] 27 Eylül 2014 – “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı mülteciler kardeşimizdir!” yürüyüşü -İstanbul

27 Eylül 2014 – “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı mülteciler kardeşimizdir!”
yürüyüşü -İstanbul

Aralarında Küresel BAK ve Mazlum-der İstanbul şubesinin bulunduğu sivil
toplum kuruluşlarının desteklediği, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De
Platformunun örgütlediği  “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı mülteciler
kardeşimizdir!” yürüyüşü 27 Eylül’de gerçekleşti. Yürüyüş Suriye’den gelen
sığınmacıların tanınmayan hakları ve Kobanê’deki saldırılara karşı dayanışma

çağrısı için yapıldı. Yürüyüşte Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce olmak
üzere 4 dilde “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı mülteciler kardeşimizdir!”
sloganlı pankart ve ırkçılığı teşhir eden dövizler kullanıldı.     

Eylemde “Sınırlar açılsın Kürt halkına özgürlük!”, “Irkçılığa dur de!”,
“Diren Kobanê İstanbul seninle!” sloganları sıklıkla atıldı. Ayrıca MHP’li
Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın Kobanê’den Suruç’a gelenler için
“Aralarında Ermeni var mıydı?” sorusuna tepki için “Hepimiz Hrant’ız,
hepimiz Ermeni’yiz!” sloganı atıldı.

Galatasaray Meydanı’na gelindiğinde, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De
adına Ferhat Kentel basın açıklaması yaptı. Kentel,  Türkiye’ye sığınanların
1,3 milyonu bulduğunu aktarırken ABD’nin gerçekleştirdiği hava
saldırılarının ardından kaçanlarla sayının artmasının beklendiğini ifade
etti. Kentel şunları ifade etti: “Bugün Kobanê’ye, Suriye’ye elimizi uzatma
günüdür. Direnen halkların yanında olduğumuzu gösterme günüdür. Çünkü sadece
savaş, yıkım ve ölümden ibaret değil yaşadığımız süreç; dayanışma, direniş
ve umut da gelişiyor. Bu dayanışmayı, bu direnişi bu umudu daha fazla
dayanışarak, direnişe destek olarak, umudumuzu büyüterek güçlendireceğiz.”

DurDe adına Ferhat Kentel’in okuduğu basın açıklaması

“Değerli basın emekçileri, değerli arkadaşlar,

Her yerden bomba, tüfek, patlama ve ölümün karanlık sesi yükseliyor.

Her yerden hınçlı, kindar, yok etmeyi hedefleyenlerin sesi yükseliyor.

Tüm tarihi savaş ve işgallerle biçimlenen Ortadoğu’da yeni acılar
yaşanıyor.”İmdat” çığlıklarını hepimiz duyuyoruz. Kadınların, yaşlıların,
çocukların çaresizlik içinde oradan oraya göç etmek zorunda kaldıklarını her
gün görüyoruz.

Savaş, bombardımanlar ve acılar derin bir karamsarlık yaratıyor ve böylesi
koşullarda, her zaman olduğu gibi, en tehlikeli virüs, ırkçılık virüsü hızla
yayılıyor.

Yıllardır Esad rejiminin zulmünden kaçan insanlar Ortadoğu’nun dört bir
yanına dağıldı. Resmi açıklamalara göre, Suriye’den ve Irak’tan 1.3 milyon
insanın Türkiye’ye sığındığını biliyoruz.

Son bir aydır, IŞİD’in zulmünden kaçanlar; önce on binlerce Ezidi, ardından
da Kobane’de yaşayan yaşlı, çocuk ve kadınların çoğunluğunu oluşturduğu on
binlerce Kürt sınırı geçip Türkiye’ye geldi.

Rojavalılar aç, susuz ve arkalarında katliam tehdidinin yarattığı ağırlıkla
bekliyorlar.

Şimdi bir de üstüne, ABD ve müttefiklerinin bombalarından kaçanların
eklenebileceği söyleniyor. Pentagon’daki savaşın efendilerine göre, Irak ve
Suriye’ye askeri müdahale üç yıl sürecek.

Hepimizin gözü kulağı Kobane’de.

Hepimizin gözü kulağı Halep’te.

Hepimizin gözü kulağı sınırlarda, Suruç’ta.

Dayanışmak zorundayız. Dayanışmadan söz edeceksek, o gün işte bugündür!

Yardımlaşmak zorundayız. Yardımlaşmadan söz edeceksek, o gün işte bugündür!

Kardeşleşmek zorundayız. Kardeşleşmeden söz edeceksek, o gün işte bugündür.

Bugün Kobane’ye, Suriye’ye elimizi uzatma günüdür.

Direnen halkların yanında olduğumuzu gösterme günüdür.

Çünkü sadece savaş, yıkım ve ölümden ibaret değil yaşadığımız süreç;
dayanışma, direniş ve umut da gelişiyor. Bu dayanışmayı, bu direnişi, bu
umudu daha fazla dayanışarak, direnişe destek olarak, umudumuzu büyüterek
güçlendireceğiz.

Devletler, savaşı derinleştirmek için el ele verip koalisyonlar kuruyorlar,
dayanışıyorlar. Biz ise buna karşı aşağıdan, halkların, savaşa ve ırkçılığa
karşı olanların dayanışmasını inşa etmek zorundayız.

Evlerinden, yaşadıkları yerlerden, ailelerinden, soludukları havadan kopup
Türkiye’ye sığınan insanlarla dayanışmak zorundayız.

Büyük trajediler ve acılar yaşayarak Türkiye’ye sığınan mültecilerin evleri
taşlanıyor, kundaklanıyor. Bazı yerlerde yerel idare Suriyelileri sürüyor.
Saldırganlara ise hiçbir yaptırım uygulanmıyor.

Hükümet, Suriyelilerin mülteci statüsünü tanımayarak, onlara “misafir”
diyerek uluslararası sözleşmeler ve insan hakları normlarından kaynaklanan
temel haklarını göz ardı ediyor.

Kobane’den Türkiye’ye gelmek isteyenlere ise sınır geçişlerinde zorluk
çıkartılıyor. Arkalarında çocuklarını, eşlerini, torunlarını bırakmak
zorunda kalan insanlar, sınır geçişlerinde gaz bombalarına ve tayzikli suya
maruz kalıyor, sınır kapılarında bekletiliyor.

Medya organlarında mülteciler düşmanlaştırılıyor. Suriyeliler ve Kobaneliler
hakkında sık sık nefret söylemi kullanılıyor.

Bu yüzden, tüm ırkçılara, çaresiz kaldığı için Türkiye’ye gelmek zorunda
kalan sığınmacıları düşmanlaştıranlara, şunu net bir şekilde bir kez daha
hatırlatalım: Tüm sığınmacılar bizim kardeşimizdir!

Hükümete de hatırlatalım: Sığınmacıları her an geri gönderebileceğimiz, bir
an önce kurtulmamız gereken “misafirler” olarak değil kardeşlerimiz olarak
görüyoruz. Onlarla birlikte yaşamak istiyoruz!

Bugün hepimiz Kobaneliyiz! Hepimiz Suriyeliyiz! Hepimiz Kürdüz! Hepimiz
Arabız!

Irkçılığın hiçbir görünümüne izin vermeyeceğiz.

Bugün, son olarak, hükümete de şu çağrıyı yapmak zorundayız:

Sınırları açını! Sınırlar, zaten akraba olan köyleri, evleri, aileleri
birbirinden ayırıyor. Yaşamı için sınırdan geçmek isteyenlere zorluk
çıkartmayın!

Sığınmacıların tüm temel ihtiyaçlarını karşılayın. Sığınmacılar arasında
etnik ya da dinsel köken açısından hiçbir ayrım yapmayın. Sığınmacıların
insanca yaşamasının koşullarını yaratın.

Sığınmacıların mülteci statüsünü tanıyın. “Misafir” diyerek uluslararası
sözleşmeler ve insan hakları normlarından kaynaklanan temel haklarını göz

ardı etmeyin.

Tüm kaynakları ve olanakları zorlayarak, Kobane’ye, Suriye’ye, katliamlarla
yüz yüze kalan insanlara insani yardım elini uzatın! Yardım çabalarına engel
olmayın!

Değerli basın mensupları, değerli dostlar,

Bugün kalbimiz Kobane’yle, katliama karşı direnen Kürt kardeşlerimizle
beraber çarpıyor.

Bugün kalbimiz, zalimlerin şiddetine karşı direnen tüm halklarla beraber

çarpıyor.

Zalimleri ve ırkçılığı meşrulaştıranlar başaramayacak. Barış duygumuzu,
kardeşlik duygumuzu, çözüm duygumuzu, halkların kardeşliğine duyduğumuz
inancı ve mücadele ve dayanışma kararlılığımızı geriletemeyecekler.

Yaşasın halkların kardeşliği!

Irkçılığa dur de!

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformu”

Basında Yürüyüş Haberleri

28 Eylül 2014 – DİHA – İstanbul’dan Hakkari’ye her yer Kobanê

.Öte yandan yine Tünel Meydanı’nda bir araya gelen Irkçılığa ve
Milliyetçiliğe Dur De Girişimi üyeleri de, Suriye, Rojava ve Irak’ta yaşanan
savaşlardan dolayı Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan mültecilere dikkat
çekmek amacıyla Galatasaray Lisesi’ne yürüdü. “Suriyeli Iraklı Rojavalı
mülteciler kardeşimizdir” yazılı pankartı açan çok sayıda kişi, “sınırlar
açılsın Kürt halkına özgürlük”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları
attı.  Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi adına açıklama yapan
Ferhat Kentel, “Sığınmacıların mülteci statüsünü tanıyın. ‘misafir’ diyerek
uluslararası sözleşmeler ve insan hakları normlarından kaynaklanan temel
haklarını göz ardı etmeyin” dedi.

27 Eylül 2014 – Marksist.org – Rojava’ya destek mesajı: “Diren Kobanê,
İstanbul seninle”

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformu, bugün yoğun yağmura rağmen
İstanbul’da yaptığı yürüyüşle Rojavalı, Suriyeli ve Iraklı mültecilere
“Misafir değil kardeşimizsiniz, hoşgeldiniz!” dedi. Eylemde Kobanê’deki
direnişe destek sloganları atıldı.

Saat 18:00’de Tünel Meydanı’nda toplanan ırkçılık karşıtı aktivistler,
Kürtçe, Arapça, İngilizce ve Türkçe olmak üzere dört ayrı dilde “Rojavalı,
Suriyeli, Iraklı mülteciler kardeşimizdir” yazan ana pankartın arkasında
Galatasaray Meydanı’na yürüdü.

Yağmur ve fırtınaya rağmen yürüyüş İstiklal Caddesi boyunca gitgide
kalabalıklaştı.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformunun düzenlediği eylemde “Mülteci
hakkı insan hakkıdır”, “Diren Kobanê, İstanbul seninle”, “Irkçılığa dur de”,
“Katil IŞİD katil Esad”, “Katil IŞİD, Kürdistan’dan defol”, “Sınırlar
açılsın, Kürt halkına özgürlük!” ve “Bijî bratiya gelan” sloganları
atılırken, Irak ve Suriye’yi bombalayan Batı emperyalizminin savaş
planlarına da karşı çıkıldı.

MG 8946İstanbul: Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu “Rojavalı,
Suriyeli, Iraklı,Şengalli mülteciler kardeşimizdir” Sınırlar açılsın”
çağrısıyla Taksim Tünel’den Galatasaray Lisesi önüne bir yürüyüş
gerçekleştirdi.

Yağan yağmura inat “Kürt Halkına Özgürlük”, “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP”e
sloganları atarak Galatasaray Lisesi önüne varıldı.

27 Eylül 2014 – Özgür Gelecek – Irkçılığa Dur De

Tüm tarihi savaş ve işgallerle biçimlenen Ortadoğu’da yeni acıların
yaşandığıyla birlikte “İmdat” çağrılarıyla çaresizlik içinde oradan oraya
göç etmek zorunda kaldıklarını görmekteyiz ve sessiz kalamayız denildi.
Hepimizin gözlerinin Suruç’ta, Kobanê’de, Halep’te olduğu ifade edilirken
dayanışma, yardımlaşma ve kardeşleşmek gününden söz edilecekse “o gün işte
bugündür” denildi.

Hükümetin mülteci statüsünde görmediği göçmenler için “onlar misafir”
diyerek temel haklarının ellerinden alındığı belirtildi. Medya organlarında
mülteciler düşmanlaştırılıyor, Kobanêliler ve Suriyeliler hakkında sık sık
nefret söylemi kullanarak ırkçı saldırılara maruz kalıyorlar denilerek
çektikleri çilenin katmerleştiğinden bahsedildi.

27.09.2014  – Kızıl Bayrak – Suriyeli mültecilere destek eylemi

Suriye’den gelen sığınmacıların tanınmayan hakları ve Kobanê’deki

saldırılara karşı dayanışma çağrısı için Taksim’de yürüyüş gerçekleştirildi.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu bugün saat 18.00’de Taksim
Tünel’de toplanarak mültecilerin hakları için eylem gerçekleştirdi. Kitle
Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere 4 dilde “Rojavalı, Suriyeli,
Iraklı mülteciler kardeşimizdir!” şiarlı pankart ve ırkçılığı teşhir eden
dövizlerle yürüdü.

Eylemde “Sınırlar açılsın Kürt halkına özgürlük!”, “Irkçılığa dur de!”,
“Diren Kobanê İstanbul seninle!” sloganları sıklıkla atıldı. Ayrıca MHP’li
Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın Kobanê’den Suruç’a gelenler için
“Aralarında Ermeni var mıydı?” sorusuna tepki için “Hepimiz Hrant’ız,
hepimiz Ermeni’yiz!” sloganı atıldı.

Galatasaray Meydanı’na gelindiğinde, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De
Sözcüsü Ferhat Kentel basın açıklaması yaptı. Kentel,  Türkiye’ye
sığınanların 1.3 milyonu bulduğunu aktarırken ABD’nin gerçekleştirdiği hava
saldırılarının ardından kaçanlarla sayının artmasının beklendiğini ifade
etti. Kentel şunları ifade etti: “Bugün Kobanê’ye, Suriye’ye elimizi uzatma
günüdür. Direnen halkların yanında olduğumuzu gösterme günüdür. Çünkü sadece
savaş, yıkım ve ölümden ibaret değil yaşadığımız süreç; dayanışma, direniş
ve umut da gelişiyor. Bu dayanışmayı, bu direnişi bu umudu daha fazla
dayanışarak, direnişe destek olarak, umudumuzu büyüterek güçlendireceğiz.”

Türkiye’ye sığınan mültecilerin ırkçı saldırıların hedefi olduğuna dikkat
çeken Kentel, saldırganlara hiçbir yaptırım uygulanmadığını vurguladı.

“Hükümet, Suriyelilerin mülteci statüsünü tanımayarak, onlara ‘misafir’
diyerek uluslararası sözleşmeler ve insan hakları normlarından kaynaklanan
temel haklarını göz ardı ediyor” diyen Kentel, Kobanê’den gelenlere de
zorluk çıkarıldığını aktardı. Sınırdaki saldırıları anımsatan Kentel,
hükümete seslenerek “Sığınmacıları her an geri gönderebileceğimiz, bir an
önce kurtulmamız gereken ‘misafirler’ olarak değil kardeşlerimiz olarak
görüyoruz. Onlarla birlikte yaşamak istiyoruz” dedi.

28 Eylül 2014 – Mücadele Birliği web sitesi – “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı
Mülteciler Kardeşimizdir!

Suriye ve Irak’tan gelen sığınmacılara tanınmayan haklar ve Kobanê’deki IŞİD
saldırılarına karşı dayanışma ve birlikte mücadele çağrısıyla Taksim’de
yürüyüş  yapıldı.

Suriye ve Irak başka olmak üzere Türkiye’ye gelen sığınmacılara tanınmayan
hakları ve Kobanê’de IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırılara karşı dayanışma ve
birlikte mücadele çağrısıyla Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu
bugün (27 Eylül) saat 18.00’de Tünel’den, Galatasaray Meydanı’na yürüyüş
gerçekleştirdi.

Tünel Meydanı’nda toplanılarak “Rojavalı, Suriyeli, Iraklı Mülteciler
Kardeşimizdir! – Penaberên ji Rojava, Sûrî u Irapê xwişk û birayên me ne!”
yazılı pankartın açıldığı eylemde Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce yazılı
“dövizlerle sığınmacılara haklarının tanıması taleplerini dile getirildi.
Sık sık “Irkçılığa Dur De!”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza”,  “Diren Kobanê
İstanbul Seninle”, “Sınırlar Açılsın Kürt Halkına Özgürlük”, “Yaşasın
Halkların Kardeşliği” sloganları atılırken “Kobanê’den Suruç’a gelenler
içinde Ermeni var mıydı?” şeklindeki milliyetçi sorusu nedeniyle MHP Isparta
Milletvekili Nevzat Korkmaz teşhir ve protesto edilerek “Hepimiz Hrant’ız
Hepimiz Ermeni’yiz” sloganlarıyla yanıt verildi.

Galatasaray Meydanı’nda Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu adına
Ferhat Kentel konuştu. Türkiye’ye gelmek zorunda kalan sığınmacıların 1.3
milyon civarında olduğunu, ABD’nin hava saldırılarının ardından kaçanlarla
birlikte sayının artmasının beklendiğini hatırlatan Kentel, bugün Kobanê’ye

ve Suriye ye el uzatma günlerinde olunduğunu ifade etti. Direnen halkların
yanında olduğumuzu göstermek gerektiğini çünkü savaşın yıkım ve ölümden
ibaret olmadığını, dayanışma, direniş ve umutların geliştiği bir sürecin
yaşanmakta olduğunu belirten Kentel, sığınmacılarla ve Kobanê halkıyla daha
fazla dayanışmada bulunarak direnişe destek olmak gerektiğini ve bu şeklide
umudun büyütülüp güçlendirileceğini söyledi.

Kentel, Türkiye’ye sığınan mültecilerin ırkçı saldırıların hedefi haline
geldiklerine, buna rağmen saldırganlara hiçbir yaptırımın uygulanmadığını
kaydetti. Hükümetin Suriyelilerin mülteci statüsünü tanımadığını ve onlara
‘misafir’ diyerek uluslararası  sözleşmeleri ve insan hakları normlarından
kaynaklanan temelleri göz ardı etmekte olduğunu söyleyen Kentel,
sığınmacıların her an geri gönderebileceğimiz ya da bir an önce kurtulmamız
gereken misafirler değil kardeş olarak görüldüğünü ve Türkiye halklarının
onlarla birlikte yaşamak istediklerini ifade etti.

Basın açıklaması “Diren Kobanê İstanbul Seninle”, “Bu Daha Başlangıç
Mücadeleye Devam”, “Sınırlar Açılsın Kürt Halkına Özgürlük”, “Yaşasın
Halkların Kardeşliği” sloganları ile bitirildi.

Savaşsız bir dünya mümkün

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: