Türkiye’deki Korumacı Mimarlar’a Çağrı – Fener-Balat ve Tarlabaşı elden gidiyor!


Değerli Korumacı-Mimar Meslektaşlar,

 

Gözlerimizin önünde Fener-Balat-Ayvansaray ve Tarlabaşı ile ilgili tarihi yapıların akıl almaz yıkımını başlatacak kararlar alınıyor. Tarlabaşı ve Fener-Balat semt halkı dernekler kurarak bu yıkımın karşısında durmaya çabalıyor. Eğer bu çabalar karşılıksız kalırsa ;

1. Özgün niteliklerini, plan şemalarını ve cephe düzenlerini hala koruyan 19.yy sonu 20.yy başı ayakta kalabilmiş sivil mimarlık örnekleri bu semtlerde yok edilecek. Nasıl mı?
a) Tarihi Yapıları parsel bazında tek yapı olarak ele almak yerine ada bazında değerlendirerek, birleştirerek özgün plan şemaları yok ediliyor.
b) Yenileme Alanları Koruma (ma) Kurulu tarafından onaylanan avan projelerde cephe düzenleri değiştiriliyor. Cepheler tiyatro dekorları haline getiriliyor.
c) Mevcut ayakta duran tarihi yapıların altlarına otopark ve bodrum katları inşa ediliyor, dolayısıyla cephe dışındaki kısımlar yıkılarak yeniden yapılıyor- Adalar bile zemin altında birleştiriliyor, mevcut yolların(sokak) altı dahi otopark olarak kullanılıyor.
d) Tarihi binalardaki düşey sirkülasyon ve üst üste çalışan plan düzeni yok ediliyor, apartman düzenindeki yatay daire sistemi getiriliyor.
e) Proje Ekipleri hazırladıkları avan projelerde bina içlerine giremedikleri, (ev sahipleri izin vermediği için) , bu yapıların içlerinde var olan, kalemişi, ahşap tavan, demir elemanlar, özgün ahşap merdivenler vs. gibi halen yerinde var olan tarihi niteliği olan yapı elemanlarından bağımsız olarak o binanın yıkılarak yapılmasına, yandaki parsel ile birleştirilmesine karar verdikleri için bu tarihi yapı elemanları baştan kaybedilmiş oluyor.
f) Tarihi yapı karakteri ile bağdaşmayan kat ilaveleri getiriliyor. Bazı adalarda 3-5 kat ilaveleri görülüyor. Tüm boşluklar doldurularak mono-blok yapılar ortaya çıkarılıyor.
g) Yenileme alanı olarak ilan edilen alanlarda; 5366 sayılı kanun kapsamına alınarak; 2863 sayılı Koruma Kanunu, Koruma Yüksek Kurulu İlke Kararları ile bağdaşmayan ayakta duran tarihi yapının yıkımı, tevhid (ada bazında), zemin altı kullanım, konut altı otopark, ilave kat gibi tarihi dokuyu yok edici inşaata izin veriliyor. İki kanun ve yönetmelikleri birbiri ile tam zıt hükümler içeriyor.
2. Avrupa Birliği?nin 7 milyon Euro hibesi ile , Avrupa Birliği ve Fatih Belediyesi tarafından ortaklaşa olarak 2003-2008 yılları arasında, 121 adet yapının yıkılmadan, özgün malzemesi ve plan düzeni ile, içindeki insanlar (ev-sahibi-kiracı) yerlerinden edilmeden restore edilmesi ile sonuçlanan, Fener-Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı kapsamında olan 30?dan fazla tarihi yapının ve Balat Çarşı?sındaki dükkanların dahi yenileme projesi kapsamında yeniden değerlendirilerek, yıkılacak, yenilenecek binalar arasında yer alması, Fatih Belediye?sinin bu evlerin sahipleri ile yaptığı sözleşmelere, Avrupa Birliği, Hazine ve Fatih Belediyesi arasında yapılan anlaşmalara tamamen aykırı durum oluşturmakla kalmayıp, 5366 sayılı kanunun asıl amacı olan; yıpranan tarihi yapıların dışında hali hazırda restore edilmiş olan yapıların dahi proje kapsamına alınması; aslında amacın yıpranan tarihi yapıları ihya etmek olmadığını göstermektedir.
3. Bu semtlerde yaşayan insanlar yerlerinden edilecek. Nasıl mı?
a) Mülk sahiplerine üç seçenek sunuluyor, kendin yap (bizim projemize göre); biz yapalım (mülkün yarısını alalım); kamulaştıralım.
b) Mahalle ölçeğinde sosyolojik, kültürel, ekonomik durum yeterince incelenmeden; koruma amaçlı olmayan kararlar alınıyor, İstanbul geneli, tarihi yarımada gibi üst plan gerekleri hiçe sayılarak işlevlendirme yapılıyor bu alanlar ile ilgili hazırlanmış hiçbir master plan, koruma amaçlı imar planları kabul edilmiyor veya yapılmıyor.
c) Kamulaştırma aba altındaki sopa olarak kullanılıyor. Razı ol yoksa kamulaştırırız deniliyor. Kamulaştırma hangi kaynak ile yapılacak? Kamu yani bizler mi ödeyeceğiz?Mal kimin olacak?
d) Ev sahiplerine yeni projelendirme sonucu ortaya çıkacak yeni toplam alan üzerinden değil, mevcut bina kullanım alanı üzerinden pay verileceği söyleniyor. Bu insanlar çekirdek aile olarak (büyükanne-büyükbaba, ebeveyn, çocuk, gelin-damat ve torunlar) bu yapılarda aynı tencerede pişen yemek ile karınlarını doyuruyorlar, bu şekilde dayanaşarak ayakta kalıyorlar. Bu aileler mekansal olarak ayrıldıklarında, hangi gelir ile geçinebilecekler?
e) Mevcut Semt halkı ve esnafı yokediliyor. Mahalle dayanışması ortadan kaldırılıyor. Evinin altındaki dükkanını kiraya vererek geçinen ailenin elinden dükkanı alınıyor.
4. EV sahiplerinin evleri ile ilgili kararlar alınıyor ancak ev sahiplerine haber verilmiyor, sürece katılmaları sağlanmıyor, şeffaflık ilkesi gözardı ediliyor.
a) Fener-Balat ve Tarlabaşı yenileme alanlarında, proje, imar planı, uygulama yapacak ve tapudan pay alacak tüzel kişi aynı; kuvvetler ayrılığı ilkesi hiçe sayılmış. Aynı grup, hem alan bazında imar planı hükmünde olan planları yapıyor, hem avan projeyi yapıyor, hem uygulama projesini yapıyor, hem uygulama işini üstleniyor, hem de tarihi binalar yıkılarak, birleştirilerek, altlarına ve üstlerine kat ilave edilerek ortaya çıkacak olan yeni durumdan tapu üzerinde pay alıyor. Bu halde kamu yararını gözetmekle yetkili, anayasa ve kanunlara bağlı belediye (idare) nasıl kamu yararını gözetebilir? Fener-Balat?ta avan projeler yenileme kurulunda onaylandı ama hala tüm başvurulara ve yazışmalara rağmen ev sahiplerine projeler verilmiyor, gösterilmiyor.
b) Semt halkının gerçekten ne istediği ile ilgili hiç bir sosyal saha çalışması (anket) yapılmadan kararlar üretiliyor.
c) Ev sahipleri ile anlaşma sağlanamazsa, Kamulatırma bedelleri kimler tarafından ödenecek? Bedelleri kim belirleyecek? Hepimizin verdiği vergiler mi kullanılacak, vergiler kullanılacak ise, yeni mülkler kimin olacak? Bu işi üstüne alan grup mu bu bedelleri ödeyecek, (kamulaştıma usulüne aykırı)? TOKİ mi devreye sokulacak (yeni ortaya çıkan konutlar sosyal konut olarak mı satılacak)? Mülkiyet hakkı gibi anayasa ile korunan bir hak ev sahiplerinin elinden nasıl alınabilecek?
d) İdare ve yüklenici arasında yapılan sözleşmeler (kat karşılığı inşaat sözleşmeleri) hangi yasal zemine oturuyor? Kimin malı için kiminle pazarlık edilip paylaşılıyor (başka deyişe kimin malını kime satılıyor)? Ev sahiplerinin daha haberi bile yokken, yüklenici ile idare paylaşım anlaşması yapıyor. İdare neden, hangi hakla bu işten pay alıyor? (Tarlabaşı?nda zemin altında yapılacak olan yeni katlar Belediye?ye devr ediliyor.)
Meslektaşlar,
Bu plan 2006 yılından itibaren adım adım uygulanıyor, önce kanun (5366), sonra kamulaştırma (tüm adaların kamulaştırma kararları alınmış durumda), avan proje onayı, ŞİMDİ BURADAYIZ, ev sahipleri ile anlaşma (veya kamulaştırma), uygulama proje onayları, İNŞAAT (tarihi yapıların yıkımı da diyebiliriz), PAYLAŞIM. Henüz geç değil ancak geri dönülmez eşik çok yakın. Eğer bizler şimdi birşeyler yapmaya uğraşmazsak, iş işten geçmiş olacak ;
Bu güzelim tarihi yapılar yıkılacak, yerlerine onların güzelliğine, tarihselliğine, doğallığına yakışmayan dekor cepheler ve yepyeni plan düzenleri getirilecek.
Bu semtlerdeki insanlar topluca yerlerinden edilecek, sosyal yapı,mahalleli yapısı, esnaf yapısı tamamen değişecek. Hem tek yapı ölçeğinde hem de mahalle ölçeğinde tarihi doku içindeki insanlarla birlikte ortadan kaldırılacak.

Bu kısa bilgilendirmenin sizleri yaklaşan bu büyük tehlikeye karşı biraz daha duyarlı olmanıza sebep olmasını umarım.
Konu ile ilgili olarak
1. Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği www.febayder.com
2. Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği
3. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi www.mimarist.org
Şu an aktif olarak hem yasal platformda, hem mahallelileri bilinçlendirme-bilgilendirme alanında hem de kamuoyu yaratma alanında çalışmalarını sürdürüyor. Ancak daha çok katkı, daha çok ses, daha çok duyarlı aydının katılımına ihtiyaç var.

LÜTFEN BU SESE KULAK VERİN ve HEMEN ŞİMDİ KÜÇÜK BİR ARAŞTIRMA YAPARAK GERÇEKLERLE YÜZLEŞİN, BUNU ŞİMDİ YAPMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLACAK VE BUNDAN SONRA KORUMA ADINA YAPACAKLARIMIZIN HİÇ BİR ANLAMI KALMAYACAK ÇÜNKÜ BU MODEL TÜM TÜRKİYE?YE YAYILACAK HIZLA TARİHİ ALANLARIN YOKOLUŞU BAŞLAYACAK.

Ali Emrah ÜNLÜ
Restorasyon Uzmanı Y.Mimar (İTÜ)
emrah@fenerbalat.org

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: