Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Ortasu (Roboski) Katliamı Hatay’ın Erzin İlçesi, İstanbul ve Nevşehir Üniversitesi’nde protesto edildi.

31 Aralık 2011 Cumartesi 10:53

Protestolar sürüyor

Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Ortasu (Roboski) Köyü’nde katledilen 35 köylünün katledilmesine dikkat çeken BDP Erzin İlçe Örgütü katliamı basın açıklamasıyla kınadı. Açıklamaya BDP Hatay İl Eş Başkanı Mehmet İnsan, BDP PM Üyesi Zeki Koç’un yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. İlçe binasında açıklama yapan Burhanettin Dicle Uludere katliamının Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın 1943’te Van’ın Özalp ilçesinde 33 köylüyü kurşuna dizdirdiği katliamın bir benzeri olduğunun altını çizerek, “Ne yazık ki tarih, o katliamcı zihniyet, 68 yıl aradan sonra bir kez daha tekerrür etmiş ve bu kez de Şırnak Uludere’de aynı olay yaşandı” dedi. Dicle, “Kürt sorununu, savaşla, şiddetle, operasyonlarla, katliamlarla, siyasi soykırım operasyonlarıyla bitirme, Kürt halkını susturma, onun barışçıl iradesini kırma yönündeki hükümet ve devlet politikasının geldiği aşama sivil katliamı olmuştur. Yaşanan bu katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz” diye konuştu.

NEVŞEHİR

Nevşehir Üniversitesi’nde okuyan sosyalist ve yurtsever öğrenciler de katliamı protesto etti. Üniversite yerleşkesinde toplanarak yürüyüş yapmak isteyen öğrencilere üniversite yönetimi izin vermeyince öğrenciler, Giriş Kapısı önünde bir araya geldi. Ellerinde katliam fotoğraflarını taşıyan öğrenciler “Katliamsız gelecek istiyoruz” ve “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek” sloganlarını attı. Katliamda yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından öğrenciler adına Nedim Öncü bir açıklama yaptı. Öncü, İnsansız Hava Uçakları’nın aldığı her görüntüyü, F-16 uçaklarıyla vuran Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivil insanları vurduğunu hatırlatarak, katliamın “operasyon kazası” olarak yansıtılmasına tepki gösterdi. Devlet yetkililerinin uzun süre olaya sessiz kalmasını da eleştiren Öncü şunları kaydetti: “‘Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır’ diyen Sayın Başbakan kendisinin susması yetmiyormuş gibi, medyayı da 12 saat boyunca susturmuştur. Medyanın bu tavrı iktidarın, ona, iyi bir ayar çektiğinin göstergesi olmakla beraber sorumlu ve objektif haber anlayışına da aykırıdır.”

Açıklama Öncü’nün Ahmet Arif’in “Vurulmuşum / Düşüm gecelerden kara / Bir hayra yoranım çıkmaz / Canım alırlar ecelsiz / Sığdıramam kitaplara / Şifre buyurmuş bir paşa / Vurulmuşum hiç sorgusuz yargısız” dizeleriyle son buldu.

İSTANBUL

Türkiye Komünist Partisi (TKP) İstanbul İl Örgütü de,Roboski Katliamı’nı Kaydıköy’de gerçekleştirdiği yürüyüş ile protesto etti. Altıyol’da bir araya gelen kalabalık grup, sloganlar eşliğinde Kadıköy İskelesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte sık sık “Katil AKP destekçisi ABD”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Bijî biratiya gelan” sloganları atıldı. İskelede son bulan yürüyüşün ardından TKP İstanbul İl Başkanı ve Merkez Komite Üyesi Mehmet Kuzulugil açıklama yaptı. Kuzulugil, katliamın sadece Uludere’deki çocuk ve gençlerin ölümünden ibaret olmadığını belirterek, ortada halklara boyun eğdirmek isteyen, özgürlükçü çıkışları bastırmak isteyen bir iktidar olduğunu söyledi. “Yeni Osmanlı’nın Türkiye’ye biçtiği don katliamlardır” diyen Kuzulugil, AKP’nin demokrasisinin, halkları bombalamak olduğunu dile getirdi. Kuzulugil, katliamı unutmayacaklarını kaydederek, “Uludere katliamını unutmayacağız. Bu topraklarda özgürlük çeşitli dillerde söylenir. Kürtçe ve Türkçe! Ama emperyalizmin dilinden söylenmez. Onların işi kardeşliği bombalamak, bizim işimiz ise, kardeşliğin olduğu aydınlık güzel günler kurmaktır” dedi. Gönüllü muhabir

4 Yanıt “Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Ortasu (Roboski) Katliamı Hatay’ın Erzin İlçesi, İstanbul ve Nevşehir Üniversitesi’nde protesto edildi.”

  1. M. Latif Yıldız
    Savaşa sessiz kalanlara
    31 Aralık 2011 Cumartesi 16:20
    mlatifyildiz@hotmail.com

    Muğlalı olayı gibi bir vahşet, katliam ve insanlık suçu 2011 yılının son günü 29 Aralık’ta Şırnak’ta işlendi. Türk medyası TSK ve polisin Kürdlere karşı mücadele verirken en son teknolojik silahlarını kullandığını yazdı, çizdi, resimler ile gösterdi. Yetinmedi “Yerdeki karıncayı bile ayırt eden” teknoloji diye övünerek propagandalarını yaptılar.

    Türk medyasının söyledikleri doğru ise ( ki son PKK operasyonlarında düzinelerle ifade edilen genci öldürdüklerine göre doğru olduğunu gösteren en önemli kanıttır.) O zaman Şırnak’ta yapılan vahşet bilinçli, programlı ve de kasıtlı bir katliama mı imza atıldı? Zira bu gerçeklikten yola çıkanların iddia edenleri haklı gösteren o kadar çok emare var ki!

    35 sivil Kürd devletin denetiminde (yanlış yazmıyorum), 88 yıldır o bölgede halk özellikle sınır köylülerinin tek geçim kaynağı olan; ancak devlet sıkıştığında ‘kaçakçı” dediği, gerçekte ise jandarma, karakol ve devletin bilgisi ve göz yumması dâhilinde köylüler gayri resmi sınır ticaretini yaparak geçimini sağlıyorlar. Nitekim bu olayda katledilenler devlet ile işbirlikçi korucular, hatta içlerinde şehitlerin çocukları da var.

    Köylü veya kaçakçı, korucu veya değil. Velev ki PKK Hangi demokratik ülkenin silahlı güçleri sınırda geçiş yaparken uyarmadan, ikaz etmeden topyekûn askeri uçak ve helikopterler insanları imha eder?

    Hadi diyelim ki bu ülkenin silahlı asker ve polis gücü aldığı emir üzerine sınırdan kuş uçmayacak kim geçerse geçsin uyarmadan vur emri almış ve onlar da bütün dünyada savaş suçu sayılsa bile “görevimi yapıyorum” diyerek bu acıları 75 milyona yaşatmış olsun.

    Peki ya Türk medyasına ne oluyor? Olayın üzerinden 12 saat geçti ve Kürtleri yok sayan Türk medyasında tık çıkmadı. AKP’den çok medyanın bu yaklaşımı Kürtler üzerinde derin izler bıraktı. 20 saat sonra boyunca bütün medyayı internet sitelerinden taradım. Bakınız şovenleşen, militaristleşen, “misliyle intikam” diyerek toplantılar ile hizaya getirilen faşist medyanın 35 sivil Kürdün ölümüne ve kirli savaşa nasıl seyirci kaldılar 29 Aralık 2011 saat 18 kadar boşuna neler yazacaklar diye bekledim.

    AKŞAM: -“Genelkurmay açıklama yaptı” diyerek ilk haber olaydan ve olayla ilgili değil de TSK’dan veriyor. Sonra da:“ F-16’lar sınırda 33 kişiyi vurdu.” Dikkat edin dünyada manşet olan haberde köylü, sivilin esemesi bile yok. “BDP Uludere’yi 33 kurşuna benzetti.” İmalı haber. Ve – “ ilk açıklama Hüseyin Çelik’ten” diye Kürde karşı Kürdü kullanma taktiği.

    BUGÜN: Vahşeti görmezken, Cudi dağında yapılan operasyon için: “Genelkurmay görüntüleri dağıttı. İşte saniye saniye operasyon” zamanlaması son derece önemlidir. Vahşeti bastırmak ve kafaları karıştırmaya yönelik bir manipülasyon. Saatler sonra dünya ajansları birinci haber yapınca vahşet için: “ sınırda operasyon. Valilik 35 ölü. İHA’lar tespit etti F-16’lar vurdu.” Dikkat edin haberde öldürülen 35 köylü terörist gibi gösterilmektedir.

    BİRGÜN: -“Şırnak’ta vahşet.” Bu kadarlık bir haberle yetinilmiş.

    CUMHURİYET: – “ Köylüler hedef oldu, 35 ölü, 1 yaralı.”; – Yüksekova’da olaylar çıktı” halkın katliama karşı tepkisini olay olarak değerlendiriyor. – “Hükümet’ten Uludere açıklaması.” Yapılan Kürde katliamına çıkışı Kürd AKP’li Çelik’i kullanıyorlar.

    EVRENSEL: – “Savaş uçakları köylüleri vurdu 33 ölü”; “Bugün burası Halepçe, burası Newala Kasaba”; Kışanak: “Gün katliama karşı dimdik ayakta durmak.”; – “Halk katliama karşı ayakta.”

    HABER TÜRK: – “Uludere’ye ilk tepkiler” başlıkta haberle ilgili tek mesaj yok. –“ Genelkurmay’ın köylüler vuruldu iddiasına yanıt” TSK yanında yer alan bir haber. Ve “F–16 lar PKK diye köylüleri mi vurdu?” “Mi”li bir haber. – “Uludere için AK partiden ilk açıklama.” Yani tarafsız habercilik, olayı okuyucuya aktarma konusunda 5 N 1 K hiç yok.

    HÜRRİYET: 29 Aralık saat 18’e kadar sessiz kaldı. Sonra şu haberleri gördü: – “ İstanbul, Diyarbakır ve Yüksekova’da olaylar çıktı.” Kürdlerin olayları aktarılıyor, ama sebebinde eser yok. Nihayet: “Irak sınırında hava operasyonu. Şırnak valisi 35 ölü. 1 yaralı. “ devletin ağzıyla açıklama. Ve AK partiden ilk açıklama “Ölenler içinde gazi çocukları da var!” Ne haber amma değil mi? Ölenlerin içinde hem gazi var, hem de tamamı korucu. Meali ne mi? “Ölenler bizim Kürtlerimiz, size ne oluyor?” Dedirten faşistçe bir yaklaşım.

    MİLLİYET: İlk haberi – “Demirtaş’tan tehlikeli çağrı!” Hem suçlu ve de güçlü. Ve – “cenazeler bekletiliyor” haberlerinden sonra manşetten: “ Vurulan yer Irak sınırında Haftanin” meali, öldürülen Kürd amma sınırın ötesinde ne işleri vardı diyor. Ne zaman ki AKP ilk açıklamayı yaptı: “AKP, ölenlerin sivil olduğunu kabul etti.” Vay be. AKP kabul etmeseydi basında güvenin sesi olan Milliyet kabul etmeyecek miydi?

    POSTA: Ana haberi okuyucudan gizleyerek “Genelkurmay Operasyon için açıklama yaptı” diyor. Neye, kime operasyon yapıldı muamma. — Ve nihayet “ sınırda bomba yağdı 35 kişi ölü.” Kim öldürüldü gizli. Son noktayı koyan haber, AKP’li Çelik: “ İlk bilgiler doğruysa Operasyon kazası!” ne rahat bir söylem değil mi? Operasyon Kazası, çünkü 35 Kürd keklik.

    RADİKAL: Demirtaş; “Bu aleni bir katliam, ölenlerin tamamı köylü.”; Ve – “ Genelkurmay’dan açıklama.”; – “ BDP 3 günlük yas ilan etti.”; -Görgü tanığı “cesetlerde kurşun izi var.”; – Ve nihayet ana haber “ Savaş uçakları PKK’yı değil sivilleri vurdu.” Biliyor musunuz Türk medyasında en insaflı ve insani haberleri bu gazete interneti verdi.

    SABAH: “F- 16’lar PKK’lı diye köylüleri mi vurdu?” “Mi” li bir haber daha, zaten gazete vahşeti bir daha görmedi bile. Köpek mi, kedi mi, kuş mu öldürülmüş ne gam.

    STAR: – “Ölenlerin 29’u aynı aileden” Ana haber yok. – “CHP’den 3 yorum.” – “Genelkurmay gerekli açıklamayı yaptı.” –“ Davutoğlun’dan Uludere açıklaması. “TSK gereken açıklamayı yaptı.” Gerçekten gerekli açıklamayı yaptı ve hepimiz mutlu olduk.

    TÜRKİYE: Genelkurmay açıklaması dışında vahşeti hiç görmedi.

    TAKVİM: Ana haberi hiç görmedi. Ama “İşte Cudi dağı operasyonu” ve “terörist başının tatil günleri.” Yani Öcalan’la dalga geçen habere yer veriyordu.

    VATAN: – “Irak sınırında hava operasyonu 35 ölü.””Ölü” kimler, niçin, neden? Bunlara boşuna cevap aramayın. – “ Genelkurmay açıklama yaptı.” – “ Vurulan yer Irak sınırında.” Demirtaş: “Gün evde oturma günü değil.” Bütün başlıklar Kürtlere küfür gibi.

    YENİ ŞAFAK: – “ F-16 lar PKK’lı diye köylüleri mi vurdu?” Bir “Mi” daha” – “Genelkurmay’dan ilk açıklama.” Tabii başka hiç bir şeyi görmezsiniz.

    VAHŞETİ HİÇ GÖRMEYEN GAZETELERE GELİNCE: Güneş, Orta Doğu, Milli Gazete, Yeni Akit, Yeni Asya, Yeni Çağ, Yeni Mesaj, Zaman.

    Pespayeleşen haber kanallarını sanırım yazmama bile gerek yok. 75 milyon izledi. Saat 11.50 de Genelkurmayın açıklaması gelmeyene kadar hiç bir şeyi görmedi, duymadı. Sonra da zaten elle tutulan hiçbir haber ve yoruma da girmedi. Ne utanç verici bir tablo.

    Allah aşkına söylermisiniz; bu kafa ve bu yaklaşımla hiç Kürt halkının haklarının verileceği, ya da demokrasi içinde çözüleceğine zerre kadar inanıyor musunuz?

    Bugün aslında bu makale yerine Arınç’ın Meclis’te söylediklerini yorumlayacaktım. Ama Şırnak katliamından sonra bu konunun inandırıcılığının sıfırlandığına inanıyorum. O yüzden diyorum ki:

    Velev ki kaza olsa bile bu bir cinayettir ve de vahşeti açıklamak bir Kürdü öne sürerek açıklama yapmak yerine AKP’nin şahin içişleri Bakanı öne çıkartılmalıydı. Bunca ölümlere Allah için bir adet tepki gösteren yazar, gazete, TV veya siyasetçi, aydın gördünüz mü?

    Görünen o ki AKP ile birlikte topyekûn Türk halkı Kürtleri gözden çıkarmıştır.

    Hükümetin yayın organı Zaman 24 saat Çelik’in açıklamasına rağmen tatmin olmadı. Samanyolu televizyonu ise kaçakçıların kılığına giren PKK lı gibi olayı izleyicilerine 48 saat durmadan yansıttı. Haber kanalları genelkurmayın açıklamasını uzun uzadıya verirken vahşetle ilgili haber bile vermedi.

    Kürtler soruyor; emri veren komutanlar bedel ödeyecek mi? Bazıları çocuk yaşta, en

    yaşlısı 30’unda bu Kürtler için acıklı bir yazı, yas tutan bir Türk çıkacak mı? En önemlisi Hükümet ve TSK bu Kürtlerden ne zaman özür dileyecek? Tunceli gibi 75 yıl mı geçecek.

    Öldürülen köylülerdi vurgusundan çok “kaçakçıydılar” söylemi ile neyi temize çıkaracaklar? 33 ten sonra 35 cinayetle AKP tarihe geçtiğiyle öğünebilirler.

  2. Buldan: Erdoğan’ın özür dilemesi yetmez istifa etmeli

    İSTANBUL – YAKAY-DER İstanbul Şubesi’nin kongresinde konuşan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Uludere’de gerçekleşen katliama ilişkin, “Başbakan Erdoğan’ın özür dilemesi yetmez yaşanan bir katliamdır istifa etmesi gerekiyor” dedi.

    Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (YAKAY-DER) İstanbul Şubesi, dernek binasında 5. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu kongrede konuşan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, AKP’nin “açılım” sözlerini artık duymak istemediklerini belirtti.

    AKP tarafından yapılan bütün “açılımlar” sonrasında katliam ve operasyonların yaşandığının altını çizen Buldan, “Başbakan Erdoğan’ın özür dilemesi yetmez yaşanan bir katliamdır istifa etmesi gerekiyor” dedi. Geçtiğimiz haftalarda “KCK” adı altında Kürt basınına yönelik gerçekleştirilen operasyon sonrasında 35 basın emekçisinin tutuklanmasına değinen Buldan, “Tutuklanan gazeteciler yaptıkları haberlerden yargılandılar. Tek suçları demokrasiyi istemekti ve yaşananlara duyarlı habercilik yapmaktı” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından kongre faaliyet raporlarının okunmasıyla devam etti. Ardından gerçekleştirilen seçimle yönetim kurulunda başkanlığına Mehmet Karakaya, yönetim kurulu üyeliğine ise Hanım Tosun, Şeker Nas Çakal, Dilan Aksan, Şebap Döner seçildi. DİHA

  3. Xorto Says:

    Türkiye denen devlet yakilip yikilmadikca her sey bostur. Türkiye gebermelidir ki bizler yasaya bilelim !

  4. kalleşce katlettiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: