermummte das Grundstück, das vor einer Woche von Rechtsextremisten besetzt worden war. Nach Angaben des Celler Polizeisprechers Christian Riebandt hätten sich fünf oder mehr Personen zur Eingangstür des Landhotels begeben und einen 18 Jahre alten Neonazi aus Faßberg fotografiert.

Dieser alarmierte daraufhin andere Rechtsextremisten, die sich im Haus aufhielten. Als die Neonazis die Vermummten verfolgten, fielen laut Polizei zwei Schüsse. Der 18-Jährige wurde zudem von hinten geschlagen und wurde dabei leicht verletzt. Die Polizei hat ein Ermittlungsverfahren wegen des Verdachts des Verstoßes gegen das Waffengesetz sowie gefährlicher Körperverletzung eingeleitet.

Gestern wurde bekannt, dass die Polizei nach den Schüssen beim Amtsgericht Celle einen Antrag auf Durchsuchung des Landhotels gestellt hat. Das Gericht lehnte den Durchsuchungsbeschluss am Dienstag allerdings ab. „Allein die Tatsache, dass in der Nähe eines Objektes ein möglicher Schuss gehört wurde, rechtfertigt es nicht schlechthin, Durchsuchungen vorzunehmen“, sagte ein Sprecher des Gerichts der CZ.

Vor einer Woche war eine Gruppe Rechtsextremisten in das leerstehende Gebäude eingedrungen, für das der NPD-Funktionär und rechtsextremistische Rechtsanwalt Jürgen Rieger einen Pachtvertrag abgeschlossen haben will.

Cellesche Zeitung

Direnistanbul Dayanışma Konseri

Posted in Direnis, Duyurular, Haberler with tags on 28/07/2009 by Karakök
Direnistanbul Dayanışma Konseri