Şubat, 2016 için arşiv

BARIS CAGRISI, BARIS KIMINLE NASIL.

Posted in Haberler with tags , on 10/02/2016 by Karakök

SIZIN BARISINIZ BIZIM BARISIMIZLA AYNI DEGIL.

Entellektuel, cok bilmis, post biyikli, raki gobekli, olu hayvan yiyici, seksist, feodal kirintili, aydin ( Ne aydinsa, iki flim ceviriyor, iki kitap yaziyor, pop, arabesk sarki soyluyor, burjuva basininda devlete akil veren kose gazeteciler, birazda futbol oynuyor, oldu sana aydin), ulusuna hayran, humaniter, liberal, hala kendini devrimci goren, eski turk solu ve ulusalci anarsist elemanlar. kurdistandaki katliamlarin durmasi icin yapilan BARIS cagrisini bilerek carpitiyorlar.
Iki turlu Baris cagrisi var, yani iki niyet var ortada . Birbirleriyle karistirilmasin.
Onlarin BARIS cagrisindan anladiklari : «ezil ses cikarma », «devlete karsi cikarsan seni ve mahsum halki oldurur », « kurd varligindan bahsetme, bak ben turk oldugumu soyluyormuyum, irkinizi, milliyetinizi, inancinizi, inansizliginizi, soyleme, », « turkiye vatandasi ol », « senin orgutun sinif savasini kabul etmiyor, sen ve orgutun ulusalci », « sendikalarda calis », « demokratik kitle orgutlerinde yuvalan, reformist isteklerde bulun ». « Partin kurd olmasin turkiyeli olsun ». Baris olsun, devlet ve PKK ikiniz savasi kesin!…, halk sizi istemiyor.!… ” barikatlarda direnen guclerle, halk birbirinden cok ayri”, “direnen orgut, halk degil” . “Halk, savasi istemiyor”,” Orgut ve lideri kurd halki temsil etmiyor” “Halki olume surukluyor” “Gencleri siperlere suruyorlar ve oldurturuyorlar”. vs. Bu devletin ve akil verenlerin BARIS cagrisidir. Tamda devletin istedigi bu zaten. Ayni agiz, ayni niyet.
Savas tek tarafli oluyor. Saldiran ve savunan olarak devam ediyor. Nasil soylersiniz „savasi kesin“ !. Iktidari temizliyorsunuz farkindamisiniz?

21-Turkish-riot-police-AFP-Getty
Irkinizin disindaki halklarin isyani, sizin icin cok zor, kaniniza gidiyor biliyorum ama isin gercegi bu. Kendi adiniz turk, anadilinizi doya doya heryerde korkmadan kullaniyor, hatta istanbul aksanini konusmaya calisiyorsunuz. Avrupada, ABD de turk-amerikan dernekleri kuruyorsunuz. Isyerlerine turkce ad koyuyorsunuz. yasak degil, pasaportunuz ve nufus cuzdaniniz turk, ogrendiginiz tarih turk devletinizin kahraman ergenekon tarihi, bayraginiz goklerde dalgalaniyor. Hic bunlari konu yapip yaziyormusunuz? Hasaaaa oyle sey yazilir, soylenirmi!.. adami iceri atarlar, kodeste kalir bir yiginda esek sudan gelene kadar da dovulursun.

 

1170x500cc-dyb-12-11-15-surlu-kadinlar-ozsavunma-manset

O is baska, bu is baska degilmi?
tabiki sen otekilestirilmis, kuyruklu dag turku, dort koseli, ayaklari kart kurd, dinsiz, kiro, yok edilmis, hiclestirilmis, ici bosaltilmis, kimligi calinmis diger halklarin kendilerini ifade etmesine kizacaksin. Tabi sizler cici kizlarinizin, cocuklarinizin, savunmasiz kadinlarinizin o amele kilikli kurdlerden korktuyor. Bazi beldelerde kurd insaat iscilerinin hafta sonu tristik bolgede gezinmesini onlemek icin belediye zabitasi ve emniyet guvenlik onlemler alirlar. Kimlik kontrolleri, avrupali turistlerin sefaleti gormemesi icin yasak koyarlar ( Bodrum Marmaris, Serik, Manavgat vb) kinamasiniz.
Siz oralara gittinizmi? Yasadinizmi? Valilikde , kaymakamlikda sokakdaki asker ve ozel hareketcilerin tacizine, hakaretine maruz kaldinizmi? HAYIR. olanlardan haberiniz varmi? Radikal, Cumhurriyet, Taraf, Gozcu, facebook, yandas basin, biraz zahmet edip ulasabilirseniz ANF den takip ( oda supheli) ediyorsunuzdur. Barikatlarin arkasinda kimlerin oldugunu bildiginiz halde kotu niyetiniz, duygularinizi teslim aliyor. Hep birlikte analar, babalar, amcalar, yengeler, teyzeler, genc kadin ve erkekler, komsular ve cocuklarin oldugunu inkar ediyorsunuz? Iktidarda biliyor, inkar ediyor. Ayni.
Devrimcilerin, ulus devletinden siyrilmis iyi niyetli ozgurluk isteyen insanlarin, BARIS cagrisi soyle ; Devlet ve Demokratik ozgurluk yanlilari masada ve ucuncu ulkenin gozleminde, otursun. Tum yurda ve cevre ulkelerde ( suriye, irak, iran ) BARIS ve ozgurluk olsun. Demokratik ozerklik, anadilde ozgurluk ve anlasmak ve birlikde yasamak icin ortak bir dilin bilinmesi, yerel oz yonetim , ozerk universiteler, esit lise ve laik ilkogrenim, serbest meslekler, ozgur basin, sanat, kultur, cogulcu ekonomi, paylasim, yurutme, yasama ve yargida tarafsizlik ve esit temsilcilik hakki, isci, memur ucretleri ve haklari, sendika, grevler, topraksiz koyluye toprak, cinsel tercih LGBTQ ozgurlugu ve kadin yasaminda kendi kendisini ifade etmesi ve ozgurlugu, sehir hayvanlarin korunmasi ve yaban hayatinin devami, dereler, nehirler serbest aksin, tarihi eserlere sahip cikalim, dinler ,inanislar ve inancsizlik serbest kalsin, dunyaya baris ve ozgurluk gelsin diyor.
Anladinizmi Barisin farkini?

12715670_584132811742527_3054727715218501686_n
AKP baris cagrisi yapan akademisyenlere baski yapti, AKP CHP lileride tutukluyor ve sorguluyor. Bu demek degildir barisci akademisyen ve sozde aydinlar kurtlere ve diger etniklere ozerlik talebinde bulunmadi
. Sadece silahlar sussun, Kan dokulmesin istiyorlar. AKP nin de onlardan istedigi, “savasi PKK yapiyor”, “askerimiz, polisimiz oradaki halki korumaya calisiyor” „kurd teror orgutu askerimiz, polisimizi sehit ediyor yerli halkimizi olduruyor, goce zorluyor„demelerini bekliyor. Bu baris cagricilari, kurdistanda selamlandi, cunku batidan hic ses yoktu.

tumblr_inline_n7e6b5dyXO1sbimny

Gezi eylemlikleri gibi bir cagri!…. Haydi!….. Agaclar kesiliyor, herseyinle gel, dik dur, biraz eylem, biraz tas, biraz barikat, adrinalini yuksek tut, biraz eylence, ellerde bira, yemekler, muzikler, yerde cimenlerde yat, gecenin her saati insan kayniyor, caddeler ve sokaklar polis ve karsi kitle, „harika bir ortam“, „takilalim“, hipylik, sarkilar, halaylar, konserler, pandonim, skec, gitar, piyano solusu, ozlediginiz arkadaslari gorme arzusu, sendemi ordaydin?, „ben hergun gittim diyebilmek“, Aman dikkat sakin sesiz ara sokaklara girme, eli palali saldirganlar cikabilir ( gezide oldurulenleri unutmadim, tipki devrim ugrunda olenler gibi) „avrupadaki eylemlere benziyor, biz asyali ve dogulu degiliz“, kariyerist duygular, populer ruh, devrimci nostalji anlatip, gecmisiyle ( „ben 12 Eylul evveli ve cezaevinde soyle boyle vizir, vizir“ ) sen simdi ne bok yiyorsunuz? boburlenmek, akil hacalarin etrafta geziniyor, tecrube konusuyor, birazda macera. Politik ve Apolitik tum gencler, eski tufekler, orgut ve partiler ellerinde Ataturk, turk bayragi yada parti bayraklari, karnaval kiyafetleriyle, ozgur insanlar gibi , kelebek gibi kosacak. gulucukler dagitilacak, hosgoru, tolerans, samimiyet yayilacak. „ sen vejiteryanmisin“ ? „ Veganmisin“? „Cok guzel bio, ( kulandiklari sac sampuani, sabun, cignedikleri sakiz, dis macunu, ekmek, kulandiklari krem, deterjanlarin vs icinde hayvan dokusu oldugunu bilmeden hayvan urunlerine karsi olmak ..havali veganlar) organik yiyecekler yapalim“ Iste batinin ve sizin istedikleriniz.
Nerede o hizli isyanci insanlar ,gencler.

23130

Gezi direnisinde barikalarda olanlarin ( cok azi ) ozgurluk mucadelesindeki savasini iktidara, devlete karsi surdurmektedir.
BARIS bildirgesine akademisyenlerin imza atmasiyla batidan, kucuk bir kesisleme ruzgari esti. Lodos yavas yavas esiyor. Gundogusu ,poyraz ve sam yeli esintileri daglari yaliyarak halkina ulasiyor
12 eylul evveli, ic savasta fasistlerden ve devrimcilerden cok kanlar akti. Halk yeter dedi… Bizler o zaman ne demistik, hatirliyormusunuz? “Mahir, Huseyin, Ulas, kurtulusa kadar savas”!…. Fasizme olum, halka ( bazi grublar halklara) hurriyet!… Sayilmayiz parmak ile, tukenmeyiz kirmak ile!..Biz biz iscinin koylunu yigit sesiyiz, namluya surulmus halk mermisiyiz!…Kizildere son degil, savas devam edecek!..Devrimci hakli savasa evet, emperyalist haksiz savasa hayir!.. Beyler deresinin intikami alinacak!..Yasasin Nurhak Kadir, Sinan, Alp !.. Fasizm akitigi kanla bogulacaktir….Devrim kansiz olmaz……Fasizme karsi omuz omuza..“ olmek var, donmek yok“ …sologanlariyla savasa devam ediyorduk. Her mitingimizde, korsan eylemimizin sonunda sol yumruk havada, belirlenmis kisi yukari cikar ve devrim andimizi soyler, bizde tekrar ederdik. „ Biz devrimciler olarak, fasizme, emperyalizme………….. kanimizin son damlasina kadar savasacagimiza and iceriz“ derdik. Dagilirdik..Hakli savas verdigimizi soyluyorduk. ., Bunlar unutuldu. „Kani yerde kalmayacak“ Biz kan ,savas, intikam istiyorduk. Hatirlayin. 12 eylul darbesinin samari yanagimiza, basimiza vucudumuza vurdugu ani. TRT Siyah beyaz TV sinde kiminin kafasi yerde, kiminin dik, onurla bakis, onumuzde bize ait oldugunu soyledikleri muhimatlar, dergi, burosur, el yazilari, masanin uzerinde, itiraflarla, pismanliklarla , suskunluklarimizla, halka gosterildik. O bitkin, erkeklerin sac, sakal perisanligi, avurlarin cokuklugu, kadinlarin sac daginik, solgun, ezilmis ve kadin olduklari icin taciz ve tecavuzlu yuzleri insanlarda uzuntu degil teroriste ve anarsiste bezetmelerine yol acti. Tipki siyah beyaz sipsak cekilen vesikalikdaki resmimiz var ya, arkadaslarimiz guler,“ ne bu lan terorist gibisin, araniyor gibisin“ der takilirlar ya ayni onun gibi goruntuler. Yakinlari, tanidiklari uzuldu, diyerleri korkarak, tiksinerek bakti. Buna yalan diyemesiniz ispat 35 yilik secim ve siyaset istatiklerine bakabilirsiniz. % 80 konzervatif, fundamentalist, fasist, ulusalci

11174899_10153262585943658_4108447822438950_n

Halk sevincle karsiladi. Hergun olum haberleri, cevresindeki herkesten korktuklari, gece disariya cikamadiklarini, bombalar, suikastler, toplu katliamlar, grevler, korsan miting, militan mitingleri, mahalle ve sehirlerin bolunmesi, universite, lise ve orta okularin bolunmesi, kurtarilmis bolge, aksam cocuklari esi eve sag saglim gelecekmi telasi, okulda, isyerinde , kahvede bomba patliyacakmi korkusu, gunluk ortalama 47 olum ve bunlari bir daha yasamak istemediklerini soylediler. Devleten ozelikle Kemalist cuntadan beklenti icindeydiler. „Oh ne iyi oldu asker geldi“, „ rahatca korkmadan geziyoruz“, olum korkusu yok, bolunmusluk yok, „yasasin turk askeri“ dediler, Bayrak astilar her yerlere. Evrene Ataturke ovguler yagdirdilar. Sonradan cezaevinden cikan devrimciler kiralik ev aradilar, eski kurtarilmis mahalleler akilarina geldi (yoksul halk icin bir zamanlar isgal ettigimiz topraklarda, kendi elerimizle yaptigimiz, fasistlerden, polistlerden, belediyeden
korudugumuz iki gozlu gecekondular) 5- 10 yil icinde, tapulari olmus ( MSP- SP bu bolgelerdeki insanlara seslendi oy verirseniz hepinizin evlerine tapu verecegim dedi ve en yuksek oyuda aldi, halen bu bolgelerin bazilarinda, tahrikatlar, DAIS, BBP; AKP, uyusturucu mafyasi kol geziyor ) gecekondularina ust kat cikmis, Artik yollari, suyu, kanalizasyonlari var, hatta minibus seferleri bile var. Yoksullar mulk sahibi olmus, bize ev vermekte zorluk cikartiyor, depozito ve kefil istiyorlar, tanimiyorlar bizleri. Kimi yoldaslar isyeri acti, is istedik tehlikeliyiz, ona yuk oluruz diye is vermediler. Sokada karsilastik. yuzunu baska tarafa cevirdi. „Evlendim esim benim gecmisimi bilmiyor“, „benimle kontaga girmeyin“, „cocuklarim, isim var „ dediler. Bazilari piskin piski siritarak ve gobegini cikartip gerdani sarkmis vaziyette ve ukalaca „aaa birader sen hala oralardami kaldin“, „zaman degisiti“ dediler. Elinde alis veris cantasiyla uzaklastilar.
Sonuc ortada % 50 AKP, % 12 MHP % 26 CHP. % 11.5 HDP Geriye kalan sen, ben ,bizim oglan. Anladinizmi bizim kim olmadigimizi.

CW2_VNQW4AAHKCa

Biz bu halkin istekleri karsisinda hic ses cikarmadik duymadik, duymak istemezdik. Sadece kendimize ve yazilan manifestomuzun sesine kulak verdik. Neden savasi kesmedik? BARIS cagrisimimi yoktu, Orgut ve partiler gencmis, cocukmus hicte umursamadan , ortaokulda, lisede faliyet yurutup taraftar topladi. ( Dev- Genc , ANOD, DEV-LIS, TMLGB, IGD, gibi liseli orgutler, yaslari 15- 18 ) mahalle korumalarinda, gazete dagitiminda, makbuzla esnaftan para toplanmasinda, dairelerde, fabrikalarda, sanayide, kerhanelerde, barlarda, kahvehanelerde, oto sanayisinde orgutleme yapiliyordu. Neden o donem ses cikarmadinizda simdi barikatlarin arkasindakilerin yasini sorguluyorsunuz? Simdi bas aktor olmadiginiz icinmi? Simdik barikatlarin arkasindaki cocuklar kendi iradeleriyle savasiyorlar, o donem orgutun eylem kararini gorevlendirdigi cocuk yapardi. Aradaki farki goruyormusunuz?
Ruhunuzda igrenc milliyetcilik var, yada Ozgurluk hareketinin bu kadar buyumesini kiskaniyorsunuz.
. Sizden daha onurlu ve milliyetci duygulardan arinmis ML lerde var ; Maocu, eski Enver Hocaci, Trockist, Liberter komunist, Mahir Cayanci 2-3 grup , Anarsistler, Cevreciler, LGBTQ, Hayvan Haklari ve Veganlar. Gercekleri goren duyarli bireyler var. Hepsine saygi duyuyorum.
Sizler olmasanizda olur.
. Milliyetciligin, bir ust boyutu Fasizmdir, Unutmayin

babd2e35-7c19-47e6-9415-9a45688aae53

 

fft81_mf3342762

 

tumblr_mt0asyhnx41scty0bo1_500
images

 

800px-MLSPB

hqdefault

Basel: 1 Pegida vs 500 Antifa

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Duyurular, English, Espanol on 06/02/2016 by Karakök

BOSTANCI CADDESİ NO:23, ŞIRNAK-CİZRE

Posted in Haberler with tags , , on 03/02/2016 by Karakök

İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ

Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da yönünü belli etmektir, kapın dışına yakın olmaktır. Taraf olma zorunluluğu var. Birilerimiz içeride; hasım dışarıda. Günler geçti, aylar da geçse de; çünkü yıllar geçti alışkanlıklar devam etmekte; biri ne kadar zulüm uygularsa, halk direnişini daha da büyütmekte. Yine resmi tarih düşmanın tanıklığını yapar, adını anmasa da kıstırmaya çalıştıkları üzerinde ‘yükselişini’ anlatır. Halkların tarihi ise direnişin ve mücadelenin tarihiyle doludur ve tabi ki işgalcilerin ellerinin nasıl boş döndüğünü anlatmaktadır. İşte, halkların tarihinde yeni bir direniş tarihinin sancılarını görüyoruz. Karşıda ise kendi tarihinde bir tutulma yaşayan aynı biçimde, aynı hal tavır ve simsarlıkta debelenerek yolunu bulmaya çalışan muktedir. Şiddetinin haddi hesabı yok. Sima değişse bile o garabet surat aynı, anılar kendini hatırlatmıyor mu yeteri kadar?
Takvimin 1980’i. Darbenin hemen akabinde. Amed, “Diyarbakır 5 no’lu”… hikâye hepimizin malumu… Hapishanelerinin doğuşundan bugüne kadarki en cani 10 hapishaneden biri. Yaşayanların hayatlarının kâbusu, en büyük travmalarından, mutlak suretle yok olmuş gelecek… Adressiz sorgulamalarla memleketin altını üstüne getiren efendinin tuttuğunu yakalayıp elinin boş gitmediği, tek ve doğru adresi. Diyarbakır 5 no’lu, O devletin yüz akı. Yaşayanların, kötünün her şeyiyle kötü olmasından dolayı aynı havayı solumaktan utandığı loş günlerden gelen fotoğraflarında görülen ipi çekilmiş hayatlar. Sırf işkence yapmak için özel eğitim aldırdığı çocukları beş parmakta etten tırnak bırakmadığı, ışığa dair tek bir emareyi gözümün önüne getiremeyeceğimiz dönem. Halkların kısa bir arası, yitik dönemi. Kaybolmuş canlar, bir daha asla dolaşılamayacak sokaklar, geri dönülemeyen, bom boş kalan evler… Avcının avlaya avlaya hesap defterini kapattığını sandığı keyifle geçirdiği günler.
İşte Diyarbakır 5’no’luda duruyor yaşananlar, tüm kötülüklere rağmen çelikten zindanların eriyip yerle yeksan olduğu günlerin başlama noktalarından. Başkaldırının yarınlara sarmaşık misali yayılıp taşındığı alev alev isyankar halklar oradan da kıvılcım yarattı kendine. İşte Şırnak’ta, Hakkari’de, Van’da… açık açık büyüdü de kavurdu kendini ateş. Devletin mutlak galip geldim derken, yaratmaya çalıştığı bataklıktan boy veren isyan dalgasının biçim dönüşmesi, gelişmesi ve büyümesi. Halkların kendine sorduğu sorudan bulduğu hakiki cevap budur. Devletin formül geliştiremediği bir yanıt.
Takvim düşer Herkesin gözü önünde tek kurşunla vurulan Uğurların, Ceylanların, Hrantların faili gizlenemez olur artık… Katile suçu itiraf ettirilir. Tek bir nedamet ışığı görmeyi beklemek ihanet etmekti kendimize. Fırsat kolladı yaratmak adına kendini. En çok ait olduğu tarihini kullandı ve iktidar mücadelesinde yaşanılan onca badireye rağmen yaratıldığı şemadan kendini tekrar karşımıza dikti.
Adressiz sorgulamalar yine baş göstermiş, kötünün her şeyiyle daha da kötü olduğu, saldırıların ayyuka çıkması, tahakkümüne kendine karşılık bulmak için yarattığı arayışların neticesinde oluyordu. Geçmişten aldığına kat çıkan, çıtayı yeteri kadar yükseltmiş bir devlet şimdilerde. Halklara and içmiş gibi yükselmekte…
Takvimin 2015’i 2016’ya bağlayan son yaprakları. Geçmişiyle yüzleşen bir devletin kendini toparlama sürecinde ortalığı birbirine kattığı zamanların bedelini halklara ödettiği bombalar; Roboskilerin, Diyarbakırların, Suruçların, Ankaraların üzerinden geçemez olur artık zaman… 80’lere tanıklık yapanlara “ en kötüsünü şimdi görüyoruz” dedirttiği, kötünün tüm kurumlarıyla yekleştiği bir süreç var şimdi.
Şırnak Cizre, Bostancı 23 numaradaki bodrum katına yaklaştırmaz kimseyi. Adresi tarif etseydiniz, müneccim olmadan, başına ne geleceğini önceden haber verirdiniz; Vatan sokağı, Cemal Gürsel Caddesi ve Mehmetçik Sokağının kesişmesinde. Düşmanın kendisinden olan isimleri vermiş olduğu, çoktan ablukaya alınmış konumda. Bir yandan halkların artık türkülerinde, ağıtlarında olacağından dolayı unutulamayacak buluşma yeri. Devletin bir diğer tembih etme şeklinin realiteye geçirmesini 23 no’lu adrese uğrayınca anlıyoruz. Bodrumda yaralı geçen onca günler, tıbbi ihtiyaçların karşılanmasını geçtik, içecek su dahi yok. Bilinçaltı nasıl da saklayamıyor da kendini dışarıya vuruyor öyle; Yezid’in yüzlerce yıl öncesinden bugüne gelmesi bir tesadüf olamayacak kadar belirgin. Bir zulmün nerelere kadar gideceğinin hafızasını bodrum katı yeryüzüne gönderiyor. Ama katil sürüsü bu defa ölümü ölümle baş başa dahi bırakmaz. Korkmasa bodruma inmekten, içeri girip derilerini yüzecek. Aslen kayıtsız değil Cizre Bostancı 23 Numaraya. Bir yandan öyle göstermek istiyor. Azap içinde bırakarak. Başa neleri getirebileceğini belirtiyor. Diğer yanda 23 Numara’yı çembere alarak halka asıl patronun kim olduğu uyarısını yenileyerek göstermekte. Gelip geçen, çoğunlukla kudretinden hesap sorulan ve yıkılacak olan, bir halkın üzerinde egemenliğini ilan etme gafletinde yine. Erken bir zafer narası yine. Yine konuşmalar, bir halkı çiklet gibi çiğnediğini sanıyor sözleriyle, varlığıyla, yürüyüşüyle…
Avcı için makûs talihini yaşayacak günler yakındır. Halkların umudunun her şeye üstün geldiği, galip gelmeye anlar çok daha yakındır. İşte Diyarbakır orada duruyor, Cizre yanı başımızda duruyor. Ezilen her toprak üzerinde, zaman su misali akıp geçebilir. Efendiler için bir zaman dilimi kısadır, halkların geçmişi devletten daha uzun süreden geldiği için takvimden düşen yıllar anlıktır. Umudu daha uzun bir gelecekten gelir. Katil ne kadar çemberi daraltırsa daraltsın, zaferin işaretini yapan parmaklar eksilmez. Gün gelir takvimler çok uzak olmayan bir tarihi gösterir de direniş memleketin her bir yanını sarar. Çok uzak olmayan bir geçmişten yarını sarmalar.
İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ

Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da
anarsiinisiyatifi.org