Eylül, 2013 için arşiv

*GEZİ DİRENİŞİNE YÖNELİK POLİS ŞİDDETİ YALNIZCA İNSANLARI ÖLDÜRMEDİ, BU KEZ ÖLDÜRÜLEN DİĞER HAYVANLAR İÇİN SOKAKTAYIZ!*

Posted in Haberler with tags , on 27/09/2013 by Karakök

bu ctesi 16:00’daki kuzey ormanları eylemini takiben 18:00’de de gezi parkı
direnişi sırasında polis şiddeti sebebiyle kaybedilen *tüm
canlıların*anılacağı bir eylem olacak gezi parkı merdivenlerinde.
oraya da bekleriz.

—————————–

*Yer:* Gezi Parkı merdivenleri
*Tarih:* 28.09.2013, Cumartesi
*Saat:* 18:00

<http://1.bp.blogspot.com/-yt_TS4oYb2k/UkENJVN7BhI/AAAAAAAAD-0/qllSzI_xER0/s1600/1240000_622283317822074_1809234637_n.jpg>

Gezi direnişi sırasında devlet, 6 kardeşimizi aramızdan söküp aldı, fakat
devlet terörünün tek kurbanı onlar olmadı. Hepimizin üzerinde, silah olarak
kullanılan kimyasal biber gazları ve şiddet uygulamaları sesimizi kısmaya,
meşru taleplerimizi farklı yerlere çekmeye çalışarak bizi tehdit etmeye de
devam ederken başka canlıların da yaşamlarına mal oldu.

Bu süreç içerisinde kaç insanın katledildiğini, yaralandığını, gözünü
kaybettiğini kendi iletişim araçlarımızla duyurmaya çalıştık, protestolar
süresince polis şiddetinden kaynaklanan hak ihlallerini teşhir etmek ve
bunlarla mücadele etmek için omuz omuza durduk, elimizden geleni yaptık.
Ancak bir de hiçbir şeyden haberi olmayan, bir anda kendisini kaos
ortamının içinde bulan hayvanlar vardı ki hayvanlara duyarlı kesim dışında
kimse onlardan haberdar olmadı, olsa da kimse bir şeyler yapmaya gerek
duymadı. Bu süreçte kaç hayvanın katledildiğini bilmiyoruz hatta tahmin
bile edemiyoruz çünkü hayvanlar bu gibi olaylarda ilk gözden
çıkarılanlardan oldu hep.

Gezi protestolarında katledilen tüm canlıları insan-hayvan demeden anmak ve
kendi vatandaşına, insana, hayvana, doğaya yaşamı zindan eden Türkiye
Cumhuriyeti devleti ve AKP hükûmeti hakkındaki, Uluslararası Hayvan Hakları
Mahkemesi’ne şikâyetimizi duyurmak için sizi de basın açıklamamıza davet
ediyoruz.

Dayanışma ile,
*Yeryüzüne Özgürlük Derneği*

*NOT:* Basın açıklamasına birlikte yaşadığınız hayvanlarla *LÜTFEN gelmeyin*

Kaos GL Derneği Çalışma ve Mücadele Alanları

Posted in Haberler with tags on 27/09/2013 by Karakök

Kaos GL Derneğinin yirminci yıla girme vesilesiyle çağrıda bulunduğu yeni dönem çalışma ve mücadele alanları şu program ve gruplardan oluşuyor:

İnsan Hakları Programı ve Çalışma Grubu,
Medya-İletişim Programı ve Çalışma Grubu,
Akademi Çalışmalar Grubu,
Homofobi Karşıtı Ağ,
Feminist Çalışma Grubu,
Bölgesel Ağ Çalışma Grubu,
Eğitim Çalışma Grubu,
Sendikal Çalışma Grubu,
Avukat Ağı,
Homofobi Karşıtı Ruh Sağlığı Çalışma Grubu,
Sosyal Hizmet Çalışma Grubu,
Sağlık Çalışma Grubu,
Kent ve Barınma Hakkı Çalışma Grubu.

<image002.jpg>

Kaos GL Derneği ayrıca “Eylem Programı” kapsamında “Kaos Sokak’ta” çalışmalarıyla LGBT’lerin görünürlüğünü arttırmayı ve toplumsal muhalefetle dayanışmayı hedefliyor.

Kaos GL Derneği Çalışma ve Mücadele Alanları

http://www.kaosgldernegi.org/belge.php?id=calisma
<Kaos GL Örgütlenme Alanları.doc>

KÜRT KRALLLIĞI İÇİN Mİ HALEPÇELERDE ÖLDÜLER?!

Posted in Haberler with tags on 27/09/2013 by Karakök

            Mahmut ALINAK (alinakmahmut@hotmail.com)


            Gazeteler geçenlerde Mesut Barzani ile Celal Talabani’nin İstanbul’daki mülklerini sıralayınca, Halepçe’de soykırıma uğratılan Kürtler geldi gözümün önüne.

            Takvim yaprakları 16 Mart 1988 gününü gösterirken, Irak diktatörü Saddam Hüseyin’in emriyle havalanan savaş uçakları Güney Kürdistan’ın Halepçe kasabasına gaz bombaları yağdırıyordu. Bombardımanda beş bini aşkın insan yanarak ölmüş, yedi bin kadarı da yaralanmıştı. Halepçe bir ceset denizine dönmüştü o gün. Göğsüne sımsıkı bastırdığı ölmüş bebeğinin üstüne kapanan zavallı bir babanın objektifte donup kalan cansız görüntüsü yıllar boyu katliamın tanığı ve simgesi haline gelmişti.

            Vahşetin Güney Kürdistan’da kol gezdiği o korkunç günlerde Süleyman Demirel Meclis kürsüsünde ıvır zıvır bir konuşma yapıyordu. Bense henüz çaylak bir milletvekiliydim. Ayağa fırlayıp, “Halepçe’de beş bin insan katledildi,”diye ürkekçe bağırmıştım. Süleyman Demirel, “Burada ciddi şeyler konuşuyoruz,”diyerek beni azarlayıp susturmuştu. ANAP ve DYP milletvekilleri de, “Sus, otur yerine, terbiyesiz herif!”diye üstüme gelince neye uğradığımı şaşırıp oturmuştum yerime.      Okumaya devam et

Göz ameliyatı için dayanışma

Posted in Haberler with tags on 26/09/2013 by Karakök

Arkadaşlar,

Fotoğraftaki 4 kediden, 3’ü ameliyat oldu.
Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarını ekte görebilirsiniz.
2

gözleri kör ve ameliyat edilirse 2 tanesinin görme ihtimali doğacak. Bir
tanesinin maalesef gözleri alınacak, ama şanslı çünkü yuvalandı.
Ameliyattan sonra İzmir’e gidecek.
Ameliyat Bahariye veteriner kliniğinde yapılacak. 3 kedinin toplam ameliyat
ücreti 950 tl tutuyor. Evde bir sürü yavru kedi olduğundan geçici olarak
yuva da arıyoruz. Evinde kedi olmayanlar ya da boş odası olanlardan destek
bekliyoruz.

İletiyi paylaşabilirseniz sevinirim.
Dayanışmayla…

Bu yaklaşık 4 aylık minik kedi doğum sonrası geçirdiği bir enfeksiyon
sonrası iki gözünü de kaybetmiş. 2 hafta sonra gözlerinden ameliyat olacak.
Şu anda diğer kedilerle yan yana durmaması gerekiyor, evinde kedi olmayan
ya da boş odası olup da orada bakabilecekler bizimle iletişime geçebilir mi
?

Bilgi almak isterseniz mesaj atabilirsiniz.
Teşekkürler.

Herkese merhaba,

Kedilerin son halini paylaşmak ve de hepinize desteklerinizden ötürü
teşekkür ediyorum 🙂
Çok güzel bir dayanışma oldu, evini açan arkadaşlar, bakımlarıyla
üstlenenler, sahiplenenler ve de ameliyata destek olanlar…
Çok güzel kolektif bir iş başardık 🙂

*Kedoşların son durumlarını aktarıyorum:*

   – Şu anda en iyi durumda olan Sarman. İki gözü de ameliyat edildi,
   dikişleri pazartesi açılacak. Tek gözü görecek, diğerini de
   gözlemleyeceğiz. Vahşi güzel kendisi, ormanlara layık birisi, en duygusalı
   ve en güzeli insana güvenmiyor efferim ona 🙂 Bu yüzden onunla yaşayacak
   birini arıyoruz.
   – 3 renklinin adı hamur, büyüyünce poğaça olacak 🙂 İki gözü de
   görmeyecek ama şimdiden mutlu bir yuvası oldu. İzmir’e* Dokuzuncu
   dereceden devlet memuru* arkadaş’a ev arkadaşı olarak gidecek 🙂
   – Siyah’ın ise bir gözünün görme ihtimali var, Hamur’la birlikte bu
   hafta sonu diper gözünden ameliyat olacak. Siyaha bir isim yakıştıramadık
   henüz, çok fantastik bir kişiliği var. Hayretle izliyoruz kendisini. Göz
   koyanlar var ama henüz sahiplendirilmedi.
   – Beyaz olan henüz ameliyat olmadı, ameliyat olması için sağlığına
   kavuşması gerekiyor. Kötü bir hikayesi var ama burada anlatıp can sıkmak
   istemiyorum. Hikayenin sonunun güzel bitmesi için onu sahiplendirmeye ve de
   şu anda acilen geçici yuvaya ihtiyacı var.

Fotoğraf-0247

*GEZİ DİRENİŞİNE YÖNELİK POLİS ŞİDDETİ YALNIZCA İNSANLARI ÖLDÜRMEDİ, BU KEZ ÖLDÜRÜLEN DİĞER HAYVANLAR İÇİN SOKAKTAYIZ!*

Posted in Eko yazilari with tags , on 23/09/2013 by Karakök

*Yer:* Gezi Parkı merdivenleri
*Tarih:* 28.09.2013, Cumartesi
*Saat: *18:00

Gezi direnişi sırasında devlet, 6 kardeşimizi aramızdan söküp aldı, fakat
devlet terörünün tek kurbanı onlar olmadı. Hepimizin üzerinde, silah olarak
kullanılan kimyasal biber gazları ve şiddet uygulamaları sesimizi kısmaya,
meşru taleplerimizi farklı yerlere çekmeye çalışarak bizi tehdit etmeye de
devam ederken başka canlıların da yaşamlarına mal oldu.

Bu süreç içerisinde kaç insanın katledildiğini, yaralandığını, gözünü
kaybettiğini kendi iletişim araçlarımızla duyurmaya çalıştık, protestolar
süresince polis şiddetinden kaynaklanan hak ihlallerini teşhir etmek ve
bunlarla mücadele etmek için omuz omuza durduk, elimizden geleni yaptık.
Ancak bir de hiçbir şeyden haberi olmayan, bir anda kendisini kaos
ortamının içinde bulan hayvanlar vardı ki hayvanlara duyarlı kesim dışında
kimse onlardan haberdar olmadı, olsa da kimse bir şeyler yapmaya gerek
duymadı. Bu süreçte kaç hayvanın katledildiğini bilmiyoruz hatta tahmin
bile edemiyoruz çünkü hayvanlar bu gibi olaylarda ilk gözden
çıkarılanlardan oldu hep.

Gezi protestolarında katledilen tüm canlıları insan-hayvan demeden anmak ve
kendi vatandaşına, insana, hayvana, doğaya yaşamı zindan eden Türkiye
Cumhuriyeti devleti ve AKP hükûmeti hakkındaki, Uluslararası Hayvan Hakları
Mahkemesi’ne şikâyetimizi duyurmak için sizi de basın açıklamamıza davet
ediyoruz.

Dayanışma ile,
*Yeryüzüne Özgürlük Derneği*

*NOT:* Basın açıklamasına birlikte yaşadığınız hayvanlarla *LÜTFEN gelmeyin*
.

http://yeryuzuneozgurluk.org
http://facebook.com/yeryuzuneozgurluk
http://twitter.com/yeryuzuozgurluk

We will never forget Taksim Resistants! – Turkey

Posted in English with tags on 23/09/2013 by Karakök

Every day more people lost their lives for a free life. We are very angry
and sorrowful for the 6 friends of ours who were recently murdered. Maybe
tomorrow the murderer governement will kill another friend of ours. But
neighter dying for liberty nore the killer governement will wean us away
from the resistance, our resistance will go on. We won´t forget our
friends, we won´t forgive the murders. In the first week of school, we
changed the names of the schools which are founded to educate us as
obedient individuals with the names of our resistant friends who didn´t
obey to the system.

*High schoolers didn´t and won´t forget the young people were murdered by
the police on the streets.*

The schools and the education politics of the governement which are held
down for integrating youth to exploitationsystem couldn´t turn us to
slaves. We will always believe in a free and equitable world with all our
hearts and raise it all together. We will resist to their enslaving
politics.

We changed the name of “General Ali Riza Technical and Industrial
Vocational High School” which was named for a general and opened by Kenan
Evren who staged a coup with the name of 19 years old Medeni Yildirim who
was gunned down by a soldier while protesting the construction of the
police station in Lice.

We changed the name of “Kadıköy Muhsin Binal Fair Trade School” with the
name of 19 years old Ali Ismail Korkmaz beaten by the civilian police and
fascists, and died as a result of brain hemorrhage in Eskişehir.

We changed the name of “Suadiye Hadji Mustafa Tarman High School” with the
name of 22 years old Abdullah Cömert shooted in the head by the police in
Antakya.

We changed the name of “Ahmed Sani Gezici Technical and Vocational High
School” with the name of 19 year old Mehmet Ayvalitas killed by the stroke
of a fascisct civilian vehicle which was drove into the crowd who had came
from May 1 district and had blocked the road against the police attack in
Taksim.

We changed the name of “Kartal Atalar Technical and Industrial Vocational
High School” with the name of 27 years old Ethem Sarısülük directly
targeted and shooted from 5 meters at close range and murdered by the Rapid
Responce Force in Ankara.

We changed the name of “Kadıköy High School” with the name of 23 years the
name of Ahmet Atakan murdered during the police attack in Antakya.
“Thats only the beginning, go on resisting!” was the slogan has been used
in Taksim Resistance and fears murders. We are still keeping on fighting.
We have begun to our protests in the first week of school. We answer the
ones every week force us in schools and want to teach selfishness and
jealousy and so want to create that obedient youth that they aim at with
the words of our murdered friends: “Thats only the beginning, go on
resisting!” Our resistance will go on until the murderer governement falls
and an anarchist world is built.

We won´t forget, we won´t forgive!

High Schools Anarchist Activity

http://www.lafisyanda.org/php/we-will-never-forget-taksim-resistants

Artık Her Sokak Ahmet’tir, Ali İsmail’dir… Şimdi İsyanı Büyütme Vaktidir

Posted in Haberler on 12/09/2013 by Karakök

 

 

Haziran sıcağında Taksim’den başlayarak her yere yayılan isyan, Ankara’da Eylül isyanına dönüştü. ODTÜ ve Tuzluçayır’da günlerdir süren direnişin rüzgarı, coğrafyanın dört bir yanından selamlandı. Gökyüzünü aydınlatanlar, isyanın bayraklarını sallandıranlar, isyanın coşkusunu taşıyanlar ve rüzgarı fırtınaya çalanlar Eylül’ü direnişle selamladı. Selam olsun tüm direnenlere!

 

İktidar ve kolluk kuvvetleri altı kardeşimizi katletti. Yüreğimize düşen acı öylesine derin olsa da onlar aynı zamanda mücadelemize de yaşam kaynağı oldular. Şimdiyse Ahmet diyerek inliyor meydanlar, sokaklar… Ahmet diyerek direniyor…

 

Ahmet Atakan,  Antakya’da polis tarafından hedef alınarak katledilen ikinci kardeşimizdi.

 

ahmetatakanHer Pazartesi günü Abdullah Cömert ve Taksim Gezi Direnişçileri için yapılan anma eylemlerine katılıyordu. Armutlu’ya doğru yürürken polis kitleye saldırdı ve çatışmalar başladı. Barikatın hemen arkasında katil polise karşı direnirken, atılan çok sayıda gaz fişeklerinden birinin kafasına isabet etmesiyle aniden yere yığıldı. Ahmet’i katil devletin katil polisi öldürdü. Devlet, Ali İsmail’in ardından “arkadaşları dövdü” dediği gibi, bu kez de Ahmet için “kendi düştü” dedi. Katlettiği kardeşimizin ardından kendini aklamaya, cinayetini saklamaya çalıştı. Ama yapamadı. Tıpkı Ali İsmail’in, Ethem’in, Abdullah’ın, Mehmet’in, Medeni’nin ardından olduğu gibi bu kez de Ahmet için sokaklara çıktı yüz binlercemiz. Katledilen kardeşlerimizin ardından, sokaklara aktı öfkemiz.

 

Medeni Yıldırım, katil devletin kalekollarla örmeye çalıştığı adı barış olan yeni savaş sürecinin son kurbanlarından. 1994 yılında faili devlet olan bir suikast sonucu öldürülen Adnan Yıldırım’ın yeğeni olan 18 yaşındaki Medeni Yıldırım’ın katledilmesi yıllardır bölge özelinde sürdürülmekte olan soykırımın devam ettiğinin delili oldu. Katil devletin katil askeri, kardeşimiz Medeni’nin hayatını çaldı. 28 Haziran 2013’ünde Medeni, havan toplarıyla, otomatik silahlarla katledilen Uğurlar’ın, Ceylanlar’ın öfkesi olarak kalekolların karşısına dikilmişti. Medeni, öfkesiyle hep en öndeydi ve büyüyen direnişte Uğurlar’la Ceylanlar’la hâlâ en önde olmaya devam ediyor.

 

Ethem Sarısülük, 1 Haziran günü Ankara Güvenpark’ta polis Ahmet Şahbaz tarafından vuruldu. Ethem, devrimci bir işçiydi. Endüstri meslek lisesinde okurken, ikinci sınıfta okulu bıraktı. Okuldayken parasız eğitim protestolarına katılırdı. Ethem’in yaşamı hep adaletsizliğin ortasındaydı ve O hep adaletsizliğin karşısındaydı. Bu yüzden yaşamı boyunca hep direndi, gün geldi direnerek yaşamını kaybetti.

 

Abdullah Cömert, ölümünden sekiz saat önce cep telefonundan bir mesaj atmıştı; “3 günde sadece 5 saat uyudum. Sayısız biber gazı yedim, 3 defa ölüm tehlikesi atlattım. Ve insanlar ne diyor biliyor musunuz? ‘Boşver ülkeyi sen mi kurtaracaksın’ Evet kurtaramasak da bu yolda öleceğiz. (O kadar yorgunum ki, 3 günde 7 tane enerji içeceği 9 tane ağrı kesici ile ayaktayım. Sesim kısık vaziyette ama gene saat 6’da alanlardayım sadece devrim için)” Devrim için ölmekten bahsediyordu Abdullah mesajında, bahsettiği gerçek oldu ve ölüm direnirken yakaladı onu.

 

Mehmet Ayvalıtaş, 2 Haziran günü Ümraniye’de 1 Mayıs Mahallesi’nde on binler olmuş otoyolu trafiğe kapatmıştı. 1 Mayıs Mahallesi Mehmet’le direniyordu. Kolluk kuvvetlerinin yoğun saldırısı sırasında otoyoldan geçen taksilerden biri direksiyonu Mehmet’e çevirdi. Mehmet’i ezdi ve kaçtı. Mehmet henüz 19’unda, ezilenlerin ezenlere karşı olan mücadelesinde hep sokaklardaydı. Kimsenin kimseyi ezemeyeceği fikrine inanan ve bunun için direnen bir devrimciydi. Onun bedeni ezildi ancak düşüncesi ve ezilenlerin mücadelesi daha da büyüdü.

 

“Osmangazi Tıp Fakültesi’nde polis şiddetine maruz kalan bir arkadaşımız için AB kana ihtiyaç var” haberi sosyal medyada paylaşılırken, hastanede yaşam mücadelesi veriyordu Ali İsmail Korkmaz. 3 Haziran günü faşist-polis işbirliği ile vücuduna ve kafasına darbeler alarak dövülmüş, hastane hastane gezerek sağlam raporları alıp, evine dönmüş ancak beyin kanaması belirtileri ile tekrar hastaneye gittiğinde acilen ameliyata alınmıştı. Ali İsmail yaşamak için ne kadar uğraşsa da devletin polisi, faşisti, hastanesi, doktoru sanki plan yapmış, 19 yaşındaki birini öldürmek için organize bir şekilde çabalamıştı. Kazanmak uğruna sokaklarda direnileceğine inanan Ali İsmail, ameliyattan yaşamını kaybederek çıktı. Ve O Taksim Direnişinin son kurbanı oldu.

 

Onlar Taksim Direnişiyle bir milat oldular, direniş oldular, yaşam oldular. Katil devlet ve eli kanlı hükümet bilsin ki mücadelemiz devam ediyor, edecek; Ethem’ler, Abdullah’lar, Mehmet’ler, Ali İsmail’ler, Ahmet’ler milyonlar olmuş direniyor, direnecekler!

 

İktidar kardeşlerimizi öldürüyor, bu koşullarda isyan kaçınılmazdır.