BOSNA, EMPERYALİZMİN AÇIK SÖMÜRGESİ

Herkese Merhaba,

Dun bu yaziyi gondermistim ama bir hata nedeni ile her tarafa gitmemis, o yuzden tekrar gonderiyorum, bu yazyi ikinci defa alanlardan ozur dilerim, Herkese Sevgilerimle Ahmet

Son bir kaç gündür emekçi halk Bosna’da hükümeti, özelleştirmeleri ve neoliberal ekonomik politikaları protesto ediyor. Başlangıçta oldukça barışçı olan gösteriler polisin şiddet kullanması üzerine hızla büyüdü ve kısa sürede bir çok kente yayıldı. Gösterilere Müslüman, hırvat ve sırb tüm milliyetlerden emekçilerden büyük katılım var. Burjuva medya bir kaç gün olayları görmezden geldi ama dün göstericiler polisin plastik mermi kullanmasına rağmen hükümet binalarına saldırmaya başlayınca haber burjuva medya organlarında yer almaya başladı. Ama tabii her zaman olduğu gibi ya gerçekleri gizleyerek ya da çarpıtarak.

Bosna emperyalizmin açık sömürgesi olan bir ülkedir. Yugoslavya farklı din ve milliyetlerden insanların nazi işgaline karşı beraber savaşarak kurdukları bir ülke idi ve farklı din ve kültürlerden insanlar barış içinde yaşıyorlardı. Sonra sosyalist sistem çöktü ve ülkede miliyetçi gruplar hızla güç kazanmaya başladı. Sonuçta değişik emperyalist grupların desteğini alan bu milliyetçi gruplar       

ükeyi iç savaşa sürüklediler.Savaşta her dilden ve dini gruptan yüzbinlerce yugoslavyalı ya birbirine karşı savaşarak ya da NATO bombardımanı altında öldüler. Ama savaşı Sırbistan kaybetti ve Yugoslavya sömürgeleştirildi ve hızla milliyetçi bileşenlerine ayrıldı.

Emperyalistler bu savaşı tüm dünyaya ” insani müdahele” olarak yutturmayı başardılar. Türkiye de bile bir çok sol örgüt ve kişi NATO nun ugoslavya’yı bombalamasını ve işgalini ”insani müdahele” gerekçesi ile destekledi. Halbuki olan Yugoslavya’ nın zorla kan ve barut içinde sömürgeleştirilmesinden başka bir şey değildi.

Hesapta Bosna’nın “bağımsız” olması için ayaklanan İzzetbegoviç ( eski osmanlı paşalarından birinin torunudur ve islamcı olarak nazi ordusuna katılmıştı, kendisi islamcı ve faşisttir) ve “bağımsız” olması için tüm yugoslavya’yı bombalayan ve yüzbinlerce insanı öldüren emperyalist devletler hepsi Savaş sonrası Dayton’da bir araya geldiler ve birden fikir değiştirdiler. Bosna’nın kendi kendini yönetemeyeceğine karar verdiler ve Bosna’yı bir çeşit sömürge valisi olan High Representative ile yönetme kararı aldılar. Yugosvya’nın eşit devletlerinden birisi olan Bosna’nın emperyalizm tarafından sömürgeleştirilmesi tamamlanmıştı. İzzetbegoviç belki Bosna’yı nazilerin sömürgesi yapamamıştı ama Avrupa ve ABD nin ortak sömürgesi olması konusunda elinden geleni yapmıştı. Sonunda Bosna, Avrupa Birliği tarafından atanan bir vali ve ABD tarafından atanan yardımcısı tarafından yönetilmeye başlandı.

Bosna’da hesapta seçimle gelen bir hükümet ve parlemanto var ama tüm kararlar sömürge valisinin onayından geçmek zorunda ve Vali’nin hükümetin tüm kararlarını veto etmesi yetkisi bulunuyor. Valilik istediği bürokratı işten atabilir ya da isterse hükümeti kovabilir. Vali son yirmi yılda bu yetkisini bol bol kullandı. Yüzlerce bürokrat politikacı ve milletvekili görevlerinden kovuldu ve hükümetler tarafından alınan bir sürü karar veto edildi.

Sömürge yönetimi sadece Bosna’nın değil ama tüm Yugoslavya’nın ırzına geçti. Sosyalist Yugoslavya zamanında Avrupa’nın en eğitimli halkına sahip olan Bosna ve Kosova hızla mafya devletleri haline geldi. Devlet kuruluşları çok ucuz paralarla özel sektöre peşkeş çekildi, sağlıktan iş güvenliğine emeklilik hakkına kadar tüm haklar hızla ortadan kaldırıldı. 1945 sonrası 1990lara kadar barış içinde bir gün bile savaşmadan geçirmiş Bosnalılar etnik ve dini temellerde değişik kantonlara bölündü ve öyle yönetilmeye başlandı. Ülke bir başka sömürge Kosova ile beraber hızla bir mafya devletine döndü. Yoksulluğun hızla arttığı ortamda fuhuş hızla arttı. Bosna beyaz kadın ticaretinin merkezlerinden birisi haline geldi. Bosna devletini yeniden yapılandıran DYNcorp şirketi ile BM görevlilerinin fuhuş ticaretindeki rolü hakkında bir çok haber ve rapor hazırlandı. Ama Dayton’da imzalanan sömürge antlaşması kurallarına göre Bosna’ da görev yapan BM görevlilerinin dokunulmazlığı var ve mahkemeye verilemiyorlar. DynCorp’un ve BM yetkililerinin fuhuş ticaretindeki rolunü açığa çıkartan BM görevlleri işlerinden atıldılar.

Ülkede yetişkin nüfusun yüzde kırkı işsiz ve doğal olarak yoksulluk çok fazla. Bir şi olanların durumu da pek parlak değil. 2.5 Milyon çalışma yaşında insanın olduğu ülkede, bu insanların yüzde kırkı işsiz ve 500 bin çalışan ise ayda 200 dolara iş güvencesi olmadan çalışıyor.Bir çoğu ise bu parayı da aylarca alamıyor. Ülke sürekli olarak dış göç veriyor. Halkın yaşam düzeyi uygulanan neoliberal politikalar yüzünden savaş öncesine göre yani Yugoslavya dönemine göre çok düşük.

Ama son bir kaç yıldır her tür etnik ve dini gruptan Bosna halkı giderek artan biçimde protestolara katılmaktadır. Geçen yıl milliyetçi partiler sunni bir kimlik kartı krizi çıkarmışlardı. Bu krize halkın tepkisi birleşmek ve güçlü protestolar yaratmak oldu. Bir noktada halk Parlemantoyu bastı ve 1500 e yakın milletvekili ve hükümet görevlisini muhasara altına aldı.

Son olaylar tuzla bölgesinde ucuz fiyatlarla kapitalistlere peşkeş çekilen fabrikaların kapatılıp, işçilerin parası bile ödenmeden işten atılması üzerine başladı. Onbine yakın işçinin barışçı protestosuna polis vahşice saldırınca gösteriler hızla tüm ülkeye yayıldı. Dün göstericiler hükümet binalarına saldırmaya başladı. Gazeteler dün akşam polisin plastik mermi kullandığını haber veriyorlar. Eylemlere tüm milliyetlerden halk ve öğrenciler katılıyor. İnternete düşen bazı mesajlara göre Zenica-Doboj kantonunda ki polis sendikası üyeleri bile grev çağrısında bulunmuş ve göstericilere katılmış durumda. Göstericiler Tıpkı Brezilya ve Türkiyede olduğu gibi herhangi bir politik partiyi desteklemiyorlar. Atılan ve duvarlara yazılan sloganlar arasında bazıları ise çok ilginç ve çok güzel. Mesela işgal edilen hükümet binasına yazılan bir slogan olan ”Hırsızlar! Milliyetçilere Ölüm!” eylemin yönelimini çok güzel açıklıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: