Mayıs, 2015 için arşiv

Osman Evcan Açlık Grevine Başladı

Posted in Haberler with tags on 30/05/2015 by Karakök

10645153_960268590690210_2663629729616585021_nKandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevinde bulunan vegan anarşist tutsak Osman Evcan 25 Mayıs 2015 tarihinden itibaren açlık grevine başladığını duyurdu. Bugün itibariyle açlık grevinin 6. gününe giren ve sadece sıvı, tuz ve şeker takviyesi alan Osman Evcan’ın sağlık durumunun şimdilik iyi olduğu haberini aldık. Aylardır Kandıra’daki vegan ve vejetaryen tutsaklara yeterli beslenme için gerekli gıdaların temininde çeşitli kısıtlamalar uygulanıyordu. Osman Evcan, cezaevi yemeklerinin ağzında yaralara ve midesinde yanmalara sebep olduğunu belirterek Ocak 2015’ten bu yana talepleri yerine getirilene dek cezaevinden gelen hiçbir gıdayı kabul etmiyordu. 10 yıldan uzun süredir vegan olduğu halde Kocaeli’ne naklinden beri sağlık sorunları yaşamasını buradaki yetersiz ve kalitesiz besinlere bağlayan Osman Evcan şimdilik tek başına da olsa cezaevlerindeki vegan ve vejetaryen tutsakların yeterli ve sağlıklı beslenme hakkı için açlık grevini başlatmış oldu.

Cezalandırdığı insanların sorumluluğunu gereğince üstlenmemeyi dahi otoriterlik pratiği olarak uygulayan devletin kölelik dayatmalarına karşı herkesi vegan anarşist Osman Evcan ile dayanışmaya çağırıyoruz.

Osman Evcan’ın yeterli ve sağlıklı beslenme için başlattığı açlık grevine destek olmak ve dayanışma için, aşağıdaki linkte bulabileceğiniz taleplerini belirttiğimiz ilgili kurumlara yazılı veya sözlü olarak iletebilir örnek dilekçeyi yollayabilirsiniz.

http://sosyalsavas.org/2015/05/kandiradaki-vegan-tutsaklardan-dayanisma-cagris

İnşaat-İş Sendikası’nın “Kobane’ye İnsani Yardım Koridoru Açılsın”

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 24/05/2015 by Karakök

İnşaat-İş Sendikası’nın “Kobane’ye İnsani Yardım Koridoru Açılsın” sloganıyla Kadıköy Boğa’dan İskele Meydanı’na yapmak istediği yürüyüşe polis saldırdı. Polis ve eylemciler arasında yaşanan arbedede Devrimci Anarşist Faaliyet’ten 2 kişi ve Alınteri’nden devrimciler de darp edilerek gözaltına alındı.
Polisin saldırısı sonucu, Devrimci Anarşist Faaliyet’ten bir kişi, sert bir cisimle (polis telsizi) kafasına aldığı darbe sonucu yaralandı.

Anarşist Gençlik'in fotoğrafı.
Anarşist Gençlik'in fotoğrafı.
Anarşist Gençlik'in fotoğrafı.
Anarşist Gençlik'in fotoğrafı.

Kadıköy Iskele Karakoluna getirilen gözaltındaki yoldaşlarımız , buradan hastane sağlık kontrolüne götürüldü. Karakol önündeki bekleyişimiz sürüyor.

Anarşist Gençlik'in fotoğrafı.

Kamp Armen Etkinlikleri (22-24 Mayıs)

Posted in Haberler with tags on 22/05/2015 by Karakök

*22 Mayıs Cuma*

Ermeni yetimlerin kendi elleriyle yaptığı Kamp Armen yıkıma karşı direniyor.

Hrant Dink’in emaneti olan Kamp Armen’i savunmak için hepimizin
yapabileceği bir şey var.

Ermeni halkının adalet mücadelesine destek olmak için *22 Mayıs 2015 günü
saat 19.00’da Tünel’*de buluşuyor, dünyada ve Türkiye’de milyonlarca
insanın arkasında durduğu talebi haykırıyoruz:

Kamp Armen vakfa iade edilsin! Şartsız, koşulsuz, hemen şimdi!

Kamp Armen’le dayanışma yürüyüşü , bayraksız flamasızdır. Herkesi tek bir
pankartın arkasında hep birlikte durmaya, direnişin taleplerini hep
birlikte haykırmaya çağırıyoruz.

Որբերու ձեռքերով կառուցուած Քամփ Արմէնը փլուզման դէմ կը դիմակայէ:

Իւրաքանչիւրս ընելիք ունինք Հրանդ Տինքի մեզի վստահած Քամփ Արմէնին համար:

Հայ ժողովուրդի արդար պայքարին սատարելու նպատակով *Մայիս 22-ի ժամը 19:00-ին
կը հանդիպինք Թունել*, աշխարհի եւ Թուրքիոյ մէջ միլիոնաւոր մարդոց պահանջը կը
բարձրաձայնենք:

Քամփ Արմէնը անյապաղ վերադաձնե՛լ հիմնարկին, առանց պայմաններու կամ
կանխահիմքերու:

Քամփ Արմէնին զօրակցութեան երթի ընթացքին պիտի չըլլան դրօշակներ: Կոչ
կ’ուղղենք բոլորին հաւաքուիլ մէկ կարգախօսի տակ, ուս-ուսի կանգնիլ ու
միասնաբար ներկայացնել դիմադրութեան պահանջները:

https://www.facebook.com/events/907344879325498/

*23 Mayıs Cumartesi*

14:00 – 15:15 Kısırkaya ve Pendik Hayvan Toplama Kampları ve Türkiye’de
Hayvan Hakları (*Dört Ayaklı Şehir, Yeryüzüne Özgürlük Derneği*)

15:15 – 17:00 Müzik Dinletisi (*Arguvan Vakfı*)

18:00 – 19:00 Panel: Süryani Halkının Sorunları (*Şabo Boyacı*)

20:00 – 21:00 Film Gösterimi: Sesim Rüzgara

*24 Mayıs Pazar*

14:00 – 16:00 Cemaatten Halka: Ermeniler (*Masis Kürkçügil*)

16:00 – 17:00 *Takuhi Zaman* ile Ermeni Yemekleri Atölyesi

18:00 – 19:00 Panel: Hemşinli Ermeniler (*Mahir Özkan*)

19:00 – 20:00 Hemşin Ermenileri ile Horon

20:00 Film Gösterimi: Dersim’in Kayıp Kızları

https://www.facebook.com/pages/Kamp-Armen-Y%C4%B1k%C4%B1lmas%C4%B1n/463969750425832

*www.KampArmen.org <http://www.KampArmen.org>*

HUNGERSTREIKERKLÄRUNG VON GÜLAFERIT ÜNSAL

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Direnis, Duyurular, English with tags on 12/05/2015 by Karakök

 

5. MAI 2015 RHOGBERLINWir dokumentieren hier die Hungerstreikerklärung von Gülaferit Ünsal
Schluss mit der Zensur von Büchern, Zeitschriften und Zeitungen !Schluss mit dem Komplott, mit der Provokation und dem Mobbing!Ab dem 6. April 2015 beginne ich mit einem unbefristeten Hungerstreik für folgende untenstehende Forderungen:1) Aushändigung der Zeitschrift Yürüyüs.2) Tägliche, zeitgerechte Aushändigung der Zeitungen Hürriyet, Özgür Politika, Junge Welt und TAZ, ohne Entfernung einer einzigen Seite.3) Erlaubte Buchsendungen dürfen nicht willkürlich und illegalerweise in die Buchhandlungen zurückgeschickt werden.4) Alle legalen Zeitschriften müssen mir ohne jegliche Antragstellung und Anfrage um Erlaubnis ausgehändigt werden.5) Alle Bücher, Zeitschriften und Postsendungen müssen zuerst vor meinen Augen geöffnet und dürfen nicht beschlagnahmt werden.6) Faschistische Komplotte, Provokationen und Mobbing müssen beendet werden1. Die Zeitschrift Yürüyüs, die ich 5 Monate lang ohne Probleme erhalten habe, wird seit 1 Monat mit dem Vorwand der „Kontrolle“ beschlagnahmt.      Okumaya devam et

KOLUMBIEN: BEWAFNETER KONFLIKT UND POLITISCHE GEFANGENE

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Direnis, Duyurular with tags on 09/05/2015 by Karakök

DIENSTAG 12. MAI AB 19:30

politische-gefangenen-kolumbien

Gespräch mit Ingrid Saavedra, Menschenrechtsanwältin und Aktivistin des
Solidaritätskomitee mit den Politische Gafangenen in Kolumbien

im RAF im Kochareal

<https://ferlernen.wordpress.com/2015/05/06/dienstag-12-mai-ab1930/>

Kirmizi renk olu hayvandir

Posted in Haberler with tags , , on 09/05/2015 by Karakök

Kirmiz renk Vegan degildir. Anarsistlerin bayraklarinin bir kismi, Sosyalistlerin bayraklari, devletlerin bayraklarinin bir kismi, boga guresindeki matadorlarin pelerinleri, vampir pelerinin arka yuzu, feminist kadinlarin dudak ruju, bazi futbol takimlarinin renkleri, palyaconun burnundaki yari top, hakimlerin ve savcilarin yakalari , subay apoletleri ve sapka armalari, hayalimizdeki  kucuk kirmizi panjurlu ev, kirmizi sapkali kiz, kizil deniz, kizil irmak, kirmizi icki, red bull, gezideki kirmizili kadin, YPJ deki kirmizi flarli kiz,  evet bunlarin hepsi kirmizi. Coca Cola nin orjinal rengi yesildir. Bazen icinde bocek cikti diye sikayetler olur. Aslinda icinden bocek cikmiyor, bocekleri iyi ezmedikleri icindir.

Kirmizi renk neyden elde edilir , ozelikle  kaktuslerde yasayan bir bocek cinsi. Dactylopius coccus adli bocekden  elde edilmektedir. Karmin adli boya, bu böceklerin yag dokusunda bulunur ve aci tadi ile Dactylopius böceginin baska hayvan tarafindan yenilmesini engeller. Eskiden beri kirmizi renk bu boceklerin ezilmesiyle elde edilmektedir. Ilk Guney amerika yerlileri tarafindan  kullanildi. Avrupayada yayildi.  Kapitalizm yasantimiza soktu. Tekstilden sonra kozmetikde, ilaclarda, kumes hayvanlarin et urunlerinde, alkolu ve  alkolsuz,  enerji iceceklerinde, tatlilarda, recel ve  dondurmalarda kullanilmaya baslandi. Sentetik boyalardan cok daha güclü ve stabil oldugundan dolayi, ayni zamanda kimyasal ve kanserojen olmadigi icin, en cok tercih edilen renklendirmedir. 1 kilogram Karmin rengi icin 100’000 tane Dactylopius coccus olduruluyor.

karakok Otonomu

Kaos GL Mayıs 2015 etkinlik takvimi

Posted in Queer with tags on 09/05/2015 by Karakök

Kaos GL Mayıs 2015 etkinlik takvimini açıkladı

 

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=19341

 

Kaos GL Derneği, Mayıs ayında Özgür Lig maçlarından, Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’ya ve performans gösterilerine birbirinden farklı etkinliklere davet ediyor.

 

 

 

1 Mayıs Cuma, 11.30

1 Mayıs İşçi Bayramı Eylemi

Ankara Tren Garı Önü

 

1 Mayıs alanına ilk kez 2001 yılında örgütlü olarak katılan LGBT’ler (lezbiyen, gey, biseksüel, trans), kasketleriyle, gökkuşağı bayraklarıyla, trampetleriyle bu yıl da 1 Mayıs eylemine katılacaklar. Homofobi ve transfobi karşıtları alanlarda LGBT haklarının sendikal haklar olduğunu dillendirecekler.    Okumaya devam et

[SAVASKARSITLARI] VR-DER Silah Fuarını ve Silahlanmayı Protesto etti

Posted in anti militer with tags on 09/05/2015 by Karakök

VR-DER Eşbaşkanı Merve Arkun, “Burada sergilenen silahlar insanlığa hayır değil ölüm getirecek. Bu silahlar insanlık için övünç değil utanç kaynağıdır, çünkü dünyanın dört bir yanında çatışmaları körüklemek ve sivil halkı öldürmekten başka bir işe yaramayacak” dedi.

Silah fuarına karşı anti-militarist protesto

İstanbul TÜYAP’ta düzenlenen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İnsanlık için hayırlı olsun’ diyerek açtığı IDEF 2015 Savunma Sanayii Fuarı, Vicdani Ret Derneği ve anti-militaristler tarafından protesto edildi: ‘Silahlanma insanlığa hayır değil ölüm getirecek’

ONUR EREM @onurerem
Vicdani Ret Derneği ve anti-militarist yurttaşlar, üç gündür İstanbul Büyükçekmece’deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde sürmekte olan IDEF 2015 Savunma Sanayii Fuarı’nı protesto etti.

Bugün saat 14.00′te Vicdani Ret Derneği’nin çağrısıyla fuar alanının önünde toplanan yurttaşlar, bir basın açıklaması yaparak bireysel silahlanmanın ve militarizmin daha fazla ölüme yol açacağını vurguladı.

ÖVÜNÇ DEĞİL UTANÇ KAYNAĞI
Fuarın açılışını yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘İnsanlık için hayırlı olsun’ sözünü eleştiren VR-DER Eşbaşkanı Merve Arkun, “Burada sergilenen silahlar insanlığa hayır değil ölüm getirecek. Bu silahlar insanlık için övünç değil utanç kaynağıdır, çünkü dünyanın dört bir yanında çatışmaları körüklemek ve sivil halkı öldürmekten başka bir işe yaramayacak” dedi.

YILLIK 5 TRİLYON TL
Dünya çapında yıllık askeri harcama miktarının yaklaşık 5 trilyon TL’ye denk geldiğini hatırlatan Arkun, bu miktarın 98 ülkenin yıllık GSYH’sının toplamından fazla olduğunu söyledi. “Yoksul halkın cebinden vergi olarak alınan paralarla burada sergilenen kitlesel ölüm silahları geliştiren devletlere bir çağrımız var: Silahlanmayı ve askeri harcamaları durdurun” diyen Arkun, geliştirilmekte olan yazılımlarla insansız hava araçlarının hedeflerine otonom bir şekilde saldırması gibi askeri teknolojilerin tehlikesine dikkat çekti.

MİLİTARİZM ÖLDÜRÜR
Arkun konuşmasını “Unutmayın, bütün bu silahlar her gün, dünyanın dört bir yanında insanları öldürmek için kullanılıyor. Hedef olma sırasının ne zaman size geleceğini asla bilemezsiniz. Militarizm öldürür” diyerek sonlandırdı.

http://www.birgun.net/

Okunan basın açıklaması metni:

Bu silahlar bir gün size de doğrulabilir!

Üç gündür burada gerçekleştirilen IDEF Savunma Sanayi Fuarı’nda dünyanın dört bir yanından silah üreticileri daha fazla insanın hayatını almak için ürettikleri silahları övünerek tanıtıyorlar. Fakat bu silahlar insanlık için övünç değil utanç kaynağıdır, çünkü dünyanın dört bir yanında çatışmaları körüklemek ve sivil halkı öldürmekten başka bir işe yaramayacaklar. Fuarı “Tüm insanlığa hayırlı olsun” diyerek açan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a burada sergilenen silahların hayır değil ölüm getireceğini hatırlatmak istiyoruz.

Bugün devletler, silah üreticilerinin finansal ihtiyaçlarına göre alım yapacak kadar silah lobileriyle kanlı, kirli, hukuk ve etik dışı ilişkiler içerisinde. 2014 yılında dünyadaki askeri harcamaların toplamı yaklaşık 5 trilyon liraya ulaştı. Bu dünyadaki 98 ülkenin yıllık ekonomisinin toplamından daha büyük miktar. Yoksul halkın cebinden vergi olarak alınan paralarla burada sergilenen kitlesel ölüm silahları geliştiren devletlere bir çağrımız var: Silahlanmayı ve askeri harcamaları durdurun.

Militarizm daha güçlü silahlara, daha güçlü silahları üreten şirketler de militarizme muhtaç. İnsanlığın bu döngüden kurtulabilmesi için militarizme ve silah endüstrisine karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Aksi takdirde karanlık bir gelecek bekliyor insanlığı. Bugün silah şirketleri, insansız hava araçları için hedeflerini otomatik olarak seçip ateş eden yapay zeka sistemleri, saniyede binlerce mermiyi kilometrelerce uzağa ateşleyebilen silahlar ve havada hedefine doğru yönünü değiştirebilen mermiler geliştirmiş durumda. Unutmayın, bütün bu silahlar her gün, dünyanın dört bir yanında insanları öldürmek için kullanılıyor. Hedef olma sırasının ne zaman size geleceğini asla bilemezsiniz.

Derneğimiz savaşın ve silahlanmanın karşısında olmaya devam edecektir.

Militarizm öldürür.

Vicdani Ret Derneği

08.05.2015

Sason’un son Ermenileri

Posted in Haberler with tags on 06/05/2015 by Karakök
Sason’un son Ermenileri

 

Buralarda İsa Demirci’yi tanımayan yoktur. O Sason ilçesinin en renkli Ermeni’sidir. İsa dayı, 1915 katliamı sırasında henüz üç yaşındadır. Aileyi, bölgenin güçlü aşiretlerinden, Bekirhan aşireti, köylerinde saklayarak korur. Demirci Kevork, tehcirden bir süre sonra Herend (Acar) köyüne geri döner. Kevork Bey ve eşinin altı çocukları daha olur. Bir oğlu Ermenistan’a göç eder. İki kızı genç yaşta yaşamını yitirir. Kevork Bey öldükten sonra, İsa Demirci ailenin sorumluluğunu üstlenir.

Yakınlarına kol kanat gerer. Ancak bir süre sonra kötü günler geri gelir. 1980 darbesinin yarattığı ağır baskı koşulları ve artan şiddet olayları yaşamlarını daha da ağırlaştırır. Bunun üzerine, aileyi göç etmeye teşvik eder. O ise, ölene dek köyde kalır. Köydeki tarihî kilisenin yanına bir de cami yaptırır.

İki kızını, Bekirhan aşireti mensubu olan iki gençle evlendirerek onlara olan “vefa borcunu” öder.

Onu yakından tanıyanlar şarap içmeyi çok sevdiğini söylerler.

İçtiği şarapları kendi elleriyle imal eder. Derler ki, her mahzene girdiğinde dört adet şarap şişesi ile çıkarmış. İlkini muhtara, ikicisini imama, üçüncüsünü karakol komutanına verir; sonuncusunu ise kendisi içermiş. Buraların simge ismidir. Sevmeyeni yoktur.

2007 yılında öldüğünde ardında pek çok anı ve çok sayıda dost bırakmıştır.

Tabutunun önünde şu yazı vardır: “Sason’un son Ermenisi.” Bu gün bile böyle düşünenlerin sayısı az değildir.

Gerçekten öyle miydi?

Batman, Çağdaş Gazetesi’nin başyazarı Arif Arslan ve aynı gazetenin muhabiri Hasan Göker ile birlikte İsa Dayı’nın doğup büyüdüğü ve de yaşamını yitirdiği kentteyiz.

Tarihteki ismi ile Sasung ya da Sanasung; bu günkü ismi ile ise Sason.

Sarp dağların içindeki bir dünya.

Kültürel zenginliği ve tarihî geçmişiyle bu bölgenin en değerli ilçelerinden biri. Bir doğa harikası.

Bir zamanlar burada Ermeniler, Araplar ve Kürtler birlikte yaşarlardı.

Peki ya bugün?

Önümüze çıkan herkese, ilçe merkezinde Ermenilerin yaşayıp yaşamadığını soruyoruz.

Yanıt kısa: “Hayır.

Devam ediyoruz sormaya.

Yok, yok…

Yenibahar adlı gazetenin sahibi, Metin Özmen ile görüşüyoruz.

Ondan, şehir merkezinden 16 kilometre uzakta olan Çalışlar (Komek) köyünde birkaç Ermeni ailenin yaşadığını öğreniyoruz.

Bir çay ocağında köyün eski muhtarı Nesip Çakar ile karşılaşıyoruz. Muhtar bize eşlik etmeyi kabul ediyor. Hep birlikte yola koyuluyoruz. Ancak buraya yol demek için bin şahit gerekiyor. Zar zor ilerliyoruz. Bozuk yol bizi canımızdan bezdiriyor. 2973 metre yükseklikteki Mereto Dağı’nın eteklerine doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bir süre sonra aracımızı bırakıp, yola yaya olarak devam etmek zorunda kalıyoruz. Burası 50 hanelik bir köy.

Yukarıdan iki kişinin bize doğru yürüdüğünü görüyoruz.

Muhtar ,“İşte onlar” diyor.

Arif Kaplan, 52 yaşında ve İstanbul’da yaşıyor. Kendi deyimiyle “biraz temiz hava almak için” fırsat buldukça buralara geliyormuş.

Cemil Kaplan ise, bu topraklardan ayrılmamış. 38 yaşında ve hiç evlenmemiş. Nedenini soruyoruz. Yanıt şu oluyor: “Bu köyde evleneceğim Ermeni kız yok.

Ekliyor: “Müslüman ailelerinden birkaç kıza talip oldum. Onlar ise Müslüman olmamı şart koşuyorlar.

Sohbet koyulaşıyor. Sıra, Ermeni Katliamı’na geliyor. Ağızlarını bıçak açmıyor. Korku ve tedirginlik devam ediyor. Sohbetimiz sürüyor. Yakınlarının çoğu Ermenistan’a göç etmiş. Bir bölümü ise İstanbul’a gitmiş.

Cemil Kaplan, “Babamın ve diğer büyüklerimin mezarı burada. Ben ise burada doğdum, burada öleceğim” diyor. Cemil, sözünü yerine getirebilecek mi? Bilinmez. Ancak Ermeniler yüzyıllardır yaşadıkları bu topraklarda tamamen yok olmak üzereler.

Zor koşullarda hayata tutunmaya çalışan ve nüfusu 20 kişiyi bulan küçük bir topluluktan söz ediyoruz. Belki bir başka köyde bir kaç aile daha. Hepsi bu.

Hava kararıyor. Dönüş zamanı.

Yine o bozuk yolda ilerlemeye çalışıyoruz. Kulaklarımda ise muhtarın şu iki cümlesi çınlamakta: “Bu toprakların bir rengi soluyor. Yazık, çok yazık.

enversezgin54@gmail.com

http://www.taraf.com.tr/yazarlar/sasonun-son-ermenileri/

Kandıra’daki vegan tutsaklardan dayanışma çağrısı

Posted in Direnis, Duyurular, Eko yazilari with tags on 04/05/2015 by Karakök

Kandıra’daki 4 vegan ve 2 vejetaryen tutsak, aylardır yeterli beslenme için sürdürdükleri yemek boykotu ve yazışma trafiğinin sonuç vermemesi üzerine herkesi dayanışmaya çağırdı.

Cezaevindeki vegan-vejetaryenlere hayvansal içermeyen gıdaların temin edilmesi için üç yıl önce yayınlanan yönetmelik değişikliğinin cezaevi idarelerince suiistimal edildiği ortaya çıktı. 2011’deki 42 günlük açlık greviyle yönetmelik değişikliğinin ana aktörlerinden biri olan Kandıra’daki vegan-anarşist tutsak Osman Evcan, Yeryüzüne Özgürlük Derneği’ne gönderdiği son mektupta “Sebze ve bakliyatın iaşe maliyeti ete göre çok daha düşük. Vegan yemeklere yağ, tuz ve baharat da konmuyor. Bunlara rağmen bize sunulanlar yetersiz, sağlıksız ve dengesiz. Tutsaklara her öğün 5 TL’lik iaşe sağlamak zorundalar; ama veganlara daha azını vererek insan hakkımızı tanımıyorlar. Bu yaptıkları, veganlığı sapkın bir düşünce olarak görüp bize tek tip yaşama biçimini dayatmaktır.” dedi. Yeryüzüne Özgürlük Derneği sözcüsü Güray Tezcan “Talepler gayet meşru ve hukuken zorunlu. Cezaevi doktorları da talepleri haklı bulmuş. Bunların karşılanmaması eşitsizlik demek. Kahvaltıda vegan olmayana beyaz peynir verirken veganı çürük zeytinle geçiştirmek kabul edilemez. Herkesi bu haksızlığa karşı telefon ve dilekçe yağmuruna çağırıyoruz.” diye konuştu.

Kocaeli Kandıra’daki 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde Osman Evcan’ın dışında üç vegan ve iki vejetaryen tutsak daha var. Hayvansal ürün tüketmeden sağlıklı beslenme haklarını savunmak için bir araya gelmişler. Kasım 2014’ten beri cezaevinin temin ettiği sera ve konserve ürünleri almıyorlar. İhtiyaçlarını kantinden gidermeye çalışıyorlar; ancak kantinin kâr mantığıyla fiyatları yüksek tutması ve kuru maya, ruşeym, keten tohumu, yulaf ezmesi, humus gibi veganlar için kritik besinleri sunmaması onları zora sokuyor. Osman Evcan, cezaevi yemeklerinin ağzında yaralara ve midesinde yanmalara sebep olduğu gerekçesiyle Ocak 2015’te boykotunu ileri götürmüş; talepleri yerine getirilene dek cezaevinden gelen hiçbir gıdayı kabul etmiyor. 10 yıldan uzun süredir vegan olduğu halde Kocaeli’ne naklinden beri sağlık sorunları yaşamasını buradaki yetersiz ve kalitesiz besinlere bağlıyor.

Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumu 2. müdürü, yetersiz beslenme iddialarını yalanlarken daha iyi beslenme için kantini işaret etti. Vegan-vejetaryen tutsaklar, taleplerini Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıdıklarında ise “Bizi ilgilendirmiyor. İdari konudur” cevabıyla geri çevrildi. Altı tutsağın yeterli ve sağlıklı beslenme mücadelesine destek olmak isterseniz, hemen altta özetlenen taleplerini aşağıdaki kurumlara yazılı veya sözlü olarak iletebilirsiniz.

TUTSAKLARIN TALEPLERİ:

-Topluca haftalık mevsim sebzeleri: Sera veya konserve değil

-Yeterli bakliyat, tahıl ve kuruyemiş: Protein için

-Kantine daha fazla vegan ürün: Brokoli, mantar, yulaf ezmesi, humus vs

BAŞVURULACAK KURUMLAR:

Kocaeli Açık Cezaevi Kurum Müd. Kandıra Yolu 20.Km Çal Mevkii Kandıra / KOCAELİ
Tel: 0262 581 51 31, 0262 581 51 34 ; Faks: 0262 581 53 49

Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı Akdurak Mah İzmit Cad No: 1 Kandıra / KOCAELİ
Tel: 0262 551 22 40, 0262 551 22 41 ; Faks: 0262 551 43 38

Kocaeli İl Valiliği İnsan Hakları Komisyonu

—-

– – – – –
Örnek dilekçe:

KOCAELİ AÇIK CEZAEVİ KURUM MÜDÜRLÜĞÜ’NE

Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi’ndeki hükümlüler Osman Evcan, Kemal Toka, Cevdet Bayır, Ramazan Şevket Yılmaz ve Ergül Çiçekler’in vegan-vejetaryen beslenmeyi seçtikleri için yetersiz-dengesiz gıdalara mecbur bırakıldığını ve sağlıklarının idari ihmaller sebebiyle kötüye gittiğini üzüntüyle öğrendim.

2012’de Resmi Gazete’de yayınlanan “Hükümlü ve Tutuklular İle Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”e göre vegan-vejetaryenlerin talepleri iaşe miktarıyla sınırlı kalmak üzere karşılanır. Diğer hükümlülere düzenli olarak et, peynir gibi gıdaların verilmesi iaşe sınırını aşmazken, hayvansal ürünlerden daha ucuz olan çiğ sebze ve taze baklagilin iaşe sınırı gerekçe gösterilerek veganlardan sakınılması bir ayrımcılık örneğidir.

Yukarda adı geçen hükümlülerin “(1) Sera veya konserve yerine haftalık topluca mevsim sebzelerinin verilmesi”, “(2) Bakliyat, tahıl ve kuruyemiş temininin artırılarak protein ihtiyaçlarının karşılanması”, “(3) Kantine veganlar için önemli brokoli, mantar, humus, yulaf ezmesi, kuru maya gibi yeni ürünlerin getirilmesi” şeklindeki talepleri kurumunuzda çalışan hekim tavsiyeleriyle de desteklenmiştir. En temel insan haklarından biri olan sağlıklı beslenme hakkını kurumunuzda en kısa zamanda tam anlamıyla uygulamanızı arz ve rica ederim.
Saygılarımla,

………..İSİM SOYİSİM……
E-POSTA…….
TC NO…………..

 

http://sosyalsavas.org/2015/05/kandiradaki-vegan-tutsaklardan-dayanisma-cagrisi/