‘Son hücreme kadar direneceğim”!

 

Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan 7 gündür sınırın sıfır noktasında ölüm orucunda!

Ayşe Gökkan 4 yıldır Nusaybin Belediye Başkanı… Nusaybin’i bir kadın kenti haline getirmiş, yönetimde ve belediyecilik anlayışında toplumsal eşitliği merkeze almış bir başkan. Nusaybin’in hemen karşısında; Nusaybin’lilerin akrabalarının yaşadığı ve Suriye sınırları içinde kalan Kamışlı bulunuyor. Kamışlı ile Nusaybin sınır ve mayın tarlalarıyla ayrılmış durumda. Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha önceden bu mayınları kaldıracağını vaat etmişti. Bunun yerine, yakın zamanda sınıra; Nusaybin’den Ceylanpınar’a kilometreler boyunca bir duvar örmeye başladı.

 

Belediye Başkanı Ayşe Gökkan bu duvarın hangi amaçla örüldüğüne dair tüm mülki amirliklere başvurdu, mektup yazdı. Hiçbir yerden cevap alamadı. Konu ile ilgili bir soru önergesi Meclis’te bekliyor. Ayşe Gökkan bu cevapsızlık karşısında açlık grevine başladı. Eyleminin “şov” olarak tanımlanması, su verilirken dahi kötü muameleye tabi tutulması karşısında açlık grevini ölüm orucuna çevirdi. Ayşe Gökkan şu anda sıfır noktasında mayınlarla çevrili bir alanda ölüm orucuna devam ediyor ve hayati tehlikesi gün geçtikçe artıyor. Üstelik halkla arasına polisler yerleştirildiğinden etrafla ilişkisi kesilmiş durumda.

 

Bizler aşağıda imzası bulunan kurumlar , gruplar ve kişiler olarak her ne gerekçe ile olursa olsun inşa edilen ve temelde halkları birbirinden ayıran bu duvarın yapımının hemen durdurulmasını talep ediyor ve soruyoruz:

 

Bu duvarı örme kararı kim tarafından, hangi prosedürler sonucunda alınmıştır? Bu duvarı örme yetkisi kimdedir? Hükümet bölgede yaşayan Kürt halkının ve diğer halkların bu konudaki hassasiyetini bilmesine rağmen ve bir yandan barış sürecinden bahsederken nasıl olur da böylesi bir uygulamaya girişir? Başbakan’ın İsrail örneğinde “utanç duvarı” adını verdiği duvar siyasetini Türkiye’de uygulaması nasıl açıklanmaktadır? Bu duvar başka nerelere örülecektir? AKP hükümeti bir belediye başkanını ve taleplerini nasıl yok sayabilir? Bu görmezden gelme; Ayşe Gökkan kadın olduğu, Kürt olduğu, muhalif bir partiden olduğu için mi yapılmaktadır? Zaten yıllardır acı çekmiş Nusaybin, Cizre, Diyarbakır, Mardin halkları neden böyle sorumsuzca huzursuzluğa sevk edilmektedir?

 

Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar, gruplar ve kişiler hükümetin ve devletin çok geç olmadan bu soruların cevabını kamuoyu ile paylaşmasını, Ayşe Gökkan ve nezdinde Nusaybin halkı üzerindeki itibarsızlaştırma çabasının derhal ortadan kaldırılarak, bu açıklamaların yerel mülki amirlikler tarafından resmi olarak Ayşe Gökkan’a bildirilmesini ve bir belediye başkanı olarak Ayşe Gökkan’ın konu hakkında söyleyeceklerinin değerlendirileceğinin garantisini talep ediyoruz. Böylesi kararlar, bu kararlardan etkilenecek halklar dışlanarak alınamaz. Hükümetin yereli dışlayarak aldığı her karar büyük felaketlere sebep olmaktadır. Ayrıca tüm partilerden kadın milletvekillerini Ayşe Gökkan’a destek olmaya ve sesini duyurmaya çağırıyoruz. Gözümüz kulağımızın Nusaybin’de olduğunu, duvarın örüldüğü sınır boyunda yaşayan tüm halkların yanında durduğumuzu ve duvarın inşasını protesto ettiğimizi kamuoyuna bildiriyor ve herkesi Ayşe Gökkan ile dayanışmaya cağırıyoruz.

 

NOT: Destek verecek kurum, grup ve kişilerin imzalarını aşağıdaki e-mail adresine yollamasını rica ediyoruz:

 

nazanust@hotmail.com

cavlane@yahoo.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: