KADINLARA VICDANI RED CAGRISI için arşiv

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in anti militer, Feminizm with tags on 27/05/2016 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkını tanımamaktadır. Bunlardan birisi Türkiye, diğeri Azerbaycandır, Azarbeycan’da kanunlaştırma çalışmaları tamamlamak üzeredir.

Bu iletişim gurubundaki herkesin vicdani reddini açıklaması ya da açıklayacak olması gerekmiyor kuşkusuz.

Son otuz senedir on binlerce insan canının savaş ekonomisine, savaş zihniyetine kurban edildiği, bu ölüm ekonomisine vergilerimizle doğrudan bizim de suç ortağı edildiğimiz Türkiye’de, “kadın vicdani reddi”nden çıkarak, “vicdani-total red”de, “savaş karşıtlığına”, “şiddet karşıtlığına”, “militarizme”, şiddetin özellikle kadına, çocuğa, diğer canlı türlerine uygulanmasının fallosentrik, milliyetçi, devletçi, ırkçı, heteroseksit, türcü kökenlerinin militarizmle ilişkileri üzerine fikir teatisinde bulunabileceğimiz, haberleşebileceğimiz bir grup. Okumaya devam et

Reklamlar

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in anti militer with tags on 02/02/2014 by Karakök

Resim Kaynagi:

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kiþinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlý hizmeti” (?!), yani askerliði reddetmesi olarak tanýmlanýyor.

Vicdani ret hakký geliþmiþ tüm demokrasilerde en doðal haklardan biri olarak tanýnýrken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, iþkence ya da kaçak bir yaþama, sivil anlamda ölüme dönüþen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediði gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiþtir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayýlmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri baþkaca askeri suç tanýmlarýna sokulup, bu þekilde cezalandýrýlmaktadýr.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkýný tanýmamaktadýr. Bunlardan birisi Türkiye, diðeri Azerbaycandýr, Azarbeycan’da kanunlaþtýrma çalýþmalarý tamamlamak üzeredir.

Okumaya devam et

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in Haberler with tags on 05/08/2013 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kiþinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlý hizmeti” (?!), yani askerliði reddetmesi olarak tanýmlanýyor.

Vicdani ret hakký geliþmiþ tüm demokrasilerde en doðal haklardan biri olarak tanýnýrken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, iþkence ya da kaçak bir yaþama, sivil anlamda ölüme dönüþen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediði gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiþtir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayýlmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri baþkaca askeri suç tanýmlarýna sokulup, bu þekilde cezalandýrýlmaktadýr.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkýný tanýmamaktadýr. Bunlardan birisi Türkiye, diðeri Azerbaycandýr, Azarbeycan’da kanunlaþtýrma çalýþmalarý tamamlamak üzeredir.

Bu iletiþim gurubundaki herkesin vicdani reddini açýklamasý ya da açýklayacak olmasý gerekmiyor kuþkusuz.      Okumaya devam et

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in Haberler with tags on 20/03/2013 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkını tanımamaktadır. Bunlardan birisi Türkiye, diğeri Azerbaycandır, Azarbeycan’da kanunlaştırma çalışmaları tamamlamak üzeredir.

Bu iletişim gurubundaki herkesin vicdani reddini açıklaması ya da açıklayacak olması gerekmiyor kuşkusuz.

Son otuz senedir on binlerce insan canının savaş ekonomisine, savaş zihniyetine kurban edildiği, bu ölüm ekonomisine vergilerimizle doğrudan bizim de suç ortağı edildiğimiz Türkiye’de, “kadın vicdani reddi”nden çıkarak, “vicdani-total red”de, “savaş karşıtlığına”, “şiddet karşıtlığına”, “militarizme”, şiddetin özellikle kadına, çocuğa, diğer canlı türlerine uygulanmasının fallosentrik, milliyetçi, devletçi, ırkçı, heteroseksit, türcü kökenlerinin militarizmle ilişkileri üzerine fikir teatisinde bulunabileceğimiz, haberleşebileceğimiz bir grup.      Okumaya devam et

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in Haberler with tags on 26/12/2012 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.   Okumaya devam et

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in Haberler with tags on 18/10/2012 by Karakök

Merhaba,

‘Vicdani ret’; kişinin dini, ahlaki, insani, felsefi, politik ve benzer nedenlerle “silahlı hizmeti” (?!), yani askerliği reddetmesi olarak tanımlanıyor.

Vicdani ret hakkı gelişmiş tüm demokrasilerde en doğal haklardan biri olarak tanınırken, Türkiye’de ise ömür boyu hapis, işkence ya da kaçak bir yaşama, sivil anlamda ölüme dönüşen bir sürece tekabül ediyor.

Vicdani ret bir ‘hak’ olarak düzenlenmediği gibi bir ‘suç’ olarak da düzenlenmemiştir. Bu sebeple vicdani retçiler asker sayılmakta ve vicdani kanaatlerine uygun eylemleri başkaca askeri suç tanımlarına sokulup, bu şekilde cezalandırılmaktadır.

47 üye ülkesi bulunan Avrupa Konseyi’nde ise sadece iki ülke vicdani ret hakkını tanımamaktadır. Bunlardan birisi Türkiye, diğeri Azerbaycandır, Azarbeycan’da kanunlaştırma çalışmaları tamamlamak üzeredir.

Bu iletişim gurubundaki herkesin vicdani reddini açıklaması ya da açıklayacak olması gerekmiyor kuşkusuz.    Okumaya devam et

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Posted in anti militer with tags on 28/06/2011 by Karakök

KADINLARA VICDANI RED CAGRISI

Selam,

Bir sure once, bazi kadinlara vicdani redlerini aciklamalarini teklif eden bir mektup yazmistik.

Bu mektubun akabinde bugune kadar farkli cevrelerden 20 civari kadin vicdani redlerini aciklayacagini bildiren muspet cevaplar verdiler. Bazilari sahsi vicdani red metinlerini tamamladi, bazilari halen hazirliyor.

Kadinlar ve vicdani red olgusu hakkinda fikir teatisinde bulunmak, metinler icin hukuki destek almak (hukukcu Umit Kardas gonullu olarak vicdani red metnini hazirlayan kadinlara hukuki destek veriyor), haberdar olmak, konuya dair bazi calismalari paylasmak gayesiyle http://groups.yahoo.com/group/baris_icin_vicdani_red/ bir grup kurduk. Su an TC ici ve disi, farkli cevrelerden 2000 civari kadin uyesi var. (forum grubu gibi islemedigi icin, merak etmeyin mailboxlarinizi yuzlerce maille doldurmayacaktir, gruptan gunde maximum 3 tematik mail alacaksiniz, hic mail almadiginiz pek cok gunde olacak)

Planlanan, cok ayri kesimden en az 50 kadinin, mustakil sahsi vicdani red metinleriyle, bir basin toplantisinda vicdani redlerini, metinlerini okuyarak aciklamalari, ikamet vb sebeplerle basin toplantisina gelemeyecek kadinlarin gonderecekleri vicdani red metinlerinin de basin toplantisinda okunmasiydi.

Evet artik daha fazla oyalanmaya gerek yok, lutfen sahsi sebeppleriyle vicdani reddini vermeye hazir kadinlar, ya da bu konu hakkinda bilgilenmek, fikir alisverisinde bulunmak isteyen kadinlar gruba uye olsun.

Cografyamizda maalesef, hakiki ya da sahte bir mesele gundeme oturtulunca, deger tum meseleler cocuklarin mahpuslugu bile olsa tali kaliyor, teferuat muamelesi goruyor, sanki bir surecte sadece bir meselenin muamelesi edilebilir tek kanalligiyla.

Neyse Referandum surecinde talilige kurban gitmesin diye biz de Kadinlarin Vicdani Reddi meselesinde suskun kaldik, bu surecte Gulsum (Ekinci) gruba bazi metinler gondererek hafizalarimizi tazeledi, kimimizin yeni karsilastigi yazilar sundu.

Vicdani red ve vicdani red metinleri sahsidir. Herkes mesrebine, biyografisine izafeten, inanci, ideolojisi ya da baska nedenlere dayandirarak mevcut sartlarda ya da tum sartlarda niye askerige karsi oldugunu kendisi icin ilan eder. Kimisi total red boyutunda bu aciklamayi yaparken, kimisi mevcut kanuni duzenlemede getirilen bu yukumlulugu silahla alaka kurmamak, olmemek, oldurmemek vb nedenlerle askerlik yapmaya karsi oldugunu ama buna mukabil tutulacak baska bir sosyal gorevi kabul ettigini aciklar.

Asagida bu cografyada vicdani reddin neden toplumsal farkindaliginin onlenmeye calisilacagindan kisaca bahsedecegim.

Ama cagriyi yaptigimizda, sadece kadinlara yapmamizi “sexist” ya da TC’nin mevcut kanuni duzenlemesinde kadinlarin askeri yukumlulugu olmadigi icin manasiz bulma elestirilerine karsi bir kac aciklama yapalim:

Nicin vicdani redlerini aciklamalarini “kadin”lara teklif ettik?

1- Mevcut kanuni duzunlemede askeri yukumlukleri olmadigi icin kadinlar vicdani redlerini aciklama eylemleri karsiliginda, askeri mahkemede yargilanma, hapsedilme, iskence gorme riskiyle karsi karsiya deiller. Bugune kadar pek cok erkek vicdani redci askeri hapishanelerde cok agir iskence gordu. Siddet karsiti bir insan oþarak, siddete karsi bir eylem organize etmeye calisirken, bu surecte insanlarin siddete maruz kalabilecekleri bir sistem olusturmak en son isteyecegimiz seydir. Ustelik kadinlarin,  Umit Beyin (Kardas) de soyledigi gibi metinlerde, mevcut hukuka gore ceza teskil edecek vahim hata yapmazlarsa TCK 318’den yargilanma riskleri de yok Diyelim , maalesef TC yargi geleneginde istisna teskil etmeyecek sekilde, bir savci mevcut hukuk disina cikip dava acti, mahkeme dusurmek zorunda, dusurmedi beraat ettirmek zorunda.

Umit Bey’den danismanlik talep etmemizin nedeni de budur. Umit Bey emekli bir askeri hakimdir ve vicdani red uzerine calismis bir hukukcudur.

2- Daha onceki erkek vicdani redcilerin karsilastigi, medyada biraz meta degeri kazandiklarinda, TSK stratejisi olarak 9-7 sene sonra sosyal olume mahkum edilip, mahpusluklar, iskenceler gordukten sonra sahte curuk raporlari verilip gundemden dusurulme riski de yok kadin vicdani reddinin. Bu noktada askeri stratejiler kadinlara islemiyor.

3- Bu biraz seksist gelebilir ama isin icinde kadin olunca onyargilarimiz o isi biraz daha bariscil goruyor ve kadinlarla asker, potansiyel asker erkeklerin anne, kari, sevgili, kizkardes vblerinin empati kurabilme, uzerine dusunmeye baslama sanslari daha yuksek gibi geliyor ve gorsel-yazili medyada daha cok yer alabilecegi, bunun da ezberleri catlatmaya, farkindaliga daha fazla katkisi olacagini dusunuyoruz.

Devlet ve aygitlarindan TSK nicin vicdani reddin toplumsal farkindaligindan bu kadar cekiniyor? Bunu engellemek icin butceler ayirip stratejiler gelistiriyor?

Siz bugune kadar bir catismada olmus bir tek basbakan, cumhurbaskani, genelkurmay baskani, mebus, buyuk burjuva, buyuk burokrat, rutbeli asker oglu gordununz mu? Nedense hep fakir ailelerin cocuklari, “vatan sagolsun” diye “sehité (!?) olur, siyasi ve iktisadi guc vasilerinin ogullarina bir turlu “sehitlik” (!?) mertebesine erismek nasip olmaz. Ya bir gun bu aileler sehitlik lolipobunu yemezlerse, kimin kapisina dayanirlar?

Suphesiz devletler ideolojik aygitlariyla, hepimize pek cok hatali ezber empoze eder. Oysa pelezenk olmus ezberlerin aksine milliyeti ne olursa olsun hic bir bebek asker dogmaz. Potansiyel katil ya da maktul olmak bir erdem degildir.

Ama bu hususta bir toplumsal farkindaligin gelismesi, savastan siyasi ve iktisadi guc vesayeti saglayanlar icin buyuk tehlikedir. Kolluk butcesi tartisilmaya, devletin cebren aldigi vergilerin silaha deil de sosyal alana (yiyecek-icecek, iskan, saglik, egitim vb) talep edilmeye baslandiginda, hatali ezberleri harekete gecirip, butcesine mesruiyet kazandirmak icin, hemen bir “tehlike”, bir “savas” yaratir. Mesela ABD’de ordu butcesinin en cok tartisildigi iki senenin birinin akabinde Afganistan, birinin akabinde Irak Savaslari baslatilmistir.

TC,  AIHS’ni (Avrupa Insan Haklari Sozlesmesi) imzaladigi, bu sozlesme dahilibde vicdani red bir insan hakki kabul edildi halde, bunu kanunilestirmemis iki ulkeden birisidir. Digeri Azarbeycan’dir ve bu ulkede sene sonuna kadar tamamlanmak uzere kanuni duzenlemeler uzerinde calisiliyor.

Son donem TSK’nin butcesi uzerine, iki akademisyenin, ayri ayri yarim kalmis onemli arastirmalari var. Taze bilgilerle TSK’nin sadece savunma/silah alim alim butcesi (Jandarma haric), TC’nin genel butcesinin % 7 si, Bu dunyada 1. , Kore ve Meksika’nin bile onunde bir nispet. Dunya ortalamasi genel butcelerin % 2. Mukayese icin Kultur Bakanligi butcesinin, TC genel butcesine nispetii % 0.038.

75 milyon nufuslu TC’nin ordusunda 800 bin kisi istihdam ediliyor. 83 milyon nufuslu Almanya’nin ordusunda 190 bin kisi (163 bine indiriliyor bu sene sonuna kadar).

TSK’de sadece profesyonel askerlere hizmet icin garson, usak vb 160 bin er kullaniliyor (tum Alman ordusu kadar).

TSK’de general-amiral konumunda 347 sahis var. Almanya’da 1955’den beri bu konumda gorev almis insan sayisi, ise toplam 43 (yaziyla kirkuc), halen gorev basinda olan ise 3 (uc) sahis.

Alman ordusundaki bu uc sahistan biri buradaki Genelkurbay Baskani mudahil (Generalinspekteur der Bundeswehr), ikincisi Supreme Headquarters Allied Powers Europe ve ucuncusu de Allied Jointe Force/Command Brunssum.  Luzum gorulmedigi icin oramiral rutbesinde kimse yok.

TSK sadece bir kurum oldugu halde kanuni haksiz imtiyazlar almistir. Sadece OYAK bunyesinde 29 sirket, ortakliklarla 60 sirket var. Bu sirketler muthis cirolarina tezat sadece 18 bin kisiye is imkani sagliyor, istihdam ediyor. Ve bu sirketler, ayni mecralarda faaliyet gosterenler dahil baska sivil sirketlerin aksine vergiden imtiyazli ve pek cok hizmeti ucretsiz aliyor.

2 milyar dolarlik askeri harcamalarda da tek soz sahibi TSK’dir. 1/2si direkt, 1/2sine dolayli, 2/3 oraninda soz sahibidir, TBMM dahil diger devlet kurumlarinin soz hakki 1/3dur. Yani karar TSK’de dir.

TSK ve sirketleri haksiz olarak bir cok vergiden muhaftir, son donemlerde Sumerbank, Demircelik gibi sirketleri de bunyesine eklemistir. Muthis silan alim butcesinin yarisi bile TC dahilinde uretilmemktedir, bu alimlarin % 95’lik bölümünün ABD, Almanya; Fransa; Ingiltere ve Israil’den yapiliyor, buradaki Wallerstein’in merkez-cevre iliskisiyle acikladigi ranti sizin muhayelinize birakiyoruz.

Sevgiyle kalin,

Baris Icin Vicdani Red