Ocak, 2010 için arşiv

Anti-WEF Demo Basel

Posted in Deutschsprachige Artikel with tags on 31/01/2010 by Karakök

Video-Beitrag von SF:

http://www.tagesschau.sf.tv/Nachrichten/Archiv/2010/01/30/Schweiz/WEF-Davos-2010/Aggressionen-an-Anti-WEF-Demonstrationen

Unser Redetext:

Wir sind heute hier, um dem Widerstand gegen das alljährlich stattfindende WEF eine starke Stimme zu verleihen. Das WEF spielt eine führende Rolle im herrschenden System von Ausbeutung und Unterdrückung. International führende Wirtschaftsvertreter und Politiker treffen sich alljährlich in Davos, um über neue Strategien zu beraten, die ihnen fette Gewinne bescheren sollen.

Doch ist nicht das WEF das eigentliche Problem. Das WEF lässt sich weder verbessern, noch ändern. Wir kritisieren das WEF nicht, ebensowenig, wie wir die Globalisierung kritisieren. Wir lehnen sie als relevante Glieder im Radsystem des Kapitalismus ab. Wir demonstrieren nicht gegen das WEF, sondern gegen den Kapitalismus. Er manifestiert sich heute in Form des WEF, doch er tut es tagtäglich und überall auf Tausende von anderen Arten. Der Kapitalismus wird immer Ausbeutung und Unterdrückung verbreiten, egal, hinter welchen Masken und Deckmänteln.

Wir wollen nicht das WEF abschaffen, sondern das gesamte System, welches auf Interessen von einigen Wenigen und auf dem Elend der Mehrheit basiert. Ja, das ist nicht gerade wenig. Doch es ist die einzige Möglichkeit, die uns eine gerechte Welt, Frieden, Kollektivität und Rücksicht ermöglicht. Es ist die einzige Möglichkeit, Gerechtigkeit überall zu schaffen: am Arbeitsplatz, in den Schulen, in Natur und Umwelt, überall.

Wir lassen uns nicht blenden von einigen wenigen Krümeln, die von den grossen Tischen herunterfallen und uns ruhigstellen sollen. Wir zeigen heute hier in Basel, dass wir nicht alles blind schlucken, was uns auf dem Silbertablett serviert wird. Wir wollen weder die Krümel, die uns serviert werden, noch das Silbertablett. Wir fordern eine Welt, in der es gar nicht erst ein Silbertablett gibt, in der es nicht auf der einen Seite einen grossen Kuchen, und auf der anderen Seite herunterfallende Krümel gibt.  Wir wollen uns nicht die Autorität aneignen, wir wollen unser aller Leben zurückerobern.

Wir wollen viel, aber wir sind nicht alleine. Die unweigerliche Logik des Kapitalismus, die kein Stückchen Gerechtigkeit bieten kann, wird jeden einzelnen Tag mehr und mehr Menschen bewusst. Die Unis brodeln wie seit Jahren nicht mehr, die ArbeitnehmerInnen sind sich mehr denn je ihrer elenden Lage bewusst und die Ausbeutung der Erde als unser Lebensraum wird in breiten Massen thematisiert.

Die HüterInnen der kapitalistischen Logik sind sich dessen sehr wohl bewusst: dies zeigt die stark zunehmende Repression weltweit, die wir immer kälter im Nacken spüren. Das zeigt auch die zunehmende Brutalität nicht nur gegen politische Forderungen, sondern auch gegen gelebte alternative Kultur, beispielsweise in besetzten Häusern. Oder die immense Vermarktung der Frau, um den Kapitalismus und seine Produkte zu stärken. Das zeigen die Diskussions- und Strategieausarbeitungsforen wie aktuell das WEF oder der Klimagipfel in Kopenhagen. Sie dienen nichts weiter als dazu, Themen zu vereinnahmen, welche den Kapitalismus in Frage stellen und somit gefährden könnten, wie beispielsweise die Ausbeutung von nicht-industrialisierten Ländern, das Gesundheitswesen oder Umweltzerstörung.

Doch kein System, welches auf ungleicher Verteilung und Hierarchie basiert, wird diese Probleme je beheben können, sondern sie zusätzlich mehren. Doch gemeinsam können wir es, indem wir uns solidarisieren, uns vernetzen, uns stärken und gemeinsam heute, morgen und überall für unser gemeinsames Ziel einstehen. Nichts ist unmöglich, solange wir es anpacken. Und dass wir es mit all unseren Händen anpacken, zeigt die heutige Demonstration, zeigt auch die Demonstration heute in Davos und diejenige letzte Woche in Luzern.

Für die Freiheit und das hierarchiefreie, selbstbestimmte, kollektive Miteinander! Für eine Welt frei von Hierarchie, Rassismus, Nationalismus, Sexismus und Speziesismus!

Isyan, Devrim, Anarsi!

 Karakök Autonome tr/ch

Reklamlar

*Bu Savaşı Çocuklar Üzerinden Kazanamazsınız*

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 31/01/2010 by Karakök

Kararlığı ortaya koymak gözü karalılık gerektirir. Öyle bir eylem ya da
eylemler bütününe imza atmanız gerekir ki, kaşı taraf bunu gözü karalık
olarak alsın ve yılsın. İster farkında olunsun, isterse olunmasın psikolojik
olarak en etkili yöntemlerdendir bu.

Savaşan iki topluluk varsa, birinin yaptığı eylemlerin hayret etkisinin
büyüklüğü karşı tarafın tüm çarpışanlarını yok etmekten daha öteye
geçmelidir. Mesela modern zamanları alabildiğine yaşadığımız,
ötekileştirmenin dahi neredeyse psikolojik bir suç olduğu bu zamanlarda,
çarpıştığınız ya da savaş içerisinde olduğunuz topluluğu tümden yok etmeniz
veya öldürmeniz sizi kazanan yapmaz, şahit olan herkesin gözünde sadece ‘
katil ve cani ‘ olarak belirirsiniz.Oysa ki savaş dediğimiz ortamın mutlaka
bir kazananı olması gerekir. Öyle ise hem kazanan olup hem de imajı temiz
göstermek, fiilen göze sokarak yapılan yok etme isteği değil, yıldırma
yöntemlerini seçmek en kurnazca (!) harekettir.

Dersim’i bombalamak – bugün hala yöntem olarak seçen katil olma hevesinde
olanları dahi olsa – gibi canice eylemlere bugünlerde imza atamazsınız. Ya
da Ergenekon Davası sürerken herhangi bir ‘ gözaltında kayıp ‘ gibi
hukuksuzluklara da imza atamazsınız. Savaştığınız tarafın en hassas
noktalarını bulup, yasaya uygun yöntemler yıldırmayı başarabilirseniz hem
savaşın kazananı hem de cani damgası yemeyen (!) tarafı olursunuz. Çünkü
zahirde yasaya, hukuka uygun bir yöntem izlemiş olursunuz (!).

Gelin görün ki ortada ne bir savaş, ne de bir hukuka uygunluk yoksa
yaptığınız eylem, en hassas noktalardan usule uygun gerçekleştirmek
suretiyle kararlığınız ispat buradan hareketle olmayan şeyler üzerinden,
belki onları yok ederekten kendinizi ortaya koyma çabasıdır.Yani *hiç*.

Her aklı başında insan, Türk – Kürt savaşı gibi ırk temeline,
kimlikleştirmeye dayalı, aynı toprağı varlıklarıyla eş zamanlı olarak
paylaşmaya başlamış toplulukların arasında geçen savaşın hiç olmaması
gerektiği görüşünü savunur. Tarih olarak neredeyse bir asra uzanan bir savaş
halen sürüyorsa ve halen aynı topraklar üzerindeyse bu savaşı bitirmemeye
niyetli, kendilerini bu savaşa programlamış inatçı kahramanlar (!) vardır.
Olmayan savaşın yoktan var eden bir taraf maalesef mevcut. Bilmeleri gerekir
ki böyle bir savaş yok, ya da olmamalıydı.

Sonrasında yoktan savaşın tarafı olanın tükettiği eski yöntemlerin hem
sonuç olarak iş görmediği hem de değişen zamanda aynı caniliği devam
ettirememesi nedenlerinden kaynaklı olarak ortaya konan psikolojik yıldırma
niyetinin zahiri ‘ kararlılık ‘ daha somut ifade edecek olursam Terörle
Mücadele Kanunu başlığında hukusal zemine oturtulmuş ‘ çocukları savaştan
ayırt etmeme ‘ yıldırması, 15 yaşındaki ergen bir kız çocuğunun ve onun gibi
yüzlercesinin, ve bu çocukların bir kısmının da ifadelerinde *taş atma
*eyleminde
bulunmadığını, kiminin tuvalet ihtiyacından sonra kullanmak üzere cebinde
taş taşıdığını, kiminin olay yerinde dahi olmadığı halde evinden alınıp
götürüldüğünü, kiminin sadece başka bir yere gitmek niyetiyle olay yerinden
geçtiğini ifade etmesine rağmen ve bu çocukları alacak kadar fazla sayıda
bir koğuş olmamasına rağmen bu çocuklara bir tuvalet yapmaktan dahi aciz
olan oyun kurucuların aynı çocuklara koğuş yapmalarındaki isteğini gördükten
sonra, bu kararlılığa şahit olduktan sonra ülkenin her tarafından *anayasa
değişikliğine, sivil anayasaya *ihtiyaç olduğuna dair seslerin ayyuka
çıktığı konuyla ilgili olarak bir ilin barosu hariç tüm baroların yeni
anayasal değişiklik üzerinde çalıştığı bir dönemde tüm bu seslere kulak
tıkayıp, halen yaşları 13-15 arasında değişen, reşit sayılmayan çocukların
hiç olmayan bir savaşı ve kararlığı yürütmek niyetiyle sürdürmek hangi
vicdana, hangi ahlaka, hangi yasaya sığar ?

Savaşı bitirmek isteyenler *anayasayı *değiştirir, savaşı biritmek
isteyenler en hassas nokta olan *çocuklar *üzerinden kararlılıklarına devam
etmezler. *Kürtlerin ve Kürt çocuklarının, Türk *tarafının bu savaşı
bitirmeye niyetli olduğunu görmeye ihtiyacı var.15 yaşındaki bir kız çocuğu
olan Berivan’ın aldığı 8 yıllık hapis cezası bu savaşı bitirme hevesinin
neresinde Allah aşkına ?

*İki Dil, Bir Bavul *filmi bu ülkenin gerçeğini ortaya koyuyordu. O filmin
Türkçe konuşamayan Kürt çocuğu Zilkif’in o sırada hep sırtında çanta ile
oturan hali, bu ülkenin Kürt çocuklarının kendilerine hissettirildiği gibi ‘
*yerleşememe *’, ‘ *her an gitmeye hazır *’ hali değil midir ?Şimdi yapmanız
gereken Zilkif’e çantasını çıkarttırıp, o sınıfta misafir değil gerçek bir
öğrenci olduğunu hissettirmek iken, halen TMK mağduriyeti yaşattığınız bu
çocuklara, ‘ Kürtçe yok diyorum oğlum ‘ diye bağıran öğretmenler ile bir
ağaç diktirip, kendilerinin olmayan bir bayramda ne dediklerini dahi
bilmedikleri dizeleri ezberletirken, aynı günlerde başka bir yerde başka bir
Kürt çocuğunun kafasına dipçik yerleştirerek hangi eylemi
gerçekleştiriyorsunuz acaba ? Kürt çocukları, Kürt Açılımının içinden hiç mi
geçmiyor ? Bu kararlılık neyin kararlılığıdır ?

Bu ülkenin bugüne kadar ki seçilmiş kaderi olan Kürt- Türk savaşı, savaşı
bitirmeye kararlı,eğleyici değil çözücü girişimlerle biter ancak. Bunun yolu
ise *anayasayı olması gerektiği şekliyle değiştirmek, Terörle Mücadele
Kanunu üzerinden çocuk hapsetmemek, Berivan gibi 15 yaşında bir kız
çocuğunun durumunu gözardı etmeden psikolojik yıldırma kararlılığından
kurtulmak ve somut adımlar atmaktan geçer.*

Ne kadar adım, o kadar çözüm.


cemile

Kardeşime Dokunma İnisiyatifi’nden aşure dağıtımı…

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 31/01/2010 by Karakök

(30.01.10) – Kardeşime Dokunma İnisiyatifi üyeleri, “Birbirimizi Değil Birlikte Yemek İçin” şiarı ile Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarını ve ötekileştirme politikalarını protesto etmek amacıyla kurdukları “Kardeşlik Sofrası”nda aşure dağıttı.

Tünel Meydanı’nda toplanan Kardeşime Dokunma İnisiyatifi üyeleri, meydanda bulunan bir direğe, yakın ve geçmiş tarihteki olayları içeren fotoğrafların bulunduğu dövizler astı. Ardından, çeşitli müzik grupları etnik müzik dinletisi sundu.

Kardeşime Dokunma İnsiyatifi adına basın açıklaması yapan, Gül Kan Ahıska, geçtiğimiz haftalarda Manisa Selendi’de bu kez Roman topluluğuna bir ırkçı saldırı gerçekleştiğini hatırlatarak, 35 yıl önce yerleştikleri Selendi’yi bir günde terk etmeye zorlanan Romanlar’ın coğrafyamızda yaşanan seri tehcirlerin son kurbanları olduklarını söyledi. Ötekinin sesini, varlığını silmek için, inkarı için, zorla yerinden ettirilmesi için bir kez daha ayrımcılığın örgütlendiğini ifade etti.

“Yaralarımız Selendi’de yine kanadı, bir kaç ay önce Bayramiç’te, 34’te Trakya’da, 78’de Maraş ve Çorum’da, 38’de Dersim’de, 93’te Sivas’da, 55’te İstanbul’da, Eryaman’da, Tophane, Bursa, Malatya, Trabzon, Edirne, Sakarya ve dikkatlice baktığımızda her yerde” diyen Ahıska, artık Türkiye’de etnik ayrımcılığın son bulmasını istedi. Türkiye’de farklı grupları birlikte gösteren en iyi karışım aşure olduğu için aşure dağıttıklarını ifade etti.

Basın açıklamasının ardından aşure dağıtımı yapıldı.

kardesimedokunma@googlegroups.com

ANARSIST RADYO YAYINI RADYO KARA

Posted in Duyurular on 30/01/2010 by Karakök


Her ay yapilan Radio Kara” adiyla aylik radyo yayinimiz. 31.01.2010  pazar gunu  saat 16.30  -18 arasinda  yapilacaktir.

Kablolu yayin: Radio LoRa 97.5 Mhz, Internet uzerinden http://www.lora.ch sitesinden web radio tuslayip dinleyebilirsiniz. Windows Media Player ya da benzer bir program gereklidir.

gecmis yayinlarimizi lora arsiv inde bulabilrsiniz.

Okunmasini istediginiz haberlerinizi bu adreslere gonderebilirsiniz.

otonomkarakok@gmail.com

laydaran@immerda.ch

Radyo canli baglanti tel;  Studio: 0041    44 567 24 00

Karakok Otonomu tr /ch

Monatliche Sendung auf Radio Lora

Posted in Duyurular with tags on 30/01/2010 by Karakök




LORA

Diesen Sonntag31. 01.2010nd wir wieder auf Sendung mit „Radio Kara“ beim Alternativen Lokalradio LoRa. Die Sendezeit ist jeweils jeden letzten Sonntag im Monat von 16.30 – 18 Uhr (8-ung, neue Sendezeit!).

Ihr könnt uns entweder direkt über 97.5 MHz oder übers Webradio auf www.lora.ch empfangen.  Ausserdem findet ihr all unsere Sendungen im Archiv (nach Stichwort „Radio Kara“ suchen).

Infos, Aufrufe, etc. könnt ihr uns jederzeit an laydaran@immerda.ch otonomkarakok

m

@gmail.com schicken. Wir nutzen die Sendung als politische Infoplattform und lesen gerne auch eure Texte.

Karakök Autonome tr/ch

OKUL BIRINCISI E.A. TMK’DAN CEZAEVI’NDE

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 29/01/2010 by Karakök

Okul birincisi E., taş atmaktan cezaevinde

NAMIK DURUKAN Ankara-DİYARBAKIR DHA

Toplumsal gösterilerde polise taş attıkları gerekçesiyle haklarında yüksek cezalar istenen TMK Mağduru Çocuklar için Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde yer kalmadı.

Cezaevinde 85 çocuk var. 4 koğuşta tutulan çocuklar için ek koğuş açıldı. Cezaevindeki çocuklar arasında başarılı öğrenciler de yer alıyor. Polise taş atmaktan 1 ay tutuklu kalan E.A.’nın, 2007-2008 eğitim-öğretim yılı sonunda Diyarbakır Anadolu Lisesi birincisi olarak karnesini dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten aldığı öğrenildi.

TMK Mağduru Çocuklar’ı hapis cezasından kurtarmak için hazırlanan ve kamuoyunda “Taş atan çocuklar yasası” diye bilinen düzenleme, tepkiler üzerine hükümet tarafından askıya alındı. Düzenleme komisyonda bekletilirken, mahkemeler çocuklara hapis cezaları vermeye devam ediyor. Son olarak Batman’daki olaylarda gözaltına alınan B.S.’nin, 7 yıl hapis cezasına çarptırılması “taş atan çocukları” yeniden gündeme getirdi. Yaşları 13-18 arasında değişen çocuk tutuklular hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun örgüt propagandası suçunu düzenleyen 7’nci, TCK’nın örgüt adına suç işlemek suçunu düzenleyen 314’üncü maddesi ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu ihlal ettikleri gerekçesiyle 26 yıla kadar hapis isteniyor.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde bulunan 85 çocuk için dört ayrı koğuş açıldı. Cezaevinde kız çocukları için bölüm olmadığı, yetişkinler koğuşuna bırakılan beş tutuklu kız çocuğu için ek koğuş açıldığı bildirildi. Cezaevinde yatan çocuklar arasında Diyarbakır Anadolu Lisesi’nin başarılı öğrencisi E.A. da bulunuyor. İddianamede, “Terör örgütü PKK adına suç işlediği ve 2911 sayılı kanuna muhalefet ettiği” belirtilen E.A. için 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. E.A. savunmasında, dershaneye giderken gözaltına alındığını, üzerinde öğrenci üniforması ve yanında ders kitapları olduğunu ve gösteriye katılmadığını söyledi. Tutuklanan Batman Fen Lisesi öğrencilerinden K.A. hakkında hazırlanan iddianamede ise 19.5 ila 44.5 yıl arası hapis cezası isteniyor.

78 çocuğa hapis cezası

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nce hazırlanan rapora göre, 2009’da yaşları 12 ile 18 arasında değişen 267 çocuk hakkında Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nde ceza davası açıldı. Haklarında toplam 240 yıldan 688 yıla kadar hapis cezası istenen 78 çocuk, yargılama sonucunda toplam 175 yıla mahkûm edildi. Çocukların toplam cezası 41 yıl 8 aya indirildi.

7.5 yıl hapse Yargıtay onayı

Abdullah Öcalan’ın İmralı’da saçlarının zorla kazıtıldığı iddiaları üzerine Diyarbakır’da  2 yıl önce düzenlenen izinsiz gösteriye katılıp, polise taş attığı gerekçesiyle, o dönem 16 yaşındayken tutuklanan ve çıkarıldığı ilk duruşmada 7.5 yıl hapse mahkûm edilen F. G.’nin cezası Yargıtay tarafından da onandı. Yaklaşık 2 yıldır Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulanan F.G.’nin annesi Ayten G. ve babası Alaattin G., dün Çocuklar İçin Adalet Çağırıcıları aktivisti Arif Akaya ile birlikte İHD Diyarbakır Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Aileler adına konuşan Akkaya, “Mecliste görüşülmesi belirsiz bir tarihe ertelenen yasa tasarısıyla, anne ve babaların tüm umutlarını yok ettiler” dedi. F.G.’ye verilen cezaya tepki gösteren Akkaya, “Neyin bedeli olacak bu 7.5 yıl? Cinayet mi, tecavüz mü, bombalama mı? Tek bir taş atmanın bedeli. Çocuklara verilen cezalar uluslararası sözleşmelere aykırı. AKP’li, CHP’li ve MHP’li vekillere sormak istiyoruz sizde hiç mi vicdan yok?” diye konuştu.

http://www.milliyet.com.tr/okul-birincisi-elif-tas-atmaktan-cezaevinde/yasam/haberdetay/29.01.2010/1192102/default.htm?ver=34

InternationalAforum açıldı!

Posted in Duyurular with tags on 29/01/2010 by Karakök

Anti-otoriter haber, yorum ve tartışma portalı InternationalAforum uzun bir
aradan sonra tekrar yayında…Bildiğiniz üzere InternationalAforum dünyadan
isyan ve direniş haberlerini, anarşist hareketin çeşitli eğilimlerdeki
metinlerini yayınlayarak ve küresel / yerel efendilerin dünya üzerindeki
etkinliklerine karşı direnen insanlardan, hatta zulüm karşında direnen
hayvanlardan da aktarımlar yaparak tahakküm ve zulme karşı direnirken yanlız
olmadığımız gerçekliğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Amacımız öncelikle
efendilerin gerçekliğine karşın sınıf savaşımının ve isyan gerçekliğini
görünür kılmaktır. Bu çerçevede, niyetimiz farklı coğrafyalarda, farklı
sosyal mücadelelerden metin ve haberleri bir araya getirerek, sosyal
mücadeleler arasında bağlar kurulması ve varolan bağların daha da
sağlamlaştırılmasıdır.

Arkadaşlara ve Yoldaşlara çağrımızdır…

InternationalAforum küresel sosyal yıkım ve sömürü makinesine karşı farklı
coğrafya ve bakış açılarından yola çıkan anti-otoriter ve anarşistlerden
(anarko-sendikalist, anarko-queer, uygarlık karşıtı, bireyci,
anarko-feminist, anarko-komünist, isyancı, pasifist, yeşil anarşist,
otonomcu, hayvan kurtuluşçu vs.) Sınıf savaşımı, doğa savunma ve hayvan
kurtuluş mücadeleleri, kadın ve LGBT direnişleri, hükümetler, devletler ve
faşistlerle tutuşulan kavgalar, tutsaklarla (sağlıklı veya hasta) dayanışma,
Kürt direnişi ve serhildan, taş atan çocuklar, squatlar ve mekanlar,
anarşist hareket, devlet-ordu-polis-faşist terörü, doğanın yanıtı ve çöküşün
semptomları, bilginin toplumsallaşması ve okulsuz toplum mücadelesi, kentsel
dönüşüm ve barınma, göçmenler vs. konularda veya başlıkta metin ve haberleri
kabul etmektedir. Yakında kürtçe, ingilizce, fransızca ve almanca haberleri
de yayınlamaya başlayacağız. Bu amaçlar ve ilkeler doğrultusunda arkadaşlık
ve yoldaşlık duygusuyla kolektif çalışabilecek gönüllü editörlük yapabilecek
arkadaşlarla birlikte portalımızı işletmeyi ve kolektifimizi coğrafyalar,
kişiler veya topluluklar arası olarak daha da genişletmeyi istiyoruz.

Kolektifimize katılmak isteyen, haber ve makale paylaşmak isteyen arkadaşlar
bizimle şu adres yoluyla temasa geçebilirler: aforum@internationala.org

Hayırlı olsun…

*InternationalAforum Kolektifi*
http://internationala.org/