Türkmen mülteciler: Hükümet bizden bıktı

Türkmen mülteciler: Hükümet bizden bıktı

Suriye’den gelen Türkmen mülteciler dert küpü. Suriye’de yaşanan iç savaştan dolayı Türkiye’ye sığınan ve Osmaniye’nin Cevdetiye beldesindeki konaklama tesislerine yerleştirilen mülteciler, birçok sorun yaşıyor. Türkmen kampındaki marketin pahalılığı, olmayan sıcak su, bozuk tuvaletler, yapılmayan ilaçlama, baş gösteren bulaşıcı hastalıklar, ölen bebekler, dolmuşlara binmeye mecbur kalmaları, iki yıldır değişmeyen çadırlar başlıca sorunları…

“İlkin iyiydi, artık devlet usandı bizden. Şimdi yüzümüze bakan yok. İki yıl oldu bir gazeteci bile gelip derdimizi dinlemedi. İlk kez siz geliyorsunuz. Sesimizin duyulması için kavga mı etmemiz gerekiyor. Ne yapmamız lazım” diyorlar.

Osmaniye‘nin Cevdetiye beldesindeki konaklama tesislerine yerleştirilen mültecilerin sayısı 10 binin üzerinde. Konaklama kampının bulunduğu yere gidiyoruz. Buradaki çadır kentte yaşayan Suriyeli sığınmacıların hepsi Türkmen. Suriye’nin Laskiye ketinden göç etmişler. 2012 yılının ağustos ayında kampa yerleşmişler, iki yıldır buradalar.

“Esvabımızla geldik, malımızı mülkümüzü, evimizi, toprağımızı ve akrabalarımızı bırakıp aç geldik. Aç adamlar çadırlara geldi, başka yerde kalacak bir durumumuz yok. Durumu olanlar evlerde, şehirlerde kalıyor” diyorlar.

AYLIK 85 TL YARDIM

Kampta yemek verilmiyor. Herkes yemeğini kendisi yapıyor. 2012 eylül ayında açılan kampta 5-6 ay kadar üç öğün verilen sıcak yemek kesilmiş. Mülteciler için geçici kart oluşturulmuş. Bu kartlara ise her mültecinin yeme içme ve temizlik giderleri için 85 lira yatırılıyor. Paranın yatırıldığı kartla ancak kampın içinde bulunan markette alışveriş yapabiliyor. Burada da fiyatların “kazık” olduğunu söylüyorlar. Çok pahalıya satıldığını ama mecburen aldıklarını belirtiyorlar.

SURİYELİLERİN DÜKKANLARI…

Kampın karşısında 20 kadar derme çatma dükkan kurmuşlar. Dükkanları kurmak için belediyeye yer başına yıllık 400 TL kira vermişler. Buradaki seyyar bakkallarda yemek yapılıyor, çay, kahve, sigara, sebze, meyve, giyecek gibi bir çok öteberi satılıyor. Suriye’den getirdikleri yiyecek, içecek ve giyecekleri kampın içinde satamıyorlar. Kampa sokamıyorlar.

Burayı içerdeki pahalı kantine/markete alternatif olarak kurmuşlar, hem de geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.

BULAŞICI HASTALIKLAR ARTTI

“En başta temizlik yok. Sıcak su yok, banyo yapamıyoruz. Bir yıldır bozuk olan tuvaletler, banyolar var. Yazın haydi soğuk su ile banyo yapıyoruz kışın ne yapacağız” diye soruyorlar. Tüberküloz, şark çıbanı gibi bulaşıcı hastalıların yayıldığını belirtiyorlar. İlaçlamanın yapılmadığını anlatıyorlar. Bir genç belediyenin ayda bir ilaç attığını bunun da sigarasının dumanı kadar olduğunu söylüyor.

Çadırları iki yıldır değişmemiş. Çoğu yırtık, harabe halinde. Yağmur yağınca su akıtanı oluyor. Bir çok ildeki çadırların değiştiğini ama kendi çadırlarının iki yıldır aynı olduğunu anlatıyorlar.

EKMEK PARAMIZ ÇIKMIYOR

Suriyeli mülteciler hayat pahalılığından şikayetçi, özellikle benzinin çok pahalı olduğunu söylüyorlar. Devletin yaptığı 85 lira yardımla geçinemediklerini söylüyorlar. “Ekmek paramız çıkmıyor. 40 lira 50 lira yevmiye veriyorlar ama bazen 20 lira 30 lira dahi alamıyoruz. Kim ister ucuza çalışmayı. Çalıştığımız bir inşaatta düşsek ölsek ne olacak. Hiçbir güvencemiz yok. Çocuklarımıza kim bakacak” diyorlar.

Kampta okul olduğunu hem Suriyeli hem de Türkiyeli öğretmenlerin çocuklara eğitim verdiğini belirtiyorlar. Ancak Suriyeli öğretmenlere eğitim için para veriyorlarmış. “Devlet para vermediği için öğretmenler de bizden para istiyor” diyorlar.

Mültecilerin sağlık sorunları çok. Çocuğu ölen, bebeği ölenler olmuş. Birisi bir yaşındaki çocuğunu doktora götürmüş birkaç sefer ama ilgilenilmemiş. Çocuk daha sonra ölmüş. “Doktora gidiyoruz eskisi gibi ilgilenilmiyor. İlaçları almak için eczaneye para ödememiz gerekiyor” diyorlar.

EŞİT HAKLAR İSTİYORLAR

Suriyeli mülteciler, çalışma ve oturma izni istiyorlar. “Türklerle aynı haklara sahip olmak istiyoruz” diyorlar. Kendilerine farklı davranılmasın istiyorlar. Korktukları için, kaygı taşıdıkları için şehre dahi pek gidemiyorlar.

Kampın giriş ve çıkış saatleri var. Yaz saat uygulaması; sabah 06.00’da çıkılıyor akşam 21.00’de giriliyor. Kampa bir gün gelmeyen olursa kaydı siliniyor. En çok şikayet ettikleri konuların başında kampa ziyaretçilerinin girememesi. Bu durumu şöyle anlatıyorlar: “Annemiz babamız dahi olsa bizi ziyaret edemiyor. Akrabalarımız başka yerlerden geliyor, kampa alınmıyorlar. Bir akşam bizimle kalamıyorlar. Böyle şey olur mu? Babam gelse bile giremiyor.” Kampın önü amele pazarına dönüyor sabahları. Daha çok mısır, fıstık, zeytin gibi tarla ve inşaat işlerinde çalışıyorlar.

MUHTARLAR AYRIMCILIK YAPIYOR

Kamp, beş mahalleden oluşuyor. Her mahallenin bir muhtarı var. İlk geldiklerinde 6 aylığına seçilmelerine rağmen muhtarlar 2 yıldır değişmiyor. “Ne çadırlar değişti, ne sorunlarımız çözüldü ne de muhtarlar değişti” diyorlar. Muhtarların kendi yandaşlarını koruyup kolladığını, kendi akrabaları gelince içeri aldıklarını belirtiyorlar. Muhtarların kamp idaresi ile el ele verdiğini, çifte standart yaptığını ifade ediyorlar. Gelen yardımların kaybolduğunu, bazı yardımların kamptaki marketlerde kendilerine para ile satıldığını iddia ediyorlar. Çocuklar için süt, bebekler için bezi para ile aldıklarını hatırlatıyorlar.

TÜRKMENLERİN ÇOĞU ESAD KARŞITI

Kampta bulunan Türkmenlerin çoğu Esad karşıtı. Ancak Esad yanlısı olanlar da var. Ancak kendilerine Suriyeli mülteci olarak yaklaşılmasını istiyorlar. Herkesin kendilerine farklı bir gözle baktığını söylüyorlar. Bir genç; kardeşinin muhaliflerin, abisinin ise Esad saflarında olduğunu belirtiyor. Biz “İster miydik ki evimizi, toprağımızı, akrabalarımızı bırakıp gelelim.” diyor.

“Olası bir NATO ya da ABD’nin müdahalesi girişimini” ise samimi bulmuyorlar. “Suriye’yi bu hale onlar getirdi. Esad’a da, Esad’a karşı savaşanlara da silah veren onlar. İstiyorlar ki kimse kazanmasın. Savaş sürdükçe NATO ve ABD gibi zengin ülkeler kazanıyor. Muhaliflere bir kurşun geliyorsa Esad’a on kurşun gidiyor. Bunları satanlar kazanıyor.” diyorlar.

http://www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-09-11 09:05:33

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: