Kurtuluş yok tek başına !

 

Suyuna, toprağına, kültürüne kısacası yaşamına sahip çıkan bütün insanlar,
mücadelenin, direnişin ta kendisidir.Yaşam savunusu bir ideolojinin
tekelinde değildir, olmayacaktır. Yaşamına sahip çıkan, köyündeki Fadime
Hala’nın bir siyaseti yoktur; ama hayata ürettiği yerden bakar, mücadelesi,
hayatı boyunca gözünün önünde olan derenin, yarında aynı yerde olmasını
istemesinden başka bir şey değildir. Evet yaşam mücadelesinin tarafı yoktur,
mücadele tektir, amaç birdir; ama muhalif hareketler, sol gruplar,
devrimciler tarih boyunca her zaman olması gereken yerde, mücadelenin
yanında olmuştur, olacaklardır ve olmalıdırlar!

Sistem tarafından yıllardır ayrı düşürülmüş kültürler, kimlikler “su
mücadelesi” hattında yan yana gelmiş, bu durum başta devlet olmak üzere
herkesi korkutmuştur. Vadilerinde yaşayan halk, sağcısı, solcusu hiç bir
ideoloji gözetmeden “sularımız satılık değildir” diye, eylemler yapmış,
gerektiğinde nöbet tutmuş, kolluk kuvvetler ile karşı karşıya gelmiştir.

Karadeniz özelinde vadilerindeki halkın öz gücüyle kurulmuş, Fadima Hala’nın
sesine kulak vermiş bir platformdur; Derelerin Kardeşliği. Yıllar boyunca
mücadeleyi örmüş, su mücadelesinin hukuk işlerinde uzmanlaşmış, vadilerin
nabzını tutmuştur. Geçtiğimiz günlerde, Derelerin Kardeşliği Platformu
hakkında dile getirilen iddiaları üzüntü içerisinde okuduk.

Giresun Derelerin Kardeşliği Platformu’nun (DeKaP) yaptığı açıklamada;

“Yatağına Sığmayan Yalanlar ve HES Gerçeği” panelinin soru cevap
kısmında,Giresun Derelerin Kardeşliği Platformu ve Halkevi Giresun Şubesi
Üyesi Evren Baltacı, Başkan Eken’e Doğa Derneği’nin bir HES inşaatı bulunan
şirketten bilgisayar aldığını ve bu şirketin derneğe destek olduğunu
savunarak,

“Derneğinizin internet sitesinde böyle bir açıklama var. Bu nasıl HES’lere
karşı duruş? Hem HES’lere karşıyız diyorsunuz, hem de böyle bir yardım
alıyorsunuz” diye sordu.

Eken ise “Yalancısın, almıyorum. Burada memleketin sorununa dikkat
çekiyorum, sen ne söylüyorsun. Gerçek olmayan şeyler söylüyorsunuz. Doğa
Derneği HES şirketlerinden para almaz” dedi.

Salondakilerin büyük tepkilerine maruz kalan Güven Eken’in sonrasında
yaptığı açıklama da ise; adeta bu ülkenin muhalif hareketlerini birer “pis
solcu” kıvamında eleştirdiği şu sözlerle devam etti:”Bunun özeti şu: Derenin
suyunu şirketler, insanlarını da siyasi partiler yağmalamaya çalışıyor.
İkisini de vermeyeceğiz. Bugüne kadar bu konularda ağzımı açmadım. ÖDP, TKP,
EMEP bu vadilerdeki HES mağduru insanları siyasette ele geçirebilmek için
plan ve projeler yapıyorlar. Platform kuruyorlar. Önemli bir platform da
Derelerin Kardeşliği. Ele geçiriyorlar, bunların içinde dolaşıyorlar, vadi
vadi geziyorlar. Bütün hikaye bu.”

Güven Eken’i bu sorumsuz ve düşmanca tavrını esefle kınıyoruz. Yaptığı ya da
yapacağı hiç bir açıklama bu ayıbı örtemeyecektir. Nitekim sonrasında güya
dilediği özür kabahatinden büyüktür. Sözde HES karşıtı mücadeleyi bölmemek
adına yaptığını ifade ettiği, kendine bir de böyle ulvi bir paye biçtiğini
ihsas ettiği metin, bilinçli bir reklam ve propaganda ile tepki
toplayabilecek ustalıkla bir manipülasyon ve dezenformasyondan ibarettir :

Sözkonusu metin saldırılara karşı en ufak bir telafi, en ufak bir iade-i
itibar çabası içermemektedir. << Bu mücadelenin içindeki her siyasi görüşe ve
partiye değer vererek.. >> gibi genellemelerle cürmünü geçiştirmeye
çalışmaktadır. Halbuki Güven Eken doğrudan devrimcilere saldırmıştır ve
muhalif insanlar hakkında böyle atıp tutmak, hiçbir siyaset kültüründen,
felsefi derinlikten nasibini alamamış bir tavırdır. Güven Eken’in dili
yanmadan << sol >> diye karaladığı, bu memleketten halen içinde vicdan kalmış
insanlar çıkıyorsa, hâlâ bir umudumuz olabiliyorsa, onu yaşamlarıyla
varetmiş binlerce aydınlık kafa ve yürektir !

Doğa Derneği Başkanı Güven Eken’in sistemli bir karalama kampanyasının
sadece bir unsuru olan beyanını << bir anlık öfkeden kaynaklanan sözler >>
olarak nitelemesi başlıbaşına demagoji ve manipülasyondur. Bu son derece
planlı ve sistemli saldırının başka örneklerini görmek isteyenler mesela 23
Ocak 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde << Doğa Derneği Kurumsal İletişim
Koordinatörü >> imzasıyla yayınlanan yazıya bakabilirler :
http://haber.gazetevatan.com/Haber/354763/1/Gundem

Tekrar hatırlatıyoruz : Tarih boyunca her zaman muhalif kişiler, sol
hareketler, devrimciler olması gereken yerde, mücadelenin yanında ve içinde
olmuşlardır. Che Guevara’nın “Devrimcinin görevi devrim yapmaktır.” sözüde
de anlattığı gibi bu durumdan bir kazanç ya da beklenti içerisinde
olmamışlardır. Yaşamları, adalet için, özgürlük için… mücadeleyle doludur.
Dünya için sorumluluklarını yerine getirmişlerdir. Bu ülkenin
devrimcilerini, kimsenin karalamaya hakkı yoktur. Dostlarımıza; vadileri
başında direnen köylünün yanlarında oldukları için :”insanları
yağmalıyorlar” dedirtmeyiz !

Yıllardır halktan, “bunlar solcu, bunlar Allahsız kominist” lafları ile
kopartılan sol hareketlerin, su mücadelesi ile halkla yanyana gelmesinden,
dayanışmasından, yardımlaşmasından korkulduğunu biliyoruz. Varolan süreçte,
yan yana olmamızdan, tek bir ses çıkarmamızdan, örgütlü hareket etmemizden
korktuğunuzu biliyoruz.Bu sefer yapamayacaksınız, bizleri ayıramayacak,
mücadelemizi, direnişimizi bölüp parçalayamayacaksınız !

Güven Eken’in sarfettiği sözler ile, Başbakan’ın HES karşıtları için
söylediği sözler arasında hiç bir fark yoktur. Tavsiyemiz; yaşamı savunanlar
hakkında konuşurken iki kez düşünmeleri ve hatta hiç konuşmamalarıdır.
Derelerin Kardeşliği Platformu’na Karadeniz İsyandadır Platformu’ndan selam
olsun !

İsyanınız isyanımızdır !

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA

YA HEP BERABER

YA HİÇ BİRİMİZ !

*Karadeniz İsyandadır Platformu*

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: