KOSOVA’NIN KIRLI SIRLARI

01 Agustos 2011

27 Kasim 1999’da Budimir Baljosevic, 50 yasindaki bir ögrentmen ve 4 arkadasi, Kosovo’da Sirplarla sinirlandirilmis bir kent olan Orahovac/Rahovec gettosundan kaçmaya çalistilar. Kosovo o yilin haziraninda Birlesmis Milletlerin geçici yönetimine birakilmis ve NATO’nun öncülük ettigi bir baris gücü olan KFOR, Kosova’ya girmisti. 
Kasabanin Roman sakini, Agron N, onlari, kisi basi 840 dolardan Karadag’in Rozaje kentine götürmeyi teklif etti. Agron’un sicili yüksek fiyati hakli çikariyordu: amaci eski Kosova Özgürlük Ordusu gerillalarinin sosyal entegrasyonunu tekrar saglamak olan NATO’nun denetledigi olusum TMK’yle (Kosovo Koruma Kolordusu) çalisiyordu. Hali hazirda Orahovac’daki Sirplarin arasina 4 kere basarili bir sekilde sizmis, Djakovica/Gjakove’nin yakinlarinda yeni bir TMK karargâhi yapimindaydi, bu da 5 Sirpin en son görüldügü yerdi.
Agron N açikliyor: “Bizimle, konvoyun içinde gelmesi gereken enistemi aramaya son verdim. Sirplari arabada biraktim. Enistemin evinden çiktigimda birisi bana saklanmam için bagirdi ve birileri Sirplari aldi. O günden bu yana kimse onlari göremedi.” Agron, kendisi için daha güvenli olacagini düsündügü için Sirbistan’in Novi Pazar’da birkaç ay geçirdi. Baljosevic’in kardesi bir çok kez 5 Sirp’tan haber almaya çalisti, basarili olamadi: “KFOR’dan bir kaç Italyan askeri ve BM polisi beni görmeye geldi, ancak hiçbir sey ögrenemedim.”
Inançlari basit. Negovan Mavric’in Orahovac/Rahovec’ya birkaç kilometre ötede olan Sirp yerlesimi Velika Hoca’da küçük bir kafesi var ve Kosovo ve Metohija’daki Kayip ve Kaçirilanlarin Aileleri Federasyonu’nun bölgesel temsilciligini yürütüyor. Mavric bana köyün ölü ve kayip listesini gösterdi: 1998 ve 1999’da kaçirilan 19 Sirp’in kalintilari bulunmus ancak 55 Sirp ve 9 Roman hâlâ kayip durumda. Bir Sirp yurttasinin kayit altindaki ilk ölümü 12 Mayis 1998’de, Sirplarin yogun olarak yasadigi bir bölgede Kosova Özgürlük Ordusu ve Sirp polisinin çatisarak bölgenin kontrolünü saglamaya çalismasiyla gerçeklesti. Son adam kaçirma vakiasiysa 28 Temmuz 2000’de, BM korumasi kurulduktan bir yil sonra yasandi.
Geçmiste, Arnavutlar ve Sirplar baris içinde Orahovac/Rahovec bölgesinde yasadilar. 1999’dan beri, Velika Hoca’daki Sirp nufusu 10 bin’den 700’e, Orahovac’ta ise 300’e kadar düsmüs durumda.
Kaçirilan Sirplarin büyük bir çogunlugu Temmuz 1998 gibi erken bir zamanda kaçirildi ki bu da Kosova Özgürlük Ordusu’nun (KÖO) Orahovac’i neredeyse kusatmasina denk geldi. Sonra, Retimlije’den getirilen büyük Sirp toplulugu Semetiste’deki KÖO üssüne getirildi. 4 gün sonra,Kizil Haç’in müdahalesiyle kadinlar serbest birakildi. Erkeklerden hiç biri (16 yasinda bir erkek çocugu hariç) bir daha canli görülemedi. Nisan 2005’de, Klina yakinlarindaki Volujak/Valljake köyünde bulunan bir toplu mezarda kalintilari olan 21 kisiden bazilari teshis edildi.
SÜPHELI OLARAK ALIKONDULAR
Belgrad’da mülteci olarak alinmis olan Olgica Bozanic, Orahovac’tan bir Sirp, Kaçirilan ve Kayip Olanlarin Aileleri Federasyonu’nun bir üyesi. 2 kardesi, amcalari ve kuzenlerinin  de dahil oldugu 10 akrabasini kaybetti. Tek haber aldigi, Sirp rejimiyle isbirligi yaptigi süphesiyle gerillalar tarafindan bir kaç ay alikonulan eski Arnavut komsusu oldu. Dediklerine göre, Orahovac’tan bazi Sirplarin ilk olarak KLA üssünün yakinlarinda tutulmuslar. Çatismalar bittikten sonra, Arnavut sinirin yakinlarinda Has daglarindaki Deva’ya götürülmüsler. Görüldügü üzere, Haziran 1999’da, KÖO,  Yugoslav ordusunun terk ettigi bir askeri üssü isgal etmis ve orayi bir ceza merkezi haline getirmis. Orahovac Sirplari, Arnavutluk’ta Kukes’e ve sonra Durres’e götürülmüs, burada da Bozanic’in eski komsulari 2001’de akrabalarini canli olarak gördügünü iddia ediyor.
Savasin sonundan önce kaçirilan Sirplarin büyük çogunlugu büyük ihtimalle Kosovo içinde öldürüldü. KFOR’un Kosova’ya girmesinden sonra kaçirilanlarin Arnavutluk’a götürüldügü fikri daha önce ileri sürülmüstü ancak hiçbir iz bulunamamisti. 1999 sonbaharinda, Sefko Alomerovic,  Novi Pazar bölgesinin Helsinki Komitesi’nin baskani, uzun bir sorusturma yürüttü, ancak 2003’de Alomerovic ölünce raporlar kayboldu. 2000’deki röportajlarinda, Kosova’daki 5 ceza merkezini ziyaret ettigini iddia etmisti. Bunlar küçük tesislerdi, kasabalarin disindaki dönüstürülen garajlar ve ya sanayi binalariydi, 10-50 arasi tutukluya ev sahipligi yapardi.
Bazi Sirplar, 800 ila 2000 arasinda degisen Arnavut tutuklularla takas edilmesi için tutulmustu. Takaslarin gerçeklestirildigine dair ortada hiçbir kanit yok. Bazi kaynaklar, 2001’de, Sirbistan’in genel af yasasi geçirdigi ve KÖO’ya bagli olduguna dair süphe duyulan Arnavutlarin sali verildigi zaman, Sirp tutuklularin çogunun katledildigini iddia ediyor. Kosovo’daki bazi ceza merkezleri, Arnavutluk’a gitmek için bekleyen hem Sirp hem de Arnavut tutuklularin sevkiyat kampi olarak kullanilmisti. Alomerovic, KÖO üyeleri tarafindan, uluslararasi suç örgütlerine organ sagladigi süphesini ve organ ticaretini ortaya atan ilk insandi.
SESSIZLIK DUVARI
Alomerovic’in bulgularinin pesinden gidilmedi ve Kosova’daki BM geçici yönetiminin de aralarinda bulundugu – daha sonra Bernard Kouchener önderlik edecek, uluslararasi kurumlar tarafindan red edildi. Iyi bilinen bir Milosevic rejimi muhalifi ve insan haklari militani Alomerovic, sessizlik duvarindan bahsederek; KFOR’un, kanitlara ragmen, Kosovo ‘içinde’ bulunan ceza merkezlerini reddettigini belirtti.Eski Yugoslavya’nin Uluslararasi Ceza Mahkemesi bas savcisi Carla Del Ponte de bu sessizlik duvariyla karsilasmasinin Sirp sivillerin kayboluslarini ve organ kaçakçiligi dedikodularini arastirmaya çalistigi zaman açikladi.
Avrupa Konseyine yazdigi raporun yayinlanmasindan sonra yapilan röportajlarda Dick Marty’nin de vurguladigi gibi, “Kosova’daki herkes” Sirb vatandaslarin kayboldugunu  ve Sirp rejimiyle isbirligi yaptigindan süphenilen Arnavutlarin tutuklanmasini biliyor. 1999’dan beri Pristina gazetesi Bota Sot Kosova Demokratik Ligi(KDL, Ibrahim Rugova tarafindan kuruldu) sempatizanlarinin tasfiyesini kinamayi durdurmadi, savastan beri ve sirasinda. Gazetenin editörü Bajrush Morina özetliyor: “300000 insan 1999’dan beri Kosova’da öldürüldü, ve bu cinayetlerden sadece 600’ü çözüldü. Bazilarinin ailelerce intikam alma cinayetleri oldugu söyleniyor ancak çogu siyasi cinayetlerdi.” Gazetenin 2 muhabiri öldürüldü ve Morina bir süre için özel güvenlik tutmak zorunda birakildi. Yine de, KDL’yle bagi nedeniyle Bota Sot’un yayinladigi haberlere süpheyle bakildi.
Bota Sot düzenli olarak, isbirlikçilikle suçlanan Arnavutlarin tutuldugu Kosova ve Arnavutluk’daki ceza merkezlerinin varligina yönelik haberler yapti.Bu yilin Subat ayinda, Mitrovica’da eski KLA komutanlari Sabit Geci ve Riza Alijaj’in mahkemesi basladi. Cahan’daki ceza kamplarindaki tutuklulara karsi suç isledikleri iddiasiyla yargilaniyorlar.
Savas süresince, tenha bir köy olan Cahan KÖO tarafindan lojistik ve Kosova’ya savasmak için gidecek olan gönüllüleri egitmek için kullanildi. Yerelde nüfuzlu biri olarak bilinen Bedri Cahani, Cahan sakinlerinin Kosova’ya sigara kaçirdigini ve 1997 sonbaharinda KÖO tarafindan örgütlendigini ve geceleri daglardan savasçi kaçirdiklarini kabul ediyor. KÖO, 1992’de terk edilen ve hala köy girisinde bulunan Arnavutluk ordusunun kislalarini kullaniyordu: Marty buranin ayni zamanda bir ceza merkezi olarak da faliyette oldugundan bahsediyor. Cahan tenha bir yer, Kruma kasabasindan, yabani dag patikalariyla 10 km uzaklikta.
Z.Z. Cahan cehenneminde iki buçuk ay geçirdi ve Geci’yle Alijaj’in davasinda çok önemli bir tanik. Sistematik istismar ve iskenceyi hatirliyor. Bazi tutuklular bir birleriyle cinsel iliskiye girmeye zorlanmis; digerleri taklit idamlarla karsilasmis. Ancak, “Cahan’da uzun kalan tutuklu bendim, ve sadece Arnavutlari gördüm” diyor. KÖO’nun en önemli komutanlarindan bazilarini, özellikle Kosova’nin su anki Basbakani Hashim Thaci’yi da Cahan’da gördügünü ekliyor.
1999’daki bütün tutuklular, ZZ gibi, KDL’nin önemli isimleriydi. Çogu, Kosova’dan Sirplar tarafindan çikarilan mültecilerle dolu Kukes ve Kruma kentlerinde tutuklandi. Bazilari, KÖO karsiti gerilla hareketi olan ve Ibrahim Rugova destekçileri tarafindan kurulmus Kosova Cumhuriyeti Silahli Kuvvetleri (Fark) üyesiydi.
DRENICA GRUBU
Marty’nin raporu KÖO’nun içinde faliyet gösteren bir birimi belirtiyor ve buna Drenica Grubu diyor. Grubun içerisinde Hashim Thaci, Azem Syla, Xhavit Haliti, Kadri Veseli, Fatmir Limaj, Savit Geci ve Ruza Akijaj bulunuyor. Bu hareket Isviçre’deki Arnavut diasporasinda ortaya çikti ve Kosova içerisinde gizli birçok militani bulunuyordu. Bu militanlardan en iyi bilineni, Sirp polisi tarafindan 6 Mart 1998’de öldürülen ve Kosova’da tapilan bir kahraman haline gelen Adem Jashari’dir. Kuzeni, Gani Geci, 2001’de hayatina kast edilen bir eylemden kil payi kurtuldu. Geci hiçbir zaman Kosova Demokratik Partisi’ne katilmadi. Geci, Llausha köyünün geleneksel köy agasi.
KDL üyesi olarak kaldi ve daha sonra küçük bir hizip grubuyla devam etti ve geçtigimiz Kosova seçimlerinde, Parlemento’da onlari temsil etti. Geci bana, “Ibrahim Rugova’ya inancimiz vardi, ve ne LPK ne de Fark’i duymustuk: bize göre KÖO rozeti bütün savasçilari birlestiriyordu. LPK’liler Isviçre’den geldiklerinde, onlari iyi karsiladik. Paralari vardi ve bize silah bulmaya söz vermislerdi ancak hemen anladik ki onlarin tek derdi iktidardi. Her neyse, onlar giç bir zaman Sirplara karsi savasmadi. Bunun için NATO’ya güvendiler. Onlar sadece diger Arnavutlara karsi savastilar, böylelikle bütün iktidar onlarin olacakti ve savas sonrasi sistematik olarak Kosova’ya kan aglattilar.”
Iddialari, Haliti’yi, kaçakçilik, uyusturucu ticareti ve kadin tacirliginin de aralarinda bulundugu çogu illegal isleri kontroleden, Kosava’nin “babasi” olarak açiklayan,2003’de gizliligi kaldirilan bir NATO raporunda çogunlukla dogrulaniyor. LPK’da önemli bir isim olmasiyla birlikte, Haliti’nin, Stalinist Arnavutluk’un gizli servisi Sigurimi ajani oldugu dile düsmüstü. O, Drenica Grubu’nun lideriydi ki bu da eski LPK ve su anki PDK’nin liderligiyle ayni anlama geliyor.
PDK, Veseli ve Syla tarafindan yönetilen istihbarat birimi Sherbimi Informativ i Kosoves (Shik)’de güçlü bir araci vardi. 2009’da Kosova, eski bir Shik ajani olan Nazim Bllaca’nin açiklamalariyla sarsilmisti. Bllaca, Sirp polislerle isbirligi içinde olan bir Arnavut’u öldürdügünü itiraf etti. Mahkemesini ev hapsinde beklerken, Bllaca’nin bir kez daha basinla konusmasina izin verildi. Bu ocak, Koha Ditore’ye verdigi röportajda, Shik’in BM yönetiminin kurulmasindan birkaç ay sonra 600 kisiyi öldürdügünü ve 12.ayda 1000 kisiden fazla insanin öldürüldügünü iddia etti.
Kosova’daki insanlar, KÖO tarafindan, isbirlikçilikle suçlanan Arnavutlara ya da gerillalardan siyasi hatti farkli olan kimselere uygulanan siddeti konusuyor. Ancak kimse,kaybolan Sirplarin kaderini konusmak istemiyor. 1999 Bahari’nda, Cahan sik sik ABD özel  kuvvetleri tarafindan ziyaret ediliyordu.

JEAN-ARNAULT DERENS
Le Courrier des Balkan editörü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: