Ocak, 2015 için arşiv

Anarşistler Kısırkaya toplama kampının çitlerini yıktı

Posted in Eko yazilari with tags on 31/01/2015 by Karakök

Sokak hayvanları için sokaklardan sürülmesi, soykırıma uğratılması anlamına gelen ve aynı zamanda Kuzey Ormanlarının ranta açılarak yok edilmesi projesinin bir parçası olan Sarıyer’in Kısırkaya köyünde inşa edilen Kısırkaya Toplama Kampına karşı bugün gerçekleşen eyleme yüzlerce hayvan hakları savunucusu ve hayvan özgürlükçüsü katıldı.

Günlerdir toplama kampıyla yapılmak istenen soykırım hakkında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinin ardından biriken tepki bugün yapılan eyleme farklı grup ve bireylerden yüzlerce insanın katılımını sağladı. Jandarma ve kampın güvenlik görevlileri çitlerin içinde yerlerini almışlardı.

Basın açıklaması esnasında, eylemin basın açıklamasıyla bitirilemeyeceği, insanların tepki ve öfkelerini direkt olarak ifade etmesi gerektiğini savunan anarşistler ve hayvan kurtuluşçular kapıları ve çitleri yıkmak için zorlamaya başladılar. Jandarma ve özel güvenlikler joplarını çıkarmış olsalar da, anarşistlerle her hangi bir sıcak temas yaşanmadı. Bu sırada, bir grup ise kampın etrafındaki duvarlara stencil ve yazılama yapıyorlardı. Kara ve Kara-yeşil bayraklarla ‘İsyan Yıkım Özgürlük/Anarşi’, ‘İçerde dışarda kafesleri parçala’ vs. sloganları eşliğinde çitleri yerlebir eden anarşistlere başında tepki veren diğer eylemciler, toplama kampına yönelik bu coşkulu öfkenin genelleşmesiyle çitleri yıkma eylemlerini alkışladılar…

Bir süre daha barınak girişinde durulduktan sonra dağılmak için yürüyüşe geçen anarşistler bu sefer biraz ötede bulunan çitleri ve kapıları yıktıktan sonra eylemlerine son vererek dağıldılar…

Bu sırada, Kısırkaya’daki eylemlerle eş güdümlü olarak İzmir ve Ankara’da da eylemler gerçekleştirildi.

Kısırkaya’da eylem örgütleyicilerinin ortak imzalı bildirisi:

10928723_799308290118607_185668616_nBASINA VE KAMUOYUNA
Yaşam savunusunun çok zor virajlardan geçtiği; nadiren tanıklık edilebilecek hayasızlıkların yaşandığı günlerden geçiyoruz. Yaşamın müşterekliğine ve bir arada varolabilmenin güzelliğine dair kabul edilegelmiş tüm yolları türlü türlü hinlikle kesen bir zihniyetin gemi azıya aldığı,, aslında çöküş sürecine girdiği bir zamana tanıklık ediyoruz.

Bugün burada, İstanbul’da kent, doğa ve yaşam hakkına karşı organize bir şekilde işlenen suçların birleştiği, sembolleştiği bir yerde; “Kısırkaya Geçici Sahipsiz Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı” olarak adlandırılan, fakat zamanla hayvanlar için acımasız bir toplama ve tecrit merkezine dönüşecek bir tesisin önündeyiz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin; kapasitesiyle, konforuyla ve modernliğiyle övündüğü bu proje;
Açıklıyoruz:

• Fiziki büyüklüğüyle hayvanların yaşam hakkını ihlali doğru orantılı bir beton mezardır. Yuvaları olan sokaklardan toplanıp dört duvar arasında hapsi başlamış olan hayvanlarının yaşam koşullarını konfor makyajıyla sunmak, sokak hayvanlarının yüzyıllardır insanlarla birlikte yaşayarak edindikleri deneyimleri, alışkanlıkları ve sosyalleşmeyi hiçe sayarak kentten koparılmalarını ve ölümle sonuçlanacak bir sürece mahkum edildiklerini gizlemekten başka bir şey değildir.

• Modernliği Avrupa’daki hayvansızlaştırılmış sokaklara çarpık bir öykünme zanneden bir zihniyetin ürünüdür. Hayvan barındırma merkezlerinin koşulları; güncelliği ve teknolojide çağdaşı yakalamış altyapısıyla değil, yöneticisi anlayışların icraatlarıyla ölçülür. İBB’nin Hasdal’daki yavru köpek katliamını ve tüm İstanbul genelindeki yetersiz ve denetimsiz hayvan barınakları yönetimini bu tesisin modernliği iddiasıyla aklama çabası, bilinen evrenin mantık dizgelerine hakarettir.

• Kentsel dönüşümle, insanlarla birlikte yaşam alanlarından koparılarak barınma hakları ortadan kaldırılan hayvanlara adres olarak gösterilen bir toplama kampıdır.Rant, sermaye ve beton seviciliğinin hayvanların varoluş hakkı üzerindeki kötücül bir tasarrufudur. Kısırkaya’daki bu proje, İstanbul’un kuzeyinin imara açılması sürecinin bir parçası, ve hayvanlara besin ve yuva sağlayan İstanbul meralarının ve Kuzey Ormanları’nın talanıdır.
• Bir usulsüzlük anıtı, bir doğa ve kent suçu mahalidir. Toprak kaymalarının gerçekleştiği, canlı barınmasına uygun olmayan, sert rüzgarlı ve yoğun sulak nitelikli bu bölge, imar planlarında 2. derece SİT ve mera alanı olarak görünmekte, üzerine inşa edilmiş bu tesis ise bu planlarda yer almamaktadır.

• Bir çelişkiler yumağı, bir faka basma kanıtıdır. Kadir Topbaş’ın televizyon ekranında verdiği demeç, İBB’nin; tesisin yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada mahkemeye verdiği savunma ve yine İBB’nin düzenlediğimiz basın toplantısı sonrası yaptığı açıklama; tesisin hayvan barındırma kapasitesi hakkında birbirini yalanlamıştır. Bir kurum ve başkanı, birbiriyle çelişen üç açıklama yapmayı başarabilmiştir. Halbuki Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde dürüstlüğü ve beyana güveni esas alırlar. Bu çelişkinin ifşası sonrasında ise İBB’nin sosyal medya departmanına sonu gelmez mesailer yaptırılmış, açıklamalar panik halinde metro istasyonlarındaki bilgi ekranlarına kadar sokulmuş, belediye tarafından projenin meşrulaştırılmasına yönelik adeta bir seferberlik başlatılmıştır.

• İnsan dışındaki canlı yaşamına uygulanan bir tahakkümdür. Kısırkaya’daki bu proje ile İBB, hayvanların yaşamına müdahale keyfiyetini kurumsallaştırmakta, kırdaki ve kentteki yuvalarından sürmekte, tecrit yoluyla yavaş bir ölüm öngörmekte ve börtü böceğin de yaşam alanlarını betonlaştırmaktadır.

• İstanbul’a reva görülen, kalkınma sevdasının getirdiği ekoloji tahribatının bir diğer adımıdır. Kısırkaya hayvan tecrit merkezi, İstanbul’un; başlangıç adımı 3. köprüyle atılmış, şu günlerde 3. havalimanı projesiyle süren entegre mega projeler ağıyla betonlaştırılması ve ranta açılması sürecinin bir diğer adımıdır. Gereksiz ve dayatmacı mega projelerle şehrin sermayeye, halkın ise İstanbul’un yaşamını besleyen doğal alanların imara açılmasıyla susuzluğa ve hava kirliliğine teslim edilmesi sürecinin bir parçasıdır.

Bu tesis, usulsüzdür, yasadışıdır. Mahkemeler ne karar verirse versin, muktedirler yasaları ranttan yana istediği şekilde değiştirirse değiştirsin, bizlerin, yaşam savunucularının, İstanbullular’ın gözünde bu ve benzeri tesisler, tecridin, imhanın ve rantın sembolüdür. Kent hayvanlarını tecride uğratıp soykırımına sebep olacak, yaban hayvanlarını yerinden yurdundan ederek zorunlu göçe tâbi tutan, yöre halkını yaşanamaz bir çevre ile karşı karşıya getirecek olan ve İstanbul’un tüm dengelerini bozarak bölgeyi ranta açacak olan bu dev tesise hiçbir şekilde onayımız yok!

İstanbul’un ne Kısırkaya toplama kampına ne 3. köprüye ne de 3. havalimanına ihtiyacı vardır. Yaşamın, canlıların tam karşısında duran bu rant projelerine karşı herkesi harekete geçmeye çağırıyor, bu kentte vurdumduymazca yapılan mega projelerin, kentte yaşayan tüm canlıların hayatını etkileyecek her türlü girişimin takipçisi olacağımızı bir kez daha haykırıyoruz.

BAĞIMSIZ HAYVAN ÖZGÜRLÜĞÜ AKTİVİSTLERİ facebook.com/HayvanOzgurlugu
İSTANBUL KENT SAVUNMASI facebook.com/IstanbulKentSavunmasi
KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI kuzeyormanlari.org
SARIYER KENT DAYANIŞMASI facebook.com/SariyerDayanismasi
YERYÜZÜNE ÖZGÜRLÜK DERNEĞİ yeryuzuneozgurluk.blogspot.com

#‎KısırkayaOlümKampı‬
‪#‎KısırkayaToplamaKampı‬
‪#‎KanlıTasarıyıGeriÇek‬
‪#‎İBBpanikte‬

Kısırkaya yıkılsın, hayvanlara özgürlük

Posted in Eko yazilari with tags , on 30/01/2015 by Karakök

10408691_701392256639982_6233990032663212716_n

Yarın İstanbul, İzmir ve Ankara’ da Kısırkaya protestosu gerçekleşecek. Lütfen bu eylemlere gitmenin hayvan hakları/özgürlüğü savunucularının işi olduğunu düşünmeyin. Kedi ve köpek bireylerin sesi olmak için hepimiz orada olmalıyız.

TARİH: 31.01.2015, Cumartesi saat 12:00

İSTANBUL:
https://www.facebook.com/events/1374238036220429

İZMİR:
https://www.facebook.com/events/762155273868309/

ANKARA:
https://www.facebook.com/events/537426686400387

KISIRKAYA TOPLAMA KAMPINA KARŞI 31 OCAK CUMARTESİ KISIRKAYA’YA!

Posted in Eko yazilari with tags on 29/01/2015 by Karakök

Tüm yaşam savunucularını Sarıyer Kısırkaya’da inşası tamamlanmak üzere olan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) sürdürdüğü dev hayvan tecrit merkezi için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Bizler yaşam alanları, hak ve özgürlükleri gasp edilen/kısıtlanan/zorunlu göçe tabi tutulan hayvanlardan, yaşamdan, doğadan yana saf tutanlar olarak, daha şimdiden nasıl sonuçlanacağını bildiğimiz ve Kısırkaya ile Kuzey Ormanları bölgesini ranta açacak olan İBB’nin bu dev hayvan toplama ve tecrit kampına karşı çıkıyoruz. 100 sene önce İstanbul’da yaşanan ve tüm sokak köpeklerinin toplatılıp açlıktan katledildiği yeni ancak “modern” bir Hayırsızada vakası yaşamak istemiyoruz!

Sokak hayvanlarının sonunu getirecek olan Kısırkaya toplama kampı, hayvanların içinde dönemeyecekleri kadar dar, penceresiz, ışıksız beton kutulara konulacakları bir hapishane. Konumu itibari ile bilumum rant, talan ve işgal projesi ile bölgedeki yaban hayatı ve ekosistemi için de son derece tehlikeli sonuçlar doğurarak Marmara’nın tüm canlılarını etkileyecek, Kısırkaya’yı yaşanmayacak hale getirecek olan bu dev toplama kampı için hak ve özgürlüklere duyarlı tüm bireyleri/oluşumları 31 OCAK 2015 CUMARTESİ günü saat 12:00’de İBB’nin Kısırkaya toplama kampı önüne çağırıyoruz. Lütfen harekete geçin ve hayvanların, doğanın sesi olun.

Çok yakın bir zamanda açılışı yapılması planlanan, İstanbul’un tüm dengelerini değiştirecek, bizlerle yüzyıllardır sokakları paylaşan sokak hayvanlarına tecrit ve soykırım uygulayacak olan, mevzuata da aykırı bir şekilde inşaatı devam ettirilen bu soykırım merkezini protesto etmeye ve çok kısa bir süre içerisinde bölgenin ranta açılmak istenmesine karşı hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

YER: “Kısırkaya toplama kampı”, Kısırkaya Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı önü, Sarıyer

TARİH: 31.01.2014, Cumartesi saat 12:00

Hacıosman-Yenikapı metro hattı üzerinden, Hacıosman son metro durağından kalkan 152 hat kodlu otobüsler Kısırkaya köy meydanına kadar ulaşım sağlamaktadır.

-KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI kuzeyormanlari.org
-SARIYER KENT DAYANIŞMASI facebook.com/SariyerDayanismasi
-YERYÜZÜNE ÖZGÜRLÜK DERNEĞİ yeryuzuneozgurluk.org

– EYLEM FACEBOOK ETKİNLİK SAYFASI:

https://www.facebook.com/events/1374238036220429/1374238039553762/

EYLEMİ DESTEKLEYENLER:
(Her türlü destek, katılım ve önerileriniz için: yeryuzuneozgurluk@gmail.com)

-Adalar Savunması
-Heybeliada Forumu
-Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği

DEVLET, PARTI VE HIYARARSI MERAKLILARINA ILAC ” SYRIZA”

Posted in Haberler with tags , on 29/01/2015 by Karakök

ts-sothl-708-326x235images 1imagesimages 2

Solcusu ,sagcisi,sosyaldemokrati. ulusalcisi dincisi SYRIZA’nın kendilerine benzediginin yarisini baslattilar. Herkes bir tarafindan cekistiriyor. SYRIZA basarili oldugu icin herkesim kendine benzetiyor ve sahipleniyor. Basarisiz bir secim cikarsaydi acaba yine kendilerine benzedigini soyleyip sahipleneceklermi? Zanetmiyorum. SYRIZA nin idolojisi kendi idolojilerine benzedigini soyleyip duruyorlar. Gercekten bunlar kendilerini ve idolojilerini bilemiyecek kadar hastalarmi? Hangi siyasi durusa ve hangi siniflara hitap ettiklerini, hedeflerinin neresi oldugunu bilmiyorlarmi? Herzamanki gibi gozumuzun icine bakarak yalanmi soyluyorlar. Her basariyi kendileri gibi oldugunu dusunenler, yaziktir hallerine. AKP, CHP, BDP, ODP hic biri kendini tanimiyor. Onlara ayna verelim. Iktidarlar ve yasal partilerin yarin ne yapacagini biliyoruz. Bu SYRIZA yasal sol devlet partisi, soylediklerini yapmadiginda, halka yanlis yaptiginda, kendi partilerine benzedigini soyliyenler bakalim bu yanlisi kabuleneceklermi, ne diyecekler. Bekliyelim gorelim burjuva parlementarist sistemci partilerin durumunu tarih gostermistir. Sonucda iktidarlar ve kapital sahiplerinin olan devletin hizmetinde olacaklar. Devrim secimle olmayacagini 1980 evveli soyliyen ML grublarin kafasina tasmi dustu? SYRIZA yi ovup duruyorlar. Turkiye ML grublar yillarca secimleri protesto etti. Secimlere girenlere revizyonist, donek dediler, simdi ne degisti kendileri yasal zeminde sosyalizmi ariyorlar. Devletin ozu, kapitalizmin ozu, fasizmin ozu, ML ozumu degisti. Anarsizminin anti devlet, anti hiyararsi, ISYAN dusuncelerinden etkileniyorlar, kendilerine benzeyen devlet ve  parti ortaya cikinca kendi ozlerine donerek herseyi unutuyorlar. Guvenmeyin, devlete, partilere ve devletin hizmetine gireceklere.

indexindex1

 

Kobani özgürlük kutlaması. Anarsistler Amedde

Posted in Haberler with tags on 27/01/2015 by Karakök

<div id=”fb-root”></div> <script>(function(d, s, id) { var js, fjs = d.getElementsByTagName(s)[0]; if (d.getElementById(id)) return; js = d.createElement(s); js.id = id; js.src = “//connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1″; fjs.parentNode.insertBefore(js, fjs); }(document, ‘script’, ‘facebook-jssdk’));</script>
<div class=”fb-post” data-href=”https://www.facebook.com/video.php?v=300912383451948&#8243; data-width=”466″><div class=”fb-xfbml-parse-ignore”><a href=”https://www.facebook.com/AmedAnarchy”>Anarchy in Amed</a>’den <a href=”https://www.facebook.com/video.php?v=300912383451948″>Gönderi</a></div></div&gt;

Kobane’nin dün (26 Ocak 2015) DAEŞ pisliklerinden arındırılmasının ardından gerçekleşen kutlamaların Amed ayağında bugün Alozi / Kaos İnisiyatifi’nden anarşistler de meydanlara çıkıp kutlamalara katıldılar. Kara, kara-kızıl ve kara-yeşil bayraklarıyla Batıkent meydanına anarşistler yüzbinlerle birlikte Kobane’li savaşçıların zaferlerini kutladılar.

 

 

 

 

 

07.Subat 2015 Operasyon Pandora ya karsi, tutuklu anarsistlerle dayanisma MITING ve eylemlikleriyapilacaktir. BERLIN Saat; 15 sudstern U7

Posted in Haberler with tags , on 27/01/2015 by Karakök

07.Subat 2015 Operasyon Pandora ya karsi, tutuklu anarsistlerle dayanisma MITING ve eylemlikleriyapilacaktir. BERLIN Saat; 15 sudstern U7

Demo-am-7.-Februar-in-Berlin_Poster

16 Aralik 2014 de ispanyanin degisik sehirlerinde polis anarsistlere yonelik Pandora operasyonu yapti. Antiteror adi ile yapilan operasyonlar, yukselen anarsist mucadeleye direk saldiridir. 14 noktaya yapilan baskinda 11 anarsist gozaltina alindi. 3 kisi serbest birakilirken 7 anarsist hapishaneye gonderildi. Son donemde ispanyadaki devlet anarsistlere karsi baskilarini yukselti. Devletlerin anarsistlere, otonomlara baskilari avrupanin cesitli ulkelerinde yayginlasiyor. Liberal ekonomi tum sosyal haklari yok etme planlarini hayata gecirirken halktan cesitli tepkiler yukselise gecti. Bu tepkiler kimi yerde sol parti kurulup, oylarini yukselmesi, sokak isyan eylemlikleri, isgaller, anti global eylemlikler, reformist akimlar ( Hayvan haklari , doga, ekolojik STK ) Anarsist otonomlarin eylemlikleri sistemi, ALF ozgurlestirme eylemlikleri, Queer tepkiler devletleri telaslandiriyor. Buna paralel Yeni Nazi partilerin tepkileride hizla ( Anti islam, rasizm, seksizm, antisemitizm, yabanci is gocu, AB, Euro para birimi) propagandalariyla yukselise gecti. Son donemde devletler isgalevlerine, isgal kultur binalarina saldirilarini cogalti. Son donemde Istanbuldaki Caferaga isgal kulturevinin polis tarafindan 2 kere muhurlenmesi, ispanyadaki “Operasyon Pandora” adi ile isgalevlerine yapilan baskinlar, Zurih deki ABS isgalevine polis 2 gun suren saldirisiyla kirilmasi, Hamburg daki ‘Rote Flora isgalin gunlerce suren saldiriyla kirilmasi, Italyada ki İşgal Evi Casa Dordoni fasistler tarafindan saldirilari ve daha bircok yerde kucuk isgalere ,kulturevlerine saldirilar devam etmektedir.

07.Subat. 2015 almanya Berlin sehrinde ispanya daki Operasyon Pandora ya karsi tutuklu anarsistlerle dayanisma Miting ve eylemlikleri yapilacaktir.
Dayanismayla
Karakok otonomu

Terroristisch ist es, uns zu einem miserablen Leben zu verdammen, nicht der Widerstand dagegen – Demo am 7. Februar in Berlin

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, English with tags , , on 27/01/2015 by Karakök

Demo-am-7.-Februar-in-Berlin_Poster-177x250

 

Solidarität mit den inhaftierten Anarchist_innen, die von der “Operation Pandora” des spanischen Staates betroffen sind
Am 16. Dezember fand unter dem Namen “Operation Pandora” die in der jüngeren Geschichte des spanischen Staates größte Polizeioperation gegen die anarchistische Bewegung statt: Mit einem riesigen Polizeiaufgebot wurden 14 Häuser und symbolisch wichtige soziale Zentren in Barcelona, Sabadell, Manresa und Madrid zeitgleich durchsucht und 11 Menschen verhaftet. Diese wurden zur Audiencia Nacional gebracht, einem Sondergericht in Madrid, das für Anliegen “von nationalem Interesse” zuständig ist. Auf Anforderung des Staatsanwalts ordnete der Richter für 7 der Gefangenen U-Haft unter dem Vorwurf der Mitgliedschaft in einer terroristischen Organisation an. Die restlichen 4 wurden unter Auflagen freigelassen.
Im Zuge eines Abkommens über die Zusammenarbeit chilenischer und spanischer Polizeibehörden, welches der Verbesserung der reibungslosen Zusammenarbeit im Kampf gegen den “Terrorismus” dienen soll, wurden schon im November 2013 in Barcelona fünf Anarchist_innen verhaftet, von denen sich zwei immer noch in Untersuchungshaft befinden.
Die Operation Pandora kam für die betroffenen Strukturen nicht nur wegen einer massiven Überwachung in den letzten Jahren wenig überraschend, sondern auch, weil sich seit längerem die Tendenz abzeichnet, dass die spanische Justiz nun verstärkt die radikalen, systemantagonistischen Teile der antikapitalistischen Bewegungen ins Visier nimmt. Gerade auch weil sehr große Teile der im Kontext der Krise entstanden Massenbewegungen sich durch deren Institutionalisierung in reformistische Parteien wie Podemos oder CUP an der Verteilung des Kuchens staatlicher Macht befrieden und integrieren ließen.
In den Kontext dieser repressiven Strategie fällt auch die Verabschiedung des “ley mordaza” (“Knebelgesetz”) im Dezember, welches jeden Protest verbietet, der die “öffentliche Ordnung” gefährdet. Es zielt so auf eine größtmögliche Kontrolle der verbliebenen sozialen Bewegungen ab. Selbstbestimmter Protest soll so unmöglich, Widerstand im öffentlichen Raum unsichtbar gemacht werden.
Diejenigen Strömungen aber, die dafür kämpfen, ihren Traum von einem Leben jenseits staatlicher und kapitalistischer Ausbeutung und Unterdrückung selbstorganisiert umzusetzen, die sich die herrschende Ideologie einer parlamentarischen Demokratie und einer “Zivilgesellschaft”, die in ihrem bürgerlich-demokratischen Engagement den tagtäglichen sozialen, rassistischen, patriarchalen und heteronormativen Terror absichert und ständig neu erschafft, niemals zu ihrer eigenen machen wollen, sollen bekämpft und ihre Strukturen und Räume beseitigt werden.
So sollte mit der Operation die Büchse der Pandora geöffnet und wieder mal der Effekt erzielt werden, die anarchistische Bewegung einzuschüchtern, zu lähmen und sie gleichzeitig als “terroristisch” zu diffamieren. Der Effekt ist längst dabei sich ins Gegenteil zu verwandeln: Nachdem bereits unmittelbar nach dem Repressionsschlag in vielen Städten zehntausende Menschen ihren Protest auf die Straße trugen, beteiligen sich weltweit immer mehr Menschen an vielfältigen Solidaritätsaktionen.
Auch wir wollen gemeinsam am 7. Februar auf die Straße gehen, denn in jahrelanger Praxis gelebte Solidarität lässt sich nicht von staatlicher Gewalt bezwingen und kennt keine Grenzen!
7. Februar 2015 – 15 Uhr – Südstern (U7)
Weitere Infos im Internet: http://efectopandora.wordpress.com