Demokratikleşme adı altında açılanan paketle ilgili Vicdani Ret Derneği’nin basın açıklaması

 

Türkiye, gündemi sıcaktan öte, fırın olan bir ülke olarak değerlendirilebilir. Gün aşırı değiştirilen gündemler ve tartışmalar süredursun, özellikle son dönemde sıkça konuşulan Ortadoğu’da sürmekte olan savaşların, barış sürecinin ve bu sürecin bir getirisi olan “paket demokrasi”nin, kamuoyunda yeterince tartışılmadan soğu(tul)ması, başlı başına bir sorun olsa gerek. Ne “barış” süreci, ne Mısır’da ordunun gerçekleştirdiği darbe, ne Suriye’deki iç savaş ne de gündeme en son giren demokratikleşme paketi, tüketilebilecek konular.

Bizler, bir insan hakkı olan vicdani reddin Türkiye’de de bir hak olarak tanınması, kışlalarda yaşanan şüpheli ölümlerin son bulması ve yaşamın her alanına sızmış militarizme karşı yeni bir yaşamın örgütlenebilmesi için mücadele eden vicdani retçiler, savaş karşıtları, anti-militaristler olarak bulunduğumuz yerden gördüklerimizi kamuoyu nezdinde ifade etmenin sorumluluğunu duyuyoruz. Bu nedenle soğuyan, soğutulan, soğumamak için direnen gündeme dair kanaatlerimizi paylaşıyoruz:      

Uzun zamandır iktidarın izlediği ‘barışma(ma) politikası’nın bir getirisi olarak devam etmekte olan barış sürecinin zamana yayılması, bu coğrafyanın barışa hasret halkları için artık tabii ki bir oyalama politikasına dönüşmüş durumda. Yıllardır dökülen kan; çatışmalarda, operasyonlarda yitip giden sayısız can, barışa duyulan ihtiyacı kaçınılmaz kılmıştır. Ancak gerekli çalışmalar işletilmeksizin sürece yönelik uygulanan manipülasyon ve sürmekte olan oyalama, tek kelime ile üzücü, üzücü olduğu kadar da barışın ihtiyaç duyduğu umudu besleyen iyimserliğe zarar vermektedir.

Suriye’de yaşanmakta olan savaş sebebiyle Türkiye – Suriye sınırının fiilen ortadan kalkması, Türkiye’nin Suriye’deki savaşın bizzat tarafı olduğunun resmi makamlarca dillendirmesi kaygı vericidir. Başta sınır bölgelerinde olmak üzere özellikle İstanbul’da ciddi bir mülteci sorunu yaşanmaktadır. Kamu iradesinin kamplar dışında da çözüm üretme sorumluğu vardır. Ayrıca kamu yardımlarından Kürtlerin ve Alevilerin mahrum bırakıldığı iddiaları, vicdanın siyasete tahvil edildiğinin göstergesidir.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan “demokrasi paketi”, günlerdir kamuoyunda estirilen rüzgar, barış sürecinin tıkanması gibi pek çok konuda ciddi beklentiler yaratıldı. Oysa açıklanan paket ile bir kez daha tamamen tepen inmeci, dikey, buyurgan, Osmanlı’dan (Tanzimat Fermanı – 1839) bu yana değişmeyen bir ‘gelenek’in icrasına tanık olundu. Pakette vicdani ret yine yoktu; elbette MGK, askeri yargı, OYAK gibi militer yapılanmaların ortadan kaldırılmasına yönelik demokratik adımlar da atılmadı. 1930’ların totaliter rejimlerine has olan, okulların kışlaya, öğrencilerin de askere dönüştürülerek ideolojik bir araç olarak kullanılmasını sağlayan “Andımız”ın kaldırılması, okulların militer kimliklerinden “kısmi olarak sıyrılabilmesi”ne dair bir çaba olarak görülebilir. Ancak elbette ki marşların, üniformaların, nizami sıraların, “milli coğrafya”, “milli tarih” ve “milli eğitim” öğretilerinin devam ettiği kurumlarla militarizmin bütünün ortadan kalkabileceğini söylemek pek de mümkün değildir. Vicdani Ret Derneği olarak askerlik süresiyle ilgili ‘yeni’ düzenlemenin (12 aya indirilmesi) kendisini, militer anlayışın varlığını bütün gücüyle sürdürdüğünün kanıtı olarak değerlendirmekteyiz.

Vicdani Ret Derneği

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: