Batman’daki Êzidi köyleri yardım bekliyor

Şengal’den göç etmek zorunda kalan Êzidiler, Batman’da 90’lı yıllarda boşaltılan Êzidi köylerine yerleşti. Belediye, Baro, İHD ve STK’lar bünyesinde komisyonlar oluşturulsa da, harabe halindeki 7 köyün onarılması ve Êzidilerin insani ihtiyaçlarının giderilmesi için daha fazla dayanışmaya ihtiyaç var.

Katliamdan kaçıp Batman’ın Fekiran köyüne sığınan Êzidiler yaşadıkları dramı anlatırken, Şengal’deki Micerah Koço’dan Êzidi Mintkan aşiretinden yaklaşık 5 bin kişinin ölümden kurtulmak için zorla müslümanlığı kabul ettiklerini ancak buna rağmen kadınlarının kaçırıldığını söylediler. İran-Irak savaşını, peşmergeler ile Saddam’ın savaşını yaşadıklarını, Saddam ile ABD’nin savaşına tanık olduklarını belirten Êzidiler, “IŞİD’in yaptığı namussuzluğu hiçbir tarihte görmedik” dediler. Şengal’den kaçen Êzidiler için Batman merkez ve Beşiri ilçesinde yıllar önce boşaltılan Êzidi köylerin onarılması planlanıyor. Batman’da Belediye ve STK’lar gelenlere yardım için birden fazla komisyon oluşturdu. Boşaltılan köylere sığınan Êzidiler arasında hasta çocuklar ve 9 aylık hamile kadınlar bulunuyor. Êzidiler, şu ana kadar tıbbi bir yardımın ulaşmadığını da ekliyor.

IŞID saldırıları sonucunda Şengal ve Şêxan’dan kaçan Êzidilerin Kuzey Kürdistan’a göçü devam ediyor. Sadece pasaportu olanların Türkiye’ye geçişine izin veriliyor. Pasaportu olmayan binlercesi ise halen Zaxo’da bekletiliyor. Êzidiler Diyarbakır, Şırnak-Silopi, Viranşehir ve İstanbul’a göç ederken, Batman’da ise yıllar önce boşaltılan Êzidilerin yaşadığı ancak şimdi harabe durumda bulunan köylerdeki evler onarılarak onlar için hazırlanıyor.

HARABE EVLER ONARILMAYI BEKLİYOR

Şu anda sadece 3 Êzidi ailenin yaşadığı Fekiran köyüne sığınan Şengal’den kaçan Êzidi ailelerle konuşuyoruz. Her birinin hikayesi savaşın dramını, yapılan ahlaksızlıkları ve IŞİD’in insanlığa karşı işlediği suçların en iğrencini ortaya seriyor. Köy muhtarı Osman Öngüdü 70 yaşında. Köyde onun gibi yaşlılar ve birkaç genç kalmış sadece. Köylerine sığınan Êzidilere yardım etmenin boyunlarının borcu olduğunu belirten Öngüdü, “Kendi imkanlarımızla yardım etmeye çalışıyoruz. Belediyeden gelip harabe olan evlerin eksikliklerini tespit ettiler. Onarılabilecek evleri yapacaklarını söylediler. Geçen gün Kaymakam da köyümüze geldi. Durumu ona da anlattık. Bu gelen insanlara yardım edilmeli” dedi.

Fekiran köyünde harabe evlere sığınan Êzidilerden Hazin Xelef, kızkardeşi, yengesi ve 5 çocuğundan haber alamadığını belirterek, “Yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum. 70 yaşındaki annem Hediye İlyas, Şengal’in Gırşeva köyünde kaldı. Başına ne geldi bilmiyorum. Bizler canımızı kurtarabildik sadece. Şengal’in içinden 1500 ile 1600 arasında kadın ve kızlarımızı kaçırdılar. Bunları Musul ve Telafer’e götürdüklerini duyduk.  Bir de Musul’daki Baduş zindanına atmışlar bazılarını” şeklinde konuştu.

Şengal’e IŞİD saldırısı olacağını, Arap kadınların aralarında konuşurken Êzidi kadınların bunu duyup kendilerine anlattığını belirten İsmail Ali, “Kadınlarımız gelip bize söylediler. IŞİD’in geleceğinden herkesin haberi vardı. Ben yakın çevreme bunları anlattım. Sonra saldırıdan 2 gün önce ailemi alıp aracımla Şengal’den kaçtım. Saldırı sırasında benim ailemden kimse yoktu orada. Daha sonra Türkiye’ye geçtik” dedi.

İlk başta Şengal çevresindeki köylerde bulunan Arap Xatuni ve Mıtewta, Kürt Kêçela ve Cankuli, Musul’dan getirilen arap Muwasla aşireti ile Telafer’den getirilen Sünni Türkmenlerden oluşan silahlı grupların ilk başta kendilerine saldırdığını belirten Eli Mırad ise “Bu aşiretler silahlı bir şekilde ilk başta Şengal çevresindeki Êzidi köylerine saldırdılar. IŞİD bunlardan sonra Şengal’e girdi. İlk katliama ve talana girişenler bu aşiretlerin silahlı gücü oldu. Kendi Arap komşularımız evlerimizi tek tek bu gelenlere söylüyorlardı” dedi.

DOKTOR TEK TEK EVLERİ İŞARET ETTİ

Şengal’de yıllardır birlikte yaşadıkları ve herkesin tanıdığı Doktor Kifah Muhammed Kado adlı kişinin Şengal’e gelen IŞİD çetelerine rehberlik yaptığını ve Êzidi evlerin tek tek bunlara gösterdiğini kaydeden Mırad, “Bu doktor ilçenin tanınan, bilinen doktoru. Çetelerin önlerinde mahalle mahalle, ev ev gezerek Êzidileri tespit ediyor ve bunlara gösteriyordu. ‘Bunlar Êzididir, Êzidiler burada’ diyordu. Bazı evlerde yaşayanlar Êzidi olmadıklarını, ölümden kurtulmak için müslüman oldukları söylüyorlardı. Ama bu doktor ve beraberindekiler bütün Êzidileri tek tek tespit edip o çetelere bildirdiler. IŞİD de işaret edilen evlere girip talan ediyor, kadınları ve kızları çıkartıp götürüyordu. Zorla müslümanlığı kabul ettirmeye çalıştılar. Kabul etmeyenleri ya orada öldürüyorlardı, ya da alıp götürüyorlardı. Onlara ne yaptılar bilmiyorum” şeklinde konuştu.

MÜSLÜMANLIĞI KABUL ETMELERİNE RAĞMEN KADINLAR KAÇIRILDI

“Micerah Koço”da yaşayan Êzidi Mintkan aşiretine zorla Müslümanlaştırıldıklarını ancak buna rağmen kadınların kaçırıldığını anlatan Mırad, “Müslümanlığı kabul etmelerine rağmen bütün genç kadın ve kızlarını alıp kamyonlara bindirip götürdüler. Nereye götürdüklerini bilmiyoruz. Mıcerah Koço halen IŞİD’in elinde” dedi.

KARDEŞİMİ VE YEĞENİMİ KÖY MEYDANINDA ÖLDÜRDÜLER

Şengal’e IŞİD’in ilk başta Tılkesep, Tılezêr ve Gırzerêk köylerine saldırdığını, kendilerinin ve peşmergenin de bunlara ateş açtığını ve bunun yaklaşık 5 saat sürdüğünü, hava aydınlanmadan önce ise peşmergenin tutunamadığını ve kendilerinin de kaçtığını belirten Mirza Şêx Ebo ise, kardeşi Ali Mirzo Ebo ile oğlu Dılşer Ali’nin kimliklerine bakılarak köy meydanında kurşuna dizildiğini söyledi.

Fekiran köyüne sığınan Êzidilerden Merwan Mırad da halen 3’ü erkek, 2’si kadın 5 kardeşinden haber alamadığını belirterek, saldırının olduğu gece Şengal’in altındaki köylerde silah sesleri gelmeye başlayınca o köydeki tanıdıklarına telefon açtıklarını ve çetelerin geldiğini böyle duyduğunu belirterek, “Sabaha karşı hepimiz korku içinde ne olacağını bekliyorduk. Sabah dört sıralarında karakollara telefon açtık ancak hiçbirinden cevap alamadık. Silahımız da yoktu. Mecburen dağa kaçmak zorunda kaldık. Orada 3 gün kaldıktan sonra YPG’liler gelip bizi kurtararak Rojava’ya götürdü. Oradan da Sêmalka da Dicle Nehri üzerinden Zaxo’ya geçtik” şeklinde konuştu.

Fekiran köyüne sığınanlardan Nesime Kasım, her şeylerini Şengal’de bırakıp kaçtıklarını, kadınların ve kızlarının kaçırıldığını belirterek, “Tüm mallarımıza, işyerlerimize, evlerimize el koydular. Dünya malı önemli değil. Ama bunlar namusumuzla, onurumuzla oynadılar. Bin yıl önce yapılan vahşeti bunlar bu yüzyılda bizim üzerimizde denediler” şeklinde konuştu.

3 SAVAŞI YAŞADIM AMA HİÇBİRİNDE BU NAMUSSUZLUK YAPILMADI

Irak’ta Irak-İran savaşı, peşmerge ile Saddam arasında yaşanan savaşı ve Saddam ile ABD arasında yaşanan üç savaşa tanık olduğunu belirten Êzidilerden Derman İlyas, “Ancak böyle alçaklık görmedim” dedi. Yıllardır Araplarla, Süryanilerle, Türkmenlerle birlikte yaşadıklarını ve aralarında hiçbir sorun olmadığını kaydeden İlyas, “Ancak bize saldıran bu IŞİD kızlarımızı kadınlarımızı götürdü. Bu namussuzluğu hiçbir savaşta yaşamadık” şeklinde konuştu.

BATMAN’DA 7 HARABE KÖY ONARILMAYI BEKLİYOR

Bu arada, katliamdan kaçarak Batman’a gelen Êzidilerin sayısı her geçen gün artıyor. Gelenlerin bir kısmı Musa Anter Halk Evi, GAP Oteli, Belediye Konukevi ve evlerde misafir ediliyor. Aynı şekilde 90’lı yıllarda boşaltılan ve şu anda harabe halinde bulunan Êzidi köyleri olan Korıxê, Hemduna, Cınevra, Fekira, Şımzê, Şahsıme, Baziwanê ve Hıcrê köylerinin tekrar yerleşime açılması çabaları da devam ediyor.

Bu köylerde ayakta kalan ve tamir edilebilecek durumdaki evler, Belediye, Baro, İHD ve STK’lar bünyesinde oluşturulan komisyonlar tarafından tek tek tespit edilerek eksiklikleri kayıt altına alınıyor. Batman’da gelen Êzidiler için sağlık, barınma, diplomasi, insan hakları gibi değişik komisyonlar kurulmuş.

Bu komisyonlar olsa da daha fazla dayanışmaya ihtiyaçları var. Sadece Fekiran köyünde biri 9 aylık olmak üzere iki hamile kadın var. Aynı şekilde hasta olan çocuk ve yaşlılar var. Talep etmelerine rağmen şu ana kadar doktor yüzü görmemişler. Batman’a gelen Êzidilerden 8 aylık hamile olan bir kadın, karnındaki çocuğunun ölüp ölmediğini kontrol edebilecek bir doktor bulamamış henüz.

TEK BİR KURUM ALTINDAN KALKAMAZ

Batman’da Êzidilerin yeme, barınma ve sağlık gibi konularında oluşturulan koordinasyonun içinde yer alan İHD yöneticilerinden Barış Eviz, gelen Êzidilere yardımda yetersiz kaldıklarını anlatıyor. Bunun sadece bir kurumun altından kalkabileceği bir konu olmadığını ve daha çok Êzidinin buraya geleceğini tahmin ettiklerini kaydeden Eviz, “Bu gelenleri boşaltılan köyleri onarıp oraya yerleştirmeyi düşünüyoruz. Ancak köylerin alt yapı sorunu var. Bazı evler harabe halinde. Duvarları, tavanları, kapı ve pencereleri yok. Bu sorunları halletmeye çalışıyoruz. Şu anda Musa Anter Halk Evi’nde günlük yemek verebiliyoruz. Ne kadar sürer bu bilmiyorum. Mutfak eşyasına, kuru gıdaya, tüpe, çocuk bezine, süte ve ev eşyasına ihtiyaç var. Bunlara yardım için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Barış Ediz, gelen Êzidilere yardım için; 0 488 213 27 64 ve 0 542 397 29 42 telefonların aranabileceğini sözlerine ekledi.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: