1 Ekim TBMM açılışı ile ilgili basın açıklaması

BASINA VE KAMUOYUNA

1 EKİM’DE AÇILACAK OLAN TBMM, İLK OTURUMUNDA BARIŞ
KARARI ALMALIDIR!

Türkiye, hızla çözümsüzlükler girdabına sürüklenmekte, barış
umudu tüketilmektedir.

12 Haziran Genel seçimlerinde geçerli oyların yüzde 50’sini
alarak hükümeti kuran AKP, sorunları çözmek, barışın önünü açmak yerine, baskı
ve tahakküm politikalarına sarılmaktadır. 

Üçüncü dönem hükümet olan AKP’den 30 yıldan bu yana süren
çatışma ortamına son vermesi, akan kanın durdurması, Türkiye’nin sorunlarının
çözümü, demokrasinin kazanılması ve Kürt sorununun barışçı demokratik çözümü
yönünde adım atması beklenirken; Kürt sorunu “terör” sorunu olarak tanımlanıp,
operasyonlar arttırılmaktadır. “Artık söz bitti” diyen Başbakan Erdoğan,
yeni  “güvenlik” tedbirleri devreye
sokarak çatışma ortamına zemin yarattı. Savaş dili kullanılarak iç gerilim üst
boyuta çıkarmaktadır.

12 Eylül 2010 Referandumunda ve 12 Haziran Genel
Seçimlerinden önce halka, demokratikleşme, Kürt sorununa demokratik çözüm,
barış ve kardeşlik vaatleri ile yaklaşan AKP, hükümeti kuracak çoğunluğu
sağladıktan hemen sonra tüm söyledikleri unutarak, işçilere, emekçilere,
aydınlara, kadın ve gençlere yönelik saldırılarını daha da arttırmaktadır. AKP
hükümeti, içeride ve dışarıda gerilimi arttırmakta, sınır ötesi operasyonlara
baş vurmakta, füze kalkanı projeleri devreye sokmakta, bölge ülkeleriyle
problemleri çoğaltmakta, savaş ve çatışma dinamiklerini yaratmaktadır.

Seçimlerden hemen sonra AKP’nin ilk işi, tüm fiili ve yasal
engellemelere rağmen 36 Milletvekili çıkaran, Emek, Demokrasi ve Özgürlük
Bloku’na yönelik saldırıları artırmak oldu. Bunu “KCK Operasyonu” adıyla
yürütülen ve sürek avına dönüşen gözaltı ve tutuklama furyası takip etti.
Milletvekilliği düşürülen Hatip Dicle’nin yerine, AKP’li birinin jet hızıyla
“ataması” yapıldı. Tutuklu iken seçilen milletvekilleri hala salıverilmediği
gibi, Bölgenin seçilmiş Belediye başkanları, parti yönetici ve üyelerine,
sendikacılara yönelik tutuklama sürerken, anadilde savunma yapmak isteyen
tutukluların talepleri de yok sayılmaya devam ediyor.

Daha önce sürdürüldüğü anlaşılan görüşme ve müzakere süreci
kesildiği gibi, iki aya yakın bir süreden beri Abdullah Öcalan, avukatları ve
ailesiyle görüştürülmeyerek, tecrit uygulamasına maruz bırakılmakta; bu durum
ise ortamı hepten germekte, kaygıları arttırmaktadır.

İşçi ve emekçilerin haklarının gaspına yönelik kıdem
tazminatının kaldırılması tartışmaları, HES’ler başta olmak üzere, çevrenin ve
doğanın yağmalanması projeleri, eğitim ve sağlık alanındaki kısıtlamalar,
artarak süren hayat pahalılığı, kadınlara ve gençlere yönelik saldırganlık
dinmek bilmezken, İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde miting, basın
açıklaması, gösteri ve yürüyüş yapma hakkı da fiilen engellenmektedir. Polis
terörü, gazlı saldırılar, tazyikli su ve panzer marifetiyle halka göz
açtırılmamaktadır.

Tüm bu gelişmelerin yaşandığı bir ortamda TBMM açılacak.
Bizler Kongre Girişimi olarak; 1 Ekim’de açılacak olan TBMM’de
çatışmanın arttırılması, savaş tezkeresinin çıkarılmasını değil; barışın,
demokratik çözümün ve eşit koşullarda birlikte yaşımın koşulları yaratılması
gerektiğini düşünmekteyiz.

BDP Meclis Grubu ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku
milletvekillerinin 1 Ekim’de TBMM’de yer almalarını öneriyoruz. “Söz bitti”
denilen bu koşullarda, TBMM’de yüksek sesle söz söylemek gerektiğine; TBMM’nin
çatışma ve savaş kararları değil, daha ilk günden  barış kararları alınması gerektiğine; Türkiye halklarının barış
ve kardeşlik özlemlerini ve demokratik çözümün mücadelesini büyütmek
gerektiğine inanmaktayız.

KONGRE GİRİŞİMİ

28. 10. 2011

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: