BU ÜLKEDE SÜRYANİ, ERMENİ, RUM, YAHUDİ, ALEVİ KADİN OLMAK!!!

Öyle
bir ülkede yaşıyoruz ki, kendimizden olmayan herkesi düşman hale
getirmişiz. Hiç düşman bulamazsak neredeyse kendimize düşman
olacağız. Niye bu öfke, niye bu kin? 1915 soykırımından sağ
kalıpta Suriye’ye ve dört parçaya İran-Irak, Lübnan’a göç
edenlerin çilesi ise hala devam ediyor.

1915’
e bir yıl kala artan ırkçı saldırılar, bir yandan İslam
baskısı altında yaşayan 70 bin insana nasıl diyelim birlikte,
kardeşçesine ve eşit koşullarda yaşıyoruz. Bu ülkenin en kadim
halkları ve inançları olan Ermeni- Süryani- Rum- Ezidi ve
Aleviler için umut hangi dağın ardında yetişiyor bu ülkede?  

Yaklaşık
üç gün önce yabancı bir haber ajansında Cenevre II’de, Tutsak
takası görüşülüyor diye bir haber yayınlandı. Özellikle bir
kadın olarak bu haber ilgimi çekti. Bu görüşme tutanaklarında
BM temsilcisi Lakhdar Brahimi Cumartesi günü yaptığı basın
toplantısında gazetecilerin sorusu üzerine şunu söylemişti:
‘’Özgürlüğünü kaybetmiş pek çok insan olduğunu
biliyoruz.
22
Nisan 2013 günü Türkiye –Suriye sınırında kaçırılan
Süryani metropolitler, tutsaklar, 3 Aralık 2013 günü kaçırılan
Suriye/Maaloula’lı 12 rahibe, her yaştan yüzlerce belki binlerce
kaçırılan insan var.’’ Umarım bu insanlar özgürlüklerine
kavuşacaktır sözleriyle tamamlandı konuşma. 26.01.2014 günkü
Basın açıklamasının tam
metninihttp://www.unog.ch/unog/website/news_media.nsf/(httpNewsByYear_en)/6482B7BE676BD38DC1257C6C005F3289?OpenDocument.
Bulinkten
okuyabilirsiniz.

Bir
kadın olarak ben artık ummak istemiyorum, uluslar arası
diplomaside bu konuların ciddiyetle üzerine gidilip
somutlaştırılmasını istiyorum. Hatırlayacaksınız, 22 Nisan
2013’de Suriye’de, radikal İslami terör örgütüne bağlı
Çeçen grubunun Halep Süryani Ortodoks Metropoliti Yuhanna İbrahim
ile Halep ve İskendurun Rum Ortodoks Metropoliti Pavlus Yazıcı Ebu
Banat ( Magomed Abdurrahmanov) tarafından kaçırılmıştı.
Araştırmacı Erkan Metin’in yazılarından da iz sürerek şahsım
adına Metropolitlerin sağ olduklarına olan inancım kalmadı.
Süryani halkı, Metropolit olayını unutturmamak ve gündemde
tutarak bu konuda tatmin edici resmi bir açıklama bekliyor.
Gelelim,
yine savaşın orta yerinde 3 Aralık 2013 günü 12 rahibenin
kaçırılmasıyla ilgili internet üzerinden başlattığım imza
kampanyasına; Bu kampanyaya ilgi yok denecek kadar az olmasının
ardında yatan gerçekleri hepimiz biliyoruz. Çünkü onlar bizden
birileri
değil!http://www.aykiridogrular.com/haber-3537-Suriyede-Kacirilan-12-Rahibenin-Bulunmasi-Icin-Bir-Imza-da-Sen-Ver.html#.Uug_sD1ahdg

Mezopotamya
ve Ortadoğu coğrafyasında kadın olmak zaten zor, birde Müslüman
kadın değilsen hepten işiniz zordur. Tecavüzü, aşağılanmayı,
yok sayılmayı, katledilmeyi göze almanız gerekir.

Suriye’de
yaşanan iç savaşta korunmasız çocuklar bile katledilirken,
Hıristiyan ve Alevi kadınlar sürekli kaçırılıp, tecavüze
uğruyor. Dünya bu gidişe hala seyirci nasıl kalıyor anlamıyorum/
anlamak da istemiyorum. Emperyallerin çıkarları uğruna savaşlar,
her zaman işine gelmiştir. Radikal İslami terör örgütlerinin
Suriye’deki iç savaşta özellikle Hıristiyan, Nusayri
kadınlarına karşı yapılan tecavüz ve katliamlar karşısında,
Avrupa- Amerika ve tüm dünya üç maymunu oynuyor. Buradaki
kadınların ne can, ne namus güvenlikleri var. Bu güne kadar
yaşanan iç savaşta 6 bin Suriyeli kadın tecavüze uğradı. Tıpkı
Bosna- Hersek’de, Irak savaşında olduğu gibi.
Sadece
Suriye’de mi yaşayan kadınların can ve namus güvenlikleri yok?
Hemen sınırın beri tarafında Mardin’de, Adıyaman’da,
Malatya’da, İstanbul’da Hıristiyan ve Alevi kadınların
yaşadıklarına ne demeli? Daha dün Mardin/Midyad’ta, sonradan
Hıristiyan inancını benimseyen gence ailesi tarafından yapılan
işkenceye ne demeli? Hani dinde zorlama yoktu? Süryani kadınlarını
ganimet ve kendilerine helal gören, ama Müslüman bir kadın
sevdalansa dahi Hıristiyan, Yahudi veya bir Alevi ile evlenmesinin
İslam öğretisine göre yasak ve katli neredeyse vacip olan bir
ülkede yaşıyoruz. Size hemen bir örnek vereyim. Aslen Midyat’lı
olan yerel ve dini basında yazan M.Zeki Uyanık’ın kalemine
bakınız, Süryani kadınları için ne
demiştir.http://www.ajanspress.com.tr/(X(1)A(sgQSFBFTzwEkAAAAY2ViOWE2NzYtMmI4Ny00ZjFhLWI0MWEtNWY1ZjIwNmViMzZjKylAcs22aznt2ArGKn1SA5xFpnk1)S(vggr0f553g53m4jgsvsqbeqx))/Viewer/press/NewsVie
‘’Süryaniler,
Hırıstiyan ehli kitap olduğundan Müslüman erkeğin Süryani bir
bayanla evlenmesinde dinen sakınca yoktur’’ diyor.

Burada
aslında yazar direk demese de Yahudiler ( Tevrat )’i, Ermenileri,
Rumları, Ezidileri ve Islama göre kitapsız olarak nitelenen
Alevileri de dışlayarak, Süryani kadınlarını hedef
göstermiştir. Yani Süryani kadını şahsında tüm
Hıristiyan-Yahudi ve Alevi kadınlar tıpkı Suriye’de olduğu
gibi helal kılınmıştır. Bir din adamı her şeyden evvel
hoşgörülü olmalıdır. Devam edelim, yazar bir başka yazısında
şöyle der;
‘’Yine
sevgili Peygamberimiz veda hutbesinde bizlere şu tavsiyelerde
bulunmuştur: “Zulmetmeyiniz ve zulme uğramayınız. Kimsenin
hakkına tecavüz etmeyiniz. Biliniz ki Rabbiniz birdir. Babanız
birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır.
Allah katında en kıymetli olanınız, O’na en çok saygı
göstereninizdir’’.

Bu
ülkede ve Ortadoğu coğrafyasında yaşayan Müslüman olmayan
halklara yaşatılanlar zulüm değil de nedir bu? Oysa bütün
dinler insan içindir. İnsan varsa din egemenliğini sürdürür.
Gelin bir kez de olsa insana gidelim. Barışı ve hoşgörüyü bu
topraklarda birlikte yeşertelim. Burada en büyük iş, biz
Türklere, Araplara, Lazlara, Kürtlere, Boşnaklara düşüyor.
Vicdanınız olsun bir kez din.

Suriye’de
ve Orta doğuda yaşanan savaşta, kaçırılan Süryani halkının
din adamları ve özellikle 12 Rahibe şahsında;
Tüm kadınların
şartsız ve koşulsuz serbest bırakılması için CENEVRE II’den
başlayarak, uluslararası kuruluşların ve dünya kadın
örgütlerinin bu konuda daha somut adımlar atmasını inatla
bekliyorum. Bu yazımla duyarlı kadın örgütlerine bir kez daha
sesleniyorum:

-Feministler,
-Kadın
Özgürlükçüleri,
-Yurtsever kadınlar
-Kadın
örgütleri
-Vicdanlı kadınlar
-Aktivist kadınlar-

Anarşist
Kadınlar

Lütfen, 3 Aralık’ta kaçırılan 12 Rahibe ile
ilgili bu konuyu kurumlarınızda gündeme getirin, kararlar alın.
Aslında kaçırılan barış ve hoşgörüdür. Savaşın,
katliamın, törelerin, inançların, ideolojilerin bedelini
yüzyıllar boyu biz kadınlar ödedik. Böyle gelmiş böyle
gitmesin diyorsanız kaçırılan 12 rahibe şahsında tüm kaçırılan
kadınların sesine ses olalım hep birlikte.

ZEYNEP
TOZDUMAN

http://www.gomanweb.org/index.php/yazarlar/gomanweb-yazarlar/159-zeynep-tozduman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: