Archive for the anti militer Category

Hamburg: Feuer gelegt an dem Austragungsort der OSZE- und G20 Gipfel

Posted in anti militer, Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol with tags on 07/12/2016 by Karakök

euromaidan-ukraine-kiew-500x250

Wir haben heute um 23:00 an dem Austragungsort der OSZE- und G20 Gipfel, der Hamburger Messe im Eingang Süd, mit Reifen und Benzin Feuer gelegt. Die Glasfront an der Karolinenstraße ist einer intensiven Bearbeitung mit Hämmern, Farbe und Steinen unterzogen worden.

Wir haben uns zu dieser Abrissinitiative entschieden, da wir die Messe, die sich als Messe zur Welt versteht, ebenso grundsätzlich ablehnen wie die dort geplanten Herrschaftstreffen.

Die Messe ist ein Symbol für den (bisher) nicht endenden Kreislauf von Produzieren und Konsumieren, von dieser Warengesellschaft, die Menschen vom gesellschaftlichen Leben ausschließt und andere einschließt. Wir wollen diesen Kreislauf wie auch die Messe zerstören.

Die Messehallen befinden sich keineswegs praktisch im Wohnzimmer des Schanzen- und Karolinenviertels, wie sich die Landesvorsitzende der Grünen, Gallina, ausdrückte, sondern schwelten in der Vergangenheit lange als Abrissbirne über den Köpfen der Anwohner_innen. In den 50ern und 60ern hat die Stadt Hamburg große Flächen und viele Gebäude im Karolinenviertel aufgekauft und einen Wettbewerb ausgeschrieben, der als Prämisse den Totalabriss des Karos für eine Erweiterung der Messe und des «Justizforums» vorsah. An der Feldstraße war ergänzend dazu lange die Errichtung einer gigantischen Sport- und Mehrzweckhalle geplant. Als der Hamburger Senat in den 70ern nach und nach von den Abbruchplänen abrückte, versuchte die Messe AG weiter den Abriss umzusetzen. Und letztendlich erhielt die Messe neue Flächen und Hallen am Rande des Karolinenviertels. Flankiert wurde der Neubau durch Hotelbauten im Schanzenpark, der Schröderstiftstraße und der Feldstraße.

In den 80er, 90er und 0er Jahren wurde das Karo 1/4 zum Schauplatz von Hausbesetzungen (z.B. LaMa Häuser) und Kämpfen um den Bauwagenplatz Bambule. Die Hamburger Regierung erfand eine Stadterneuerungsgesellschaft, um den Bestand an baufälligen Gebäuden zu modernisieren und eine Befriedung und Aufwertung auf schleichendem Wege zu bewerkstelligen. Das Ergebnis ist das Aufmotzen des Karolinenviertels zu einer Erlebnis und angesagten Einkaufszone für Hamburgtourist_innen. Nach dem Auslaufen der Mietpreisbindungen mussten viele arme Bewohner_innen wegziehen, da für sie die Miete zu teuer wurde.

Mit den Inhalten und Verkaufsangeboten der in den Hallen aufgeführten Messeevents konnten die Anwohner_innen meist wenig anfangen: Hanseboot und Hansegolf, Sportbedarf für Reiche und solche, die es werden wollen, Messen der Flugzeug- und Schiffahrtsindustrie wie die Aircraft Interiors Expo oder die größte Schiffbaumesse der Welt SMM, wo auch Rüstungsfirmen wie Lürssen austellen.

Im Windschatten der Hamburger Olympiapläne machten einige Strateg_innen aus Berlin un der Hansestadt eine Austragung des OSZE und des G20 Treffens klar, um die Popularität von Hamburg zu erhöhen. Außenminister und bald Bundespräsident Steinmeier empfahl Hamburg als Gipfellocation, da diese Stadt als Tor zur Welt gilt und als alte Hanse- und Hafenstadt für Weltoffenheit und Toleranz, für Kultur steht.

Wir assoziieren mit Hamburg vornehmlich Brechmittelfolter, Polizeiskandale, racial profiling, Kriegsschiffe im Hafen, die protzige Präsentierung ihres Reichtums durch die Hamburger Multimillionär_innen, monströse Investitionen in «Leuchtturmprojekte» wie die Elbphilharmonie, Abschiebeknast am Flughafen und ein geschlossenes Heim, um Jungendliche wegzusperren.

Die Durchführung von politischen Gipfeln erscheint vielen erstmal als banal und normal. Doch die damit einhergehende Militarisieurng, die Erprobung des Notstandes ist nichts, was einfach wieder verschwindet. Es handelt sich um Bestandteile einer ausgefeilten Repression und Kontrolle, die kontinuierlich weiter entwickelt wird.

Die Planungen und Vorbereitungen der Ordnung im Zusammenhang mit dem Treffen schreiten voran. Es werden Zellen im Untersuchungsgefängnis und den Knästen auf Hahnöfersand und in Billwerder hergerichtet. Die Polizei erhält einen neuen Panzerwagen namens Survivor, neue Sturmgewehre und neue Schutzschilde, für auswärtige Bullen werden 15 Millionen Euro locker gemacht, die deutsche Polizeigewerkschaft beginnt Brötchen für ihre Kolleg_innen zu schmieren, Hubschrauber kreisen über der Stadt, Sixpacks der Bundespolizei erkunden das Terrain – aber auch wir stehen in den Startlöchern. Die Rebell_innen der Subversion werden in Hamburg deutliche Spuren hinterlassen und Zeichen der Zerstörung setzen.

This is a call for action: Gegen die herrschende Ordnung der Welt, den revolutionären Kampf organisieren, bis jede Grenze fällt.
Wir werden unsere Kämpfe nicht auf die Tage der Gipfel beschränken. Deshalb rufen wir international auf, den April 2017 für grenzenlose dezentrale Momente von Widerstand zu verwenden, Bezüge zwischen den unterschiedlichsten Kämpfen herzustellen und unsere Angriffe zu verstetigen.

Troublemakers of the world save the date: 7.7./8.7.2017
dem G20 in Hamburg Tschüs sagen

26.11.2016, Karolinenstraße, Hamburg

via https://de.indymedia.org

Reklamlar

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in anti militer, Feminizm with tags on 27/05/2016 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkını tanımamaktadır. Bunlardan birisi Türkiye, diğeri Azerbaycandır, Azarbeycan’da kanunlaştırma çalışmaları tamamlamak üzeredir.

Bu iletişim gurubundaki herkesin vicdani reddini açıklaması ya da açıklayacak olması gerekmiyor kuşkusuz.

Son otuz senedir on binlerce insan canının savaş ekonomisine, savaş zihniyetine kurban edildiği, bu ölüm ekonomisine vergilerimizle doğrudan bizim de suç ortağı edildiğimiz Türkiye’de, “kadın vicdani reddi”nden çıkarak, “vicdani-total red”de, “savaş karşıtlığına”, “şiddet karşıtlığına”, “militarizme”, şiddetin özellikle kadına, çocuğa, diğer canlı türlerine uygulanmasının fallosentrik, milliyetçi, devletçi, ırkçı, heteroseksit, türcü kökenlerinin militarizmle ilişkileri üzerine fikir teatisinde bulunabileceğimiz, haberleşebileceğimiz bir grup. Okumaya devam et

AZERBAYCAN KONSOLOSLUKLARI ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI! CALL FOR WEEK OF ACTION in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of June)

Posted in anti militer, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, Français with tags , on 26/05/2016 by Karakök
 
Azerbaycanlı anarşistler Bayram Mammadov ve Qiyas Ibrahimov, Haydar Aliyev’in anıtına, “Mutlu köleler günü” yazılamaları yaptılar. Bu eylem, her yıl hükümet tarafından müsrif bir şekilde kutlanan 10 Mayıs 2016 gecesi yani Haydar Aliyev’in doğumgününde yapıldı. Aliyev mutlak kült bir kişilik olduğu için, böyle bir eylem hükümet tarafından (oğlu İlham Aliyev’in başkanlığındaki) sert bir şekilde kınandı ve eylemciler 10 Mayıs 2016’da gözaltına alındı. Polis üzerlerine uyuşturucu yerleştirdi.
Bu Azerbaycan’da devletin oynadığı ilk kirli oyun değil. Mutlak iktidarına yönelen her tehdidin çeşitli kumpaslarla üzerini örtmeye ve mutlu halk, özgür devlet algısı yaratmaya çalışan devlet, Her devrimci eylemi uyuşturucu yalanının arkasına hapsederek, politik kişilikleri uyuşturucu bağımlısı olarak göstermektedir. Oysa biz çok iyi biliyoruz ki fikirlerimizin uyuşturulmaya ihtiyacı yok. 
Polisin kendi koyduğu kilolarca eroinin kanundaki karşılığı hapishane de geçecek 12 yıl. 
Heykelin önüne çiçek koyarak televizyon kameraları önünde özür dileme veya saatlerce işkence. Bu, eylemlerini inkar etmeyen yoldaşlarımıza verilen bir mesajdır. Politik kişiliğini Inkar etme veya 12 yıl hapis!
Biz Anarşistler olarak, Azerbaycan’daki babadan oğula süregelen faşist devlet yapısına karşı, doğrudan eylemi seçen, sözlerini ve teorilerini eylem için hareket halinde bir güce dönüştüren yoldaşlarımızla dayanışma içerisindeyiz. Dayanışma duygumuz, herhangi bir devletin elinde yoldaşlarımızı yalnız bırakmamayı gerektirir. İster Azerbaycan, ister Yunanistan ister Şili, ister İspanya, dünyanın hangi köşesinde olursa olsun fikirlerimiz sınır tanımaz.
Bu otoriter sirke boyun eğmeyenlerin yanındayız.
Azerbaycanlı Anarşist Tutsaklarla Uluslararası Dayanışma ve Eylem Haftası kapsamında 28 Mayıs Cumartesi günü Azerbaycan konsolosluğu önündeki eyleme çağrımızdır. 
Buluşma yeri: Azerbaycan Konsolosluğu
Adres: Akatlar mah.Zeytinoğlu cad.No:65 Beşiktaş/İstanbul
Saat:13.00
Bayram Mammadov ve Qiyas Ibrahimov’a açlık grevinde güç!
Hücrelere, yıkım! 
Baskının bütün simgeleri özgürlüğün çekici ile dağılana dek! 
ABC İstanbul
 

CALL FOR WEEK OF ACTION in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of June)

Anarchists from Azerbaijan, Bayram Mammadov and Qiyas Ibrahimov ,
spraypainted the monument of Haydar Aliyev. The message was: “Happy slave
days”. This action was done on the eve of Heydar Aliyev’s birthday on May
10, 2016, which is annually being celebrated by the government in a
wasteful manner. Given an absolute personality cult of Aliyev, such an act
was severely condemned by the government (under the leadership of his son
Ilham Aliyev) and the activists were arrested on May 10, 2016. Police have
planted drugs on them to avoid charging them on the grounds of hooliganism.
 
This is not the first dirty trick of Azerbaijan goverment. The government
that try to create a sense of happy citizens and a free govenment and cover
every threat against its absolute power with conspiracies, try to
demonstrate every political activists as drug addicts, caging the every
revolutionary action behind the lies.
 
Heroins which are planted by police are punishable by up to twelve years of
imprisonment.
 
To apologize for their acts in front of Heydar Aliyev’s monuments or to
suffer hours of torture… This is the message to our comrades who didn’t
deny their actions. To deny their political personality  or 12 years of
imprisonement!
 
We, as anarchists, are in solidarity with our comrades who chose direct
action and transformed their words and theories into a force in motion. So
be it in Azerbaijan, in Greece, in Chile, in Spain, İster Azerbaycan, in
all over the world, our ideas cut across all boundaries.
 
We stand by the recalcitrants against this authoritarian circus.
 
We call every comrades from around the world join the Solidarity and Action
Week in Support of Anarchist Prsioners in Azerbaijan (28th of May– 5th of
June).
 


Power to Bayram Mammadov and Qiyas Ibrahimov who are in hunger strike!

Destruction for Prison Cells!

 

Until the Diffusion of every symbol of repression with the hammer of

freedom!

 

ABC Istanbul

From Fascist to anti-militarist: An interview with a Turkish ex-soldier Resource : Corporate Watch

Posted in anti militer, Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, Français with tags on 17/05/2016 by Karakök

From Fascist to anti-militarist: An interview with a Turkish ex-soldier

Resource : Corporate Watch

Yannis Vasilis Yaylalı was brought up as a proud, nationalist Turk. From a fascist background, he joined the army in the 1990s, at a time when Turkey was waging its most brutal attacks ever on its Kurdish population. Yannis was eager “to go east and fight the Kurds.” After just a few months in the military, he was captured by Kurdistan Worker’s Party (PKK) guerillas and spent two years as a prisoner of war. Yannis was completely transformed by his experience. He now lives in Roboski in north Kurdistan (within south-eastern Turkey), where he lives as a Kurdish solidarity activist. He is also part of the Conscientious Objectors Association, which gives solidarity to those who refuse to do mandatory military service in Turkey. In January 2016 he was sentenced to seven months in prison for ‘alienating people from military service’. We met Yannis in Roboski in July 2015 and interviewed him about his life.

PicsArt_05-16-07.34.16-520x306
Faşist ‘ dan anti-militarist ile röportaj: Bir Türk eski asker
Kaynak: Kurumsal izle
Yannis Vasilis Yaylalı olarak büyüdü, gururlu bir milliyetçi Türk. Bir faşistten arkaplan, orduya katıldı. 1990 ‘ larda, bir anda Türkiye savaş, en acımasız saldırılar hiç kürt nüfusun üzerinde. Yannis Istekliydi ” doğuya gitmek ve savaşın kürtler.” Sadece bir kaç ay içinde, ordu tarafından yakalandı Kürdistan işçi partisi (PKK) ve gerillalar da iki yıl savaş esiri. Yannis tamamen yoğrulmuş onun deneyimi. O şimdi Roboski ‘ da yaşıyor Kuzey Kürdistan (içinde güney-Doğu Türkiye), Nerede yaşadığını bir kürt olarak dayanışma eylemci. Kendisi aynı zamanda parçası, vicdani ret derneği veren dayanışma reddedenler zorunlu askerlik yapmak için Türkiye ‘ de hizmet. Ocak 2016 ‘de mahkum olduğunu, yedi ay hapis insanları kendinden uzaklaştırmak için askeri servisi’. Yannis tanıştık Roboski ‘da Temmuz 2015’ de ve onunla röportaj hayatı hakkında.

Kadınlar militarizme karşı Vicdani Ret Açıklamaya Çağırıyor (29 Mayıs)

Posted in anti militer, Feminizm with tags on 17/05/2016 by Karakök

Kadınlar militarizme karşı Vicdani Ret Açıklamaya Çağırıyor (29 Mayıs)

Sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya için kadınları vicdani ret açıklamaya davet ediyoruz.

Neden mi vicdani ret açıklamalıyız?

Vicdani ret açıklamalıyız çünkü;

-Militarizm zorunlu askerlikle somut olarak ortaya çıkarken, sosyal yaşamın her alanında bulunmaktadır.

-Biz kadınlar asırlardır kendisine erk tarafından açılmış bir savaşa, soykırıma, sömürüye maruz kaldık ve kalmaktayız.

-Askere gitmiyor olsak da doğduğumuz andan itibaren militarizmle eğitilip, sabah akşam Türklüğümüze and içerek herşeyimizi ‘vatan’a feda edecek konuma getirilmiş, sistemin okulları tarafından zihinlerimiz ele geçirilerek düşmanlık ve rekabetle doldurulmuştur.

-Siyasi dogmalar tarafından varlığımız Türk varlığına, dini dogmalar tarafından varlığımız erk’ek varlığına armağan olmuştur.

-Zorla askere gönderilen yakınlarımız ya da asker tarafından öldürülen yakınlarımız bu militarizmin kurbanı oluyor.

-Zenginlerin çıkarları, güçleri, koltukları için ölmeyi ve öldürmeyi reddetmeliyiz.

-Militarizm yaşamın tüm organlarına yerleştirilmişken, onu reddetmek için yasal bir zorunluluğu beklememeli ve birlik olup sistem eleştirisini vermeliyiz.

Retlerimiz kadınlara açıktır.

Etkinlik yeri; İnfial Mekan : Turan cad. No: 36A Tarlabaşı-Beyoğlu

Tarih: 29 Mayıs 2016 Pazar

Saat: 14;00-18;00

Daha önce yapılmış Vicdani Ret açıklamalarına göz atmak isterseniz;

http://vicdaniret.org/category/retaciklama/

Bombalara Karşı Sofralar ve Lojman İşgalevi aktivisti Gönül yaşamına son verdi

Posted in anti militer, Eko yazilari with tags on 16/05/2016 by Karakök

10620588_633121653506339_661487325033699647_n-300x169

Bombalara Karşı Sofralar ve Lojman İşgalevi’nde çok büyük emeği bulunan arkadaşımız canımız Gönül Şahin, Cuma sabahı Avcılar sahilinde yaşamına son verdi.

Mektubunda “İnsanlarınızı, dünyanızı, varlıklarınızı kısacası tüm yarattıklarınızı yok edemeyeceğim için yok olmayı deniyorum.” diyen Gönül’ün giderken bıraktığı mektubu aşağıda yayınlıyoruz.

Gönül’ün bedeni yarın 14.00’te Hadımköy Gülbahçe Mezarlığı’ndan defnedilecek. (Ulaşım metrobüsle Beylikdüzü durağına geldikten sonra Hadımköy minibüslerine binerek veya Hadımköy durağından itibaren bisikletle sağlanabilir. Metrobüsle Z.kuyu-B.düzü 1 saat sürer. İrtibat: 05346192849, 05548256105)

Önümüzdeki günlerde Gönül için yapılacak anmayı yine buradan duyuracağız. Başımız sağ olsun.

(Gönül’ün aile büyüklerinin sağlık sorunlarından ötürü, ölüm sebebinin yarın onların yanında konuşulmamasını rica ederiz.)

13220857_633122526839585_8448183731242295016_n-450x600

Bombalara Karşı Sofralar ve Lojman İşgalevi aktivisti Gönül yaşamına son verdi

 

Osman Evcan’dan Uygarlık ve Sanayileşme Üzerine Mektup – İkinci Bölüm

Posted in anti militer, Duyurular, Eko yazilari with tags on 17/03/2016 by Karakök

Zdzisław-Beksiński-mouth-army

Vegan-anarşist tutsak Osman Evcan 2014’te bir mektup göndermişti. Mektubunda kurban edilen canlılara, Ortadoğu’da yaşamı dar eden hak ihlallerine ve sanayileşmenin çevreye yıkıcı etkisi gibi konulara değinen 16 sayfalık bir yazı da ekliydi.

Mektubun ikinci bölümü sömürgecilik, Ortadoğu’ya emperyalist müdahaleler ve yaşanan savaşlar üzerine:

” Savaşa, şiddete, işgale, ilhaka, sömürgeciliğe hayır!

Küresel sömürgeci devletler, Ortadoğu coğrafyasını kendi siyasi, ekonomik, askeri çıkarlarına uygun olacak biçimde yeniden dizayn etmektedirler. Ortadoğu coğrafyasının, küresel sömürgeci devletlerin çıkarlarına uygun olacak biçimde yeniden dizayn edilmesi kararı 2003 yıllarında ABD öncülüğünde başlatılmıştır. Bu değişim ve şekillendirme projesine de “Büyük Ortadoğu Projesi-BOP-” ismini vermişlerdir. 2003 yıllarında oluşturulan, kararlaştırılan bu sömürgeci ve savaşı teşvik eden işgalci, saldırgan proje günümüze kadar uygulamalarına devam etmektedir.

Küresel sömürgeci devletlerin ekonomik, siyasi çıkarlarını içeren bu projenin eşbaşkanlığını ilk olarak 2003 yıllarında ABD başkanı George Bush ve AKP hükümetinin başbakanı Tayyip Erdoğan üstlenmişlerdir.     Okumaya devam et