Faşizmi hafife almak suçtur! (I) için arşiv

Faşizmi hafife almak suçtur! (I)

Posted in Makaleler with tags on 31/12/2010 by Karakök

Egemen düzene teslim olan liberallik-demokratlık üstüne: Faşizmi hafife almak suçtur! (I)

Egemen düzenin alışık oyun kurallarını, kararlı bir anti-otoriter direniş çizgisiyle zorlayan, bastırılan-konuşulmayan toplumsal-siyasi sorunlarını gündeme getiren gençliğe hem iktidar, hem liberal, “sol”-liberal, eski ülkücü faşist, yeni “demokrat” ve insan hakları ve demokrasi karşıtı islamcı “düşünürler”, tonu sert, hoş olmayan, estetikten yoksun AKP iktidarının ortaklaştırdığı kakafonik bir koro halinde saldırıyorlar. Bu koronun, duyarlı gençliği kriminalize eden, devletin hukuki ve kolluk kuvetlerine havale eden, aşağılayan, yetişkin sıfatlarından yoksunlaştırarak onları başkaları tarafından kumanda edilen “çocuklar” olarak sunan küfür edebiyatını ibretle, ama gülümseyerek izliyoruz.

Gülümsemediğimiz, ciddiye almamız gereken, siyasal açıdan sonuçları vahim, etik açıdan bir cahillik örneği diyerek affedilmesi mümkün olmayan ve gençliğe yine bolca yöneltilen bir suçlama var ki, bu suçlama en masum ifadeyle doğrudan doğruya faşizmi hafife alan, zararsız göstermeye çalışan bir söylem. Bu sorumsuz söylemin devresinde yukarıda tarif edilen her çevreyi ve düşünce akımını bulmak mümkün:

Kültür ve Turizm Bakan’ı Günay yumurta atan gençler hakkında, “konuşturmamak faşizan bir eylemdir. Kitap yakanlar, bir takım yerlerde yangın çıkaranlar, bir takım yerleri basanlar bize Alman faşizmini, Nazi faşizmini hatırlatır, İtalyan faşizmini hatırlatır” diyor (yanisafak.com.tr, 14.12.2010). Metin Altınok Taraf’da,”kolektif deliliğin müsebbibi neofaşist ağabeyler”ine de atıfta bulunarak direniş gençliğinin “adını” koyuyor aklınca: “Ama ne yazık ki bizi, zekâ seviyeleri Türkiye ortalamasının oldukça altında olan, her edimleri ve söylemeleri öngörülebilir kıt beyinli neofaşistlerin de okuduğunu biliyorum” (14.12.2010). Ahmet Altan, bilimsel aklın haklı talepleri konusunda en ufak şüpheye kapılamayacağı gençleri “faşizm”le itham edip bilimsel ve etik terbiyeden yoksun kavramsız bir kelime kargaşasıyla saldırıyor: “Kemalist SS’ler gibi oraya buraya saldıran, fikirleri ezmeye çalışan, kaba kuvvete başvuran bu gençlerin önünü nasıl keseceğiz?” (Taraf, 12.12.2010). Samimi bir özeleştiri yerine adeta kendi faşist geçmişini bugünkü sosyalist gençliğe projekte edip yükleyerek temizleme gayretine düşen Türköne,”faşizan nitelikli bu zorba eylemler siyasal taleplerin değil işte bu patolojinin tezahürü” diyerek koroya katılıyor (10.12.2010, Zaman). Ergenekon’culukla da suçlanan bağımsız devrimci gençliğe eski Perinçek’çi Şahin Alpay da kısa devre bir kıyaslamayla aynı suçlamayı yöneltip neredeyse faşizmi batıya atfederek Türkiye tarihini temizleyip kutsuyor: “Yapılanlar Batı’da da ‘faşizan’ eylemlerdir, Türkiye’de de. Demokrasi konuşmaktır, faşizm de susturmak. Batı ülkelerinde yaşanan faşizmlere giden yol susturmalarla açılmıştır” (Zaman, 11.12.2010).

Söz konusu koronun eleştirel akıldan yoksun, ama kendince ve iktidar zekisi tüm üyelerini aktarmaya gerek yok.

Tüm toplumsal-siyasi içeriğinin bilimsel analizinden bağımsız, sermaye bağlantılarından ve güdümlülüğünden, işçi- emekçi düşmanlığından, ırkçı-milliyetçi söyleminden, emperyalist yayılmacılığından, anti-demokratik diktatoryal egemenlik azminden bağımsız olarak faşizmin tarihsel ve güncel pratiğine baktığımızda faşizm suçlamasının anlamı nedir?

Antifaşist geçliğe, antikapitalist, anti-ırkçı gençliğe “faşizm” suçlaması yöneltmek, faşizmi hafife almak ve bu şekilde faşizmin kanlı tarihini ve bugününü görmezden gelmek, kutsamak, temize çıkarmaktan başka ne anlama gelebilir?

Tarihte yumurta atan faşizm görülmüş müdür?

“Nasyonal sosyalizm” ismi bile devşirme olan Alman faşizminin, 50 milyon civarında insanın 2. Dünya savaşında yok edilmesiyle sonuçlanan insanlıkdışı zorbalığıyla, toplama kamplarında endüstriyel-teknolojik kitlesel insan kıyımını gerçekleştirmiş eylemiyle, yumurta atan gençleri aynı kefeye koymak, faşizmi en basit deyimiyle hafife almak değil midir?

Kendisi de sık sık yukarıdaki koronun söylemine katılan ve Yahudi kökenli olduğunu söyleyen  Roni Margulies, kendisine yönelen yumurta eylemine sözde karşı çıkmak bahanesiyle  Ahmet Altan’ın faşizmin cehenneminde 6 milyon yahudinin katlini örgütleyen fiili, solcu gençliğe atfederek temize çıkarması karşısında hangi vicdanla Taraf’da yazmaya devam edecek?

İşçi, emekçi, engelli, kara kafalı, siyah derili, Yahudi vb. olduğu için sadece Almanya’da faşizm sonrasında onlarca insanın, Avrupa’da yüzlerce insanın öldürülmesinden sorumlu ve bugün Avrupa’nın her yerinde giderek yükselen neofaşistliğin, antifaşist gençliğe atfedilmesi neofaşizmi aklamaktan başka ne anlama gelebilir?

SS’in “organize işler” (Ali Bulaç, Zaman), yani sermaye emrinde organize insan katliamcılığı konusunda tarihte görülmemiş bir vahşet örgütü oluşu, Erdoğan’ı, Kuzu’yu protesto eden gençlere -kemalizmi de faşizmle eşitleme gafleti de yapılarak – “Kemalist SS’ler” diyerek nasıl hafife alınır?

Ancak hafife alınmak yoluyla aklanan sadece Avrupa faşizmi değildir.

Türkiye’nin faşist hareketi, faşist fiilleri, 12 Eylül faşizmi de aklanmaktadır.

Türkiye’de faşizmin yumurta attığı görülmüş müdür?

Türköne neden Türkiye faşizminin katliamcı ve insanlık düşmanı eylemlerini, metodlarını anlatmamaktadır?

Kontrgerillanın sivil savaş örgütlenmesi Türkiye faşizmi, üniversite gençlerinin evde basılıp toplu halde kurşunlanarak katledilmesi değil midir?

Çorum’u, Maraş’ı kan gölüne çevirmek değil midir?

Türkiye’nin faşizmi, 12 Eylül rejiminin terör tarihi değil midir?

Kitaplar katledilmemiş midir bu ülkede? Yapanlar yumurta atan kitapsever aydın gençlik veya onların “ağabeyleri” midir?

12 Eylül faşizmi ile henüz daha hesaplaşamamış bir ülkede, 12 eylül faşizminin yarattığı terörün sindirme mekanizmaları sonucu esasında bu rejimi tüm kurumlarıyla devam ettiren AKP çatısı altına kapak atmış sözde “aydınların” faşizm suçlamasını devrimci gençliğe yöneltme “hakları” nereden gelmektetir?

İslamcı-faşist terörün Sivas katliamı değilmidir faşizm? İnsan yakan bu yobazlık değildir de, yumurta atan gençler midir “zorba” olanlar?

Yukarıdaki alıntıları dikkatlice okursanız ve kimlerin hangi pozisyonda bulunduğunu düşünürseniz, bu aklın iktidar aklı olduğunu, iktiidarın verdiği bir “hak” olduğunu hemen görebilirsiniz.

Prof. Dr. Gazi Çağlar