SOMA’da ölüm kömür karası

HALİL SAVDA
halilsavda@gmail.com


“Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar.
Ben bir kömür ocağının onulmaz
göçüğüyüm,
İçimde cesetler ve daha ölmemişler var.” (Metin Altınok)

13 Mayıs 2014 tarihinde Türkiye’de Manisa’nın SOMA İlçesinde yaşanan maden ocağı faciasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.
Yüzlerce ölü arasından yaralı çıkartılan bir işçi ambulansa bindirilip sedyeye oturtulurken “Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” diyor.
İktidar ve şirket sahipleri ceplerini O’nun teri ile doldururken; O halkın vergisi ile alınan sedye kirlenmesin istiyor.
“Soma Holding” Maslak’ta gökdelenler inşa ederken; O üç beş kuruş ile çocuklarının karnını doyurmaya çalışıyor.
Sen çocuklarını namerde muhtaç etmemek için ter dökerken; binlerce maaş alan beyaz gömlekli Başbakan müşavirleri senin yakınlarını yerlerde tekmeliyor…
Senin gibi yüzlerce işçi ekmek parası için orada yaşam mücadelesi verirken; senin verdiğin vergiler ile onbinlerce TL maaş alan Başbakan senin şehrinde insan yumrukluyor…
Senin kömür karası çizmelerin Peygamberin hadisleri gibi öğüt verici, din kitaplarının ayetleri gibi yol göstericidir.
Senin o kömür karası çizmelerin kutsaldır bırak kirletsin sedyeleri.
Kömür karası çizmelerin ve bedenin Erdoğan’ın vicdanından daha temiz. Kömür karası çizmelerin Enerji Bakanı’nın aldığı maaştan daha pak.
Önlem almayan, hesap sormayan ve ölümlerinizi meşrulaştırma çabasına giren Başbakan’ın, bakanlarının ve SOMA Holding yöneticilerinin vicdanları ve bedenleri kirlidir…
Erdoğan 30 Maden işçisinin öldüğü Zonguldak’taki patlama ardından 19 Mayıs 2010 yılında şunları söylemiştir: “Mesleğin kaderinde malessef ölüm var. Bu mesleğe giren kardeşlerim de, bunu bilerek giriyorlar.”
AKP Hükümeti 17 Mayıs 2010 yılında Zonguldak’taki patlama ardından ILO 176’yı gündemine almış ancak imzalamamıştı.
Kömür karası ölüm bu kez SOMA’da karşımızda.
Eğer o gün Zonguldak’taki facia sonrasında sorumluca değerlendirmeler yapılmış olsa ve ilgili sözleşme imzalanmış olsaydı bugün SOMA faciası yaşanmayacaktı. Başbakan o gün sorumsuz davranmasaydı SOMA’da insanlar ölmeyecekti. Onun sorumsuz açıklamaları ve tutumu nedeniyle bugün yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş durumda.
Erdoğan SOMA’daki katliamın yaralarını sarıp bir daha benzer faciaların yaşanmaması için önlem alacağına facianın hemen ertesi günü bakın ne diyor: “İngiltere’de geçmişe gidiyorum, 1862, bu madende göçük 204 kişi ölmüş. 1866, 361 kişi ölmüş İngiltere’de. İngiltere’de 1894 Patlama 290. Fransa’ya geliyorum 1906 dünya tarihinin en ölümcül ikinci kazası 1099. (…)
Bakın Amerika. Teknolojisiyle her şeyiyle. 1907’de 361. Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarda, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var.” Yakın tarihin en büyük faciasına ‘olağan şeyler’ diyor. En vahimi ise 13 Mayıs 2014’te yaşanan faciayı 1900’lerin başındaki maden facialar ile karşılaştırıyor. Bu açık ki bir vicdan ve akıl tutulmasıdır. Erdoğan’da biraz akıl ve vicdan olsa SOMA faciasını hem de SOMA’da böyle yorumlamazdı.
Anlaşılan o ki iktidar ve para hırsı gözlerini bürümüş. Ne akıl bırakmış onda ne de vicdan.
SOMA faciası belki ilk değil ama son olabilir.
Türk hükümeti 19 yıldır masada duran Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nun 176 Numaralı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi”ni eğer imzalarsa ve gereklerini yerine getirirse bu tür facialar yaşanmaz. Çünkü ILO Sözleşmesi, işletme sahiplerine ve hükümetlere önemli sorumluluklar getiriyor.
Ancak AKP Hükümeti imzalamaktan kaçıyor.
Çünkü eğer “madenlerde güvenlik ve sağlık sözleşmesini imzalarsa” iş verenin mali yükü artacak. İşte mali yükten kaçınmak için daha açık bir ifade ile daha çok kar etmek için sözleşmeyi imzalamıyor.
Türkiye kapitalizmi 19. yüzyıldan kalma vahşi kapitalizmdir. Yazık ki 19. yy. kapitalistleri ile Erdoğan’ın zihniyetleri örtüşüyor.
Soma’daki bir madenci yakını aynen şunları söyledi: “Zenginler cebini şişirsin, olan fakire oluyor.”
Zenginler daha çok zengin olsunlar diye Erdoğan hükümeti iş güvenliği ve sağlığı için gerekli önlemleri almıyor.
Çünkü onun iktidarı o zenginlerin cebinden çıkıyor.
Bu nedenle onları yargıdan da kaçırmaya çalışıyor. Erdoğan’ın daha ilk günden SOMA Holding sahibini ve yöneticilerini yargıdan saklama ve kaçırma çabasıdır.
Akla takılan soru şu: Acaba Erdoğan’ın SOMA Holding ile kar ortaklığı mı var?
Bağırsam kim işitir.
SOMA’daki madende hırs ve paranın yok ettiği hakikat yatıyor. İçinde ölmemiş hakikati ve cesetleri çıkarmak elimizde…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: