Mayıs, 2016 için arşiv

Gǎi Dào Nr. 65 – Mai 2016

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Duyurular, English, Espanol with tags on 31/05/2016 by Karakök

gaidao65-coverLiebe Gefährt*innen, liebe Interessierte,

ihr haltet hier die 65. Ausgabe der Gai Dào in euren Händen (oder habt sie auf das Medium eurer Wahl geladen). Und wieder erwarten euch spannende Themen rund um unser Lieblingsthema – die Anarchie.

Anlässlich des 1.Mai, der auch einen festen Platz in der anarchistischen Geschichte belegt, scheiden sich wieder einmal die Geister bezüglich des Israel-Palästina-Konflikts. In Berlin offenbaren sich durch den Eintritt der Gruppen BDS (Boycott, Divestment and Sanctions) und F.O.R. Palestine innerhalb des „Revolutionären-1.Mai-Bündnisses“ unüberwindbare Konflikte.
In der aktuellen Gai Dào findet ihr diesmal zwei verschiedene Stellungnahmen hinsichtlich der BDS-Kampagne und ähnlichen Gruppierungen, die mögliche anarchistische Perspektiven auf das Thema aufzeigen. Ist Israel-Kritik per se antisemitisch oder kann sie gerechtfertigt sein? Wie kann eine Positionierung zu Israel-kritischen und pro-palästinensischen Kampagnen und Bewegungen aussehen? Und wie können wir als Anarchist*innen vielleicht eine Position abseits der zwei unvereinbaren Lager finden?

Ein weiteres Thema in dieser Ausgabe sind die politischen und sozialen Prozesse in kurdischen Gebieten. Rojava erfährt gerade weltweite Aufmerksamkeit und auch viele Anarchist*innen verfolgen interessiert das dortige Geschehen. In immer mehr kurdischen Gegenden werden Stimmen laut, die sich für eine herrschaftsfreie und solidarische Gesellschaft einsetzen. Der Artikel von Zaher Baher beschäftigt sich mit den Entwicklungen im irakischen Teil Kurdistans und erörtert Wege hin zu einer möglichen anarchistischen Gesellschaft.

In Frankreich gehen seit einigen Wochen immer wieder Hundertausende auf die Straßen, um gegen die neue Arbeitsmarktreform der angeblich „sozialistischen“ Regierung unter François Hollande zu demonstrieren. Doch der Widerstand richtet sich nicht allein gegen diese Reform, auch andere Themen geraten immer weiter in den Vordergrund, wie der anhaltende Notstand, die Ereignisse in Calais oder Frankreichs Energiepolitik. Ein Text des Internationalen Referats der Fédération Anarchiste beleuchtet näher, wie sich daraus eine soziale Bewegung entwickelt hat und analysiert, wie gewerkschaftlich organisierte Anarchist*innen sich in diese Kämpfe einbringen könnten.

Abschließend sei noch ein Mal auf die anarchistischen Tage in Jena (20. – 21. Mai) hingewiesen, über die wir in der letzten Ausgabe berichtet haben. Sie sind jetzt auch online zu erreichen unter: antje.noblogs.org. Also schaut mal ins Programm, es lohnt sich.

Viel Spaß und Diskussion wünscht,

die Gai Dào-Redaktion

Reklamlar

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in anti militer, Feminizm with tags on 27/05/2016 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkını tanımamaktadır. Bunlardan birisi Türkiye, diğeri Azerbaycandır, Azarbeycan’da kanunlaştırma çalışmaları tamamlamak üzeredir.

Bu iletişim gurubundaki herkesin vicdani reddini açıklaması ya da açıklayacak olması gerekmiyor kuşkusuz.

Son otuz senedir on binlerce insan canının savaş ekonomisine, savaş zihniyetine kurban edildiği, bu ölüm ekonomisine vergilerimizle doğrudan bizim de suç ortağı edildiğimiz Türkiye’de, “kadın vicdani reddi”nden çıkarak, “vicdani-total red”de, “savaş karşıtlığına”, “şiddet karşıtlığına”, “militarizme”, şiddetin özellikle kadına, çocuğa, diğer canlı türlerine uygulanmasının fallosentrik, milliyetçi, devletçi, ırkçı, heteroseksit, türcü kökenlerinin militarizmle ilişkileri üzerine fikir teatisinde bulunabileceğimiz, haberleşebileceğimiz bir grup. Okumaya devam et

Film «Deckname Dennis»

Posted in Deutschsprachige Artikel, English, Espanol with tags on 27/05/2016 by Karakök
Liebe Leute
Wir laden euch herzlich zu unserem Jour Fixe mit Film ein:
Freitag, 27. Mai | Infoladen Kasama, Militärstrasse 87a, Zürich
Barbetrieb ab 19.30 Uhr
Film «Deckname Dennis» ab 20 Uhr
“Denk ich an Deutschland in der Nacht, dann bin ich froh, wenn ich wieder
aufwache”, resümiert der namenlose Detektiv und Protagonist dieser
Mockumentary, nach einer seiner Etappen. Der brisante Auftrag lautet: sich
als Reporter Dennis Mascarenas vom US-Fernsehsender „DDC Denver“
auszugeben, um während einer als journalistisch getarnten Reise durch
Deutschland herauszufinden, wie diese gerade wiedervereinten Deutschen
ticken und wie gefährlich sie denn tatsächlich sind. Eine Realsatire über
das deutsche Selbstbewusstsein – zum Schreien komisch!

AZERBAYCAN KONSOLOSLUKLARI ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI! CALL FOR WEEK OF ACTION in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of June)

Posted in anti militer, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, Français with tags , on 26/05/2016 by Karakök
 
Azerbaycanlı anarşistler Bayram Mammadov ve Qiyas Ibrahimov, Haydar Aliyev’in anıtına, “Mutlu köleler günü” yazılamaları yaptılar. Bu eylem, her yıl hükümet tarafından müsrif bir şekilde kutlanan 10 Mayıs 2016 gecesi yani Haydar Aliyev’in doğumgününde yapıldı. Aliyev mutlak kült bir kişilik olduğu için, böyle bir eylem hükümet tarafından (oğlu İlham Aliyev’in başkanlığındaki) sert bir şekilde kınandı ve eylemciler 10 Mayıs 2016’da gözaltına alındı. Polis üzerlerine uyuşturucu yerleştirdi.
Bu Azerbaycan’da devletin oynadığı ilk kirli oyun değil. Mutlak iktidarına yönelen her tehdidin çeşitli kumpaslarla üzerini örtmeye ve mutlu halk, özgür devlet algısı yaratmaya çalışan devlet, Her devrimci eylemi uyuşturucu yalanının arkasına hapsederek, politik kişilikleri uyuşturucu bağımlısı olarak göstermektedir. Oysa biz çok iyi biliyoruz ki fikirlerimizin uyuşturulmaya ihtiyacı yok. 
Polisin kendi koyduğu kilolarca eroinin kanundaki karşılığı hapishane de geçecek 12 yıl. 
Heykelin önüne çiçek koyarak televizyon kameraları önünde özür dileme veya saatlerce işkence. Bu, eylemlerini inkar etmeyen yoldaşlarımıza verilen bir mesajdır. Politik kişiliğini Inkar etme veya 12 yıl hapis!
Biz Anarşistler olarak, Azerbaycan’daki babadan oğula süregelen faşist devlet yapısına karşı, doğrudan eylemi seçen, sözlerini ve teorilerini eylem için hareket halinde bir güce dönüştüren yoldaşlarımızla dayanışma içerisindeyiz. Dayanışma duygumuz, herhangi bir devletin elinde yoldaşlarımızı yalnız bırakmamayı gerektirir. İster Azerbaycan, ister Yunanistan ister Şili, ister İspanya, dünyanın hangi köşesinde olursa olsun fikirlerimiz sınır tanımaz.
Bu otoriter sirke boyun eğmeyenlerin yanındayız.
Azerbaycanlı Anarşist Tutsaklarla Uluslararası Dayanışma ve Eylem Haftası kapsamında 28 Mayıs Cumartesi günü Azerbaycan konsolosluğu önündeki eyleme çağrımızdır. 
Buluşma yeri: Azerbaycan Konsolosluğu
Adres: Akatlar mah.Zeytinoğlu cad.No:65 Beşiktaş/İstanbul
Saat:13.00
Bayram Mammadov ve Qiyas Ibrahimov’a açlık grevinde güç!
Hücrelere, yıkım! 
Baskının bütün simgeleri özgürlüğün çekici ile dağılana dek! 
ABC İstanbul
 

CALL FOR WEEK OF ACTION in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of June)

Anarchists from Azerbaijan, Bayram Mammadov and Qiyas Ibrahimov ,
spraypainted the monument of Haydar Aliyev. The message was: “Happy slave
days”. This action was done on the eve of Heydar Aliyev’s birthday on May
10, 2016, which is annually being celebrated by the government in a
wasteful manner. Given an absolute personality cult of Aliyev, such an act
was severely condemned by the government (under the leadership of his son
Ilham Aliyev) and the activists were arrested on May 10, 2016. Police have
planted drugs on them to avoid charging them on the grounds of hooliganism.
 
This is not the first dirty trick of Azerbaijan goverment. The government
that try to create a sense of happy citizens and a free govenment and cover
every threat against its absolute power with conspiracies, try to
demonstrate every political activists as drug addicts, caging the every
revolutionary action behind the lies.
 
Heroins which are planted by police are punishable by up to twelve years of
imprisonment.
 
To apologize for their acts in front of Heydar Aliyev’s monuments or to
suffer hours of torture… This is the message to our comrades who didn’t
deny their actions. To deny their political personality  or 12 years of
imprisonement!
 
We, as anarchists, are in solidarity with our comrades who chose direct
action and transformed their words and theories into a force in motion. So
be it in Azerbaijan, in Greece, in Chile, in Spain, İster Azerbaycan, in
all over the world, our ideas cut across all boundaries.
 
We stand by the recalcitrants against this authoritarian circus.
 
We call every comrades from around the world join the Solidarity and Action
Week in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of
June).
 


Power to Bayram Mammadov and Qiyas Ibrahimov who are in hunger strike!

Destruction for Prison Cells!

 

Until the Diffusion of every symbol of repression with the hammer of

freedom!

 

ABC Istanbul

Turkey hit Kurdish city with internationally-banned Phosphorus bombs: activists

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol with tags on 24/05/2016 by Karakök

CfrLtuTWQAAumfo

ARA News

NUSAYBIN – The Turkish army forces have reportedly used the internationally-banned Phosphorus bombs in its military campaign on the Kurdish city of Nusaybin, southeast Turkey, activists and eyewitnesses reported on Tuesday.

This comes amid continuous military operations by the Turkish troops against the Kurdish city of Nusaybin, that have not stopped since 14 March.

Medical sources in the war-torn city confirmed the army’s use of Phosphorus bombs against civilians.

Nusaybin has been exposed to daily bombardment by the Turkish military for the past two months, using heavy artillery and tanks in its operations, where hundreds of houses have been burned and destroyed, amid the displacement of thousands of Kurdish civilians from their hometown.

According to reports, many civilians are still stranded in war-torn neighbourhoods of Nusaybin.

Speaking to ARA News, media activists Akram Baraka reported that the Turkish army used Phosphorus bombs in its attack on Nusaybin on Tuesday.

“After launching the bombs, we saw white smoke followed by increasingly black smoke and then the targeted buildings were exposed to huge fires,” he said.

Akram, who is also a member of the ‘No More Silence’ campaign [documenting violations by government forces against civilians in southeastern Turkey], quoted medical sources inside Nusaybin confirming the use of the internally-banned Phosphorus bombs by the army against civilians stranded in the city.

In the meantime, Turkish bombardment on Nusaybin continued, amid clashes between the army and Kurdish rebels of the Kurdistan Workers Party (PKK) inside the city.

“Every morning a new wave of bombardment is taking place in the city,” Kurdish journalist Mihemed Hesse told ARA News.

This comes as the Turkish forces continued building an isolation wall between Nusaybin and Qamishlo on the Syrian border, according to eyewitnesses.

Turkish army destroying over 350 houses in Nusaybin 

Local activists confirmed that the Turkish army forces continue their offensive through shelling the city’s neighborhoods by tanks and heavy artillery, demolishing more than 355 houses in the Zein al-Abedin neighborhood of Nusaybin.

“Pillars of smoke are still rising from the neighborhoods as a result of the Turkish-led military operations,” a local sources told ARA News, speaking on condition of anonymity.

Members of the campaign “No More Silence”, launched by a group of Kurdish activists in the Nusaybin’s twin city of Qamishlo [Qamishli] northeastern Syria, confirmed that Turkish army bulldozers have entered the Zein al-Abedin neighborhood in order to demolish more houses in the area.

“We are coordinating with reliable sources inside the war-torn city in order to document all violations against civilians’ rights in Nusaybin,” the Kurdish group said.

Dozens of residential buildings have been destroyed by shelling and completely demolished by bulldozers, according to Kurdish activists.

This comes as clashes continued between Turkish troops and the PKK-affiliated People’s Defense Forces (HPG) in the city of Nusaybin and other parts of the Kurdish region in Turkey’s southeast.

More than 100,000 displaced people have been documented in two months, while many others remain stranded in the war-torn towns and villages in the Kurdish region, local activists reported.

In the meantime, the Turkish authorities recently began building a concrete wall along the border in the areas between Ain Diwar and Derik in Syria’s northeastern province of Hasakah.

Local sources in the Kurdish city of Derik in northeastern Syria told ARA News that the Turkish army leadership has been deploying hundreds of gendarmerie and military vehicles at the borderline with the city of Derik, with orders to shoot on each vehicle or person close to the border.

“Also, a number of Turkish snipers have been seen near the Tigris River, which separates Turkey from Syria in the area of Ain Diwar northeastern Syria,” according to eyewitnesses.

Speaking to ARA News in Derik, media activist Hozan Amin said: “A Syrian Kurdish citizen was shot dead by a Turkish sniper near the border town of Ain Diwar last Tuesday.”

“The Turkish army forces open fire on anyone who passes the Roman bridge [3.5 km northeast of the town of Ain Diwar],” Amin said.

Turkey tightened border security measures after unrest hit the southeastern regions of the countryــwhere Kurds constitute a majority. Also, a series of explosions targeted sensitive security areas inside Turkey. Turkish forces have earlier entered the Syrian territory, breaking into the north-eastern regions, including Sermisakh and Dirna Aghe in Hasakah suburbs.

Reporting by: Ahmed Shiwesh

Source: ARA News

Okumaya devam et

From Fascist to anti-militarist: An interview with a Turkish ex-soldier Resource : Corporate Watch

Posted in anti militer, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, Français with tags on 17/05/2016 by Karakök

From Fascist to anti-militarist: An interview with a Turkish ex-soldier

Resource : Corporate Watch

Yannis Vasilis Yaylalı was brought up as a proud, nationalist Turk. From a fascist background, he joined the army in the 1990s, at a time when Turkey was waging its most brutal attacks ever on its Kurdish population. Yannis was eager “to go east and fight the Kurds.” After just a few months in the military, he was captured by Kurdistan Worker’s Party (PKK) guerillas and spent two years as a prisoner of war. Yannis was completely transformed by his experience. He now lives in Roboski in north Kurdistan (within south-eastern Turkey), where he lives as a Kurdish solidarity activist. He is also part of the Conscientious Objectors Association, which gives solidarity to those who refuse to do mandatory military service in Turkey. In January 2016 he was sentenced to seven months in prison for ‘alienating people from military service’. We met Yannis in Roboski in July 2015 and interviewed him about his life.

PicsArt_05-16-07.34.16-520x306
Faşist ‘ dan anti-militarist ile röportaj: Bir Türk eski asker
Kaynak: Kurumsal izle
Yannis Vasilis Yaylalı olarak büyüdü, gururlu bir milliyetçi Türk. Bir faşistten arkaplan, orduya katıldı. 1990 ‘ larda, bir anda Türkiye savaş, en acımasız saldırılar hiç kürt nüfusun üzerinde. Yannis Istekliydi ” doğuya gitmek ve savaşın kürtler.” Sadece bir kaç ay içinde, ordu tarafından yakalandı Kürdistan işçi partisi (PKK) ve gerillalar da iki yıl savaş esiri. Yannis tamamen yoğrulmuş onun deneyimi. O şimdi Roboski ‘ da yaşıyor Kuzey Kürdistan (içinde güney-Doğu Türkiye), Nerede yaşadığını bir kürt olarak dayanışma eylemci. Kendisi aynı zamanda parçası, vicdani ret derneği veren dayanışma reddedenler zorunlu askerlik yapmak için Türkiye ‘ de hizmet. Ocak 2016 ‘de mahkum olduğunu, yedi ay hapis insanları kendinden uzaklaştırmak için askeri servisi’. Yannis tanıştık Roboski ‘da Temmuz 2015’ de ve onunla röportaj hayatı hakkında.

Kadınlar militarizme karşı Vicdani Ret Açıklamaya Çağırıyor (29 Mayıs)

Posted in anti militer, Feminizm with tags on 17/05/2016 by Karakök

Kadınlar militarizme karşı Vicdani Ret Açıklamaya Çağırıyor (29 Mayıs)

Sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya için kadınları vicdani ret açıklamaya davet ediyoruz.

Neden mi vicdani ret açıklamalıyız?

Vicdani ret açıklamalıyız çünkü;

-Militarizm zorunlu askerlikle somut olarak ortaya çıkarken, sosyal yaşamın her alanında bulunmaktadır.

-Biz kadınlar asırlardır kendisine erk tarafından açılmış bir savaşa, soykırıma, sömürüye maruz kaldık ve kalmaktayız.

-Askere gitmiyor olsak da doğduğumuz andan itibaren militarizmle eğitilip, sabah akşam Türklüğümüze and içerek herşeyimizi ‘vatan’a feda edecek konuma getirilmiş, sistemin okulları tarafından zihinlerimiz ele geçirilerek düşmanlık ve rekabetle doldurulmuştur.

-Siyasi dogmalar tarafından varlığımız Türk varlığına, dini dogmalar tarafından varlığımız erk’ek varlığına armağan olmuştur.

-Zorla askere gönderilen yakınlarımız ya da asker tarafından öldürülen yakınlarımız bu militarizmin kurbanı oluyor.

-Zenginlerin çıkarları, güçleri, koltukları için ölmeyi ve öldürmeyi reddetmeliyiz.

-Militarizm yaşamın tüm organlarına yerleştirilmişken, onu reddetmek için yasal bir zorunluluğu beklememeli ve birlik olup sistem eleştirisini vermeliyiz.

Retlerimiz kadınlara açıktır.

Etkinlik yeri; İnfial Mekan : Turan cad. No: 36A Tarlabaşı-Beyoğlu

Tarih: 29 Mayıs 2016 Pazar

Saat: 14;00-18;00

Daha önce yapılmış Vicdani Ret açıklamalarına göz atmak isterseniz;

http://vicdaniret.org/category/retaciklama/