BOSTANCI CADDESİ NO:23, ŞIRNAK-CİZRE

İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ

Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da yönünü belli etmektir, kapın dışına yakın olmaktır. Taraf olma zorunluluğu var. Birilerimiz içeride; hasım dışarıda. Günler geçti, aylar da geçse de; çünkü yıllar geçti alışkanlıklar devam etmekte; biri ne kadar zulüm uygularsa, halk direnişini daha da büyütmekte. Yine resmi tarih düşmanın tanıklığını yapar, adını anmasa da kıstırmaya çalıştıkları üzerinde ‘yükselişini’ anlatır. Halkların tarihi ise direnişin ve mücadelenin tarihiyle doludur ve tabi ki işgalcilerin ellerinin nasıl boş döndüğünü anlatmaktadır. İşte, halkların tarihinde yeni bir direniş tarihinin sancılarını görüyoruz. Karşıda ise kendi tarihinde bir tutulma yaşayan aynı biçimde, aynı hal tavır ve simsarlıkta debelenerek yolunu bulmaya çalışan muktedir. Şiddetinin haddi hesabı yok. Sima değişse bile o garabet surat aynı, anılar kendini hatırlatmıyor mu yeteri kadar?
Takvimin 1980’i. Darbenin hemen akabinde. Amed, “Diyarbakır 5 no’lu”… hikâye hepimizin malumu… Hapishanelerinin doğuşundan bugüne kadarki en cani 10 hapishaneden biri. Yaşayanların hayatlarının kâbusu, en büyük travmalarından, mutlak suretle yok olmuş gelecek… Adressiz sorgulamalarla memleketin altını üstüne getiren efendinin tuttuğunu yakalayıp elinin boş gitmediği, tek ve doğru adresi. Diyarbakır 5 no’lu, O devletin yüz akı. Yaşayanların, kötünün her şeyiyle kötü olmasından dolayı aynı havayı solumaktan utandığı loş günlerden gelen fotoğraflarında görülen ipi çekilmiş hayatlar. Sırf işkence yapmak için özel eğitim aldırdığı çocukları beş parmakta etten tırnak bırakmadığı, ışığa dair tek bir emareyi gözümün önüne getiremeyeceğimiz dönem. Halkların kısa bir arası, yitik dönemi. Kaybolmuş canlar, bir daha asla dolaşılamayacak sokaklar, geri dönülemeyen, bom boş kalan evler… Avcının avlaya avlaya hesap defterini kapattığını sandığı keyifle geçirdiği günler.
İşte Diyarbakır 5’no’luda duruyor yaşananlar, tüm kötülüklere rağmen çelikten zindanların eriyip yerle yeksan olduğu günlerin başlama noktalarından. Başkaldırının yarınlara sarmaşık misali yayılıp taşındığı alev alev isyankar halklar oradan da kıvılcım yarattı kendine. İşte Şırnak’ta, Hakkari’de, Van’da… açık açık büyüdü de kavurdu kendini ateş. Devletin mutlak galip geldim derken, yaratmaya çalıştığı bataklıktan boy veren isyan dalgasının biçim dönüşmesi, gelişmesi ve büyümesi. Halkların kendine sorduğu sorudan bulduğu hakiki cevap budur. Devletin formül geliştiremediği bir yanıt.
Takvim düşer Herkesin gözü önünde tek kurşunla vurulan Uğurların, Ceylanların, Hrantların faili gizlenemez olur artık… Katile suçu itiraf ettirilir. Tek bir nedamet ışığı görmeyi beklemek ihanet etmekti kendimize. Fırsat kolladı yaratmak adına kendini. En çok ait olduğu tarihini kullandı ve iktidar mücadelesinde yaşanılan onca badireye rağmen yaratıldığı şemadan kendini tekrar karşımıza dikti.
Adressiz sorgulamalar yine baş göstermiş, kötünün her şeyiyle daha da kötü olduğu, saldırıların ayyuka çıkması, tahakkümüne kendine karşılık bulmak için yarattığı arayışların neticesinde oluyordu. Geçmişten aldığına kat çıkan, çıtayı yeteri kadar yükseltmiş bir devlet şimdilerde. Halklara and içmiş gibi yükselmekte…
Takvimin 2015’i 2016’ya bağlayan son yaprakları. Geçmişiyle yüzleşen bir devletin kendini toparlama sürecinde ortalığı birbirine kattığı zamanların bedelini halklara ödettiği bombalar; Roboskilerin, Diyarbakırların, Suruçların, Ankaraların üzerinden geçemez olur artık zaman… 80’lere tanıklık yapanlara “ en kötüsünü şimdi görüyoruz” dedirttiği, kötünün tüm kurumlarıyla yekleştiği bir süreç var şimdi.
Şırnak Cizre, Bostancı 23 numaradaki bodrum katına yaklaştırmaz kimseyi. Adresi tarif etseydiniz, müneccim olmadan, başına ne geleceğini önceden haber verirdiniz; Vatan sokağı, Cemal Gürsel Caddesi ve Mehmetçik Sokağının kesişmesinde. Düşmanın kendisinden olan isimleri vermiş olduğu, çoktan ablukaya alınmış konumda. Bir yandan halkların artık türkülerinde, ağıtlarında olacağından dolayı unutulamayacak buluşma yeri. Devletin bir diğer tembih etme şeklinin realiteye geçirmesini 23 no’lu adrese uğrayınca anlıyoruz. Bodrumda yaralı geçen onca günler, tıbbi ihtiyaçların karşılanmasını geçtik, içecek su dahi yok. Bilinçaltı nasıl da saklayamıyor da kendini dışarıya vuruyor öyle; Yezid’in yüzlerce yıl öncesinden bugüne gelmesi bir tesadüf olamayacak kadar belirgin. Bir zulmün nerelere kadar gideceğinin hafızasını bodrum katı yeryüzüne gönderiyor. Ama katil sürüsü bu defa ölümü ölümle baş başa dahi bırakmaz. Korkmasa bodruma inmekten, içeri girip derilerini yüzecek. Aslen kayıtsız değil Cizre Bostancı 23 Numaraya. Bir yandan öyle göstermek istiyor. Azap içinde bırakarak. Başa neleri getirebileceğini belirtiyor. Diğer yanda 23 Numara’yı çembere alarak halka asıl patronun kim olduğu uyarısını yenileyerek göstermekte. Gelip geçen, çoğunlukla kudretinden hesap sorulan ve yıkılacak olan, bir halkın üzerinde egemenliğini ilan etme gafletinde yine. Erken bir zafer narası yine. Yine konuşmalar, bir halkı çiklet gibi çiğnediğini sanıyor sözleriyle, varlığıyla, yürüyüşüyle…
Avcı için makûs talihini yaşayacak günler yakındır. Halkların umudunun her şeye üstün geldiği, galip gelmeye anlar çok daha yakındır. İşte Diyarbakır orada duruyor, Cizre yanı başımızda duruyor. Ezilen her toprak üzerinde, zaman su misali akıp geçebilir. Efendiler için bir zaman dilimi kısadır, halkların geçmişi devletten daha uzun süreden geldiği için takvimden düşen yıllar anlıktır. Umudu daha uzun bir gelecekten gelir. Katil ne kadar çemberi daraltırsa daraltsın, zaferin işaretini yapan parmaklar eksilmez. Gün gelir takvimler çok uzak olmayan bir tarihi gösterir de direniş memleketin her bir yanını sarar. Çok uzak olmayan bir geçmişten yarını sarmalar.
İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ

Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da
anarsiinisiyatifi.org

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: