‘Ne Çektin Be Türkiye’

HALİL SAVDA
halilsavda@gmail.com
Şiir okuduğu için mahkum olan ve cezaevinde yatan Başbakan’ın hükümetinden eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin “İnsanlar terörü şiire saklıyor, şiir yazarak terör yapıyorlar” dedi.
Dün Başbakan değilken şiir okuduğu için hapse giren Erdoğan iktidar olunca aynı yasal mevzuatı korudu.
Bugün başında olduğu devlet, barış aktivistleri ve aydınları şiirler okudukları ve eleştirel yazılar yazdıkları için hapse atıyor!
Türkiye’de düşüncelerini ifade ettiği için Başbakanlarda hapse girdi, muhalefet liderleri de hapse mahkum edildi. Barış savunucuları da, aydınlar da hapsedildi, cezalandırıldı.
Türkiye bu nedenle defalarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) mahkum oldu!
İktidarlar güçlerini ilk olarak düşünceleri yasaklamak üzerinden gösterdiler.
Türkiye şiir yazanı da parmaklıklar arkasına gönderdi, şiir okuyanı da. İktidardaki partinin, kişinin ismi değişse de bu alışkanlık olduğu gibi kaldı!
Bu günlerde dördüncü yargı paketi tartışılıyor.
Paket Türkiye’nin önemli ihtiyaçlarından olan düşünce ve ifade özgürlüğüne yanıt olacak umudu doğurmuştu. Ne var ki taslak açıklandığında hiçte böyle olmadığını gördük. Uluslararası af örgütü 27 Martı 2013 tarihinde bir rapor yayımladı: “Türkiye: İfade özgürlüğünün tam zamanı” ismi ile yayımlanan rapor dördüncü yargı paketi taslağındaki açmazlara dikkat çekiyor ve yapılması gerekeni anlatıyor.
Raporda, “Türkiye’de ifade özgürlüğü saldırı altında” tespitinden sonra hükümete şu çağrı yapılıyor: “Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi: Türk milletini aşağılama, 318. Maddesi: Halkı askerlikten soğutma, 215. maddesi: Suçu ve suçluyu övme, 125. maddesi: Hakaret, 220(6) maddesi: örgüt adına suç işleme ile terörle mücadele kanunu’nun (TMK) 6/2 maddesi: Terör örgütlerinin açıklama ve bildirilerini basma ve yayınlama” maddelerini kaldırın!
Af örgütü direktörlerinden Murat Çelik: “bu, barışçıl ve demokratik Türkiye için gerekli bir adımdır” diyor.
İfade özgürlüğünün olmadığı bir Türkiye’de barış, özgürlük ve demokrasi olmaz! Olmaz çünkü, barış anneleri inisiyatifi üyesi 62 yaşındaki Sultan Acıbuca 2010 yılında “Türkler ile Kürtler birbirinden kız alıp verdiler, kardeş olunsun, barış olunsun” dediği için altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir ülkede eğer barışı savunmak suçsa ve özgür tartışmanın önü kapatılmışsa o ülkede barış olmaz!
Bugün Başbakan dahil herkes her gün Sultan Acıbuca’nın cezalandırılan görüşlerini söylüyor. Dün konjöktör başkayken hapsedilen görüşler bugün konjöktör değişince aksini ifade etmek neredeyse suç sayılacak, yargılanma ve hapse atılma nedeni olacak!
Af örgütü merkezinden Andrew Gardner cezalandırılan kişilerin devleti ve iktidarı eleştirenler olduğu tespitini yaptıktan sonra “Türkiye yetkilileri eleştiriyi kabul etmeli ve ifade özgürlüğü hakkına saygı duymalı” diyor.
Bir söz şiddet içermiyorsa ve şiddeti teşvik etmiyorsa cezalandırmak insan haklarının hiçbir standardına uymuyor. Hepimiz her hangi bir görüşümüz nedeniyle terör suçlusu ilan edilebildiğimiz bir Türkiye özgür ve demokratik olamaz.
Türkiye 4. yargı paketi ile yakaladığı bu şansı kaçırmamalıdır.
Sağlıklı ve barışçıl bir toplum özgür tartışıldığı oranda mümkün!
Uluslararası Af Örgütü “Ne Çektin Be Türkiye” ismi ile özgürlük önündeki kanunların kaldırılması ve bütün görüşlerin özgür konuştuğu bir Türkiye için http://www.buyasaylaolmaz.org isimli site üzerinden bir imza kampanyası başlattı!
“… Artık yetti. Şimdi ne düşünüyorsan söylemenin, şimdi ifade özgürlüğünün tam zamanı!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: