DAİŞ’İ DURDURMAYI YÜREK SAVAŞÇILARINA SORUN

Son zamanlarda dünyanın birçok yerinde farklı zemin ve platformlarda toplantılar üstüne toplantılar yapılıyor. Toplantıların ortak hedefi DAİŞ denilen uluslararası toplama çete örgütünün nasıl durdurulacağına ilişkindir. En sert açıklamayı ise güya Obama yapıyor.

Bilenler bilir ki DAİŞ denilen uluslararası toplama çete örgütünün önünü en çok açanların başında ABD geliyor. Yine Avrupa’nın birçok farklı devletleri geliyor. Ortadoğu’da ise bu çete diye bileceğimiz blokunun başını ise Suudi, Katar ve Türkiye Cumhuriyeti devletleri çekiyor.

Ortadoğu’da yaptırmak istediklerini yaptırtan ABD öyle görülüyor ki artık DAİŞ’e ihtiyaç duymuyor. Ve bu gerçekliğin yanı sıra DAİŞ’te sadece dinleyen olmak istemiyor. Dinlememek istemesi kadar normal bir şey olabilir mi? Birkaç mermi sıkmayla neredeyse Suriye’nin yarısını yine Irak’ın ise üçte birini ele geçirdiler. Bu uluslararası toplama çete örgütünün yürüttüğü savaşa bakıldığında hiçbir devletin askeri gücüne karşı savaş yürütmediği rahatlıkla görülebilecektir. Özelde de Suriye’de bu gerçek daha açık bir halde görülmektedir. Dikkat edelim DAİŞ Suriye’de hep Esad’a karşı mücadele eden ve alanları ele geçirmiş olan farklı örgütlerin ele geçirdikleri yerlere el koymuştur. Başkada kolay kolay Suriye devletine karşı bir savaş yürütmemişlerdir, yürütmeleri sadece ve sadece istisnaidir. Benzer bir durumu yine bizler Irak’ta gördük. Hedefleri hep sivillerdir. Musul’u ele geçirdiklerinde Maliki’nin askerleri silahlarını bırakıp kaçmışlardı. Ve nitekim Irak’ta ne kadar azınlık topluluk varsa hepsini tek tek hedefleyerek tasfiye etmeyi önlerine koymuşlardır. Ancak hedeflerinde Irak devleti sanıldığı gibi fazla olmamıştır.     

Özcesi DAİŞ gibi toplama olan bir çete örgütü silahlı olarak sadece Yürek ve Özgürlük Savaşçılarına karşı durmuştur. Bu gerçekliği bizler hem Rojava’da hem de Başur’da gördük. Ve halen de görüyoruz. Böyle bir durum karşısında DAİŞ neden dursun ki? Neden sadece ABD’yi, Katar’ı, Suudi’yi v Türkiye’yi dinlesin ki? Her şeyi ele geçirmişken, herkesi yeterince korkutmuşken, herkes ona biat etmeye hazır iken neden bildiğini okumasın ki?

Hem DAİŞ oynaması gereken rolü oynamış hem de DAİŞ ona belirlenmiş olan çizgileri aşarak kendince tehlike oluşturmaktadır. Bu durum tam da dünyanın bekçisi olduğunu söyleyen ABD’nin istediği an’dır. Hem de optimal an. Yani saldırma meşruluğunun oluştuğu an…

Optimal an dediğimiz an DAİŞ’e yönelirken en karlı çıkılacak olan an’dır. DAİŞ’e yaptırtacaklarını yaptırmış şimdi ise tasfiye ederek bölgedeki güçlerin güvenini sağlayarak bölge güçlerini yeniden kendine bağlama an’ıdır. Nitekim öyle de olmaktadır. Herkes korkmuştur. Herkesin boyunun posu ile kilosunun ne olduğu iyi gösterilmiştir. Sıra önce DAİŞ’in eliyle vurulan ve düşürülenlere el atarak kaldırma zamanıdır.

Dikkat edelim daha düne kadar karşıt pozisyonda olanlar ne kadar da birden bir ABD’nin çizgisine geldiler. İran öyle, Irak öyle, KDP öyle ve başka birçok güç de öyle. Bu durumda DAİŞ’e neden ihtiyaç olsun ki? Kaldı ki derler ya “Kahraman’ın koyunu sonra çıkar oyunu” misali, oyun açığa çıkmadan bu koyunu ortadan kaldırmak iyi olmaz mı? İşte ABD’nin ve dostlarının yaptığı da budur.

Gerçeklik böyle olmasına rağmen ABD güya DAİŞ’i durdurma formülü üzerine yoğun durduğunu açıkladı. Var sayalım ki ABD gerçekten de böyle yapacak. Yani ciddi ciddi DAİŞ’i durdurma formülü üzerinde yoğunlaşacak.

O zaman yapması gerekli ilk çalışma PKK’nin ve de PKK’ye ve Önderliğine yakın duran örgütlerinin bu işi nasıl yaptıklarını sorması gerekmez mi?

Tecrübeler böle edinilmiyor mu?

Herkes böyle öğrenmiyor mu?

Bilimsel yöntem yaşanmış olanları inceleyerek sonuç çıkarmak değil midir?

Sahiden doğru olan bu değil midir?

Doğru olanlar bunlar ise o zaman ABD’nin bir an evvel Özgürlük Savaşçılarının DAİŞ gibi uluslararası toplama çete örgütüne karşı mücadele yöntemlerini araştırmaları gerekmez mi?

Özgürlük Savaşçıları hangi cesaret ve yürekle savaştığını da görmesi gerekmez mi?

Evet, DAİŞ’e karşı ciddi bir hamle yapılmak isteniyorsa yapılması gerekli olan Özgürlük Savaşçılarının direniş deneyimlerinden sonuç çıkararak, gerektiğinde onların yanında, onlarla birlikte bir an önce bu çetelere karşı ortak bir yönelim içerisinde olunmasını bilmek gerekir.

Ve tabi bunu yaparken DAİŞ’in önünde tek bir mermi sıkmadan, gerisin geriye, arabalara ağız üstü atlayarak kaçanları da görmek gerekir. Halka söz verip sözün gereklerini yerine getirmeden kaçanları da görmek gerekir. Böylelerinin ne yapacağı belli olur mu?

Dikkat edersek kaçanlara silahlar veriliyor. Toplar veriliyor. Ama DAİŞ gibi çeteleri sadece yürek ve beyinleriyle kovanlara bırakalım silah verilmeyi, nasıl bombalanacaklarının planı yapılıyor. Gerçeklik buyken sahiden DAİŞ’i durdurma formülünden söz edenler samimi midirler? Üstelik birde TC’nin yeni yetme dış ilişki bakanı gibi, “kaygımız bu silahların PKK’nin eline geçmesidir” diyenler ne kadar dürüsttürler? Bunlarla ne kadar bir olunabilir?

Adama sormazlar mı, şimdiye kadar neredeydin? Şimdiye kadar DAİŞ’in terörist bir örgüt olmadığını söyleyenler siz değil miydiniz? En çok silahı bu çete örgütüne verenler siz değil misiniz?

Sözü uzatmadan belirtelim ki, eğer sahiden DAİŞ’i durdurma planı ve formülleri üzerinde yoğunlaşıyorsanız gelin önce Yürek ve Özgürlük Savaşçılarına bu işi nasıl yaptıklarını sorun ve onların nasıl yaptıklarını öğrenin, ondan sonra nasıl yapacaksanız yapın.

Bu topraklarda bir söz vardır: eğri otur doğru konuş diye. Yine yiğidi öldür ama hakkını yeme. Hem doğru konuşulmalı hem de yiğidin hakkı verilmeli…

Kasım ENGİN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: