Archive for the Haberler Category

Novartis erneut blockiert – Defend Afrin

Posted in Deutschsprachige Artikel, English, Espanol, Haberler with tags , on 26/03/2018 by Karakök

Heute, Montag dem 26 März haben wir bereits zum zweiten Mal die Eingänge der Novartis in Basel blockiert. Damit prangern wir die Unterstützung des Konzerns für das Erdogan-Regime an.

Seit knapp zwei Monaten greift der türkische Staat gemeinsam mit verbündeten islamistischen Milizen Afrin an. Hunderte Zivilist*innen sind bereits gestorben. Die Stadt Afrin wurde inzwischen von der türkischen Armee und islamistischen FSA-Truppen besetzt. Die YPG/YPJ organisierte die Evakuierung hunderttausender Zivilist*innen, da die türkische Luftwaffe die Stadt, darunter auch zivile Strukturen wie Spitäler1, flächendeckend bombardierte und Fluchtkonvois2 attackierte. In der Stadt Afrin kam es zu Plünderungen3 und der Besetzung verlassener Häuser. Die Kämpfer*innen der YPG/YPJ führen den Widerstand in Form von Guerilla-Angriffen weiter. Ziel der türkischen Diktatur ist es, ein fortschrittliches, von der kurdischen Bewegung initiiertes Projekt an ihrer Grenze zu zerstören. Die Expansionsbestrebungen des türkischen Staates enden nicht mit der Besetzung Afrins. Erdogan droht die gesamten kurdischen Gebiete in Rojava militärisch zu erobern4.

Dieser Angriffskrieg findet mit Unterstützung der Nato und der EU statt. Deutschland unterstützt den Krieg aktiv, mit Erhöhung von Rüstungsexporten in die Türkei. Doch auch die Schweiz ist auf verschiedenen Ebenen in das Kriegstreiben involviert. Sie exportiert ebenfalls Kriegsmaterial – die Deutsche Firma Rheinmetall, welche dem türkischen Militär die Leopard Panzer liefert, unterhält über ein Dutzend Standorte in der Schweiz. Auch als nicht EU Staat profitiert die Schweiz von dem „Flüchtlingsabkommen“ zwischen der EU und der Türkei5. Dies ist besonders brisant, da der türkische Staat, die Ansiedlung von 500‘000 syrischen Geflüchteten in der besetzen Region Afrin plant.6 Nicht zuletzt unterhält die Schweiz enge wirtschaftliche Beziehungen zur Türkei. Zahlreiche Unternehmen wie Nestle, ABB, UBS, Adecco, Credit Suisse oder Novartis haben ihre Standorte in der Türkei, profitieren von den schlechten Arbeitsbedingungen und finanzieren damit das türkische Regime, seine Repression und seine Kriege mit.
Das Unternehmen Novartis unterhält 4 Produktionsstandorte in der Türkei und beschäftigt 2400 Mitarbeiter*innen. Es hat bis 2016 225 Millionen US-Dollar in diese Standorte investiert und einen Gewinn von über 1 Milliarde US-Dollar erwirtschaftet.7
Doch die Tätigkeiten von Novartis beschränken sich nicht alleine auf ökonomische Ausbeutung. Im April 2017 war Novartis zusammen mit 15 weiteren Grossunternehmen teil einer Imagekampagne für die Türkei8. Diese wurde von der türkischen Exportvereinigung TIM organisiert. In der Kampagne wurde der Produktionsstandort Türkei beworben und die Stabilität des Landes hervorgehoben. Dies geschah just vor der Abstimmung über das Präsidialsystem in der Türkei, also zum Zeitpunkt in der das Land endgültig in eine Diktatur abgleitete und die Repression gegenüber kurdischen und linken Aktivist*innen enorm zunahm.

Die Diktatur in der Türkei und der Angriffskrieg auf Rojava können nur dank der finanziellen und politischen Unterstützung fortbestehen, die sie von Grosskonzernen und Regierungen erhält. Der Krieg in Afrin hat deshalb seinen Ursprung auch hier in Westeuropa. Leisten wir auch hier Widerstand! Wir rufen dazu auf, verstärkt die Rolle hiesiger Konzerne und Regierungen zu enthüllen und anzuprangern. Jetzt ist die Zeit zu handeln.

Dem Krieg kein ruhiges Hinterland!

1: https://anfdeutsch.com/rojava-syrien/mitarbeiter-innen-des-avrin-krankenhauses-machen-in-Sehba-weiter-3335

2: https://anfdeutsch.com/rojava-syrien/efrin-dutzende-tote-bei-angriff-auf-zivilen-konvoi-3189

3: https://anfdeutsch.com/rojava-syrien/afp-pluenderung-efrins-hat-begonnen-3230

4: http://www.euronews.com/2018/03/19/turkey-s-erdogan-signals-further-military-operations-in-syria

5: http://www.spiegel.de/politik/ausland/fluechtlingsdeal-mit-der-tuerkei-der-grosse-bluff-a-1139420.html

6: https://www.thenational.ae/world/what-does-turkey-s-capture-of-afrin-mean-for-syria-s-war-1.714459

7: http://www.invest.gov.tr/en-US/successstories/Pages/Novartis.aspx

8: https://www.tagesanzeiger.ch/wirtschaft/standardnestle-und-novartis-werben-fuer-die-tuerkei/story/20272830

 

Reklamlar

Aerial attack on Afrin

Posted in Avrupa haberler, Deutschsprachige Artikel, English, Haberler with tags on 20/01/2018 by Karakök

The invasion attempt initiated by the Turkish state against Afrin continued. Turkish warplanes have shelled the countryside of Afrin’s Cindires district today.

Turkish troops and FSA gangs attacked the positions of YPG/YPJ and self-defense forces in several locations of Afrin and Shehba region last night. The attacks were repelled.

Unable to advance on the ground, the Turkish army has started airstrikes.

According to reports, Turkish warplanes have shelled the countryside of Afrin’s Cindires district on Saturday. No information is available yet regarding the results of the aerial bombardment.

Çeteler Kilis’ten sınırı geçti!

Posted in Haberler with tags , , , on 20/01/2018 by Karakök
Türk devletinin desteklediği çeteler, otobüslerle Suriye tarafına taşındı. Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan geçen yaklaşık 20 otobüs, Ezaz tarafına ilerledi. Çetelerin Türkiye’den sivil plaka…

. İran halkları da bugün meydanlara dökülerek kendilerine bırakılan ayaklanma hakkını kullanıyor

Posted in Haberler with tags on 01/01/2018 by Karakök

 

Toplumun açlıkla, baskı ve şiddet ile terbiye edilmesi, tek tipleştirme, tüm etnik, kültürel, sosyal ve hukuksal haklarından, yaşam hakkından mahrum bırakılması, kadınları, gençleri, farklı inanç kimliklerinin inkar edilmesi, baskılanmasının, siyasi tutsakların idam sehpasına götürülmesine tepkinin açığa çıktığı Sendika ve işçi örgütlemelerini yasaklamak, gazeteci, yazar, aydınları ya tutuklamak, ya da ülkeyi terk etmeye mecbur bırakmak, şimdiye dek topluma reva görülen tek uygulama ve yaklaşım biçimi olmuştur. Buna karşı halka bırakılan tek seçenek mücadele, baş kaldırmak, direnmek ve serhildan olmuştur. İran halkları da bugün meydanlara dökülerek kendilerine bırakılan ayaklanma hakkını kullanıyor.

Alinti: ANF

İran’da 5 günde 12 ölü, 400’ü aşkın gözaltı

Posted in Haberler with tags , , , on 01/01/2018 by Karakök

‘KADIN AKLI VE ÖNCÜLÜĞÜ İLE MÜCADELE VERİLMELİ’
İran tarihten bu yana direnişçi halk hareketlerinin, örgütlenmelerinin olduğu, dikta rejimleri karşısında mücadele geleneğinin açığa çıktığı bir coğrafyadır. Bu gün İran ve Rojhilat’ın önemli merkezlerinde yaşanan halk serhildanları bu geleneğin bir devamıdır. İlk başta ekonomik kriz karşısındaki tahammülsüzlük sonucu başlayan bu eylemler, artık taleplerin demokratik siyasetin oluşumuna dönük taleplerin öne çıkmasıyla birlikte farklı bir karakter kazanmaya doğru gidiyor. Kadınlar öncülüğünde başlayan ve devlet sisteminin haksız uygulamalarından rahatsız olan herkesin katıldığı bu eylemler halkın demokrasi mücadelesidir. KJAR olarak yaşanan bu gelişmeleri demokratik bir mücadele olarak tanımlıyor ve demokrasiden ve özgürlüklerden yana herkesin bu isyan ateşinde yer alması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

 

İran’da genel grev çağrısı
İran ve Rojhilat’ta halkın yoksulluk ve rejiminin baskıcı politikalarına karşı başlattığı eylemler 5’inci gününde devam ediyor. Ülkenin birçok kentinde eylemler dün gece de devam ederken, yarın için ülkede genel grev çağrısı yapıldı. Eylemciler sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrı ile ülkedeki kamu çalışanlarına ve işçilere greve gitme çağrısı yaptı…

 

İran ve Rojhilat’ta 5 gündür devam eden halk eylemlerinde en az 12 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Resmi rakamlar, gözaltı sayısını ise 410 olarak açıklıyor. İran ve Rojhilat’ta halkın yoksulluk ve İran rejiminin baskıcı politikalarına karşı başlattığı eylemlerde geride kalan 5 günde 12 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. İran devlet televizyonu ülke genelindeki eylemlerde 12 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Eylemlerin üçüncü gününde Loristan eyaletinin Dirûd kentinde 4 kişi yaşamını yitirmişti. Dün gece Ehwaz eyaletine bağlı ve Lorların yaşadığı Îzeh kentinde de yaşanan eylemlerde 2 kişi yaşamını yitirdi. Diğer can kayıplarının hangi kentlerde yaşandığı ise netleştirilemedi.

Eylemlerin başladığı günden beri resmi açıklamalara göre, başta Tahran, Kirmaşan ve Arak olmak üzere 410 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Ancak gözaltı sayısının daha fazla olduğu belirtiliyor.

Öte yandan ülkenin birçok kent ve kasabasından İran güçlerine ait binalar ateşe verildi. Ayrıca birçok kentte de Besiclere (rejim için çalışan paramiliter unsurlar) ait binalar yakıldı.

Alinti ; ANF

‘Anarşist yoldaş İshak Tayak’a yönelik suçlamaları reddediyoruz!’

Posted in Haberler with tags on 01/11/2017 by Karakök

Günümüzde faşizmin kendi meşruluğuna duyduğu güven, her geçen gün varlığını daha fazla hissettirmeye devam ederken artık, bunun karşısında duran tüm mücadele biçimlerini ortadan kaldırmak için ‘tek ve kesin’ çözüm kolaycılığına gitmeyi de ihmal etmiyor. Keza, kutsal mevki’nin bekası için yıldırılarak, sönümlendirilerek, sindirilmeye bırakılacak birbirinden farklı koca bir muhalefet havuzu ve o havuz içerisinde parça parça, sıranın kendilerine gelmesini bekleyen bireyler bütünü bulunmakta. Statüko’larının, nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğunu anlamak için, kendini toplumun her alanında var etmeye ne kadar yoğun çaba gösterdiklerini gözlemlemek yeterli olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde, faşizmin kolluk güçlerinin evine yaptığı baskınla gözaltına alınan bir anarşist, FETÖ adlı örgüte üye olduğu gerekçesi ile tutuklandı. Gerekçelendirilen polis fezlekesi; şahsi telefon hattından, örgütün yazışmalarında kullandığı ‘ByLock’ adlı programın indirildiği üzerine. Senaryo daha da ileriye giderek, bambaşka örgütlerden bireylerle görüşmeleri olduğunu ve 1 Mayıs 2012’de kapitalist şirketlere doğrudan eylemliliğe geçen grubun başında olduğunu hatta, Gezi Parkı eylemliliklerinde yine en önde olduğu gibi, yaratıcılıkta tavan yapan bir anlayışla, faşizm akıbeti kendinen meçhul bir biçimde bağlantılandırdığı bu fezlekeyi alıp ‘şifre çözüldü’ tarzında haber yapan diktatörlüğün kuklası haber ajansları içinse; anarşist ve anti-otoriterlerin aslında, devletin otoriter ve statüko yanlısı oluşumlara doğrudan veya dolaylı olarak destek verdiğini açıkça delillendirmeye çalıştığı görülüyor ki, bu da en başında bahsetmiş olduğmuz ‘tek ve güçlü bir yalan’ ile kendisine karşı olan tüm muhalifetin kökünü kazımaya çaba sarfetmeye devam edeceğinin bariz bir kanıtıdır.

Mahkemede verdiği savunmada açıkça; “Ben anti-otoriterim ve anarşistim, doğa, insan ve hayvan haklarını savunan bir bireyim. Hukukun askıya alındığı ve adaletin olmadığı bir düzende, herhangi bir bağlantım olmamasına rağmen, bir anarşist olarak FETÖ’den yargılanıyorum.” diyerek şuçlamaların şaşırtıcı ve gülünç olduğunu ve bir anti-otoriter olarak aynı zamanda ‘tanrı tanımaz’ olduğunu, devlet’in sınırsız imtiyazıyla bulunduğu noktaya gelmiş, din sömürüsüne dayalı bir örgüt ile uzaktan yakından bir bağı olamayacağını belirtmesine ve gözaltı sürecinde kendisinin darp edildiğini söylemesine rağmen, tutukluluk süreci devam etmekte.

Geldiğimiz noktada, statüko’nun attığı hiçbir adım, onunla mücadele eden bireyleri artık şaşırtmıyor. Faşizmin  gölgesi altında askeri ve siyasi darbe hükümetleri 21. yüzyıl kapitalizminin bekçiliğini sürdürmeye devam ederken, onunla mücadele eden bireylere parlementonun yolunu göstermek, zindanlarla-duruşma salonları arasında mekik dokumaktan öteye gitmeyen belirsiz bir geleceğe bizleri mahkum etme yolunda ilerliyor. Devlet’in karşıtlarına yaftası ise, dur duraksız ve bu savlarla yaşamı karış karış istila ediyor. Toplumsal muhalefetin hakim özneleri ise, örgütlenip sokağa çıkmak ve güvenli limanlarını terketmek için ardlarında güçlü bir sebep beklemeye koyulmuş durumdalar.

Baskı politikalarının kendilerini refaha ulaştıracağını, kontrolü elde tuttukları sürece ‘barış ortamı’nı sağlayacaklarını sananlar için söylenebilecek tek şey, derinleştirmekten öteye gidemedikleri krizler ve siyasi ömürleriyle birlikte, tarihin çöplüğünde atılmaktan öteye gidemeyecekleridir.

Yoldaşımız İshak’a yapılan komplo ve iftiralar silsilesi tüm muhalif çevrelere yapıldığı gibi anarşist hareketi bir kriminalize etme çabasıdır. FETÖ ile suç ortaklığı açık ve net ortada olan mevcut dikta rejimi günahlarını örtbas etmek için kendisi dışındaki tüm muhalefete FETÖ iddianameleriyle saldırırken anarşist hareketi de pas geçmeyeceğini tahmin ediyorduk. Bunun sonucunda şimdi devlet bizden bir arkadaşımızı rehin aldı ve biz de onu yanlız bırakmayacağımızı belirtiyoruz.

Ve herkesi, İshak’ın nezdinde çeşitli iftiralarla ve komplolarla işten atılan, açığa alınan ve tutuklanan tüm devrimcilerin ve anarşistlerin yanlız olmadıklarını hatırlatmaya ve onlarla dayanışmaya çağırıyoruz.

Anarşistler


BASINA ve KAMUOYUNA: ‘İshak Tayak; FETÖ gibi tüm faşist yapılarla mücadele eden bir anarşisttir.’

Anarşist İshak Tayak hakkında yandaş basına servis edilenler ucuz yalanlardan ibarettir!

Kendisini ‘anarşist’ ve aynı zamanda ‘ateist’ olarak tanımlayan İshak Tayak, 2 Ekim 2017 sabahında özel harekat timleri tarafından evine yapılan baskınla, 2014 yılında telefon hattından “ByLock” indirildiği ve bu sebeple “FETÖ” yapılanmasıyla bağlarının olduğu suçlamalarıyla, darp edilerek gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.

Mahkemenin bu yöndeki asılsız suçlamalarına, İshak’ın savunması; “Ben anti-otoriter, anarşist, doğa, insan ve hayvan haklarını savunan bir bireyim. Hukuğun askıyı alındığı ve adaletin raflara kaldırıldığı bu ortamda, her hangi bir bağlantım olmamasına rağmen anarşist biri olarak FETÖ davasından yargılanıyorum” şeklinde oldu ve mahkemede kendisine ‘hattınızdan bu programı indirdiniz mi’ dışnda bir soru sorulmadı. Şuan, FETÖ’den yargılananlarla aynı koğuşu paylaşmakta ve henüz bir mahkeme tarihi de verilmemektedir.

Daha önce, 1 Mayıs 2012’de yapılan eylemlerde fotoğrafı bulunduğu gerekçesiyle 3 ay tutuklu kalmış ancak, delil yetersizliğinden dava düşmüş ve kendisi bu suçlamalardan aklanmıştır. Ancak bu bile, devlet’in yandaş medyanın yayın organları tarafından, Gezi ve 1 Mayıs 2012’de en ön saflarda olduğu, PKK, DHKP-C ve FETÖ ile aynı anda bağlarının bulunduğu gibi asılsız iddialarla ‘en kripto Bylock’çu’ başlığıyla yalan haber yapılarak acımmasızca hedef gösterilmesini engelleyememiş. Aynı zamanda, anarşistlerin içine “FETÖ” örgütünün sızdığı gibi iddialarla, ileride anarşistlere ve anarşist harekete atılacak olan aciz iftiraların da önünü açmaya çalışmaktadırlar.

İshak aynı savunmada; “ByLock” kullanmadığını, yaşam tarzının ve siyasi duruşunun bu İslami yapıyla uyumlu olmadığını ve bu tarz oluşumlarla hayatının her alanında her zaman ters düştüğünü, hatta 2011 yılında, nüfus müdürlüğüne başvurarak kimliğindeki din hanesinde bulunan ‘İslam’ ibaresini kaldırttığını ayrıca, ev baskını sırasında eşine ve kendine sözlü hakaretlerde bulunulduğunu ve darp edildiği ve kaburgalarında ağrı olduğu halde doktora götürülmediğini” belirtti.

AKP’nin uzun süredir iktidarını sağlamlaştırma adına tüm muhalif özneleri aynı çatı altında göstermeye çalışarak tutuklama, alıkoyma çabalarına, yıllardır anarşist olduğunu ve hiçbir otoriter yapıyla ilişkisinin olmayacağını açıkça beyan eden bir ‘ateist’ bireyin islami eğilimleri olan bir yapıyla ilişkisinin olduğu çıkarımı yapılması gülünçtür.

Tüm kamuoyunu hayatı boyunca FETÖ gibi faşist yapılarla mücadele etmiş bir anarşist olmasına rağmen iktidarın iftira ve komplosuna maruz kalan İshak’la dayanışmaya çağırıyoruz.

http://sosyalsavas.org/2017/10/anarsist-yoldas-ishak-tayaka-yonelik-suclamalari-reddediyoruz/

Erman Arslan’a Veda (1956-2016)

Posted in Haberler with tags , on 27/12/2016 by Karakök

http://www.gunzileli.com/2016/12/26/erman-arslana-veda-1956-2016/

15747672_211706565955619_1785670998185157782_n

Erman Arslan arkadaşımızı, 25 Aralık 2016 günü kaybettik.

Erman 1970′lerde, Kartal’daki fabrika işçi mücadelesinden gelen bir devrimciydi. Daha sonra THKP-C saflarında yer almıştı. 1980′lerde İsviçre’de siyasi göçmen olduktan sonra da devrimci mücadelesine devam etti. Son nefesine kadar…

Erman Arslan, 27 Aralık 2016 günü, yoldaşları ve sevenleri tarafından Zürih’te toprağa verilecek.

Read more: http://www.gunzileli.com/2016/12/26/erman-arslana-veda-1956-2016/#ixzz4U41T25nW
http://enginerkiner.org/index.php?option=com_content&view=article&id=3139%3Aerman-aslan-kaybettik&catid=36%3Akonuk-yazlar