Temmuz, 2014 için arşiv

Avrupa, El Kaide’ye 105 milyon dolar vermiş!

Posted in Haberler with tags , on 31/07/2014 by Karakök

New York Times gazetesinin yaptığı bir araştırmaya göre Avrupa, El Kaide saldırılarının bir kısmını finanse ediyor.  Gazete, kaçırılan vatandaşların serbest bırakılması için El Kaide’ye 105 milyon dolar (93 milyon euro) fidye verildiğini yazdı.

 

Reklamlar

Van’da gerginlik sürüyor

Posted in Haberler with tags on 31/07/2014 by Karakök

AKP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Van mitingi sırasında polisin  Erdoğan’ı protesto eden gruplara müdahale etmesiyle başlayan olaylar sürüyor.

AKP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim çalışmaları kapsamında Van’da düzenlediği ve oldukça sönük geçen mitingin ardından Van’da gerginlik sürüyor. Polisin Erdoğan’ın Van’a gelişini protesto eden gruba ve DBP çadırına TOMA’lar, tazyikli su, plastik mermiler ve biber gazıyla saldırmasına gençlerinde karşılık vermesiyle başlayan olaylar kent geneline yayıldı. Çıkan çatışmalarda bir çok kişi vücudunun çeşitli yerlerine aldığı darbelerle yaralandı. Kentte gerginlik sürüyor.

VICDANI RED ILE ILGILI YENI BIR KITAP

Posted in Deutschsprachige Artikel, English with tags on 31/07/2014 by Karakök
Palgrave Macmillan Pivot`dan “ The Right to Conscientious Objection to Military Service and Turkey’s Obligations under International Human Rights Law “ ismi ile bir kitabim cikti. Kitapla ile ilgili daha fazla bilgiye su linkten ulasabilirsiniz: http://www.palgrave.com/page/detail/the-right-to-conscientious-objection-to-military-service-and-turkey8217s-obligations-under-international-human-rights-law-214zg252r-heval-199inar/?k=9781137468109

 

Ozgur
Dr Ozgur Heval Cinar

Kobanê ve No Pasaran

Posted in Haberler with tags on 30/07/2014 by Karakök

EVRENSEL GAZETESİ/YENİGÜN
Ender İMREK
enderimrek@hotmail.com  @enderimrek Kobanê ve No Pasaran*!

1936 İspanya iç savaşının ünlü sloganı… Dünyanın tüm devrimcileri,
yüreği halkla, işçi ve emekçilerle atan her kesimin benimseyip
kullandığı, hafızasının bir yerinde hep diri tuttuğu bir slogandır; No
Pasaran!

Faşist Franko birliklerine karşı halk direnişinin ünlü sloganı. Tüm
dünya halklarının benimsediği ve nerede faşist, gerici, halk düşmanı bir
savaş cephesi varsı ona karşı birleşen halk güçlerinin hafızalarının
derinliklerinden çıkarıp haykırdıkları bir slogan.

Hitler faşizmine, Mussolini, Salazar, Bakossa… Mubarek, bin Ali ve
tarihin çöp sepetine atılmış tüm halk düşmanlarına, tüm diktatörlere ve
diktatörlüklere karşı yüreği halktan yana atan herkesin, hepimizi
sloganıdır ‘No Pasaran’.

Ve, No Pasaran bu gün Kobanê’dir. Rojava’dır.

Bir dönem Vietnam ne ise, bu gün Kobanê ve Rojava odur.

Filistin’de cepheye katılan Denizlerin gösterdiği tavrı hatırlamamak mümkün mü?

1930’lu yıllarda Franko faşizmine karşı İspanya halkının direnişi farklı
boyutlarda, farklı cephelerde, farklı konjonktürde bu gün Rojava’da,
Kobanê’de sürüyor.

Filistin’de işgalci İsrail’e, Yunanistan’da faşizme karşı direnişe güç
ve destek vermek, gidip halk cephesinde yer almak nasıl onurlu bir
davranışsa, bugün Kobanê’de olmak, Rojava halklarıyla birlikte mücadele
etmek, dayanışma göstermek o kadar değerlidir.

Direniş sadece Rojava ve bölge halklarının üzerine salınan IŞİD
çetelerine karşı değildir; direniş halk düşmanı, demokrasi, emek ve
özgürlük düşmanı tüm bölge güçlere karşı sürüyor.

Dolayısıyla, emperyalizmin, bölge gerici güçlerinin, tüm
diktatörlüklerin ve Erdoğan gibi diktatörlük heveslilerinin destekleyip,
güç ve silah yığdıkları IŞİD’in Rojava devrimini boğma hesapları
tarihsel bir hesaplaşmadır. Rojava devrimi tüm bölgenin, Türkiye’nin
nasıl bir gelecek tahayyül ettiğiyle dolaysız bir ilişki içindedir.
Kobanê, Ortadoğu ve Türkiye’nin geleceği üzerinde hesap yapan tüm
emperyalist güçler ve bölge gerici devletleri için kırmızı çizgi haline
gelmiştir. Tüm devrimci güçlerin, tüm halk güçlerinin direnme noktası ve
kazanılmış bir halk mevzisidir de. Aynı zamanda bir gelecek
tahayyülüdür.

Bu hesaplaşma karşısında saf tutmak, taraf olmak, bulunduğu alanda güç,
destek sunmak ve dayanışma içinde olmak, direnişe katılmak sadece
devrimci bir görev ve sorumluluk değil, aynı zamanda insan olmanın,
tarih karşısında insani sorumluluğunu bilmenin de bir gereği olsa gerek.

Zira bugün Rojava’nın Kobanê Kantonu’nda bölge tarihinin unutulmaz ve en
etkileyici direnişi yaşanıyor. Geriye dönüp bakıldığında tarihin böyle
yazıldığını rahatlıkla görebiliriz. Halkların tarihi Kobanê’deki gibi
yazılmaktadır. Bugün özgürlük sesinin yankılanarak tüm dünya
devrimcilerine selam verdiği bir mücadele alanıdır Kobanê.

Bir yandan Suriye yönetimi, bir yandan İran, bir yandan Irak bir yandan
KDP yönetimi, bir yandan Türkiye’nin kuşatması var. Ambargo hâlâ
sürüyor. Rojava’ya ilaç gönderilmesine izin vermeyen, çocuk maması
ulaştırılmasına bin bir güçlük çıkaran bu bölge güçleri, IŞİD karşısında
ya seyirci kalıyor, zımnen destekliyor ya da Türkiye gibi TIR’lar
dolusu, top mermisi, cephane, silah, mühimmat, para ve eleman
taşıyorlar.

Tunus’un AKP muadili, Gannuşi’nin Nahta’sı Türkiye üzerinden IŞİD
çetelerine eleman  göndermeye devam ediyor.  Bölgenin emek ve halk
düşmanı güçleriyle birlikte, onların arkasındaki tüm emperyalist güçler
de çıban başı olarak görüp kazımak istedikleri Rojava devrimini boğmak
istiyor. İki güç arasında bir savaş sürüyor. Bir yandan halklar, karşıda
bölge diktatörlükleri ve emperyalistler. Bir yanda zalimler diğer
tarafta mazlumlar.

Ancak Kobanê’de halk ‘No Pasaran’ diyor.

Yaşlı kadınlar, yeni kurulan yönetimin bakanları, eli silah tutan herkes
cephede yerini almış durumda. Devrimin boğulmasının ne anlama
geldiğinin bilincindeler.

Ve günlerdir dişe diş bir mücadele sürüyor.

Dün İspanya’da, İtalya’da, Fransa’da, Almanya’da, Küba’da, Kolombiya’da
süren mücadelenin devamıdır bu gün Kobanê’de sürmekte olan.

Onun içindir ki, emperyalistlerce çizilmiş sınır boyları halkların
coşkulu direnişine sahne oluyor. Onun içindir ki, Birecik’te, Suruç’ta,
Ceylanpınar’da, Nusaybin’de sınır boylarındaki dikenli tellere
yüreklerimizi asıyoruz.

No Pasaran!

IŞİD’e, halk düşmanlarına geçit yok!

(*) Geçit yok

http://www.evrensel.net/kose-yazisi/71909/koban-ve-no-pasaran.html#.U9eFm0BTuho

Mersin’de trans bireye silahlı saldırı

Posted in Queer with tags on 29/07/2014 by Karakök

Mersin’de sahilde yürüyen trans bireyi Cansu Ateş, kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Mersin’de trans bireylere yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Mersin Hilton Otelinin karşısında arkadaşları ile buluşmak için sahilde yürüyen Cansu Ateş isimli trans bireyi, kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Ateş’in önünü keserek, silah ile 3 el ateş eden 35 yaşlarında kimliği belirlenemeyen şahıs ardından kırmızı bir bisiklet ile olay yerinden uzaklaştı. Karın bölgesi, dizine ve kalçasına isabet eden kurşunlar ile yere yığılan Ateş, etrafta bulunan yurttaşların yardımı ile Toros Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından Ateş, kurşunların çıkarılması için ameliyata alındı. Üç buçuk saat süren ameliyatın ardından Ateş’in vücuduna isabet eden kurşunlar çıkarılırken, hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. (Mersin/DİHA)

31.07/01.08: Veranstaltungen zu Brasilien und Griechenland

Posted in Deutschsprachige Artikel, English with tags on 28/07/2014 by Karakök
Liebe Leute
Am Donnerstag, 31. Juli und Freitag, 1. August organisieren wir zwei Veranstaltungen, auf die wir uns ganz besonders freuen… Kommt vorbei!
Filmvorführung & Diskussion zu den sozialen Protesten in Brasilien
Donnerstag, 31. Juli 2014, 19:00 Vokü, 20:30 Film und Diskussion
Infoladen Kasama, Militärstrasse 87a, Zürich
Bis vor wenigen Jahren galt Brasilien als krisenfest und Shooting-Star der BRIC-Länder. Aber nur ein Jahr vor der Fußball-WM und drei Jahre vor den olympischen Spielen knallt es: Im Juni 2013 kommt es nach Fahrpreiserhöhungen im öffentlichen Nahverkehr zu den größten Massendemonstrationen seit Jahrzehnten. Inspiriert von den Aufständen verbreiten sich soziale Kämpfe wie ein Lauffeuer in Brasilien: Arbeiter_innen treten in wilde Streiks, junge Frauen mobilisieren gegen den Papstbesuch, Mega-Urbanisierungsprojekte werden angegriffen, Favelabewohner_innen wehren sich gegen Vertreibung und Militarisierung. “Wir sind keine Sambatänzer”, sagten die streikenden Müllmänner “Garis” in einem Interview, sondern “wir sind Rebellen”. Diese und andere Rebellen kommen in “We don´t like samba” zu Wort und erzählen ihre Geschichte.
Zwei der Filmemacher zeigen ihren Film erstmals in der Schweiz und werden über die sozialen Proteste in Brasilien sprechen.
Mehr Infos:
Griechenland: Eine Krise der sozialen Reproduktion
Referat & Diskussion mit einem Genossen von TPTG (Griechenland)
Freitag, 1. August 2014, 19:30 Uhr
Autonomer Beauty Salon, Hohlstrasse 481, Zürich
Was geschah mit dem auf familiären Strukturen basierenden Wohlfahrtskapitalismus in Griechenland?
Was charakterisiert die Austeritätsmassnahmen, welche die Familie, die Hauptversorgerin der Wohlfahrt und des sozialen Sicherungsnetzes in Griechenland, vor zu grosse Schwierigkeiten stellt? Eine Diskussion mit einem Genossen von Ta Paidia Tis Galarias (Die Kinder der Galerie; TPTG) aus Griechenland über diese Massnahmen im Kontext der Sozialstaatsreformen in Europa.
Mehr Infos:
Flyer:

İsraili anarşistler Gazze için havaalanı bastı

Posted in Haberler with tags on 28/07/2014 by Karakök

İsrail’de anarşistler siyonist saldırıları protesto etti. Gazze’yi bombalayan uçakları engellemek için Tel Aviv havaalanını basan anarşistlerden 21 kişi gözaltına alındı.

Etkin Haber Ajansı / 25 Temmuz 2014 Cuma, 19:50

TEL AVİV- İsrail’de anarşist bir grup, Tel Aviv havaalanını bastı.

“Anarquistas contra el muro (Duvarlara karşı mücadele eden anarşistler)” isimli grup, İsrail’den Gazze’yi bombalayan uçakları engellemek için hava alanınında eylem yaptı. Anarşistler, Gazze’yi bombalayan Hebrew askeri birliklerini protesto etti.

Anarşistler, “binlerce metre yukardan hiçbir dikkat gözetmeksizin bir düğmeye basan insanlara, aşağıda masum insanların öleceğini hatırlatmak için eylem yaptıklarını” belirtti.

Grup üyeleri yüzlerini Filistinli direnişçileri andıran puşularla kapatarak ve yüzlerinin bir kısmını kırmızıya boyayarak İsrail’i protesto eden pankartlar taşıdı. Anarşistlere saldıran İsrali askerleri, 21 kişiyi gözaltına aldı.