Hocalı “Nefret” Mitingi’nin sloganına sessiz kalmayanlar iş başında: Ermeni dostumuz tehdit edildi!

*BASIN BİLDİRİSİ*
**
*Hocalı “Nefret” Mitingi’nin sloganına sessiz kalmayanlar iş başında:
Ermeni dostumuz tehdit edildi!*

Ayrımcılığın, faşizmin, yükselen linç, cinayet ve katliam savunuculuğu
dalgasının dört bir tarafımızı kuşattığı ve yaygın bir “kültür” haline
getirildiği bir yerde ve zamanda yaşıyoruz.

Hocalı Katliamı’nı anmak maksadı ile düzenlendiği iddia edilen ve başından
sonuna nefret söylemi ve ırkçılık üzerinden yürütülen mitingin sloganı
“Ermeni Yalanına Sessiz Kalma” idi. Bu sloganı dikkate alıp harekete
geçenlerin, Ermenilere kinini kusmak için çoktan kolları sıvadığını
görüyoruz.

Miting dağılmadan türlü bahanelerle Hrant Dink’in katledildiği Agos
gazetesi’nin önüne yürümek isteyen nefret dolu kalabalığın bu isteği,
güçlükle engellenebilmişti. Faşizme, ırkçılığa, Hrant’ın katillerine
methiyeler düzüldüğü, halkların üzerine nefretin kusulduğu miting olaysız
dağıldı ama yankıları halen sürüyor.

Toplantı, gösteri ve yürüyüşlere kapalı olduğu sürekli belirtilen Taksim
Meydanı’nda toplanan kalabalığa, “birileri” tarafından ırkçı ve faşist
görseller dağıtılmıştı. Bunlardan biri de “Ermeni Yalanına Sessiz Kalma”
şapkaları idi…* İşte o iğrenç şapkalardan biri, dün gece bir Ermeni
dostumuzun bahçesine atıldı.* *Bu eylemin Ermenilere ve dostumuza gözdağı
vermek için, onlara göz hapsinde olduklarını hissettirmek için yapıldığını
çok iyi biliyoruz. *Bunun için, “Hepimiz Ermeniyiz” sloganını ne amaçla
haykırdığımızı asla anlayamayacak bu gruba inat, “Yaşasın Halkların
Kardeşliği” diyoruz.

Halkların kardeşliğinin ne olduğunu asla anlayamayacak kadar sabit fikirli
bir kalabalıktan oluşan ve bu şiarı vatan hainliği ile tanımlayan bu
mitingin, Hocalı Katliamı’nı anmak için yapıldığı iddia edilmiştir ancak
bir soykırımın, insanlık ayıbının, ırkçı ve faşizan nefret söylemleriyle
anılmasının mümkün olmadığı gözlerden kaçırılmıştır. Bu nefret mitingi,
faşistlerin, kinlerini Ermenilerin üzerine boca etmesine sahne olmuş ve
Hocalı Katliamı, Ermeni Soykırımı’nın üstünü kapatmak ve Ermeni
Soykırımı’nı gündemden düşürmek için kullanılmıştır.

Hocalı’da yaşananlar Ermenistan devletinin soykırımıdır ancak Hocalı
katliamı, Osmanlı devletinin Ermenilere uyguladığı soykırımın üstünü hiçbir
şekilde kapayamaz. Türkiye’de ise tehcirci, imhacı zihniyetin halen
süregeldiğini günümüz koşullarından çok iyi bilmekteyiz. Aslında bütün
devletler soykırımcı ve katliamcıdır. Zaten devlet dediğimiz yapı belli bir
ırkı yücelterek, diğer ırkları yok sayarak, inkâr ederek, belli bir
ayrımcılığı temel alarak kendisini var eder. Halklar ise devletlerin
iktidar oyunlarıyla tarihte ve günümüzde birbirine düşman edilmiş ve
edilmektedir.

Organizasyonunun kime ait olduğu dahi bilinmeyen ve İçişleri Bakanı İdris
Naim Şahin’in de Ermenilere yönelik nefret dolu pankartlar önünde, kana
susamış kalabalığa seslendiği miting, mitinge hakim olan söylem ve
görseller yanında, bunlara hiçbir şekilde müdahale edilmemesi sebebiyle hiç
de masum bir anma etkinliği değildir. Bu coğrafyada daha dün gibi
hatırladığımız cinayetler, katliamlar yine nefret saçan bu güruhun
marifetleridir. Bu nedenle, bu mitingde olup bitenler, bu mitinge hakim
olan nefret söylemi, geçmişte yaşanan bu katliamların bugün de
yaşanabileceğinin apaçık bir göstergesidir.

Taksim Meydanı’nda Ermenileri “piç” olarak tanımlayıp “kendilerince”
aşağılayan, Hrant’ın katili Ogün Samast’ı kahraman olarak yücelten bu
zihniyeti onaylayan devlet erkânının ve bürokratların mitinge teşrifi,
faşizmin Türkiye’de devlet eliyle tırmandırıldığını göstermektedir. Bu
mitingle, insanlar Ermenilere karşı “harekete geçmeye” teşvik edilmiş,
yoğun bir şekilde nefret suçu işlenmiştir. Bu nefret suçunu işleyen
zihniyetin, çok yakın tarihlerde bu memlekette ne gibi cinayetlere,
katliamlara neden olduğunu, halklar arasındaki kardeşlik bağını nasıl
budamaya çalıştığını unutmadık.

Ermeni dostumuza yönelik tehdit eylemini gerçekleştiren ve Hocalı’yı anmak
için toplandığını iddia edip nefret suçu işlemekte sakınca görmeyen zavallı
zihniyeti ve daha en başından bir nefret eylemine dönüşeceği belli olan
mitinge katılan ve destekleyen İçişleri Bakanı’nı, İstanbul Valisi’ni ve
tüm siyasî partileri kınıyor, faşizme inat bir kez daha “Hepimiz Ermeniyiz”
diyoruz. Çünkü aramıza sokulmuş sahte düşmanlığa kananlar birbirlerini
kırıp geçirirken, çeşitli iktidar odakları egemenliklerini daim kılacak bu
kanlı senaryoları kuytu köşelerinden sevinerek izliyor. Onları
sevindirmemek için 1915’te bütün Anadolu’da, 1926 – 1930’da Ağrı’da,
1934’te Trakya’da, 1938’de Dersim’de, 1955’te İstanbul’da, 1978’de Maraş ve
Çorum’da, 1992’de Hocalı’da, 1993’te Sivas’ta ve Almanya Solingen’de, tam 5
yıl önce de Agos’un önünde, 2010’da Manisa Selendi’de, 2011’de Tokat’ta,
Roboski’de… Hangi ırka mensup olunursa olunsun, nerede yaşanmış olursa
olsun linçlerde, cinayetlerde, katliamlarda, soykırımlarda her zaman
“Hepimiz ….’yiz” diye haykırdık ve haykıracağız.

Bu coğrafyada faşizmin yükselişine, nefret suçlarının artmasına, kısacası
endişe ile izlediğimiz bu gidişata şaşıramıyoruz, ancak öfke ile izliyoruz.
Kirli oyunlar dahilinde bir kişinin daha harcanmasına da, eskiden olduğu
gibi sessiz kalmayacağımızı ısrarla beyan ediyoruz. Bizler, yarın hiç
dilemediğimiz ve deli gibi korktuğumuz kem bir sonun ardından, yine
“Hepimiz ……’yız” diye yollara dökülmemek için, egemen toplumun
“öteki”leri henüz burada ve bizimleyken onlarla yan yana durmaya,
dayanışmaya devam edeceğiz.

*Yeryüzüne Özgürlük Derneği


*

http://yeryuzuneozgurluk.blogspot.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: