Archive for the Duyurular Category

LIVE: Protesters, police clash in Beirut as Lebanon’s prime minister resigns government

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, Direnis, Duyurular with tags , on 12/08/2020 by Karakök

Kazdağlarının savunuculari gözaltında

Posted in Direnis, Duyurular, Eko yazilari with tags on 28/07/2020 by Karakök
Gerekli tum tedbirleri alarak gerçekleştireceğimiz kitlesel basın açıklamamızı engellemekle kalmayıp darp ederek, pandemiyi hiçe sayarak gözaltına aldılar
Kazdağlarının savunucusu kardeşlerimiz gözaltında . Birlik olma , ses verme zamanıdır .
Derhal serbest bırakılmaları İçin çağrıyı yaygınlaştıralım
Gözaltındaki yaşam savunucusu kardeşlerimiz
Serkan Kabak
Mehmet Ozturk
Deniz Ozturk
Melis Tantan
Ferzan Aktaş
Elif Başaran
Oruç Karacik
Guleda Erensoy
Alper Dönmez
Barış Ugan
İlke Bengü Çiçek
Kaan Meriç
Onur Uysal
Elaattin Demirbaş
Murat Bütüner
Rıdvan Yüce
Çanakkale Valiliği basın açıklamamızdan kısa bir süre önce alelacele aldığı kararla tüm toplantı ve gösterileri yasakladı! Bu korku niye?
Rant tekerine çomak soktuk diye.
Hukuksuz şekilde gözaltına alınan arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın!

Die Welt im Wanken: Diskussion zu Corona-Pandemie

Posted in Deutschsprachige Artikel, Duyurular, English, Espanol with tags on 09/07/2020 by Karakök

Mit der Corona-Pandemie und ihren lokalen wie internationalen Auswirkungen, ist es zu einer seit Jahrzehnten einzigartigen und aussergewöhnlichen Situation gekommen. Die Folgen betreffen nicht nur unsere Gesundheit, vielmehr gerät alles, was wir bisher gekannt haben, ins Wanken. Staaten und politische Strukturen werden umgestaltet. Das Kapital, die Wissenschaft und die Technologie ziegen ihr autoritäres Gesicht offensichtlich. Dies führt zu einem grundlegenden Wandel des Individuums, der Gesellschaft und des Soziallebens.

Die immensen Folgen dieses Wandels zeichnen sich bereits ab und es scheint, dass wir uns an der Schwelle einer neuen Epoche befinden. Wie die Aufklärung die philosophische Rechtfertigung für die Industrialisierung bereitstellte, ist es heute das Corona-Virus für die technokratische Revolution.

Wir halten es für spannend und wichtig, darüber zu diskutieren, welche Änderungen die Pandemie mit sich bringt und welchen Einfluss diese auf das kapitalistische System, auf staatliche, gesellschaftliche und zwischenmenschlichen Ebenen haben. Insbesondere möchten wir auch darüber diskutieren, was die Entwicklungen für anti-autoritäre und anarchistische Ideen bedeuten.

Am 11. Juli um 16.00 Uhr in der Kernstrasse 14 in Zureich.

Diskussion mit anschliessendem Essen, Trinken und Musik (A4 Soli).

Karakok Autonome

 

Black Lives Matter – Solidarity Demo at US Embassy in Yerevan

Posted in Direnis, Duyurular with tags , , , , on 07/06/2020 by Karakök

A small group of people gathered in front of the U.S. Embassy in Yerevan to show solidarity with African-Americans and all people currently protesting across the US.

The protesters condemned the killing of George Floyd and other African-Americans by US police. They carried posters declaring “Armenians For Black Justice”, “Defund Police”, “No Justice No Peace” and “Black Lives Matter” and “Abolish Police”.

Afterwards, they handed a letter to embassy staff, demanding that the U.S. government defund police departments and decrease U.S. military presence globally.

Solidarität mit Rojava

Posted in Deutschsprachige Artikel, Duyurular, English, Espanol with tags on 17/01/2020 by Karakök

Solidarität mit Rojava
Vortrag und Diskussion mit dem Arzt Dr. Michael Wilk
*
/22. Januar 2020, 19:00 Uhr, forum
Café im Jugendkulturzentrum, Neckarpromenade 46, 68167 Mannheim
/
Der Arzt und Anarchist Dr. Michael Wilk ist seit 2014 regelmäßig im
umkämpften Rojava (Nordsyrien). Er unterstützt dort die medizinische
Versorgung und arbeitet eng mit dem Kurdischen Roten Halbmond (Heyva sor
a kurd) zusammen. Aktuell berichtet er über die soziale und politische
Situation im basisdemokratischen Rojava nach dem Einmarsch der Türkei im
Oktober 2019.

In der nordsyrischen Region Rojava (Westkurdistan) wird seit 2012 eine
basisdemokratische Selbstverwaltung aufgebaut. Ein kostenfreies
Medizinsystem wurde eingerichtet. Ärztliche Versorgung wird unabhängig
von Herkunft, Religion, Geschlecht oder Einkommen ge­währt.
Nach denselben basisdemokratischen Grundsätzen sind alle
gesellschaftlichen Strukturen Rojavas organisiert. Frauen bilden eigene
Komitees und sind auf allen sozialen Ebenen beteiligt.

Doch der syrische Bürgerkrieg, die Verteidigung gegen den Terror des
Islamischen Staates (IS), das Embargo und vor allem die türkischen
Militäroffensiven gegen Rojava stellen das basis­demokra­tische
Gesundheitssystem vor fast unlösbare Auf­gaben. ­Neben der medizinischen
Regelver­sorgung erfordern die Kämpfe auch die Versorgung von
zahlreichen verwundeten Käm­pfer*innen und
Flücht­lingen.

*Spendet für medizinische Hilfe
*
Die Anarchistische Gruppe Mannheim ruft zu ihrer aktuellen
Spendenkampagne für den Gesundheitsaufbau in Rojava auf. Unser Genosse
Michael Wilk garantiert persönlich, dass
100 % Eurer Spenden für Projekte in Rojava verwendet werden.

Empfänger: Dr. M. Wilk
Bankverbindung/IBAN: DE77 5105 0015 0173 0709 39 (BIC NASSDE55XXX)
Verwendungszweck: Gesundheitsaufbau

Wir bitten Euch um Spenden ab 10,- Euro aufwärts. Eine Spendenquittung
kann leider nicht ausgestellt werden.

Veranstaltet von Jugendkulturzentrum forum und Anarchistische Gruppe
Mannheim (AGM) unterstützt durch Freie Arbeiter- und Arbeiterinnen-Union
Mannheim (FAU MA).

Kazdaglari Direnisi Bahar Senligi 1-6 Mayis 2020 Balaban Kirazli Canakkale

Posted in Direnis, Duyurular, Eko yazilari with tags on 13/01/2020 by Karakök

Kaz Dağları direniş alanında (Kirazlı Köyü Balaban mevkii) düzenlemeyi
düşündüğümüz
bahar şenliğinde ekolojik değerlerin önemine dikkat çeken sanatçıların ve
tasarımcıların
işlerini sergilemek için bir sergi alanı oluşturmak istiyoruz. Bunun yanı
sıra gerek civar
köylerde yaşayan insanların gerekse başka yerlerden gelip şenliğe
katılanların üretimlerinin
sergileneceği ve tohum takası yapmak isteyenler için tezgahlar kurmayı
planlıyoruz. Şenlikte
hiç çöp üretmemek ve geri dönüşüm atölyeleri düzenlemek de amaçlarımız
arasında yer
alıyor. Yoksulluk, sürdürülebilir kalkınma, küresel iklim değişikliği,
hayvan hakları, çevre
sağlığı, şiddetsiz iletişim, aktivizm vb. başlıklar altında konuşmacılara
ve atölye çalışmalarına
yer vermek istiyoruz. Şu anda belirlediğimiz 11 genel başlık var ve bu
konularda şenlikte
konuşma ya da atölye düzenlemek isteyebilecek insanları bulmaya
çalışıyoruz. Belirlediğimiz
11 başlık şöyle:
•1) Ekolojik hakikatler: küresel ısınma, iklim değişikliği vb.
•2) Ekolojik değerler ve eğitim
•3) Takas, adil mübadele, yerel dayanışma ve tüketim toplumu eleştirisi
4) Yaşam kalitesi, sürdürülebilir kalkınma ve bir çevre sorunu olarak
yoksulluk
5) Doğayla barışık, kültürel ve estetik bir çevre anlayışı
6) Hayvan hakları, sürdürülebilir tarım, hayvancılık ve yaban hayatın
korunması
7) Su, hava, toprak ve çevre kirliliği
8) Geri dönüşüm ve ileri dönüşüm
9) Enerji sorunu ve çevre bilinci
10) Doğal afetler: sel, erozyon, deprem vb.
11) Ekolojik mücadele, aktivizm ve video aktivizm
Şenlikte çeşitli müzik gruplarının da sahne alması için çalışıyoruz. Ayrıca
ekoloji konulu film
ve belgesel gösterimlerine de yer vermek istiyoruz. Şenlikte katılım
ücretsiz olacak.
Katılımcıların herhangi bir paketli gıdayı ya da tek kullanımlık
plastikleri alana
getirmemelerini istiyoruz. Yemek için herkesin tabağını, kaşığını,
bardağını yanında
getirmesi gerekiyor. Bu ve benzeri bazı basit gerekleri yerine
getirebilirsek sıfır çöp üretmeyi
daha kolay başarabiliriz diye düşünüyoruz. Şenlik boyunca geceleri alanda
kalmak da
mümkün; tabii bunun için katılımcıların çadırlarını, matlarını vs.
getirmeleri gerekiyor. Şenlik
tarihi olarak 1- 6 mayıs 2020 düşünüldü; Kaz Dağları direnişiyle ilgili
gelişmelerden haberdar
olmak için @heryerkazdaglari instagram ve @heryerkazdaglar twitter
hesaplarını takip
edebilirsiniz; festival başvuruları için de heryerkazdaglari@gmail.com
e-posta adresine
yazabilirsiniz.
Tüm yaşam savunucularına dayanışma dolu selamlarımızla,
Her yer Kaz Dağları!

 

 

Atina’daki Milliyetçi Mitinge İlişkin Rapor

Posted in Avrupa haberler, Direnis, Duyurular with tags on 28/06/2018 by Karakök

Atina’da 4 Şubat Pazar günü, “Makedonya” sorunu üzerinde kitlesel bir milliyetçi miting
düzenlendi. Organizatörler bir milyondan (!) fazla kişinin katıldığını söylerken, polis
açıklaması 140.000 kişinin katıldığı yönünde. Muhtemelen polisin resmi açıklamasından çok
daha fazla insan olsa da katılım organizatörlerin, bir temenniden ibaret olan iddialarına
yakın bile değil. Bu, aynı konuyla ilgili bir ay içerisindeki ikinci gösteri idi. İlk
gösteri, Ocak ayının sonlarında Selanik’te düzenlendi. —- Her iki gösteriyi tetikleyen
“Makedonya sorunu”, en azından görünüşte, komşu bir devletin resmi adı olan, Eski Yugoslav
Makedonya Cumhuriyeti (Former Yugoslavian Republic of Macedonia – FYROM) etrafında
dönüyor. ‘Makedonya’nın bir ulusal tanımlama olarak tali anlamı, kuzey bölgesinde
Makedonya olarak adlandırılan bir bölge bulunan Yunanistan’ın toprak bütünlüğüne tehdit
oluşturduğu gerekçesiyle Yunan devletinin karşı olduğu bir şey. Bu Balkanlar’da iyi
bilinen bir konu ve Yunanistan ile Makedonya / FYROM devleti arasında gerçek bir çatışma
noktası. Doğal olarak, Makedonya meselesi her iki ülkedeki milliyetçilerin fikirlerini ve
gündemlerini öne çıkarmak amacıyla çok yatırım yaptıkları bir başlık.

Konu Yunanistan’da ilk kez büyük milliyetçi mitinglerin düzenlendiği 1992’ye dayanırken,
isim üzerine tartışmalar yeni hükümeti karşılıklı diplomatik çözüme dair daha açık bir
duruş benimseyeceği anlaşılan FYROM’daki son olaylarla ile yeniden alevlendi. Yunan
hükümeti konuyla ilgili bölünmüş görünüyor; solcu ana ortak SYRIZA bu tür pragmatik bir
anlaşmayı desteklerken, sağcı küçük ortağı ANEL, Makedonya’nın adını kullanmayı içeren
herhangi bir çözüme karşı çıkıyor. Yunan hükümetine ayrıca NATO’daki ‘müttefikleri’
tarafından Yunanistan’ın FYROM’un örgüte katılmasına dair vetosunun kaldırılmasını
sağlayacak bir çözüm bulmaları yönünde baskı uygulanıyor. Bu, Makedonya meselesinin genel
jeopolitik bağlamını oluşturuyor ve çeşitli siyasi aktörlerin eylemlerini belirliyor.

Ayrıntıları net olmaktan uzak ve çok sayıda olsa da, beklenen çözüm, FYROM devletinin
daimi olarak (erga omnes) kullanacağı sabit bir isme (örn. Kuzey Makedonya veya Yeni
Makedonya) sahip olmasını içeriyor. Yunan milliyetçileri, bu tür bir çözüme şiddetle karşı
çıkıyorlar çünkü komşu devletin adında herhangi bir koşulda Makedonya sözcüğünün
bulunmasını istemiyorlar. Selanik ve Atina’daki yürüyüşler “Makedonya birdir ve Yunandır”
şeklinde milliyetçi sloganda özetlenen, uzun geçmişi olan bu konu üzerine gerçekleşti.

Her iki mitingde de kalabalığın heterojen olduğu doğru sayılır ve organizatörler arasında,
muhtemelen uzun vadede dengede tutulması çok kolay olmayan, birçok farklı gündem söz
konusu. Dün aynı sokaklarda, üstü örtülü ama kuşkusuz milliyetçi bir görüşe sahip olan
Yunan Makedonları’nın kültür derneklerini, Yeni Demokrasi’den (ana muhalefet partisi) ve
diğer sağcı siyasi partilerden milletvekillerini, aralarında tabii ki Neo-Nazi Altın Şafak
olan çeşitli faşist grupları ve militanları ve tüm bunlar kadar önemli olan Yunan Ortodoks
Kilisesi vardı. Tüm bu gruplar, geleneksel olarak derin devletle “eklektik ilişkileri”
olan Yunanistan sağının yelpazesini oluşturuyorlar. Yurtsever solun bir kısmının
mitinglere sözlü destek verdiği ve bunun milliyetçi sayılmaması gerektiğini iddia ettiği
vurgulanmalıdır. Ancak, bildiğimiz kadarıyla hiçbir sol grup, mekanizmalarını harekete
geçirmedi ve mitingin organizasyonunda yer almadı.

Dolayısıyla mitingin siyasi rengi konusunda herhangi bir soru işareti yok: bu açıkça
milliyetçi ve çoğu durumda komşu ülkeye agresif bir söylem dağıtan sağcı bir hareket.
Miting, FYROM’un, modern ulus-devlet sisteminin temeli olan, kendi kaderini tayin hakkına
etkili bir biçimde karşı çıkıyordu. Kuşkusuz, Makedonya’nın onlarca yıldır diğer
devletlerin çoğunluğu tarafından kullanıldığı göz önüne alındığında bütün bu hikaye biraz
gülünç olsa da Yunanistan’daki milliyetçi söylemin görünüşte merak uyandırıcı
kalıcılığının psikolojik ve politik yönleri üzerinde derinlemesine tartışmak için çok daha
fazla yere ihtiyaç olacaktı. Tutarsızlık kesinlikle hiç kimsenin rolünü yerine getirmesine
engel değildir.

Atina sokaklarında, mitingin koruması altında hareket eden faşist grupların varlığı,
anarşist hareketin alarm durumuna geçmesine neden oldu ve antifaşist reflekslerini
gösterme fırsatı oluşturdu. Selanik topraklarında faşistler “Libertatia” işgal evine
saldırıp onu yakıp yıktıkları için endişelerin sağlam bir zemini vardı. Atina şehri
çevresindeki ve elbette karşıt hareketin “kalbi” olan Exarcheia’daki işgal evlerini ve
sosyal merkezleri korumak için gerekli önlemler alınmalıydı. Mültecilere ev sahipliği
yapan işgal evlerinin korunması da ayrıca çok önemliydi.

Çalışmaları koordine etmek ve etkin bir tepki vermek için toplantılar yapıldı. İki esas
hedef belirlendi: şehrin tamamındaki işgal evlerinin ve sosyal merkezlerin korunmasının
daha koordine hale getirilmesinin yanı sıra, Atina merkezinde karşıt bir gösteri
örgütleyerek milliyetçilere merkezi politik bir tepki verilmesi. Temel fikir, sokakların
faşist haydutların merhametine bırakılmamasıydı.

Pazar günü saat 4’ten itibaren bir karşı kampanya başlatıldı. Şehrin her yerinden anarşist
ve antifa siyasi gruplar, Atina sokaklarında milliyetçilik karşıtlığı, antimilitarizm ve
enternasyonalizm ile ilgili metinler dağıtmaya başladılar. Cumartesi gecesi, miting
öncesinde, antifa devriyeler Atina’nın birçok mahallesinde konumlandı. 3/2/2018’de
gerçekleşen ve Nazilerin yerel liderlerinden bazılarının dövülüp bırakıldığı, Pire’deki
Golden şafak ofislerine yönelik saldırı dikkat çekicidir. Dahası, Exarchia ve
Monastiraki’de isyan polisi ile çatışmalar yaşandı ve bir yoldaş polisler tarafından
gerçekten kötü bir şekilde dövüldü ve gözaltına alındı.

Miting süresince, Propylea’da (milliyetçi mitingin gerçekleştiği Syntagma’ya yakın bir
meydanda) gerçekleştirilen karşı gösteride anarşist ve radikal soldan oluşan 2000
civarında yoldaş toplandı. İsyan polisi, antifa eylemi ile faşistler arasında durduğu
sürece işler sakindi. Alandaki 4 saatin sonunda eylem Exarchya’da devam etti. Sonrasında
mahallenin çevresindeki bir sürü faşist kovalandı. Faşistler denemelerine rağmen
Selanik’te yaptıklarını tekrar etmeyi başaramadılar. Milliyetçi miting tümüyle sona
erdikten sonra, milliyetçilerin toplandığı yere yakın bir yerde bulunan, işgal edilmiş bir
tiyatro olan Empresor’a yönelik organize bir saldırı gerçekleşti. Bununla birlikte, işgal
edilen binada gerekli önlemler alınmıştı ve antifaşist savunma faşistleri püskürtmeyi
başardı. İkinci bir saldırı söylentileri vardı, ancak olay gerçekleşmeden polis (beklenen
şekilde) geldi.

Verili koşullar altında, düşüncemiz her şeyin iyi gittiği yönündedir. Yunanistan’daki
hareket, refleks gösterdi ve faşistlerin mitingi kendileri için bir festival günü haline
getirmelerine izin vermedi. Mesaj açık: her zaman karşılarında olacağız. Şunu
belirtmeliyiz ki; milliyetçi gündem etrafındaki şekillenen bir kitlesel hareket bizi
tetikte tutmalı ve eksiklik ve sınırlarımız üzerine düşünmemizi sağlamalı. Milliyetçilik
tüm dünyada yükseliyor ve bu, yalnızca konunun semptomları ile değil fenomenin kendisi ile
ilgilenen örgütlü bir tepkiyi gerektiriyor. Kesin olan şu ki:

Hiçbir ulus bizi birleştirmez / Hiçbir isim bizi ayırmaz

Atina’dan yoldaşlar

Çeviri: Yeryüzü Postası

Seçim öncesi Hakkari’de 30 bölgeye giriş yasağı konuldu

Posted in Duyurular with tags on 23/04/2018 by Karakök

Hakkari Valiliği, il merkezi ile Çukurca, Şemdinli, Yüksekova ilçe sınırlarında bulunan 30 alanı, “özel güvenlik alanı” ilan etti. Valilik tarafından yapılan açıklamaya göre sözkonusu bölgeler 24 Nisan gece yarısından itibaren 8 Mayıs’a kadar yasaklı olarak.

Valilik bu kararına gerekçe olarak PKK eylemlerini göstererek, “Bu eylemler neticesinde vatandaşlarımız; ekonomik, sosyal faaliyetlerini yürütme ve seyahat etme haklarını kullanmaktan mahrum kalmıştır” dedi.

açıklamada, sivillerin girişine kapatılan bölgelerde nasıl ekonomik ve sosyal faaliyet yürütüleceği, seyahat hakkını nasıl kullanılacağına dair herhangi bir ifade yer almadı.

BUTUN DEVLETLER YALANCIDIR.

Posted in Duyurular with tags , , on 29/03/2018 by Karakök

 

Bütün devletler yalancidir.

türk devleti hepsinden daha yalancidir.

Yukaridan asagidan dogru yalanla dogar, yalanla yasar.  Tarihinden, kültürüne,  dininden, egitimine  kadar yalan  dolan dolu bir devlet.

Iste türk basini afrinde;

Efrînli ‘ÖSO talan etti’ dedi, Habertürk ‘YPG’ diye sundu

Veyis Ateş: Afrinli burada yaşayan insanlara öncesi ve sonrasını, yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin sağladığıyla iki hafta öncesinin mukayesesini soracağız. Neydi ne oldu?

Afrinli 1: Ehlê Efrîn em dixwazin hiro, mezahir muselliha (hêzên çekdar) di Efrîn da tine be. Innû Ceyşîl Hûrr ne Ceyşîl Hûrr e. Diz in. Mixerrebî nin, îrhab in. Malêt me birin. Jinêt me… Şeva çû, sê qîzik xera kirin. Emrê wê deh û pênc salî…

[Türkçesi: Biz buraya ait olmayan silahlı güçleri burada istemiyoruz. Özgür [Suriye] Ordusu, özgür bir ordu değil. Onlar hırsız. Teröristtirler. Mallarımızı aldılar, kadınlarımızı… Dün gece üç kızımızın ırzına geçtiler. Yaşı 15 olan…]

Çevirmen: Biz burada Afrinli olmayan insanların Afrin içinde barınmasını istemiyoruz. YPG buraya ait bir örgüt değildi, buraya sonradan geldi. Malımızı mülkümüzü talan ettiler, namusumuza göz diktiler ve onları burada biz istemiyoruz. Onlar buranın gerçek sahipleri değillerdir.

Veyis Ateş: Sorar mısın, çocuklarını ya da torunlarını, komşularını, gelip mallarını, hayvanlarını evlerinden çocuk askerler için çalıp götürdükleri olmuş mu?

Afrinli 3: Li Şêx Meqsûd… Sê çewal şelandine. Hem zêr birine, pereyê jinan… Bi qilakê jinan ketine… Dest kirine sîngê jinika zêra deraser kirine.

[Türkçesi: Şêx Meqsut’ta… Üç çuval, soygun yapmışlar… Kadınların hem altın hem paralarını… Kadınların kulaklarına dadanmışlar. Ellerini kadınların koynuna sokup altın almışlar…]

Çevirmen: Kızlarımızı zorla aldılar, çocuklarımızı zorla aldılar, kadınlarımızın zorla mücevherlerini aldılar, küpelerini zorla aldılar. Saat 10.00’dan sonra özellikle evimize girip kadınların mücevherlerini aldılar. Kadınlar mücevherlerini takarken boyunlarından aldılar. İki üç gün bu böyle sürdü.

Antinasyonalist Anarsist Haukur Hilmarsson Afrin’de turk ordusuna karsi savasirken öldü.

Posted in Direnis, Duyurular with tags on 26/03/2018 by Karakök

Rojava Devrimini savunmak ve isgalci turk devletine karsi Afrin’de savasan Anarsist Haukur Hilmarsson topraga verildi. Annesi kendi wep sayfasindan haberi ulastirdi. Antinasyonal Anarsist  Haukur Hilmarsson’un olumunu Atinadaki yoldaslari tarafindan Anarsist haber sayfasinda yayinladilar.

Annesinin sayfasi: http://www.norn.is/page/2/

 

Anarsist yoldaslarin sayfasi https://barrikade.info/Carry-the-spark-inside-your-heart-Fight-for-Efrin-954