Halil Savda için arşiv

Halil Savda : Beyazıt’ın başına bir şey gelirse sorumlusu Devlettir

Posted in anti militer, Direnis, Duyurular with tags , on 13/01/2016 by Karakök

Halil Savda :
Beyazıt’ın başına bir şey gelirse sorumlusu Devlettir

Kanal D’de yayımlanan 8 Ocak 2016 tarihli Beyaz Show programına Diyarbakır’dan bağlanan Ayşe Çelik, öğretmen olduğunu söyledi ve meslektaşlarına sitem ettikten sonra. “Çocuklar öldürülüyor, bebekler öldürülüyor. Sessiz kalmayın. Yazık; insanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın” dedi.
Beyaz’ıt Öztürk, Çelik’e teşekkür etti, “… söyledikleriniz bize ders oldu. Daha da fazla yapmaya devam edeceğiz” dedi ve Ayşe’yi alkışlattı.

Bu sözler sonrasında hükümet, ona yakın medya ve trolleri kıyamet koparttı.
“Beyaz Show’da PKK Propagandası” manşetleri atıldı. Milli eğitim Bakanlığı Ayşe Çelik hakkında inceleme yaptı ve “bahsi geçen Ayşe Çelik, öğretmen değildir” açıklaması yaptı. Ayşe öğretmen kimseyi hedef göstermedi, kimsenin ismini vermedi. Ancak fail kendini biliyordu…
Çünkü devlet ve medyasının gerçeklere ve barış kavramına tahammülü yok. Dün barış için Baldıran zehri içmekten bahseden iktidar ve medyası bugün barış sözüne düşman.
Dün Diyarbakır’da zindandaki çığlığı seslendirenler bugün Amed’ten yükselen cılız bir sese tahammül edemiyorlar. Bu zatların dün çözüm sürecine, barış sözcüğüne, basın hürriyetine ihtiyaçları vardı. Bugün bu zatlar maskelerini yırttılar. Çünkü artık muktedirler ve maskeye ihtiyaçları yok.      Okumaya devam et

Halil Savda – BASIN ACIKLAMASI

Posted in Haberler with tags on 30/09/2012 by Karakök

Merhaba,

Roboskiden başladıkları yürüyüşte 700 km yol katederek 6 farklı kentten geçen Halil Savda ve arkadaşları , Celalettin Cerrah’ın vali olduğu Osmaniye’den geçemediler.  Osmaniye Emniyet Müdürlüğünden polis memurları, valilik emri ile barış yürüyüşçülerini 5 saat alıkoyduktan sonra, Ceyhan otoban gişelerinde, Adana’da görevli polis memurlarına teslim ettiler. Barış yürüyüşçüleri gözaltına alınmaları sırasında darp edilip yerlerde sürüklendiler, kelepçeli bir şekilde tutuldular. Hiçbir yerde sorun yaşamayan barış yürüyüşçülerinin Osmaniye’den geçirilmemeleri akla şu soruları getirmektedir: İstanbul’un gazcı emniyet müdürüyken Osmaniye’ye vali atanan Celalattin Cerrah bu hukuksuz muamelede kimden güç almaktadır. Osmaniye’de başka bir hukuk mu vardır. Yaşanan hukuksuzluklar İçişleri Bakanlığı ve hükümetin bilgisi dışında ise, Celalettin Cerrah’tan bunun hesabı sorulacak mıdır? Kanaatimizce Başbakanın BDPlilerin elini sıkmaktan ve onlarla görüşmekten imtina ettiği bugünlerde Osmaniye Valisi de durumdan görev çıkartıp biraz da abartarak kendince makbul olmayan ve kente sokulmayacak vatandaşlar belirlemektedir. Barış yürüyüşçüleri ile birlikte bu konuya ilişkin olarak yarın Osmaniye’de bir suç duyurusunda bulunacağız. Suç duyurusu metni aşağıda. Orada barış yürüyüşçülerinin yaşadıkları daha ayrıntılı anlatılıyor.

Selamlar..

Sevil Aracı- Tugay Bek

OSMANİYE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

1-Halil Savda

2—Serap Halvaşı

3—İbrahim Yaylalı

4—Merve Cönger

5—Abdulhakim Bağış

 

ŞÜPHELİLER    :

Celalettin Cerrah (Osmaniye Valisi)

Osmaniye Emniyet Müdürlüğü’nde görevli ilgili emniyet amirleri ve polis memurları

SUÇ TARİHİ    : 28.09.2012

SUÇ            : İşkence ve kötü
muamelede bulunma, hakaret, darp, alıkoyma ve görevi kötüye kullanma

AÇIKLAMALAR:

– Bizler, ülkemizde kalıcı bir barışın sağlanması, akan
kanın ve ölümlerin durması talebini dile getirmek için, 1 Eylül Dünya Barış
Gününde Şırnak Uludere’den bir yürüyüş başlattık. Bu yürüyüşle barış talebini
görünür hale getirmeyi amaçlamaktayız. Yürüyüşümüz boyunca hiçbir şekilde
şiddete başvurmadığımız gibi kamu düzenini bozucu ve aksatıcı bir
faaliyetimizde olmamıştır. Yürüyüş Halil Savda tarafından tek başına başlatılmış,
diğerlerimiz ise sonraki illerde yürüyüşe katılmıştır.
– Yürüyüş boyunca geçmiş olduğumuz il ve ilçe
merkezlerinde basın açıklamaları yapıp barış savunucuları ile bir araya geldik.
Eylemimiz boyunca uğramış olduğumuz kentlerde emniyet yetkilileri ve mülkü
amirlikler tarafından da bizlere kolaylık sağlanmış, yürüyüşümüzün sağlıklı bir
şekilde devamı için yardımcı olunmuştur. Yine eylemimiz her kesimden basın
yayın kuruluşları tarafından da ilgiyle karşılanmış, takdir görmüştür. Yapmış
olduğumuz Barış Yürüyüşünün, Anayasa ve ülkemizin taraf olduğu uluslar arası
anlaşmalarla güvence altında olan düşünce ifade hürriyeti kapsamında
değerlendirilmesi gerekmektedir.
3- Barış yürüyüşümüzde 28.09.2012 günü saat on iki
civarında Osmaniye ili Bahçe ilçesine devlet karayolunda yol kenarından
yürüdüğümüz esnada Bahçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli sivil polis memurları
tarafından durdurulduk. Bizleri durduran 5 kişilik polis memurlarının başında
Bahçe Emniyet Müdürü Vekili olduğunu söyleyen ismini bilmediğimiz ama görsek
teşhis edebileceğimiz baş komiser rütbeli bir görevli vardı. Bize yapılan ilk
müdahaleden sonra bulunduğumuz yere Osmaniye Emniyet Müdürlüğü trafik şube ve
çevik kuvvette görevli 30 kadar polis memuru geldi.
4- Emniyet yetkilileri tarafından yürüyüş yaparak halkı
rahatsız ettiğimiz gerekçesi ile Kabahatler Kanunu’na göre para cezası yazmak
istediler. Yazılan tutanaklar bizlere tebliğ edilmedi. Yürüyüşümüze destek
olmak ve ihtiyaçlarımızı gidermek için bizlere eşlik eden 01 LN 244 plakalı
aracı kullanan Baver Bagatur isimli arkadaşımıza da hukuki bir neden olmaksızın
trafik cezası kesildi.

5-  Bizi durduran emniyet yetkilileri talep etmemize rağmen bize kimlik belgelerini
göstermediler. Israrla sormamıza rağmen isimlerini dahi söylemek istemediler.
Görevli emniyet yetkilileri bizim Osmaniye İli sınırları içinde hiçbir şekilde
yürüyemeyeceğimizi ve buna izin vermeyeceklerini söylediler. Hiçbir yasal
gerekçe, yazılı bir emir göstermeden tamamen hukuksuz bir şekilde yürüyüşümüzü
engelleyip bizleri alıkoydular. Bizi yol kenarında yaklaşık iki buçuk saat
boyunca hiçbir sebep göstermeksizin beklettiler. Saat 14:30 civarında
bulunduğumuz yeri araçla terk etmemiz halinde cebren olay yerinde
uzaklaştıracaklarını söylediler. Yürüyüşümüzün Anayasaya, uluslararası anlaşmalara
ve yasalara uygun olduğunu, Osmaniye dışındaki diğer illerde hiçbir sorun
yaşamadığımızı, eylemimizin demokratik haklar çerçevesinde değerlendirilmesi
gerektiğini belirtmemize rağmen zorla araçlara bindirildik.  Sürüklenme sırasında her birimiz vücudumuzun
değişik yerlerinden yaralandık. Sırt, kol ve bacaklarımızda sıyrık ve çizikler
oluştu. Bu sürüklenme nedeni ile ağrı ve acılarımız devam etmektedir. Polis
araçlarında ellerimize arkadan plastik kelepçe takıldı. Kelepçeler
bileklerimize baskı yapacak ve acı verecek bir şekilde gerdirilerek takıldı.
Hukuksuz bir şekilde yapılan gözaltı işlemi polis memurları tarafından kamera
ile görüntülenmiştir. Soruşturmada deliler toplanırken bu görüntülerinde
incelenmesi gerekmektedir.

Bizler bu şekilde ellerimiz kelepçeli olarak Ceyhan Otoban gişelerine kadar getirilerek
saat 17:00 civarında Adana Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis ekiplerine
teslim ettiler.

Adana Emniyet yetkilileri hiçbir gözaltı işlemi olmadığı ve
hukuki dayanaktan yoksun olduğu için bizi bu şekilde kelepçeli olarak teslim
alamayacaklarını bildirdiler. Yine Adana Emniyet Müdürlüğü’nde görevli
yetkililer kendilerine gelen talimatın bizlerin güvenli bir şekilde geçişini
sağlamaktan ibaret olduğunu belirtiler.

6-  Kelepçe takılması ve zorla araçlara bindirilmemiz esnasında görmüş olduğumuz kötü muamele
neticesinde vücutlarımızda meydana gelen izlerinin tespiti için ivedi olarak adli tıp kurumuna sevk
edilmemiz gerekmektedir.

7-  Hakkımızda yukarda özetlemiş olduğumuz işlemleri yapan emniyet
yetkilileri emri bizzat Osmaniye Valisi’nden aldıklarını ifade ettiler. Bu konu
yazılı emri görmek istediğimiz söylediğimizde ise emrin Emniyet Müdürlüğü’nden
geldiğini ama bize bir belge gösteremeyeceklerini söylediler.

8-  Osmaniye Valisi, Emniyet yetkilileri ve polis memurları hukuki bir temel
olmaksızın Anayasal haklarımızı kullanmamızı engellemiş, görevi kötüye
kullanmak, kanuna aykırı işlem yapmak, hakaret, darp, alıkoyma, işkence ve kötü
muamele suçlarını işlemiştir. Şüpheliler eylemleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
düşünce ifade hürriyeti, insanca muamele, seyahat etmek haklarını düzenleyen
ilgili maddelerini de açıkça ihlal etmiştir.

TANIKLAR:
Baver
Bagatur

İncirlipınar Mah.
Gazimuhtarpaşa Bulvarı Cazibe İş Merkezi

Kat:6 No:605 Şehitkamil- Gaziantep

SONUÇ VE İSTEM    :

Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerle,  görevi kötüye
kullanmak, kanuna aykırı işlem yapmak, hakaret, darp, işkence ve kötü muamele
suçlarını işleyen Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah, Osmaniye Emniyet Müdürlüğü
amirleri ve ilgili polis memurları hakkında  gerekli incelemenin ve kanuni işlemlerin yapılarak cezalandırılmalarını
saygılarımızla arz ve talep ederiz.

29.09.2012

Halil Savda        Serap Halvaşı      İbrahim Yaylalı
Merve Cönger    Abdulhakim Bağış