Aralık, 2012 için arşiv

Online-Werbemittel zur 2. Anarchistischen Buchmesse in Mannheim

Posted in Deutschsprachige Artikel with tags on 31/12/2012 by Karakök

 

2. Anarchistische Buchmesse in Mannheim am 19. bis  21. April 2013

Verwendet als alt-tag für das Bild sowie als title-tag für den Link bitte „2. Anarchistische Buchmesse in Mannheim am 19. bis 21. April 2013″. Vielen Dank!
facebook Titelbild 851 × 315 Pixel, JPG:

2. Anarchistische Buchmesse in Mannheim am 19. bis  21. April 2013
Weiteres Material zum Download findet Ihr unter Material.

Der Anarchismus ist „eine in sich vielfältige polit. Ideologie sowie eine auf ihr fußende polit. Bewegung […] Die Grundhaltung des Anarchismus zielt darauf, jede gesetzliche Zwangsordung, bes. den Staat, zu beseitigen sowie ein autoritäts- und herrschaftsloses Zusammenleben herbeizuführen.“ (Brockhaus)

Ob der Anarchismus wirklich eine Ideologie ist, sei mal dahingestellt, aber die erwähnte Vielseitigkeit sehen wir als die große Stärke des Anarchismus an. Gerade das wollen wir mit der Buchmesse zeigen.

Unserer Überzeugung nach ist der Anarchismus die vielversprechendste Alternative zum gegenwärtigen kapitalistisch-parlamentarischen Gesellschaftssystem, da sich der Staatskommunismus bzw. -sozialismus auch nicht als erstrebenswert erwiesen hat.

Die Buchmesse soll dazu beitragen, (auch in der Rhein-Neckar-Region) ein vielseitiges anarchistisches kulturelles Leben aufzubauen.
Das libertäre Literaturangebot umfasst heute nicht nur die „Klassiker“. Gerade die kleineren Verlage tragen zu einer großen Bandbreite an Autor_innen und Themen bei.

Mit dieser Buchmesse möchten wir diesen Verlagen und deren Autor_innen eine Möglichkeit geben, sich vorzustellen. Sie soll aber auch Interesse an Anarchie wecken und den gedanklichen Austausch zwischen den Teilnehmer_innen fördern. Der unerwartete Erfolg und Zuspruch unserer letzten Buchmesse motiviert uns, dieses Projekt ein weiteres Mal anzupacken.

Wie schon 2011 wird es wieder zahlreiche Autor_innenlesungen und ein künstlerisches Rahmenprogramm geben. Für Vorschläge und Angebote sind wir offen. Wir danken u.a. den Veranstalter_innen der anarchistischen Buchmessen in Biel und Oberhausen für den Erfahrungsaustausch. Der Eintritt ist natürlich frei. Wir als Veranstalter_innen verfolgen kein kommerzielles Interesse.

Da wir die gleichen Örtlichkeiten nutzen, ist auch 2013 wieder alles barrierefrei erreichbar.

Wegbeschreibungen und Informationen zu Übernachtungsmöglichkeiten erfahrt Ihr bald auf dieser Seite.

Reklamlar

CUMARTESİ ANNELERİ KAYIP SEVDİKLERİNE, KAYIP YILLARINI ANLATACAK.

Posted in Haberler with tags , on 31/12/2012 by Karakök

 

Devletin güvenlik güçlerince sevdikleri kaybedilen anne-babalar, kardeşler, eşler, çocuklar inatla, ısrarla her cumartesi Galatasaray Meydanı’ndalar.

Onların sofralarında kaybedilenleri için her zaman bir tabak oldu.

Onlar ne anneler gününü kutladılar, ne de bayramlara sevinebildiler…

31 Aralık’ta sokaklardan insanlar sevdiklerinin yeni yıllarını kutlamak için akıp gidecek. Cumartesi Anneleri ve Cumartesi İnsanları yeni yıl arifesinde, sevdiklerine söyleyemedikleri en güzel sözleri ve kayıp yıllarını anlatacaklar.

Sizi de, mumlarınızla “Benim Annem Cumartesi” ezgisini Bandista ve kayıp yakınlarıyla birlikte söylemeye çağırıyoruz.

 

İnsan Hakları Derneği

İstanbul Şubesi

Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon

 

TARİH: 31 Aralık 2012

SAAT  : 18.00

YER     : GALATASARAY MEYDANI


LAMBDAISTANBUL, Ray Performans Dayanismasiyla!!

Posted in Haberler with tags , on 30/12/2012 by Karakök

Post image for LAMBDAİSTANBUL, Ray Performans Dayanışmasıyla!!


http://www.lambdaistanbul.org/s/etkinlik/lambdaistanbul-ray-performans-dayanismasiyla/

PENCERE

“Merhaba!!

Ray Performans Kolektifi (www.rayperform.com) ilk oyunu ‘Pencere’ ile karsinizda. ‘Pencere’, hakkinda neredeyse her gun yeni bir haberin okundugu, buna ragmen surekli uzeri ortulmeye calisilan, maruz kalanin suclu bulundugu, faillerin korundugu cocuk cinsel istismari sorununu, cocugun gozunden anlatmayi deniyor.

Ayse Bayramoglu‘nun yazdigi ‘Pencere’yi Dogu Yasar Akal yonetiyor, Lara Aysal ve Sedat Can Guvenc oynuyor.

Tarih: 9 Ocak 2013, Carsa mba

Saat: 20:30

Yer: ITU Macka Isletme Fakultesi Tiyatro Salonu, Macka/Istanbul.

Rezervasyon: 0 533 768 46 03

0 506 291 60 85

Ulasim icin;

1-Sisli’den:30A No’lu I.E.T.T otobusune binebilirsiniz.
2-Taksim’den Taskisla’ya inip oradan teleferige binebilirsiniz.
3-BesIktas’tan Akaretler yokusundan (Suleyman Seba Cd.) yuruyebilir veya 30M No’lu I.E.T.T otobusune ya da BesIktas – Harbiye dolmuslarina binebilirsiniz.

Lambdaistanbul LGBTT Dayanisma Dernegi

Tel: +90 (0) 212 245 70 68
Buyukparmakkapi, Tel Sokak, No: 2 Kat: 1
Beyoglu – Istanbul
www.lambdaistanbul.org
lambda@lambdaistanbul.org

__._,_.___

ÖLMEYI VE ÖLDÜRMEYI REDDETMEK

Posted in Haberler with tags on 30/12/2012 by Karakök

Ölmeyi ve Öldürmeyi Reddetmek

Aralık 2012 Güncellemesi  www.refusingtokill.net

Manning’e Özgürlük, Assange’ın iadesine hayır, Kamu yararı için muhbirlik suç değil ihtiyaçtır

Bradley Manning, genç, eşcinsel bir ABD askeri, Wikileaks’e savaş suçlarına delil olan belgeleri sızdırmakla suçlanıyor ve ömür boyu hapis ihtimaliyle karşı karşıya. Bu belgelerin arasında bir Amerikan helikopter ekibinin aralarında iki gazeteci bulunan 12 Iraklı sivili öldürmesi ve iki küçük çocuğu ağır yaralamasını gösteren iki video da var. Manning, Nobel ödülü almış iki kişi dahil dünya çapında büyük bir destekleyici kitlesi olmasına rağmen 900 günü aşkın bir süredir hapiste.

Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın ilticası, konsolosluğuna sığındığı Ekvador tarafından tanındı ve Assange hala Ekvador’un Londra Konsolosluğu’nda kalıyor. İsveç, Assange’ın iadesini onu tecavüz iddiaları hakkında sorgulamak için istediğini iddia ediyor. Ona karşı hiçbir suçlama getirilmedi ve Assange, İsveç’in onu Amerika’ya teslim edeceğinden ve Amerika’nın onu suçlarını bütün dünyaya açıkladığı için cezalandıracağından korkuyor.

Bu bilgiler dünya çapında demokrasi yanlısı başkaldırılara destek sağladı….ve Obama iktidarının Amerikan askerlerini geri çekmesine yol açtıBirgitta Jonsdottir, Bradley’i Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiş olan İzlanda milletvekili.

Son haberlerGuardianokumak.

TECAVÜZE KARŞI KADINLARdiyor ki “Assange’ın cinsel şiddet suçu işleyip işlememiş oluşundan bağımsız olarak, biz onun bu sebepten iadesinin istendiğine inanmıyoruz… Kadınların öfkesi ve siniri, politikacılar tarafından kullanılıyor.”
 

Destekçilerin konsolosluk dışında tuttuğu sessiz nöbet, polisin Londra’daki Ekvator Konsolosluğu’nu basmamış olmasında kilit bir rol oynadı.

Wikileaks soruşturmasını yürüten Amerikan Adalet Bakanlığı’nın ilgili birimi, Twitter’dan Birgitta Jónsdóttir’in kayıtlarının iade edilmesini istiyor.

 

Dünya’nın birçok ülkesinde Bradley Manning’e destek amaçlı yüzlerce eylem gerçekleştirildi. Defalarca ertelenen mahkemesi 4 Şubat 2013’te başlayacak.

Amerikan Hapishane Hareketi hücre hapsini protesto ediyor

Kolombiya ve Türkiye’de ülke çapında açlık grevleri

Terry Williams infazını bekliyor.

PhiladelphiaTerry “Butter” Williams, 18 yaşında işlediği bir suçtan dolayı 3 Ekim’de idam edilecekti. Mumia Abu Jamal’a göre, Terry, “13 yaşından beri, öldürdüğü adam tarafindan defalarca ve şiddetli bir şekilde tecavüze ugramişti”. “Savcılık, idam cezasının iptal edilmesine yol açabilecek bazı delilleri avukatlarından sakladı. Cezası, planlanan idamından yedi gün önce iptal edildi.” “Butter’a bazı yetişkinler tarafından olayın peşini bırakması ve yapabileceği hiçbir şey olmadığı söylenmişti.” “Gençlere bunun asla söylenmemesi gerekir, çünkü ne kadar isteseler de olayın peşini bırakmak onlar için imkansızdır.”

Eski Kara Panterler üyesi Russel Maroon Shoats 30 yıldır hücre hapsinde.

 

Kızı Theresa serbest bırakılması için bir kampanya sürdürüyor.

Ağustos’ta Kolombiya’nın 21 hapishanesinde 2000’i kadın 11.000’den fazla mahkum açlık grevine başladı. Devletten talepleri: Mahkumların da temsil edildiği bir ulusal danışma bürosu yaratılması nstall Mahkumların ailelerine yakın yerlerde tutulmaları Cezaların yüzde 20 azaltılması ve ev hapsi gibi alternatiflerin artırılması Suçluların Amerika’ya iadelerinin azaltılması Sağlık, hijyen ve hapishanelerin kapasite üzerinde tutulması meselelerinin çözülmesi. Su ve yemeğin miktarı aşırı derecede yetersiz ve çok düşük kalitede. İşkence ve şiddet içeren fiziksel saldırılar, özellikle Kolombiya’nın 10.000 siyasi suçlusuna karşı çok yaygın.

 

Türkiye’de binlerce Kürt mahkum Eylül’de iki ay boyunca açlık grevindeydi. Talepleri, Kürt dilinin okullarda ve mahkemelerde kullanılması ve 1999 yılından beri hücre hapsinde tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasıydı. Abdullah Öcalan’In isteği doğrultusunda, kimse ölmeden açlık grevine son verildi.

 

80 bini aşkın mahkum, günde yirmi dört saat ve haftada yedi gün ışığın açık tutulduğu küçük Guantanamolar’da hapis tutuluyor ve dış dünyayla tek bağlantıları yemeğin uzatıldığı kapılardaki küçük delikler. Amerika’nın çeşitli yerlerinde açlık grevleri ve protestolar hapishanelerdeki koşulları göz önüne getirdi ve mahkumlar Temmuz 2013’te bir hapishane grevine hazırlanıyor. 13 Eylül’de Philadelphia’da hücre hapsinin etkileri hakkında bir duruşma gerçekleştirildi. Bu duruşmaya on iki milletvekili geldi ve aktivistlerin, hücre hapsinde tutulmuş insanların ve mahkum ailelerinin ifadeleri dinlendi. Şu anda hücre hapsi birimlerini kapatmanın konuşulduğu altı eyalet var.

 


Filistinli mahkümlar İsrail’in aparteid rejimine kafa tutuyor.

 

Hasan’ın annesı oğlunun özgürlüğü için aralıksız kampanya yürütüyor.

23 Eylül’de Hassan Safadi, 29 Ekim’de özgürlüğünü kazandıktan sonra İsrail hapishanelerinde yaptığı ikinci açlık grevini sonlandırdı. Mayıs’ta gözaltından sonra serbest bırakılma vaadiyle biten toplu açlık grevine katıldı. Bu vaat yerine getirilmeyince, Hassan ve diğerleri açlık grevine devam etti. Hassan şu anda serbest.

Kendi sözleriyle “Mahkumların mücadelesi bitmedi. Samer Al-Issawi ve Ayman Sharawna keyfi gözaltı uygulmalarına karşı açlık grevlerine devam ediyor ve mahkumlar hapislerde çürümeye devam ediyor. Tıbbi ihmal, fiziksel saldırılar haklarımızın ihlalleri devam ediyor ve aşağılamalar sürüyor.


28 Eylül’de Londra’da asılmış ve Filistin’de çocuk mahkumların koşullarını protesto eden bir afiş.


Londra, 9 Eylül, “Innovative Minds” ve Müslüman İnsan Hakları Komisyonu tarafından düzenlenmiş, açlık grevindeki Filistinlilere destek amaçlı bir protesto.
Yaniv Mazor geçen Haziran ayında İsrail ordusunda vicdani retçi olma suçundan 20 gün hapiste tutuldu. Filistin idaresinin gozaltına alınmış üyeleri ile dayanışma olarak açlık grevine başladı.  
Ordu üniformasını giymeyi reddedince hücre hapsine konuldu ve kimseyle görüşmesine izin verilmedi. “Bilgim arttıkça, orduda asla görev alamayacağımı daha da acik bir şekilde görüyorum.
Ağır Engelliye Hapiste İşkence

Kimberley Rivera gözaltında

Hayati tehlikeye yol açan ağır bir hastalığı olan Daniel Roque Hall’a, yatacağı hapishane Daniel’in sağlık ihtiyaçlarını karşılayabileceğini söyledikten sonra üç yıl hapis cezası verildi, ancak bu bir yalandı. Bu ihmalleri neredeyse Daniel’in hayatına mal oluyordu. Daniel şu anda hastanede. Ailesi ve destekçileri cezasını evde çekmesi için bir kampanya yürütüyor. Burada buna destek olmak için imza atabilirsiniz. ABD’li retçi: 2007’de, asker olarak Irak’a dönmeyi reddettikten sonra Kanada’ya kaçtı, ancak orada kalmasına izin verilmedi, ve Eylül’de Amerika’ya döndüğünde tutuklandı. Dört çocuğu, şu an kocası ve onun ailesiyle beraber sefalet içinde yaşıyor.  

Kimberley Rivera iki ila beş yıl hapis tehlikesiyle karşı karşıya.

İnan Süver: tekrar tutuklanıp bırakıldı.

Halil Sevda Barış için yürüyor.

2011’de İnan askerliği reddetme suçundan hapse girdi fakat ruh sağlığındaki kötüleşen durum sebebiyle hastaneye yatırıldı. Hastaneden kaçtı ve 12 Eylül’de, bu suçundan dolayı beş ay hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste bulunması ruh sağlığını daha da kötüleştireceğinden dolayı bu duruma karşı uluslararası bir tepki oldu ve bunun sonucunda İnan serbest bırakıldı. Türk otoritelerinin vicdani ret hakkını tanıması şarttır. 1 Eylül’den 21 Ekim’e Halil, Türkiye’de 1300 kilometre boyunca “geçtiği her şehirde insan hakkı ihlallerini göstermek için” yürüdü. O, Kürt bir vicdani retçi ve defalarca Türk ordusunda bulunmayı reddettiği ve 2012’de İsrailli vicdani retçilere destek olduğu için hapse girdi. Uluslararası bir kampanyadan sonra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’nin vicdani ret hakkını kısıtladığına dair bir karar aldı ki aynı karar o yıl vicdani retçi Mehmet Tarhan için de verilmişti.
STOP PRESS: Kusha Bahrami davasını kazanıyor. İranlı vicdani retçi Kusha Bahrami Yunanistan’da kalma
hakkını kazandı! 2007’de orduda görev almayı reddettikten sonra İran’dan kaçtı ve sonra aylarca Türkiye ve Yunanistan’da mülteci olarak gözaltında tutuldu.

Payday Erkekler ağı Küresel Kadın Grevi ile çalışıyor

payday@paydaynet.org   www.refusingtokill.net        
US: PO Box 11795 Philadelphia, PA 19101 / 215 848 1120  

UK: PO Box 287 London NW6 2QU  +44 (20) 7267 8698

Elimi tut Oğul! Roboski şuracıkta

Posted in Haberler with tags on 30/12/2012 by Karakök

Elimi tut Oğul! Roboski şuracıkta

Bizim falımızda oğul, kaçak çay çok demlenir, kan gibi. Tavşankanı değil, insan kanı.

Bir dağ başında, bir gedikte çevirirler yolumuzu… Ceset ceset dizilir gencecik bedenlerimiz.

Bizi vurana madalya verilir oğul!

Elma yağdırır gibi, bomba yağdırırlar üstümüze… Birileri kahraman olur devlet tutanaklarında, bize de “terörist” demek için bin bir bahane hazırlanır.

Oğul! Çocukken ölürüz biz. Büyümemize fırsat vermezler.

Ve benzin kokar dağ-bayır, biz ölürken.

Katırlarımız diri, diri yakılır.

Ve onlar dev sahnelerde, alkışlar eşliğinde olmayan kahramanlıklarını anlatırlar.

Oysa sizin vurulduğunuz dağ başlarından ancak savaş uçaklarıyla geçmişlerdir.

“Defalarca öldürülür insan bu topraklarda. Kervanların yükü cenaze…

Gül, ölümle tartılır.”

Elimi tut oğul! Roboski şuracıkta.

Falımıza otuz dört ölüm çıkar. Otuz dört dua. Otuz dört ana, sevgili, arkadaş… Babaların ise altın dişi düşer, diş kökünde oluk oluk kan.

Çıktığımız yol, kaçak.

Yoksulluk iflahımızı keser.

Fincanın içi kapkara, dibi yorgun, ıslak dem tohumu…

Billahi de yolumuz kesilir, tallahi de yolumuz kesilir. Yarı yolda kalırız. Yarı yolda bırakırız sevdiklerimizi.

Aksanımız kadar ağır bombaların altında kalır hayallerimiz, bir gediği aşmasına olanak vermeyeceklerdir.

Korkarım ki anılara kalırız.

Bıçak gibi keserler hayatımızı, damarlarımızı koparırlar.

Dedim ya yolumuz kesilir hem de yaşlı dünyanın gözleri önünde. Çocukluğumuza acımadan, kara aksanımıza düşmanca.

Çeyizlik battaniyelere sarılır donmuş bedenlerimiz. Parçalarımız kervan yükü, parçalarımız traktör yükü…

Yaşlı dünyanın, modern gözü önünde taşınırız sıra sıra…

Yasımızı tutmaya, yasak konulur.

Çünkü kimliğimize “alt” demiş “üst”tekiler.

Elimi tut oğul! Kervan kalkıyor. Yıl olmuş sizi toprağa verişimiz. Yıl olmuş sizinle aynı mezara konuluşumuz.

Bıyığımız buz tutar, nefesimizde derin soluklar.

Falımızda, yine yalan üstüne yalan. Üstümüzü örtmeye çalışıyor bu falcılar.

Diyarbakırlı Ermeniler ses veriyor

Posted in Haberler with tags on 30/12/2012 by Karakök

Dünyanın dört bir yanına dağılmış Diyarbakırlı Ermenilerin hikâyeleri kitap oldu. Hrant Dink Vakfı’nın 2012 içinde gerçekleştirdiği sözlü tarih çalışmasının ürünü olan ‘Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuyor’, ‘Sessizliğin Sesi’ serisinin ikinci kitabı olarak yayımlandı. Kitapta, çeşitli ülkelerde yaşayan Ermenilerin yanı sıra, Diyarbakır’da yaşayan Müslümanlaşmış ve kimliğine geri dönmeye çalışan insanların hikâyeleri de yer alıyor.

 

EMRE ERTANİ
emreertani@agos.com.tr

Diyarbakır son dönemlerde Türkiye gündemine neredeyse yalnızca Kürt sorunu ile geliyor. Şehrin tarihine, kültürel yapısına dair herhangi bir konu gündemde yer bulamıyor. Hrant Dink Vakfı’nın geçen yıl Kasım ayında düzenlediği ‘Diyarbakır ve Çevresi Toplumsal ve Ekonomik Tarihi’ başlıklı konferans ile şehrin üzeri örtülen tarihi gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştı. Vakıf, Türkiyeli Ermenilerin siyasi ve kültürel belleğinin izlerini sürdüğü sözlü tarih çalışmaları kapsamında, 2011’de yayımladığı ‘Sessizliğin Sesi: Türkiyeli Ermeniler Konuşuyor’ adlı kitabın ardından bu yıl da ‘Sessizliğin Sesi II: Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuyor’ kitabını yayımlandı.

Kitabı bu haftadan itibaren
Hrant Dink Vakfı ve
İstanbul’daki Beyaz Adam
kitabevlerinden;
8 Ocak’tan itibaren ise
tüm kitapçılardan edinebilirsiniz.

Diyarbakırlı Ermenilerin izlerini süren çalışma kapsamında, İstanbul, Diyarbakır, Lübnan, ABD, Kanada ve Ermenistan’dan toplam 81 kişiyle yapılan görüşmelerden 16’sı kitapta yer alıyor. 41 kadın ve 40 erkekle yapılan görüşmeler arasında Ermeni kimliğiyle yaşayanlar da var, Müslümanlaştıktan sonra Ermeni kimliğine dönen ya da dönmeye çalışanlar veya kendini hem Müslüman hem de Ermeni olarak tanımlayanlar da… Kitapta yer alan görüşmelerden altısı, halen Diyarbakır’da yaşayan, aileleri 1915 ve sonrasında Müslümanlaştıktan sonra Ermeni kimliğine dönen ya da dönmeye çalışan kişiler; beşi ise, İstanbul’da Ermeni kimliğiyle yaşıyor. Geriye kalanların ikisi Lübnan’da, biri Yerevan’da, biri Los Angeles’ta, biri New York’ta, biri de Toronto’da yaşıyor. Türkiye dışından görüşülen kişilerin bir kısmı Diyarbakır’da doğup büyüdükten sonra yurtdışına gitmiş; bazılarının ise aileleri Diyarbakırlı olup, kendileri yurtdışında doğup büyümüş.    Okumaya devam et

ODTÜ’de devrimin ayak sesleri…

Posted in Haberler with tags on 30/12/2012 by Karakök

ODTÜ’de devrimin ayak sesleri…

ODTÜ krizi devam ederken, kendimi bir an haber sitelerinin akışına bıraktım.

Ankara olağanüstü bir gün geçiriyor.

Amerikalı gazeteci John Reed’in Dünyayı Sarsan On Gün’de anlattığı 1917
Sovyet Devrimi günlerini hatırlatıyor.

Bütün Türkiye’nin kalbi, devrimin lokomotifliğini üstlenen ODTÜ’de atıyor.

» Saat 13:00 “ODTÜ ayakta AKP’ye direniyor” pankartı açarak hazırlık
sınıfının önünde toplanan beş bin öğrenci devrim stadyumuna yürüdü.

Öğrenciler, “Faşizme karşı omuz omuza, ODTÜ yürüyor gelenek sürüyor, AKP
defol üniversiteler bizimdir, YÖK kalkacak polis gidecek üniversitelerimiz
gülecek” sloganları attı.

ODTÜ’nün öğrencileri şehir dışında ve Ankara’daki diğer üniversitelerden çok
sayıda öğrenci destek için geldi.

CHP’li Muharrem İnce de destek için yürüyüşe katıldı.

» Saat 13:05 Başta Hacettepe olmak üzere Ege, Kocaeli ve Kırıkkale
Üniversitelerinden gelen öğrencileri güvenlik görevlileri engellemeye
çalıştı.

Öğrenciler “Her yer ODTÜ, her yer direniş” sloganlarıyla güvenlik
görevlilerini geçerek ODTÜ yerleşkesine girdiler.

» Saat 13:10 İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Eyüp Özveren
öğrencilerden “Demokratik haklarınıza saygılıyız ama ODTÜ önemli bir
dönemeçte, siz de bu özveriyi gösterin ve lütfen içeri girmeyin” dedi.

Öğrenciler ise “Bütün üniversitelere saldırı var üniversitelerin
piyasalaştırılması sürecinden geçiyoruz meşalenin yakıldığı yer ODTÜ
olabilir ama bu bütün üniversitelerin sorunudur” diyerek ODTÜ’ye girdiler.

» Saat 13:40 Bütün üniversiteler adeta olimpiyat törenlerindeki yürüyüşlerde
olduğu gibi ellerinde üniversitelerin isimlerinin yer aldığı pankartlarıyla
geçit töreni yaptılar.

Öğrencilerin taşıdığı pankartlarda Kırıkkale, Selçuk, Düzce, Bülent Ecevit,
Sakarya, Akdeniz, Gazi M. Akif Ersoy, Trakya, Abant İzzet Baysal, Ege,
Çukurova, Mersin, Kocaeli, Hatay Mustafa Kemal Üniversitelerinin isimleri
yer aldı.

» Saat 13:50 Öğrenciler Devrim Stadı’nda biraraya gelerek “ODTÜ ayakta”
yazısını oluşturdular. Sonrasında stadın tribünlerine koşan öğrenciler
yapılacak konuşmaları beklemeye başladı.

» Saat 14:30 Öğrenciler stadın tribünlerini tamamen doldurdular.
Konuşmaların ardından çalınan şarkıları hep bir ağızdan söylediler. (Kaynak:
Hürriyet)

Kendimi bu akışa daha fazla bırakamadım; zira bu gelen sesleri pek de
devrimin ayak seslerine benzetemedim. Olsa olsa öğrencilerin “heyecanlı
direnişi” diyelim.

Gürültünün çoğunu ODTÜ’ye üşüşen siyaset ve kalem erbabı çıkarıyor.

İktidar “tek sesli üniversite” dayatırken, CHP de “eski günler”de olduğu
gibi üniversitelerden siyasi kaos çıkarma peşinde.

Üniversiteler siyasal olayların dışında tutulmak isteniyorsa yapılması
gereken belli; Başbakan Erdoğan, öğrencileri ve öğretim görevlilerini
kamplaştıracak bu suçlayıcı ve dışlayıcı üslubundan vazgeçmelidir.

***

MİT’in yanıtlamadığı Uludere sorusu

Uludere faciasının yıldönümü vesilesiyle bu soruyu tekrar sorma zorunluluğu
doğdu. Uludere istihbaratının nereden ve kimden geldiği hâlâ tartışma
konusu. Olayın hemen ertesi günü istihbaratın MİT’ten geldiği bilgileri
basına yansıdı. MİT iddiayı doğrulamadı. Ancak olaydan sekiz gün önce
aralarında Bahoz Erdal’ın da bulunduğu 50 kişilik bir PKK’lı grubun Ortasu
Köyü (Roboski) üzerinden sızarak saldırı gerçekleştireceği istihbaratını
geçtiğini kabul etti. Erdoğan da bir gün sonra 21 Aralık 2011 tarihli MİT
istihbaratını doğrulayarak bombardıman öncesi Heronların bu istihbarata
dayanarak uçuş yaptığını açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı da istihbaratla
ilgili olarak “Milli kaynaklar” diyerek, MİT adresini verdi. 21 Aralık 2011
tarihli MİT’e ait bilgi notunda istihbaratın kaynağı “çoğunlukla güvenilir
nitelikte ve haber elemanı” olarak yer aldı.

03.02.2012 tarihli Taraf’ta sözkonusu MİT’in kaynak olarak gösterdiği “haber
elemanı”nın PKK tarafından, örgütün Kuzey Irak’taki Metina Dağı’ndaki bir
kampta, olayın üzerinden yaklaşık 20 gün geçtikten sonra “Türk
istihbaratıyla ilişkisi” ve “Uludere istihbaratını verdiği” gerekçesiyle
sorgulanıp öldürüldüğünü haberleştirdim.
(http://www.taraf.com.tr/kurtulus-tayiz/makale-istihbarati-veren-muhbire-inf
az.htm)

Bu iddianın kaynağı, Musa Yusuf ile birlikte PKK’nın kaçırıp sorguladığı iki
kişinin Irak Kürdistan Bölgesi’nde güvenlik güçlerine gözaltında verdikleri
ifadeye dayanıyor. Ayrıca bu kişiler, Musa Yusuf’un ailesine de aynı
bilgileri aktarmış.

MİT bu konuda sessizliğini hâlâ koruyor. Fakat bir kez daha soralım: 21
Aralık 2011 tarihli MİT’in geçtiği bilgi notundaki “güvenilir haber
elemanı”nı PKK mı infaz etti?

Kurtuluş Tayiz

http://www.taraf.com.tr/kurtulus-tayiz/makale-odtu-de-devrimin-ayak-sesleri.
htm