Günümüzde Demokrasi, Anarşizm ve Radikal Politika

Jacques Ranciére ile Bir Söyleşi* – TODD MAY, BENJAMIN NOYS & SAUL NEWMAN
 
Todd May: La Mésentente da,1 demokrasinin kurumsallaştırılamayacağını öne sürüyorsunuz. Bunun ne anlama geldiğini ve niçin kurumsallaştırılamayacağını düşündüğünüzü açıklayabilir misiniz?

Ben demokrasinin asla bir anayasal formlar sistemiyle özdeşleştirilemeyeceğinden bahsediyorum. Demokratik düşünce ve pratikler elbette anaya­sal formlara ve kamusal yaşam tarzlarına ilham kaynağı olup onlara hayat verebilir. Fakat bunlar demokrasiyi hiçbir şekilde somutlaştıramaz çünkü demos (halk) doğrudan iki yönlüdür. Bir taraftan,demos, iktidarın meşrulu­ğunun kaynağı olan kolektiftir. Bu anlamda, “demokrasi”, halkın iktidarını metinler, kurumlar ve kurumsal pratikler içerisinde hayata geçiren formlar sistemini düzenler. Hükümdarın (monarch) ya da “üst sınıfın’ (aristokrasi) egemenliğine benzeyen bir egemenlik tayin eder. Fakat demos egemenlik fik­rini, bizzat bulundukları konum adına hüküm sürmekle yükümlü olan kral, üst sınıf, âlimler veya rahipler gibi belirli konumlara bağlayan ilkeyi zayıflatan öznedir aynı zamanda. Halk, kendi payına bu konumların gıyabında hüküm sürer. Bu, arche ilkesidir: emredenler, onlara emretme hakkını veren ilkeyi elinde bulunduranlardır.2 Halk iktidarının kendisi ilkece anarşiktir çünkü halkın iktidarı herhangi birinin, iktidara sahip olma yetkisi olmayan­ların iktidarının olumlanmasıdır. Dolayısıyla, hâkimiyetin nihai gayrimeşruluğunun olumlanmasıdır. Böyle bir iktidar hiçbir zaman kurumsallaştırılamaz. Diğer taraftan, pratiğe geçirilebilir, siyasal kolektifler tarafından yürürlüğe koyulabilir. Fakat siyasal kolektifler tam da, halk adına icra edilen küçük oligarşiler iktidarı olan resmi kamusal sahnede yasal otoritenin öte­sine geçerek eylemde bulunmaktadırlar. Demokratik eylem, anayasal düzen içinde temsil edilen basit seçmen vatandaş figürünün tamamlayıcısı olan öznelerin müdahalede bulunmasına olanak tanır; bu özneler yürütme ve temsil yetkisi alanlarından başka alanlara (sokak, işyeri, okul vb) müdahale eder, başka seslerin ve başka nesnelerin önünü açarlar. Dolayısıyla, “halk iktidarı’’nın kurumsal bir kaydı gerçekten söz konusudur, fakat bunun ışı­ğında, kamusal alanın kısıtlanması ve özelleştirilmesinden ibaret olan devlet mantığı ile onun aksine bu iktidarı kendine has eylem biçimleri aracılığıyla genişletmeyi amaçlayan demokratik siyasal mantık arasında bir karşıtlık da söz konusudur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: