Arif Çelebi’den mektup var!

Merhabalar,

Ağabeyim Arif Çelebi, 7 yılı aşkın bir tutukluluk süresinin ardından, 4 Kasım’da görülen mahkemede “örgüt yöneticiliğinden” müebbet hapis cezası ve 155 değişik eylemden sorumlu tutularak binlerce yıla varan hapis cezasına mahkum edildi. Aralarında Özgür Radyo eski Genel Yayın Yönetmeni Füsun Erdoğan, Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek, Atılım Gazetesi yazarı Bayram Namaz gibi gazeteci ve yazarların da olduğu sosyalistlere verilen bu cezalar Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Terörle Mücadele Yasası’nın en önemli sonuçlarından biri…


Aşağıda ağabeyim Arif Çelebi’nin bir mektubunu bulacaksınız. Bilgisayar çıktısı kağıt parçalarına dayanılarak verilen yüksek hapis cezalarına ilişkin yazılan bu mektupla kamuoyu duyarlılığı oluşturmak amacındayız.
Yayınlarınızda bu konuyu gündeme getirmeniz aileler olarak bizlere çok yardımcı olacak.
Bu arada Avrupa Gazeteciler Federasyonu da konuyla ilgili bir imza kampanyası başlattı: https://secure.avaaz.org/en/petition/Justice_for_Journalists_in_Turkey/?fTGVZebYaygınlaştırılması dileğiyle…
Ailesi adınaSemra Çelebi
****
Merhabalar, selamlar

Aralarında yazar ve gazetecilerin de olduğu müebbet üstü
binlerce yıla mahkûm edilenlerden biriyim.

4 Kasım 2013’te karara bağlanan MLKP davasına ilişkin İst.

Cumh. Başsavcılığı 9 Kasım’da bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklamada
özetle, benim de içinde yer aldığım kişilerin MLKP yöneticisi (merkez komite)
olmak, kasten adam öldürmeye teşebbüs, tehdit, yağma, patlayıcı madde
bulundurmak ve kullanmak gibi 155 değişik eylemden dolayı mahkûm olduğu, mahkûmiyetin
gazetecilik ya da yazarlık faaliyetiyle ilişkili olmadığı belirtilmektedir.

İddialar bütünüyle gerçek dışıdır. Bu dava Türkiye tarihine
kapkara bir utanç lekesi olarak kazınacaktır.

Olayın gerçek mahiyeti özetle şöyledir:

8 Eylül 2006 tarihinde gözaltına alınan içlerinde gazeteci
ve yazarların da yer aldığı birçok kişiye MLKP 4. Kongresine katılmak ve MLKP
MK üyesi olmak ithamıyla dava açıldı. Kongre iddiası bütünüyle çöktü. 7 yılı
aşkın bir süre devam eden dava boyunca kongre toplandığına ilişkin tek bir
kanıt bile gösterilemedi.

Merkez Komite üyeliğine gelince, buna kanıt olarak
gösterilen yalnızca ve yalnızca bir kısım fotokopi kâğıdıdır. Bu kâğıt
parçalarında hiçbirimizin parmak izi yoktur, el yazısı yoktur, altında ıslak
imza yoktur. Bu kâğıt parçalarının hangi bilgisayarda üretilip fotokopi
yapıldığı ortaya konmamıştır. Kısacası bu kâğıt parçalarının bizimle hiçbir
iliniyet bağı kurulamamıştır.

Bu kâğıt parçalarının kimilerinde bilgisayar dizgili çeşitli
türden politik içerikli yazılar bulunmakta, bu yazıların altında, yine
bilgisayar dizgili, kişinin gerçek adı ve soyadı ile “MK üye” yazısı
bulunmaktadır. MK üyeliğine gösteriline biricik “kanıt” budur.

Savcının tanımıyla “silahlı pratiği gelişkin illegal bir
örgütün” MK üyelerinin kendi gerçek kimlikleriyle belge hazırladıkları
iddiasının saçma olduğu açıktır. Ama bu bir yana bu kâğıt parçalarının polis
tarafından üretildiği tarafımızca kanıtlanmıştır. Söz konusu kağıt
parçalarındaki yazılar operasyondan 6 ay önce yayınlanan “Partinin Sesi” adlı
derginin Mart ve Nisan 2006 sayılarındaki yazılarla birebir aynıdır. Polis bu
dergiden indirdiği kimi yazıların altına ismimizi yazarak delil üretmiştir.
Bütün gerçek bundan ibarettir. Siz de bu dergiyle söylenenleri karşılaştırarak
kolayca test edebilirsiniz, bu derginin yayınlandığı internet sitesi herkese
açık.

Mahkeme bu kağıt parçalarını delil sayarak Merkez Komite
üyeliğimize hükmetti. Öyle ki bu kağıt parçalarının birinin altında “A.Ç”
yazılıydı (elbette bilgisayar dizgili). Sırf adımın baş harfleri tutuyor diye
bunu da MK üyeliğimin kanıtları arasında saydılar.

Bu üretilmiş kağıt parçalarından yola çıkarak mahkeme bizi
önce MLKP yöneticisi olarak müebbete mahkum etti, ardından da yöneticisi
olduğumuz savıyla MLKP’nin bütün eylemlerinin hesabını binlerce yılla bize
kesti. Bir başka deyişle bu eylemler, patlayıcılar vb. ile doğrudan illiniyet
bağı kurulduğu için değil MLKP yönetici olmak gerekçesiyle hepsi bize sayıldı.

Polis tarafından üretildiği apaçık olan ve kanıtlanan birkaç
kağıt parçasından müebbet ve binlerce yıl hapis çıktı.

Biliyorum inanamayacaksınız, bu kadarı da olmaz diyeceksiniz
ama ne kadar dehşet verici olursa olsun gerçek bu.

Ben komünist bir yazarım (Komünizmin Şafağı – 2010, Marksizm
Nedir? Komünizm Ne Kadar Uzakta? – 2012), kimi arkadaşlarım da komünist
gazeteci. Yazarlar ve gazeteciler böyle mahkûm ediliyor işte. Fakat yine de
asıl önemli olan bu değil. Asıl önemli olan bilgisayar çıktısı bir fotokopi
kağıt parçasının delil sayılarak hüküm kurulmasıdır. Kişiyle hiçbir iliniyet
bağı kurulmadan bir bilgisayar çıktısının hükme esas delil sayılması kendi
başına dehşetengiz bir olaydır.

Aynı şey yarın sizin de başınıza gelebilir. Biri bilinmeyen
bir bilgisayarda sizin adınıza bir belge düzenleyebilir. Çıkışı alınan bu
dokümanın sizinle hiçbir iliniyet bağı kurulmamasına karşın bu kağıt parçası
sırf altında adınız yazılı diye delil sayılarak hakkınızda binlerce yıla varan
hapis hüküm kurulabilir.

Yazdıklarımı abartılı bulabilirsiniz. Eğer bir nebze olsun
gerçeğe ulaşma arzunuz varsa konunun ayrıntılarını öğrenmek için dava
avukatlarımızdan kimilerinin bulunduğu aşağıdaki adrese başvurabilirsiniz.

Ezilenlerin Hukuk Bürosu

Adres: Gürsel Mah. Şevketpaşa Cad. Beylik Sok. No:4 D.7
Kağıthane / İST.

Tel: 0212 361 68 62 Fax: 0212 361 71 42

Av. Özlem Gümüştaş: 0532 796 11 89

Av. Sezin Uçar: 0533 773 24 39

Selamlar, çalışmalarınızda başarılar

Arif Çelebi

1 Nolu F Tipi Cezaevi / Tekirdağ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: