Sebahat Tuncel…Roboski…

Yargıtay, Sebahat Tuncel’e verilen 8 yıllık cezayı onaylamış. Tam da Roboski’nin ikinci yıldönümünde. Bazen tesadüfler çok anlamlı olabiliyor. Roboski katliamının suçluları hâlâ gizleniyor ve Roboski’de öldürülen Kürt gençleri de dâhil, zulme uğrayan insanların savunuculuğunu yapan Sebahat Tuncel mahkûm ediliyor. Ve dahası var: Hapisteki CHP milletvekilleri salınıyor ama hukuken aynı durumda bulunan BDP milletvekilleri hâlâ içerde. Onların hapis yattığı her gün, Türkiye’deki adaletsizliğinsebahat-tuncel_252022bir kanıtı gibidir. Ve dahası da var: Binlerce KCK tutuklusu hâlâ içerde. Gerçekte ortada hiçbir suç olmadığı halde. Bu insanların tek “suçu” Kürt halkının davasını savunmaları.

Şimdi Sebahat Tuncel’le dayanışmanın zamanıdır. Bu haksız karara karşı sesimizi yükseltelim.

Malumu ilan eden yazılar yazmayı hiç sevmem. Bu yüzden açık haksızlığı ve adaletsizliği protesto eden bu kısa çağrımı sadece bir dayanışma çağrısı olarak kabul edin.  Ama yeri gelmişken bu yazıda bir noktaya daha değinmek istiyorum.

Dün CNN’de (televizyonun kumandası bozulduğundan ve kanal değiştirmek oldukça uzun işlemleri gerektirdiğinden genellikle bu kanalı izliyorum) hukukçuların tartışması vardı. Turgut Kazan’ı severim. Ta 12 Mart döneminden tanırım. Bizim de avukatlığımızı yapmıştı o dönemlerde diye hatırlıyorum. Dürüstlüğüne ve sağlam mantığına her zaman güvenmişimdir. Yanı başındaki daha genç bir hukukçu olan Ümit Kocasakal’ın konuşmasındaki bir noktaya takıldım. Ümit Kocasakal, arada verilen Selahattin Demirtaş’ın konuşmasına değinirken mealen şunları söyledi: “Selahattin Demirtaş’ın konuşmasını referans veremem. Çünkü onların meselesi barış sürecidir ki, bence bu bölünme sürecidir.”

Kocasakal’ın, hele konu Kürt meselesi değilken araya bu sözleri sıkıştırmasını çok tuhaf karşıladığımı belirtmeliyim. Üstelik, Ergenekon davasındaki haksızlıkları belirtirken gür çıkan sesi bu sefer o kadar gür çıkmadı. Haklılık başka şeydir, politika başka şeydir. Haksızlığa karşı çıkarken gürleşen ses, politik hile hurdanın ifade edilmesi sırasında irade dışı olarak söner.

“Barış süreci” bölünme süreciymiş aslında. Neyin bölünmesi? Babanın mülkleri mi bölünecek? Ülkenin bölünmemesi, Kürtlere karşı gayrinizami savaşın devam etmesiyle, faili meçhul infazlarla, Roboski’yi bombalayarak  mı sağlanacak?

Sözcü’nün 30 Aralık 2011 tarihli nüshasının başlığı şöyle:

“ ‘TSK sivilleri vurdu’ diyenlere Genel Kurmay’dan açıklama: Silah Taşıyorlardı”

Yanı başınızda duran Sözcü gazetesine dönüp tek bir söz söylediniz mi, “ülkenin bölünmemesi” adına?

Gün Zileli

29 Aralık 2013

Read more: http://www.gunzileli.com/2013/12/29/sebahat-tuncelroboski/#ixzz2ouDP6pxK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: